Tomer Bar: Nasrallah’a ulaşmamıza ramak kalmıştı

İsrail Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Tomer Bar, kendisinin de Hasan Nasrallah’ı gözetleyen grupta yer aldığını açıkladı. (İsrail Hava Kuvvetleri’nin Twitter hesabından)
İsrail Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Tomer Bar, kendisinin de Hasan Nasrallah’ı gözetleyen grupta yer aldığını açıkladı. (İsrail Hava Kuvvetleri’nin Twitter hesabından)
TT

Tomer Bar: Nasrallah’a ulaşmamıza ramak kalmıştı

İsrail Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Tomer Bar, kendisinin de Hasan Nasrallah’ı gözetleyen grupta yer aldığını açıkladı. (İsrail Hava Kuvvetleri’nin Twitter hesabından)
İsrail Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Tomer Bar, kendisinin de Hasan Nasrallah’ı gözetleyen grupta yer aldığını açıkladı. (İsrail Hava Kuvvetleri’nin Twitter hesabından)

İsrail Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Tomer Bar, İsrail’in 2006 Temmuz Savaşı sırasında, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’a yönelik bir suikast planı hazırladığını ve Hava Kuvvetleri’nin Beyrut’un ve Lübnan’ın birçok bölgesinde kendisini takip ettiğini açıkladı. Independent Arabia'nın haberine göre Bar, Nasrallah’a yakın bir noktaya ulaşıldığı halde suikastın başarılamadığını belirtti. Tomer Bar, Maariv gazetesine verdiği özel demeçte şunları söyledi:
“Nasrallah’ı Beyrut’un birçok yerinde ve özel donanma alanımızda kovaladık. Ancak istihbarat bilgileri uyumlu olmadığı için istediğimiz yere ateş açamadık. Ona çok yaklaşmıştık. Ben ekiple birlikte bizzat operasyona katıldım. Eğer başarılı olsaydık mevcut durumda bir değişiklik meydana getirebilirdik.”
Bar’a göre Nasrallah, kendisine yaklaştıklarından haberdardı.
Tomer Bar, ordusunun başarısızlığını itiraf etmekle birlikte Gazze’de karşılaştıkları birçok zorluğa işaret ederek Filistinli örgütlerin sahip olduğu savaş, askerlik ve eğitim yeteneklerine kıyasla Hava Kuvvetleri’nin İkinci Lübnan Savaşı sırasındaki taktiksel gücünün bugünkünden daha fazla olduğunu vurguladı.  
Hedef altyapı olacak
Konuşmasının büyük bir bölümünü Lübnan ve kuzey cephesine ayıran Tomer Bar, kuzey cephesindeki oluşacak her türlü gerilimden Lübnan hükümetini sorumlu tuttu. Bir sonraki savaşın yalnızca Hizbullah değil tüm Lübnan’a yönelik olacağını söyleyerek gözdağı verdi.
Bar açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Hizbullah’ın Lübnan hükümetinin ayrılmaz bir parçası olduğu şu anki konjonktürde ikisi arasında ayrım yapmak mümkün değildir. İsrail için açık bir zafere hizmet eden ve askeri adımlara katkıda bulunan her şey masada olmalıdır. Savaş olması durumunda bunda Lübnan’ın da sorumluluğu olur. Lübnan’ın altyapısal planları İsrail ordusunun eylem listesinin bir parçasıdır. Bu, en büyük etkinin görülmesi gereken tamamlayıcı bir parçadır.”
Tehdidine ordusunun gücüne işaret ederek devam eden Bar, açıklamasını kuzey cephesinde kenetlenilmesi gerektiğini söyledi:
“Bir sonraki savaş belirleyici olacak ve büyük bir ateş gücü kullanılacak. Kuzey cephesindeki zafer ancak tüm güçler arasında gerçek bir kenetlenme ile mümkündür. Kara harekâtı, savaşın ilk aşamalarından itibaren yürürlükte olacak. Bu, Hava Kuvvetleri’nin İkinci Lübnan Savaşı’nda sunduğu plandan tamamen farklıdır. Bir sonraki savaşta vuracağımız ilk darbe, istihbaratın da katılımıyla oldukça şiddetli olacak. Hava Kuvvetleri’nden daha önce yapılan açıklamalarda önceliğin hava üstünlüğünün sağlanmasına verilmesinin önemine dikkat çekilmişti. Bugün anlıyoruz ki kuvvetlerin birlik içinde, gerçekten üstün güçlerle meydana gelmesi gerekiyor.”
Bar, Hizbullah’ın yeteneklerinin günden güne artmasına ilişkin bir soruya da şu cevabı verdi:
“Savaşa, düşmanın İkinci Lübnan Savaşı’nda gördüğünden tamamen farklı güçlerle gireceğiz. Ordu, öldürücü güçlere sahip. Biz, Hizbullah’ın füzeler aracılığıyla bize zarar vermeye yönelik oluşturduğu gücü boşa çıkarabileceğimize inanıyoruz. Savunmada daha da güçleneceğiz. Bununla birlikte düşmana ulaşarak dengesini nasıl bozacağımızı da hızlı bir şekilde öğreneceğiz. Basitçe ona, altyapısına, adamlarına, liderlerine ve önemli depolarına el atacağız ve bu daha önce benzeri görülmemiş ölçekte olacak”.
Bar, böyle bir savaşın Hizbullah’a karşı zaferi garanti edip etmeyeceğine dair soruya da şu yanıtı verdi:
“Evet. Bir ‘terör’ örgütüne karşı bile olsa belirgin bir zafere erişmek mümkün. Tek bir operasyon veya tek bir çaba ile varılacak sihirli bir çözüm yoktur. Ancak sağlıklı bir müdahale ile tablo değişebilir. Önemli olan bunun kapsamlı bir savaş olmadığını ve gazetelerin manşetlerini süslemek amacıyla yapılmadığının anlaşılmasıdır.”
Bar verdiği demeçte ayrıca güvenlik teşkilatının Hizbullah ile bir sonraki karşılaşmanın Suriye cephesine taşınacağının da hesaba katıldığını belirtti. Tomer Bar konuya ilişkin şunları söyledi:
“Hava Kuvvetleri daima paralel birçok cephede mücadele eder. Bu İsrail için bir nevi garanti belgesi niteliğindedir. Biz kendimizi savaşta bozulması gerekeni bozmaya ve her noktada hareket özgürlüğü sağlamaya hazırlıyoruz.”



Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
TT

Trump, UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili belgelerin yayınlanması emrini verecek

ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere açıklama yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, federal kurumların UFO'lar ve uzaylı varlıklarla ilgili hükümet dosyalarını "tanımlamaya ve yayınlamaya" başlaması emrini vereceğini söyledi; bu, Amerikalıların on yıllardır talep ettiği bir adımdı.

Trump, Truth Social platformunda şunları yazdı: "Bu konunun yarattığı büyük ilgi göz önüne alındığında, Savunma Bakanı'ndan ve diğer ilgili bakanlık ve kurumlardan, uzaylı yaşamı, tanımlanamayan hava olayları ve uçan dairelerle ilgili hükümet dosyalarını belirleme ve yayınlama sürecini başlatmalarını isteyeceğim."

ABD Başkanı dün yaptığı açıklamada, selefi Barack Obama'nın bir podcast'te uzaylı varlıkların olduğundan rastgele bahsetmesiyle "gizli bilgileri" ifşa ettiğini iddia etmişti. Trump, Gürcistan gezisi sırasında Air Force One uçağında gazetecilere, "Konuşmayı sınırların dışına taşıdı... Bunu yapmamalıydı. Korkunç bir hata yaptı" dedi.

Cumartesi günü yayınlanan Brian Tyler Cohen ile yaptığı bir röportajda Obama'ya uzaylıların gerçek olup olmadığı soruldu. Obama şu yanıtı verdi: "Onlar gerçek ama ben onları görmedim ve 51. bölgede tutulmuyorlar. Büyük bir komplo olmadığı ve bunu Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'ndan gizlemedikleri sürece yeraltında bir tesis yok."

51.bölge, Nevada'da bulunan gizli bir Hava Kuvvetleri tesisidir ve bazıları burada uzaylı varlıkların kalıntıları ve düşmüş bir uzay gemisinin bulunduğunu tahmin etmektedir. Şerku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre 2013 yılında yayınlanan CIA arşivleri, buranın son derece gizli casus uçakları için bir test alanı olduğunu gösterdi.

Obama, pazar günü yaptığı bir paylaşımda, evrenin enginliği göz önüne alındığında uzaylı yaşamının olasılığının yüksek olduğunu belirterek, açıklamalarını netleştirdi. Ancak, aradaki muazzam mesafeler nedeniyle uzaylıların Dünya'yı ziyaret etme olasılığının düşük olduğunu ifade etti.

Perşembe günü, uzaylı yaşamına dair herhangi bir kanıt görüp görmediği sorulduğunda Trump, "Gerçek olup olmadıklarını bilmiyorum" diye yanıt vermişti.


İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
TT

İran’ndan Guterres'e: Askeri saldırıya maruz kalırsak kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz

İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)
İran güçleri Hürmüz Boğazı yakınlarında tatbikatta, (Reuters)

İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yazdığı bir mektupta, askeri saldırıya maruz kalması halinde bölgedeki "düşman gücün" üslerini, tesislerini ve varlıklarını meşru hedefler olarak değerlendireceğini bildirdi.

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, dün gönderdiği mektubunda, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran hakkındaki açıklamalarının "askeri saldırı olasılığını çok gerçekçi bir şekilde gündeme getirdiğini" belirterek, İran'ın savaş istemediğini vurguladı. Mektupta, askeri saldırı durumunda İran'ın "kararlı bir şekilde" karşılık vereceği teyit edildi.


Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.