Sudan Askeri Geçiş Konseyi’nin, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri tarafından sunulan anayasal belgeye verdiği şok edici cevabın ardından bugünlerde Sudan siyasi arenasında çokça sorulan bir soru var; Sudan Askeri Geçiş Konseyi ile halk hareketi liderleri arasındaki müzakereler nasıl oldu da çıkmaza girdi?
Bugünlerde oturma eyleminin gerçekleştirildiği meydan başta olmak üzere Sudan sokaklarında bir kafa karışıklığı hüküm sürerken; halk hareketi liderleri, ülke çapında gerçekleştirilecek bir ayaklanmaya ve siyasi greve imada bulunuyorlar. Söz konusu karışıklık, Askeri Geçiş Konseyi’nin ‘son ana kadar eski rejimle birlikte olan ulusal diyalog partileriyle görüşmek istemesiyle’ daha da arttı. Taraflar, bu karanlığın ortasında doğru bir adım atmaksızın hala ülkede yaşanan krizin üstesinden gelinebileceğini umut ediyor.
Askeri Geçiş Konseyi Sözcüsü Şemseddin Kebaşi, Pazartesi günü gerçekleştirdiği son basın toplantısında, taraflar arasındaki anlaşmazlık noktalarının sınırlı olduğunu ve sürece olumlu bir atmosferin hâkim olduğunu dile getirmişti. Askeri Geçiş Konseyi Üyesi Korgeneral Yasir el-Ata ise yaptığı açıklamada, iki taraf arasındaki anlaşmazlıkların yapılacak bir toplantıyla çözülebileceğini belirterek Kebaşi’nin sözlerini teyit etmişti.
Ufukta anlaşma var mı?
Öte yandan, Sudan’daki devrimci harekete öncülük eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin önde gelen liderlerinden Ömer ed-Dakir, Şarku’l Avsat ile gerçekleştirdiği özel röportajda, konsey ile olan birtakım anlaşmazlıklara değinerek bunların derin farklılıklar olmadığını belirtmiş ve Ramazan ayının ilk çeyreği içerisinde bir anlaşmaya varılacağını umduğunu söylemişti.
Bununla birlikte Şarku’l Avsat’a konuşan Sudan Meslek Grupları Birliği’nin (SPA) önde gelen liderlerinden Muhammed Naci el-Asam, muhalefet güçleriyle Askeri Geçiş Konseyi’nin henüz çıkmaz bir yola sürüklenmediklerini dile getirmişti.
Askeri Geçiş Konseyi ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri arasında arabuluculuk yapan Sudanlı basın mensubu Mahcub Muhammed Salih’in ise konuya ilişkin farklı bir görüşü var. Taraflar arasında yaşanan anlaşmazlığın ‘beklenen, tabii bir anlaşmazlık’ olduğunu dile getiren Salih, “Burada iki güçle karşı karşıyayız. Bunlardan ilki, ülkede eşsiz bir devrimi gerçekleştiren halk hareketine öncülük eden güç; diğeri ise halk hareketinin yanında olan ve ordu içerisindeki harekete öncülük ederek çatışmayı çözen güçtür. Çözüm ise söz konusu iki taraf arasında gerçekleştirilecek tam bir ortaklıkla mümkündür. Devrimle başlayan ulusal görevin tamamlanması için ilgili tarafların bakış açılarını birbirine yakınlaştıracak bir denklem bulunmalıdır” dedi.
Salih, her ne kadar ülkedeki krizin üstesinden gelmesine ilişkin ortaya atılan çözümler hakkında ve birçok meselede taraflar arasında görüş farklılıkları olsa da, vatanın çıkarı için tarafların –kendi çıkarlarına ters olsa bile- birtakım tavizler vermeleri gerektiğini belirtiyor.
Mahcub Muhammed Salih, “Vatanın çıkarları tarafların odak noktası olmadığı sürece veya taraflar nezdinde engellerin üstesinden gelmeye yönelik ciddi bir arzu olmadığı müddetçe bir anlaşmaya varılması mümkün değil. Tarafların dışarıdan yardım almaları gerekiyor. Arabuluculuk komitesi bunun için kuruldu” ifadelerini kullandı.
Sokaklara korku ve endişe hâkim
Halihazırda Sudan arenasında güreşen iki güç var. Her biri tatmin edici bir sonuca ulaşmak için araçlarını kullanmaya çalışıyor. Sokaklara korku ve endişe hâkim. Zaman faktörü baskıları arttırıyor. Bundan dolayı Salih, mümkün olan en kısa sürede bir ortaklığa ulaşmak için hızlı bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini söylüyor ve “Taraflar şu anda tek bir teknedeler. Eğer bir karşı devrim gerçekleşirse her iki tarafta tehlikeli bir pozisyona sürüklenecek” diye ekliyor.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri liderlerinden Halid Ömer Yusuf, ‘egemen konseyin yetkileri’ konusundaki anlaşmazlıkların Askeri Geçiş Konseyi ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin bir anlaşmaya varmalarını engellediğini söylüyor. Ordunun geniş bir iktidar alanı ve başkanlık konseyinde hâkim unsur olmak istediğini belirten Yusuf, halk hareketi liderlerinin ise ‘yürütme erkinin güçsüz olmasını önlemek için başkanlık konseyinin yetki alanını daraltmaya’ çalıştığını kaydediyor.
Yusuf, ülkedeki durumun ‘iktidarın sivillere tesliminin gecikmesi’ gibi daha ciddi bir boyut kazandığına dikkat çekerek, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin öncülüğünü yaptığı halk hareketinin barışçıl eylemlerini tırmandıracağını belirtiyor.
Basın özgürlüğü konusunda uluslararası ödüllere sahip olan Salih, Askeri Geçiş Konseyi’nin ‘başkanlık konseyinin çıkarına olacak şekilde geniş yetkilere sahip olmasını önerdiğini, halk hareketi liderlerinin ise görevlerin birbirinden ayrıştırılarak üç organa dağıtılmasında ısrar ettiğini kaydediyor. Salih, bunun çözümü için Fransa ve diğer bir dizi ülkede olduğu gibi başkanlık ile cumhuriyet rejimi arasında orta bir yolun bulunması gerektiğinin altını çiziyor.
“Konsey teklifi reddetti”
Arabulucu komitenin ‘sivillerin ve ordu mensuplarının çoğunluğu oluşturdukları birer konsey kurulması’ gibi bir öneriyle tarafların bakış açılarını birbirine yakınlaştırmaya çalıştığını dile getiren Salih, “Ancak Konsey bu teklifi reddetti ve tek bir konsey oluşturulmasını istedi. Arabuluculuğa devam etmek için Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden bir cevap bekliyoruz. Eğer bir cevap alamazsak, arabuluculuk sürecinin bittiğini kabul edeceğiz” diyor.
Öte yandan, Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi analist Halid el-Ticani, “Ordu ve politikacılar arasında tam bir ortaklığın gerçekleşmesi zorunlu değil. Askeri Geçiş Konseyi ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri arasındaki anlaşmazlık noktası, ordunun geçiş döneminde kilit bir rol oynamak istemesi ve iktidara sembolik olarak katılmayı reddetmesidir. Hâlihazırda bu konuda taraflar arasında bir uzlaşıya varılması çok zor görünüyor” açıklamasında bulundu.
Ticani, Sudan Silahlı Kuvvetleri’nin ulusal bir sorumluluk taşıdığına inandığını ve ülkenin güvenlik, siyasi ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalabileceği gerekçesiyle geçici iktidarın önemli bir parçası olmak istediğini dile getiriyor. Ayrıca ordunun gerek bölge ülkelerden gerekse de uluslararası düzeyde destek bulduğunu sözlerine ekleyen Ticani, oysa her iki tarafın da ‘askerlerin iktidarı sivil bir otoriteye devretmeleri’ hususunda kararlı olduğunu belirtiyor.
Sudan’da Askeri Konsey ve halk hareketi liderleri arasındaki bilinmezlik sürüyor
Sudan’da Askeri Konsey ve halk hareketi liderleri arasındaki bilinmezlik sürüyor
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة





