Sanatçı Dilber Ay hayatını kaybetti

Sanatçı Dilber Ay hayatını kaybetti
TT

Sanatçı Dilber Ay hayatını kaybetti

Sanatçı Dilber Ay hayatını kaybetti

Sanatçı Dilber Ay geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Ünlü Sanatçı Dilber Ay geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Türk halk müziği sanatçısı Dilber Ay, kalp krizi nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Türk halk müziği sanatçısı Dilber Ay, akşam saatlerinde rahatsızlanarak Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Dilber Ay, geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen 63 yaşında hayatını kaybetti.
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Birim Sorumlusu Dr. Kemal Günaydın, ünlü sanatçının hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen saat 23.00'de hayatını kaybettiğini açıkladı. Dr. Günaydın, yaptığı açıklamada, “Hastamız hastanemize 22.05'de geldi. Müdahale ettik ancak yanıt alamadık. Resmi olarak saat 23.00'de hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı.  
Dilber Ay, 23 yıllık eşi İbrahim Bey ile bir programa konuk oldu. Evliliği hakkında konuşan şarkıcı, “Dünyanın en mutlu kadınıyım” demişti.
Dilber Ay kimdir?
Dilber Ay, 1 Ocak 1956 tarihinde Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi. Maddi imkanlar nedeniyle ilkokulu üçüncü sınıfa kadar okudu. Çocukluk yılları zor geçen Dilber Ay, Düzce'de bir ses yarışmasına katıldı ve birinci seçildi.



Scooby-Doo evrenine yeni halka: Başrol bulundu

Vampir avcısı Buffy rolüyle de tanınan Sarah Michelle Gellar (sağda), Raja Gosnell yönetmenliğindeki 2002 yapımı canlı çekim Scooby-Doo!'da Daphne'yi oynamıştı (Warner Bros. Pictures)
Vampir avcısı Buffy rolüyle de tanınan Sarah Michelle Gellar (sağda), Raja Gosnell yönetmenliğindeki 2002 yapımı canlı çekim Scooby-Doo!'da Daphne'yi oynamıştı (Warner Bros. Pictures)
TT

Scooby-Doo evrenine yeni halka: Başrol bulundu

Vampir avcısı Buffy rolüyle de tanınan Sarah Michelle Gellar (sağda), Raja Gosnell yönetmenliğindeki 2002 yapımı canlı çekim Scooby-Doo!'da Daphne'yi oynamıştı (Warner Bros. Pictures)
Vampir avcısı Buffy rolüyle de tanınan Sarah Michelle Gellar (sağda), Raja Gosnell yönetmenliğindeki 2002 yapımı canlı çekim Scooby-Doo!'da Daphne'yi oynamıştı (Warner Bros. Pictures)

Mckenna Grace, Netflix'in canlı çekim Scooby-Doo dizisinin kadrosuna katılıyor. Variety'nin aktardığına göre 19 yaşındaki oyuncu, yapımda Daphne Blake'in gençliğini canlandıracak.

Dizi, Mystery Inc. ekibinin ilk kez nasıl bir araya geldiğini anlatacak. Netflix, dizinin 8 bölümlük sezonu için yeşil ışık yakmıştı.

Resmi tanıtım metninde yapımın, popüler çizgi dizinin "modern bir yeniden yorumlaması" olduğu belirtiliyor. Resmi özet şöyle:

Yaz kampındaki son yazlarında, eski arkadaşlar Shaggy ve Daphne, doğaüstü bir cinayete tanıklık etmiş olabilecek yalnız bir Danua yavrusunu çevreleyen ürkütücü bir gizemin içine çekilir. İkili pratik, bilime yatkın Velma ve tuhaf ama karizmatik Freddy'yle birlikte, her birini kendi sırlarıyla yüzleştirecek bu vakayı çözmeye çalışır.

Bu rolle Grace, Daphne Blake'i bir kez daha canlandırmış olacak. Oyuncu, 2020'deki animasyon film Scooby-Doo: Yeni Bir Evren'de (Scoob!) karakterin gençliğini seslendirmişti. 

Grace'in, öncül film Scoob! Holiday Haunt'ta rolü yeniden üstlenmesi planlanıyordu ancak yapım, Warner Bros. Discovery tarafından tasarruf gerekçesiyle iptal edilmişti. 

Grace ayrıca Chilling Adventures of Sabrina, Kaptan Marvel (Captain Marvel) ve Ben, Tonya (I, Tonya) gibi yapımlarda da başkarakterlerin gençliklerini oynamıştı.

Grace, 2021'de Damızlık Kız'daki (The Handmaid's Tale) performansıyla Drama Dalında Konuk Kadın Oyuncu kategorisinde Emmy adaylığı elde etmişti. 

Televizyonda Yalan Rüzgârı (The Young and the Restless), The Haunting: Tepedeki Ev (The Haunting of Hill House), Young Sheldon ve Designated Survivor gibi dizilerle de tanınıyor. Sinemada ise Deha (Gifted), Hayalet Avcıları: Öteki Dünya (Ghostbusters: Afterlife), Hayalet Avcıları: Ürperti (Ghostbusters: Frozen Empire) ve Freddy'nin Pizza Dükkanında Beş Gece 2 (Five Night's at Freddy's 2) gibi yapımlarda rol aldı.

Dizinin senaryosunu Josh Appelbaum ve Scott Rosenberg yazacak; ikili aynı zamanda dizi sorumlusu olarak görev yapacak. Yapımı Warner Bros. Television üstlenecek. 

Scooby-Doo'nun canlı çekim uyarlaması ekrana ilk kez gelmiyor. En bilinen örnek, 2002'de gösterime giren ve Freddie Prinze Jr., Sarah Michelle Gellar, Matthew Lillard ve Linda Cardellini'nin rol aldığı Scooby-Doo! (Scooby-Doo). Scooby'yi Neil Fanning'in seslendirdiği film, dünya genelinde 250 milyon doların üzerinde hasılatla gişede başarı yakalamıştı. 

Aynı kadroyla çekilen devam filmi Scooby-Doo! 2: Canavarlar Kaçtı (Scooby-Doo: Monsters Unleashed) ise 2004'te gösterime girmiş ve 180 milyon doların üzerinde hasılat yapmıştı. 

Öte yandan Scooby-Doo'nun animasyon tarafında da geniş bir geçmişi var. Serüven, 1960'ların sonundaki ilk çizgi diziyle başlamış; yıllar içinde çok sayıda dizi ve filme uzanan farklı versiyonlarla sürmüştü.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


Hollywood yıldızı, İrlanda vatandaşlığı alamadı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hollywood yıldızı, İrlanda vatandaşlığı alamadı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yaklaşık 30 yıldır Cork Kontluğu'nda şato sahibi olsa da Jeremy Irons, İrlanda vatandaşlığı almayı başaramadı.

Oscar adayı Britanyalı yıldız, 1978'de İrlandalı tiyatro oyuncusu Sinéad Cusack'le evlendi ve 77 yaşındaki Irons, Ballydehob yakınlarındaki Kilcoe Şatosu'nun yanı sıra Londra'nın merkezinde bir ev satın aldı.

Ancak geçen hafta (10 Şubat) bir etkinlikte konuşan 78 yaşındaki Cusack, kocasının İrlanda pasaportu alma girişiminin mali sonuçlar nedeniyle son zamanlarda durma noktasına geldiğini itiraf etti.

Daily Mail'e, "İrlanda pasaportu almaya çalıştı ama [bu] tüm vergi durumlarını çok kapsamlı bir şekilde yeniden düşünmeyi gerektirecekti bu yüzden vazgeçti" dedi.

Bunu yaşamış bir arkadaşımızla konuştuk. Tüm vergi işlerini [İrlanda'ya] taşıdı. Çok yazık.

2021'de Irons, İrlanda pasaportu alma arzusundan (ve mücadelesinden) bahsetmişti. 2021'de Irish Independent'a "Daha fazla Britanya vatandaşı bir Kelt'le evlenmeyi denemeli" diye konuşmuştu.

Sadece pasaport için değil ama pasaport da güzel olurdu.

Brideshead Revisited'in yıldızı, ünlü statüsünün ona kolayca pasaport alma imkanı sağlaması gerektiği önerisine şu yanıtı vermişti:

Keşke öyle olsa ama olmayacak.

Birleşik Krallık'ın (BK) Brexit nedeniyle Avrupa Birliği'nden ayrılmasının ardından, İrlandalı aile üyeleri olan birçok Britanyalı, tekrar AB vatandaşı olmak için İrlanda pasaportu almaya çalışıyor.

2024'te, BK'de yaşayan rekor sayıda 242 bin 772 kişi İrlanda pasaportu için başvurdu; bu, Britanya'nın 2020'de AB'den ayrılmasından bu yana en yüksek sayı oldu.

1 Ocak 2005'ten önce doğmuş ve en az bir ebeveyni veya büyük ebeveyni İrlanda'da doğmuş olan Britanya vatandaşları İrlanda vatandaşlığına hak kazanıyor.

Bu, Irons ve Cusack'ın yetişkin çocukları olan 49 yaşındaki fotoğrafçı Samuel ve 40 yaşındaki aktör Max'in (Londra'da doğup büyüdüler) İrlanda pasaportu alabilecekleri anlamına geliyor.

Etkinlikte konuşan Cusack şunları söyledi:

Oğullarım ve torunlarımın hepsi İrlanda pasaportu alıyor. Max henüz başvuru yapmadı ancak pasaportu alacak çünkü ben tamamen İrlandalıyım.

Wight Adası'nda büyüyen Irons, daha önce benimsediği İrlandalı kimliğine olan sevgisinden bahsetmişti. Ancak başlangıçta Britanyalı yaşam tarzıyla İrlanda'nın en iyi aktörlerinden birçoğunu yetiştiren İrlandalı Cusack ailesi arasında bir gerilim olduğunu itiraf etmişti.

2021'de "Ama tabii ki İrlandalı oldukları için, lanet Britanyalılar yüzünden kendilerini değersizleştirilmiş ve aşağılanmış hissedediyorlar, sanırım [Sinéad'in babası] Cyril, kızının Britanyalı bir adamla evlenmesinden çok memnundu" demişti.

Independent Türkçe


Hava kirliliği Alzheimer riskini doğrudan yükseltiyor

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Hava kirliliği Alzheimer riskini doğrudan yükseltiyor

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

ABD'de yaklaşık 28 milyon yaşlıyı kapsayan büyük ve yeni araştırmaya göre, hava kirliliği beyne zarar vererek Alzheimer riskini doğrudan artırabilir.

Araştırmacılar, PM2.5 diye bilinen ince partiküllü hava kirliliğine uzun süre maruz kalmanın, yüksek tansiyon, felç ve depresyon gibi yaygın sağlık sorunları hesaba katıldıktan sonra bile Alzheimer geliştirme riskinin artmasıyla bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

PLOS Medicine adlı akademik dergide yayımlanan çalışma, ABD Medicare'den yararlanan 65 yaş ve üstü 27,8 milyon kişinin 2000'le 2018 arasındaki verilerini analiz etti ve kan dolaşımına girebilecek kadar küçük mikroskobik parçacıklar olan PM2.5'e maruz kalmayı, daha sonraki Alzheimer teşhisleriyle karşılaştırdı.

Hava kirliliğinin hipertansiyon ve felç gibi hastalıkların riskini artırdığı ve bunların da demans riskini yükselttiği zaten biliniyordu ancak araştırmacılar bu hastalıkların ilişkinin sadece küçük bir bölümünü açıkladığını buldu. Kirliliğe maruz kalmayla Alzheimer arasındaki genel bağlantı, bunlar hesaba katıldıktan sonra büyük ölçüde değişmeden kaldı.

Araştırmacılar, "Yaşlı yetişkinler üzerinde yapılan bu büyük ulusal çalışmada, ince partiküllü hava kirliliğine uzun süre maruz kalmanın, hipertansiyon, felç veya depresyon gibi yaygın kronik rahatsızlıklardan ziyade, büyük ölçüde beyin üzerindeki doğrudan etkiler yoluyla Alzheimer riskini artırdığını tespit ettik" diye yazdı.

Bu ilişki, daha önce felç geçirmiş kişilerde biraz daha güçlüydü; bu da damarlarda önceden var olan hasarın savunmasızlığı artırabileceğini düşündürüyor.

sdcvfg
15 Aralık 2025'te Hindistan'ın Delhi kentinde yoğun siste yürüyenler (AP)

Araştırmacılar, "Bulgularımız, felç geçirmiş bireylerin hava kirliliğinin beyin sağlığı üzerindeki zararlı etkilerine karşı özellikle savunmasız olabileceğini ve çevresel ve damarsal risk faktörleri arasında önemli bir kesişme noktasını vurguladığını gösteriyor" dediler.

Bağımsız uzmanlar, bulguların, kirli havanın beyni "sadece bu hastalıklar yoluyla değil, daha doğrudan yollarla" etkilediğine dair artan kanıtları güçlendirdiğini söylüyor.

Curtin Tıp Araştırma Enstitüsü'nden doçent Ryu Takechi, "Bu çalışma, giderek büyüyen bir fikri güçlendiriyor: Hava kirliliği sadece 'kalp-akciğer' sorunu değil, aynı zamanda beyin üzerinde doğrudan etki ederek nörodejenerasyonu hızlandırabilir" dedi.

Alzheimer riskiyle olan ilişkinin büyük ölçüde doğrudan beyin etkilerinden kaynaklandığı bulgusu, bizim ve diğerlerinin mekanistik çalışmalarda gördükleriyle tutarlı.

The Florey'deki ruh sağlığı bölümünün klinik lideri Profesör Ashley Bush, biyolojik mekanizmanın mantıklı olduğunu söyledi.

Dr. Bush, "Hava kirleticileri, beyinde oksidatif stresi artıran kimyasallar içeriyor" dedi.

Bu küçük kirletici parçacıklar kandan beyne geçerek kimyasal hasara neden olabilir.

Alzheimer, en yaygın demans türü ve dünya çapında yaklaşık 57 milyon kişiyi etkiliyor. Araştırmacılar, özellikle nüfus yaşlandıkça ve trafik, sanayi ve orman yangını dumanından kaynaklanan ince parçacık kirliliğine maruz kalma devam ettikçe, hava kalitesinin iyileştirilmesinin gelecekteki demans riskini azaltmada önemli rol oynayabileceğini söylüyor.

Independent Türkçe