​WikiLeaks'in kurucusu, ABD'ye iadesine karşı savaş başlattı

Ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei, Assange’ın serbest bırakılmasını talep eden bir ceket giyiyor (EPA)
Ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei, Assange’ın serbest bırakılmasını talep eden bir ceket giyiyor (EPA)
TT

​WikiLeaks'in kurucusu, ABD'ye iadesine karşı savaş başlattı

Ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei, Assange’ın serbest bırakılmasını talep eden bir ceket giyiyor (EPA)
Ünlü Çinli sanatçı Ai Weiwei, Assange’ın serbest bırakılmasını talep eden bir ceket giyiyor (EPA)

WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange, dün Londra’da yapılan mahkemede Washington’un sınır dışı edilmesi talebiyle açtığı dava kapsamında ifade verirken, ABD'ye iade edilmek istemediğini açıkladı.
11 Nisan’da Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’nden çıkarılan Assange’ın iadesini isteyen Washington, elektronik ortamda bilgi sızdırması nedeniyle WikiLeaks'in kurucusunun 5 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. İngiltere'de kaldığı hapishaneden Westminster Magistrates Mahkemesi'ndeki duruşmaya video konferans yöntemi ile katılan Assange, ABD'ye iade edilmek istemediğini belirterek, "Gazetecilik yaptığım için iade edilmek üzere kendimi teslim etmek istemem. Ben bir sürü ödülün sahibi ve birçok insanı koruyan bir gazeteciyim” dedi.
Assange, 2010 yılının başlarında WikiLeaks’in 2007’de Bağdat’ta 2 Reuters çalışanı olmak üzere 12 kişinin ölümüne neden olan helikopter saldırısını gösteren ABD askerine ait gizli bir video yayınladı.
2012 yılından beri Ekvador'un Londra Büyükelçiliği’nde yaşayan Assange, ülkenin siyasi sığınma hakkını iptal etmesiyle gözaltına alınmış, ardından Londra'da çıkarıldığı mahkemede 50 hafta hapis cezasına çarptırılmıştı.
ABD endişesi
Assange, İsveç mahkemesi tarafından 'tecavüz' suçlamasıyla hakkında verilen iade emri kararı nedeniyle siyasi sığınma hakkını kullanarak, 7 yıl Ekvador Büyükelçiliği’nde yaşadı. Assange, Washington’un diplomatik bilgilerini sızdırması nedeniyle ABD’ye teslim edilmekten korkuyor. Hâkim bir sonraki duruşma tarihini 30 Mayıs olarak belirledi.
İsveç'te kendisine yöneltilen cinsel saldırı suçlamalarını reddeden Assange, büyükelçiliğe sığınarak ABD'ye iade edilmesini engellemeye çalıştığını söyledi. İsveç’e iade edilmekten değil, İngiliz yargı sisteminden korktuğu için kaçtığını söyleyen Assange, WikiLeaks'teki çalışmaları nedeniyle ABD'ye iadesinden de büyük endişe duyduğunu belirtti. 
Gizli belgeleri sızdırdı
ABD yargısı, Assange’ı Washington tarafından eski istihbarat analisti Chelsea Manning'in 2010'da ABD ordusuna ait gizli bilgileri sızdırmasına yardım etmekle suçladı. Manning, WikiLeaks'e ABD ordusunun Irak'taki savaşta yaptığı hataları ve ülkenin diplomatik sırları ortaya çıkaran belgeleri verdi. Araştırmacılar, Mart 2010’da Assange ile Manning arasında geçen görüşmeleri ve bilgisayar şifreleri için aralarında geçen diyaloğu ortaya çıkardıklarını ifade etti.
Perşembe günü mahkeme önünde protesto yapan Assange’ın destekçileri, ABD topraklarında farklı suçlamalar yöneltilmesinden korkuyor.
WikiLeaks editörü Christine Hrafnsson, Çarşamba günü, “Şimdi, Assange’ın ABD’ye devredilmesinin önlenmesine odaklanılacak. Bu ölüm kalım meselesi olabilir” diyerek, basın özgürlüğü kapsamında yer alan bu davadaki riskleri işaret etti.
Assange’ın sınır dışı edilmesi durumunda, bir sonraki duruşma davayı yönetmekle sınırlı olacak ve bu yıllar sürebilir. İsveç’in iddiaları 2010 yılında dünyayı sarsan belgelerin sızdırılmasına dayanıyor. 2015 yılında cinsel saldırı suçlamaları sona erdi fakat 2017 yılında davanın düşmesine rağmen mağdur yeninden dava açma talebinde bulundu.
Belgeler ABD hakkında Rusya yararına
Stockholm resmi bir iadeye başvurursa, İngiltere’nin, başvuruyu ABD'nin talebinden önce veya sonra değerlendirmeye karar vermesi gerekiyor. Avustralya, WikiLeaks'in ABD askeri ve diplomatik faaliyetleri hakkında 700 binden fazla belge yayınladığı tarihte kamuoyunda bilgi özgürlüğü kahramanı unvanını kazandı. Ancak Dışişleri Bakanlığı telgraflarının incelenmeden yayınlanmasından dolayı kaynakların bir kısmının tehlikeye maruz kalabileceği ihtimali nedeniyle eleştiriler hızla yayıldı. WikiLeaks tarafından ortaya konan belgelerin çoğu, ABD hakkında ve genellikle Rusya'nın yararınadır.
WikiLeaks tarafından yayınlanan ABD’deki Demokratik Parti içindeki elektronik posta sızıntısının arkasında Moskova’nın olduğundan şüpheleniliyor. WikiLeaks, ayrıca ABD’nin müttefiklerine karşı casusluk konularını da ortaya çıkardı.
AFP’nin haberine göre Assange’ın avukatı Jennifer Robinson, davanın bilgisayar güvenliğini kırma ile ilgisi olmadığını işaret ederek, “Savcının söylediklerinin bilgisayar korsanlığıyla bir alakası yok” ifadelerini kullandı. Müvekkilinin iadesine itiraz edeceğini ifade eden avukat Robinson, Julian Assange tarafından başlatılan adli savaşın çok az başarı şansı olduğunu ve 18 ila iki yıl sürebileceğini söyledi.
Assange'ın kurduğu WikiLeaks, 2010'da, ABD'nin Irak ve Afganistan'da işlediği suçları da ortaya koyan çok sayıda gizli belgeyi yayımlamıştı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, Assange’ın bir kahraman olmadığını vurgularken, İngiltere Başbakanı Theresa May, İngiltere’de hiç kimsenin yasaların üstün olmadığını ifade etti.



YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
TT

YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)

YouTube, canlı yayınlarda sohbet etkileşimi arttığı zaman bütün izleyiciler için reklamları durduracağını açıkladı.

Google'a ait video platformunda reklamlardan tamamen kaçınmanın yolu ücretli abonelikten geçiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar reklam engelleyici eklentilerle de kesintisiz video izleme deneyimi yaşamaya çalışıyor.

YouTube, 13 Nisan Pazartesi günü yayımladığı blog yazısında canlı yayınlarda reklam gösterimine getireceği istisnaları paylaştı.

Blog yazısında "Tüm sohbetin enerjiyle dolup taştığı anlar var. Bu kolektif enerjiyi korumak için sistemimiz artık Canlı Sohbet etkileşiminin en yüksek olduğu anları algılayarak reklamları herkes için otomatik olarak engelliyor" ifadelerine yer verildi.

Bu sayede içerik üreticilerinin, reklam kesintisi olmadan yayındaki ivmeyi koruması amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra Süper Chat, Süper Etiketler ve hediyeler gibi yollarla yayıncıya destek olan izleyiciler, satın alma işleminden hemen sonra kendilerine özel reklamsız bir pencereyle ödüllendirilecek.

Süper Chat ve Süper Etiketler, kullanıcıların sohbetteki mesajlarının öne çıkması için satın aldığı özellikler.

Şirket artık daha fazla ülkedeki içerik üreticisinin canlı yayınlarda hediye alabileceğini belirtirken, listeye Kanada, Güney Kore, Endonezya, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda eklendi. Bu uygulama Türkiye'de henüz mevcut değil.

Canlı yayınları öne çıkarmayı amaçladığı anlaşılan YouTube'un bir diğer yeniliği de içerik üreticilerinin, artık aynı anda hem dikey hem de yatay formatlarda yayın yapma imkanı olması.

Platform, 2025'te ABD'deki canlı yayın izleme süresinin yüzde 30'undan fazlasının televizyonlardan geldiğini ve bu nedenle yayıncılara içeriklerini her türlü ekrana göre ayarlama imkanı vermek istediğini belirtiyor.

YouTube içerik üreticilerine daha fazla yaratıcı kontrol kazandıracak canlı yayın özelliklerini gelecek aylarda çıkarmayı planladığını ifade ediyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, Gizmodo, YouTube


Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) ve Fransa önderliğinde Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde ABD olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmak için plan yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, planda ABD, İsrail ve İran'ın yer almayacağını söylüyor.

Hürmüz'ün açılmasına yönelik plana BK'nin yanı sıra Almanya'nın da katılabileceğini ifade ediyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BK Başbakanı Keir Starmer, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin planları Paris'te cuma günü düzenleyecekleri toplantıda görüşecek. Diğer ülkelerin de videokonferans yoluyla katılacağı etkinlik için Çin ve Hindistan'a da davet gönderildiği fakat bu ülkelerin katılımının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Kaynaklara göre Fransa yönetimi, Tahran'ın plana yanaşmamasına yol açacağı için ABD'nin sürece dahil edilmesini istemiyor. BK yönetimiyse Washington'ın planda yer almamasının operasyonun kapsamını sınırlandırabileceğini savunuyor.

Avrupa'nın üzerinde çalıştığı planın üç genel hedefi var. Birincisi, halihazırda Hürmüz'de mahsur kalmış yüzlerce geminin bölgeden ayrılmasını sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı oluşturmak. Ardından gemilerin boğazın daha geniş bir bölümünü kullanabilmesi için mayın temizleme çalışması yürütülmesi öngörülüyor. Devrim Muhafızları, ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta Hürmüz'ün bazı bölgelerine mayın döşemişti.

Analistlere göre Avrupa, mayın temizleme operasyonları için ABD'den çok daha fazla kaynağa sahip. ABD mayın temizleme filosunu büyük ölçüde hizmet dışı bırakmışken, Avrupa güçlerinin 150'den fazla gemisi var.

Planın nihai amacıysa nakliye şirketlerine Hürmüz'den geçmenin güvenli olduğuna dair teminat vermek. Bunun için fırkateyn ve muhripler aracılığıyla düzenli askeri eskort ve gözetim sağlanması öngörülüyor.

Washington ve Tahran heyetleri arasında 11-12 Nisan'da yapılan görüşmelerde sonuç elde edilememesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması talimatını vermişti.

Trump, dünkü açıklamasında İran'la müzakerelerin iki güne tekrar başlayabileceğini öne sürerken, Beyaz Saray ablukayı daha da sıkılaştırıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukayla İran'ın ekonomik faaliyetlerinin yüzde 90'ının durdurulduğunu savundu.

Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek vereceğini iddia etmişti.

Ancak başta BK ve Fransa olmak üzere NATO müttefikleri, ablukaya destek vererek çatışmalara dahil olmayacaklarını bildirmişti.

Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Macron Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, DW


Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
TT

Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, Çin'le gerginliği düşürme stratejisinde sorun yaratabilir.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda pazartesi günü uygulamaya başladığı abluka, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alan Çin'le ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.

Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sürse bile Trump'ın Pekin'de Çin lideri Şi Cinping'le görüşmeyi tekrar ertelemeyeceğini savunuyor.

Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın abluka kararı "sorumsuzca ve tehlikeli" diye nitelenmişti.

Şi de salı günkü İspanya ziyaretinde, Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" söyledi.

ABD'nin ablukasına rağmen yaptırımlara tabi Çin menşeli "Rich Starry" gemisinin boğazdan geçmesi de dikkat çekmişti.

NYT'ye göre Trump, Şi yönetimine karşı tavrını yumuşak tutmaya çalışırken, İran savaşı Pekin'le ilişkilerinde elini zora sokuyor.

Joe Biden döneminde görev yapmış ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, şunları söylüyor:

Başkan Trump, en önemli iki hedefinin birbiriyle doğrudan çeliştiği bir durum yarattı. Bunlardan biri, Çin'inkiler de dahil Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yük gemilerinin takibe alınması ve kontrol edilmesi. Diğeriyse Pekin'e yapacağı ziyaretin açıkça olumlu geçmesi yönündeki isteği.

Analize göre, yaklaşık bir ay sonra gerçekleşecek toplantı öncesinde ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyip Nicolas Maduro'yu kaçırması ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka gibi kritik konuların nasıl bir çerçevede tartışılacağı henüz belirlenmedi.

Ayrıca iki liderin görüşmesinde büyük ihtimalle Tayvan meselesi, Çin'in nükleer silah cephaneliği ve Pekin'İn Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gibi başlıklar da gündeme gelecek.

Georgetown Üniversitesi'nden Rush Doshi de "İran'daki durum, ABD ve Çin arasındaki gerginliği azaltma ortamını bozabilir" diyor.

Diğer yandan ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin salı günü yayımladığı anket sonuçlarına göre 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca yüzde 14'ü Çin'e olumlu bakıyordu.

Ancak bu oranın son çalışmada yüzde 27'ye çıktığı görülüyor. Özellikle Demokratlar ve gençler arasında Çin'e yönelik tutumun değiştiğine dikkat çekiliyor.

Amerikalıların yüzde 17'si, Şi'nin dünyadaki sorunlarla ilgili doğru adımlar atacağına güven duyduğunu belirtiyor. Bu oran da 2023'tekine kıyasla iki kat arttı.

Öte yandan, halkın Trump'ın Çin hakkında doğru politika kararları alacağına duyduğu inanç azalıyor. Trump'a duyulan güven oranı yüzde 39'a gerileyerek geçen yıla göre 6 puan düştü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Global Times, BBC