​Hindistan'da Müslümanlar aşırı sıcaklarda uzun saatler boyunca oruç tutuyor

Hindistanlı Müslümanlar Yeni Delhi’deki meşhur dükkanlardan birinden geleneksel Ramazan tatlıları satın alırken (Getty)
Hindistanlı Müslümanlar Yeni Delhi’deki meşhur dükkanlardan birinden geleneksel Ramazan tatlıları satın alırken (Getty)
TT

​Hindistan'da Müslümanlar aşırı sıcaklarda uzun saatler boyunca oruç tutuyor

Hindistanlı Müslümanlar Yeni Delhi’deki meşhur dükkanlardan birinden geleneksel Ramazan tatlıları satın alırken (Getty)
Hindistanlı Müslümanlar Yeni Delhi’deki meşhur dükkanlardan birinden geleneksel Ramazan tatlıları satın alırken (Getty)

Hindistanlı Müslümanlar, sıcaklık seviyelerinin 40 ila 42 dereceye yükseldiği muson ikliminde Ramazan ayı için hazırlıklara başladı. Oruçlu geçirilen saatlerin 15 ila 16 saat arasında değişmesiyle Hindistan bu yıl, kırk seneden bu yana en uzun Ramazan günlerini yaşayacak.
Yeni Delhi, Haydarabad, Bhopal ve Agra gibi Müslüman nüfusun yoğunluklu olarak yaşadığı şehirlerde Ramazan havası açıkça hissediliyor. Nitekim söz konusu şehirlerde erkekler, kadınlar ve çocuklar alışverişe çıkarak bu bereketli ayda ibadet etmek için namaz için gerekli malzemeler ve başörtüleri almaya başladı. Bunun yanı sıra özellikle meyve suları ve içecekler olmak üzere market alışverişleri de yoğunlaştı.
Babür Moğol İmparatorluğu tarafından 17. yy’da inşa edilen Delhi’deki Mescid-i Cuma, Haydarabad’daki Mekke Camii, Bhopal’daki Tacu’l-Mesacid (Camilerin Tacı) ve Mumbai’deki Minare Mescidi gibi tarihî olanlar başta olmak üzere ülkenin farklı noktalarındaki camiler de Ramazan ayı boyunca sürecek dini törenlere hazırlık yapıyor.
Haydarabad Hükümeti, yoksul Müslümanlara bedava iftar yemeği verilmesi için yaklaşık 800 mescide 100.000 rupilik ödenek ayırdı.
Namaz malzemeleri
Tespih satmak için  Mescid-i Cuma önüne küçük bir tezgah kuran Müştak Ahmed Şarku'l Avsat muhabirine şöyle dedi: “Ramazan’dan bir hafta önce satış için kiosklar kurduk. Çok sayıda insan geliyor. Dostlara sunmak için akla gelen ilk hediyelerden biri olan tespihlerin özel bir büyüsü var. Belçika, İtalya, Rusya, Tayland, Lübnan, Mısır, Suriye, Türkiye, Yunanistan ve Orta Avrupa ülkeleri gibi dünyanın farklı noktalarından ithal ediyoruz”. Dükkân sahibi İsrar ise, bu yılki ürünlerin özelliklerinden birinin kutsal metinlerin işlenmiş ve etrafının altın renkli olması olduğunu söyledi.
Sağlığa ilişkin önemli noktalar
Pembe renkli Ruh Efza şerbeti, yaz aylarında her Hindistanlı ailenin sofrasının ayrılmaz parçalarından biri sayılıyor. Bu şerbete yönelik halk rağbeti, Ramazan aylarında daha da artıyor. Oruçlu geçirilen uzun bir günün ardından Ruh Efza, bedende bıraktığı hoş etkiden ötürü şaşırtıcı biçimde canlılığın kazanılmasına katkı sağlıyor. Nitekim içinde yer alan bol miktarda şeker, bedende büyük bir enerji artışı sağlıyor.
Halihazırda Müslümanların çoğu, pazarda bu şerbetin eksikliğinden ötürü belirgin bir sıkıntı yaşıyor. Hamdard şirketi, gerekli ham maddede yaşanan eksikliğin şerbet üretimine zarar verdiğini açıklamakla birlikte Ramazan ayının ilerleyen zamanlarında pazarlarda büyük oranda yer alacağını sözünü verdi.
Sağlığını korumaya özen gösteren insanlar, Ramazan’da Müslüman ailelerin sofrasından eksik olmayan mısır eriştesi satın almayı tercih ediyor. Erişte satıcısı Sacid Han bu konuda, “Sağlık bilincinin geniş oranda artmasına dayalı olarak insanlar, yumuşak undan yapılma erişte yerine mısır ve beyaz mısırdan, elle yapılan erişteler tercih etmeye başladılar” ifadelerini kullandı.
Tüccarlar, Ramazan ayından aylar önce mısır tüccarlarına ödeme yapıyorlar. Yüksek talep ve sınırlı işgücü nedeniyle bu iş, sene boyunca az sayıda aile tarafından yürütülmekte.
Geleneksel mısır unu yapımında usta bir kabileye mensup Melike Begüm Hanım, işe Ramazan ayından en az üç ay önce başlayıp bu bereketli ayın gelişine kadar çalışmayı sürdürdüklerini söylüyor.
Genç kuşakların gözlerini belirgin hedeflere diktiği, sağlıklı besinler tüketip yüksek maneviyat ortamında yaşamak için teknolojiden ideal bir şekilde faydalanmayı sağlamaya büyük bir özen gösterdiği görülüyor.
Söz konusu gençler arasında yer alan 23 yaşındaki Raziye, kırmızı et yemekten kaçınarak şişelerce su, kavun, papaya ve doğal bitki içeceklerinden oluşan büyük bir alışveriş kampanyası başlattı.
Beslenme düzeni hakkında konuşan Raziye, şunları söylüyor: “Bu şiddetli sıcaklarda meyve, vazgeçilmez besinlerden biridir. Aynı şekilde karpuz da bozulmadan uzun süre kalabilir. İftarda karpuz suyu içeceğim. Yaz aylarında 15 saat susuz kalmak hiç kolay bir şey değil. Et ağırlık hissettiriyor ve midede karışıklığa sebep oluyor. Bu yüzden ondan uzak durmak en iyisi.”
Dinin teknoloji ile karışması
Öte yandan gençler, yoğun ve birbiriyle bağlantılı yaşam tarzları ile uyumlu kişisel bir boyutla zenginleştirmek için Ramazan ibadetlerine modern bir renk katmaya hevesli. Bu gençler, gelenekleri korumanın bazı durumlarda onları yeniden icat etmekle olacağını düşünüyor. Bunun için gençler, WhatsApp Kur’an okuma gruplarına katılmanın yanı sıra kendilerine imsak ve iftar vakitlerini haber veren uygulamalar indirmeye başladılar.
Mısırlı bir arkadaşı aracılığıyla ‘İkra (Oku)’ adlı bir WhatsApp grubuna katılan 25 yaşındaki Roksar, günlük olarak Kur’an sayfalarının paylaşıldığı bu grup sayesinde Kur’an okumanın nasıl gündelik bir alışkanlığı haline geldiğini söyleyerek şu ifadeleri dile getiriyor: “Bir gün WhatsApp’ın dinimle bağımı güçlendirebileceğini hiç düşünmezdim.”
Elektronik uygulamalar icat eden insanlar, Ramazan’a ilişkin bir dizi cep telefonu uygulaması geliştiriyor. Bu uygulamaların hizmet alanı dini metinler ve Mekke yönünün tayininden iftar sofraları için yemek tariflerine kadar çeşitlilik gösteriyor.
Namaz vakitlerinin detaylı bir şekilde verilmesi, takvim ve kıble yönünü tayin etmek için pusula hizmetlerinin yanı sıra bu uygulamaların bazısı, Kur’an-ı Kerim’in Arapça tam metnini, tercümesini ve sesli okunuşunu da içeriyor.
İslami araştırmalar yürüten Şeybeli Daru’l-Munsifin Akademisi Müdürü Prof. İştiyak Ahmed Zeyli, dinî metinleri daha iyi anlamak için modern teknolojiden yardım almakta bir sakınca olmadığını söylüyor.
30 yaşındaki Asım, “Ramazan uygulamaları oldukça gerekli” diyerek yolculuk ettiğinde namaz vakitlerini belirlemek, Kur’an okumak, kıble yönünü tayin etmek ve ailesi ile iletişim kurmak için bu uygulamaları kullandığını belirtiyor.
Yabancı ürünlere yönelik talep
Hindistan’da Ramazan ayı boyunca Müslüman erkeklerin genellikle namaz esnasında tercih ettiği özel küçük takkelere yönelik yoğun talep yaşanıyor. Bangladeş, namaz takkesi üreten ülkeler arasında dünyada ilk sırada yer alırken listede onu Çin takip ediyor. Üretimde makinelere dayanma, söz konusu iki ülkenin dünya pazarlarını el yapımı takke fiyatlarına yakın uygun fiyatlı tasarımlarla doldurmasını sağlamış.
Buna ek olarak Hindistanlılar, Malezya, Türkiye, Afganistan ve hatta Pakistan’dan namaz takkesi satın alıyor. Zengin insanlarsa genellikle Türk ve Malezya yapımı takkeleri tercih ediyor.
Abdussettar konuya ilişkin olarak şu sözleri söylüyor: “Üniversite öğrencilerinin çoğu takke satın alıyor zira dairesel tasarımıyla takkeler, elbiseleri ile uyum sağlıyor. Bugün pazarlarda Mısır yapımı takkeler de görülüyor”.
1984 yılından bu yana takke ticaretinde çalışan ve mağazasında namaz takkesi üretimi de yapılan Şeyh Davud ise, “Genellikle Ramazan boyu çok çalışırız. İnsanlar diğer giyim parçalarının yanı sıra takkeleri, sadece kendileri için değil aynı zamanda dostları ve çalışanlar için de satın almak istiyor. Yaşça büyük erkekler, özellikle de hac veya umreden dönenler, gün boyu namaz takkesi giymek istiyor. Yaşça küçük olan erkekler ve çalışanlar ise yalnızca mescide giderken veya dinî bir törende iken giyiyorlar. Genel anlamda bu ürüne olan talep, yaşa bağlı olarak değişiyor” diyor.
Hurmalar
Suudi Arabistan’dan gelen Tac hurmaları, Hindistan’da bu mevsimde yoğun taleple karşılaşan en iyi ürünlerden biri. Müslümanların çoğu, güzel tadı ve oruçlu geçirilen uzun saatlerden sonra vücudun kaybettiklerini telafi eden yüksek besin değeri ile öne çıkan bu yüksek kaliteli hurmalardan almayı tercih ediyor.
Bol miktarlı hurma ithalatı alanında çalışan Mohal Lal, “Suudi Arabistan’dan ithal edilen Tac hurmaları, epey yüksek kalitesi ile öne çıkıyor. Bu hurma türü, ağızda yumuşak, sindirimi kolay ve ağızda kolaylıkla dağılıyor. Aynı şekilde İran’dan gelen Burna hurması da oldukça lezzetli. Bu sezon Ramazan ayında bu iki ürüne büyük talep söz konusu” ifadelerini dile getiriyor.
Hindistanlı Müslümanların adetlerinden biri de Ramazan ayının gelişi ile birlikte mescitlere gösterişli ipek ve yün seccadeler bağışlamak. Bu seccadeler genellikle Suudi Arabistan, Türkiye, İran ve Belçika’dan ithal ediliyor. Muhammed Kab Mart adlı halı şirketi, mescitlere bağışlanacak halılarda yüzde 10 indirim yapacağını açıkladı.



UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.


Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
TT

Rubio, gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Hindistan'da

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan turunun dört durağından ilki olan Kalküta'ya geldi (AFP)

Marco Rubio, ABD Dışişleri Bakanı olarak ilk resmi ziyaretini gerçekleştirmek üzere bu sabah Hindistan’a geldi. Rubio’nun ziyareti, Washington’un Çin ile yürüttüğü diplomatik temasların ardından gerçekleşiyor.

Rubio, Hindistan’daki ilk durağı olan Kalküta’ya ulaştı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre iyareti kapsamında, Rahibe Teresa’ya ait bazı mekânları ziyaret edecek ve ardından Yeni Delhi’ye geçerek günün ilerleyen saatlerinde Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşecek.

Rubio’nun ayrıca Yeni Delhi’de, ABD’nin 250. bağımsızlık yıldönümü dolayısıyla düzenlenen resmî bir törene katılması bekleniyor.

Ziyaret kapsamında, ABD, Hindistan, Avustralya ve Japonya’yı bir araya getiren QUAD  (Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) çerçevesinde üst düzey görüşmeler de yapılacak.


Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
TT

Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı gözden geçirmek üzere düzenlenen BM konferansında bir anlaşmaya varılamadı

Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)
Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezi (Reuters)

Birleşmiş Milletler’de, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) gözden geçirilmesine yönelik dört hafta süren konferans, dün herhangi bir anlaşmaya varılamadan sona erdi. Süreçte, İran’ın nükleer programına ilişkin ABD ile İran arasında yaşanan görüş ayrılıkları etkili oldu.

Konferansa başkanlık eden Vietnam’ın BM Daimî Temsilcisi Do Hung Viet, 191 taraf devlet arasında bağlayıcı olmayan bir nihai belge üzerinde dahi uzlaşı sağlanamadığını açıkladı.

Viet, daha sonra düzenlediği basın toplantısında “hiçbir tarafın uzlaşmayı engellemediğini” söyledi. Ancak, nihai taslak metinde yer alan ve İran’ın “asla nükleer silah arayışında bulunamayacağı, geliştiremeyeceği veya elde edemeyeceği” yönündeki ifadenin sonuç alınamamasında önemli bir rol oynadığını belirtti.

Bu sonuçla birlikte, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması gözden geçirme konferansı üst üste üçüncü kez anlaşma sağlanamadan kapanmış oldu. NPT, küresel ölçekte nükleer silahların yayılmasını önleme ve silahsızlanma çabalarının temel dayanağı olarak kabul ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2022 yılındaki son gözden geçirme konferansında da Rusya’nın Ukrayna’ya 2022 Şubat’ında başlattığı saldırı ve Avrupa’nın en büyük nükleer tesisi olan Zaporijya Nükleer Santrali üzerindeki Rus kontrolüne ilişkin ifadeler nedeniyle nihai belge üzerinde uzlaşı sağlanamamıştı.