Gemilerin hedef alınması Körfez’de bir çatışma yaşanacağına dair endişeleri arttırdı

Norveç nakliye gemisi… Geminin üzerinde gerçekleştirilen sabotaj eyleminin izleri görünüyor (EPA)
Norveç nakliye gemisi… Geminin üzerinde gerçekleştirilen sabotaj eyleminin izleri görünüyor (EPA)
TT

Gemilerin hedef alınması Körfez’de bir çatışma yaşanacağına dair endişeleri arttırdı

Norveç nakliye gemisi… Geminin üzerinde gerçekleştirilen sabotaj eyleminin izleri görünüyor (EPA)
Norveç nakliye gemisi… Geminin üzerinde gerçekleştirilen sabotaj eyleminin izleri görünüyor (EPA)

Suudi Arabistan, ABD ile İran arasında Körfez'de artan gerilimin ışığında dün yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) karasularındaki bölgede iki petrol tankerine saldırı düzenlendiğini bildirdi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, saldırıyı kınadı ve bunun küresel petrol tedariğinin güvenliğine yönelik bir saldırı olduğunu belirtti. Halid el-Falih, SPA'ya yaptığı açıklamada, "Pazar sabahı iki Suudi gemisine, BAE'nin ekonomik sularında, el-Fuceyra Emirliği yakınında, Arap Körfezi'ni geçerken sabotaj saldırısı düzenledi" dedi. 12 Mayıs Pazar günü sabah saat 06.00'da meydana gelen kazanın ardından herhangi bir can kaybının ve sızıntının vuku bulmadığını kaydeden el-Falih, gemilerin ciddi zararlar aldığını söyledi.
Suudi Enerji Bakanı, uluslararası toplumun, denizlerin ve petrol tankerlerinin güvenliğini sağlaması gerektiğini dile getirerek, enerji piyasalarının etkilerini ve bunun dünya ekonomisi üzerindeki ciddiyetini öngörmek amacıyla ortak sorumluluk  bilinciyle hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca seyrüsefer özgürlüğünü hedef alan ve dünyanın her yerindeki tüketicilere yönelik petrol tedariki güvenliğini tehdit eden söz konusu saldırıyı kınadı.
Uluslararası Bağımsız Tanker Sahipleri Birliği (INTERTANKO) tarafından yapılan açıklamada, elde edilen fotoğraflarda ‘en az iki geminin yan tarafında bir silahla vurulmanın etkisiyle açılan delikler’ görüldüğü kaydedildi. Ticari ve denizcilik kaynaklarına göre, gemilerden biri Suudi Arabistan Ulusal Denizcilik Firması’na (Bahri) ait olan dev bir petrol tankeriyken, diğer gemi ise el-Merzuka isimli bir başka petrol tankeriydi.
Soruşturmalar devam ediyor
Öte yandan BAE'nin Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Muhammed Gargaş, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, soruşturmaların profesyonelce yürütüldüğünü belirterek, gerçeklerin açığa çıkarılacağını söyledi.
Riyad, deniz ticaret gemilerini hedef alan sabotaj eylemlerini kınadı. Suudi Dışişleri Bakanlığı'ndaki resmi bir kaynak, ülkesinin BAE karasuları yakınlarındaki ticari gemilerini hedef alan sabotaj saldırılarını kınadığını vurguladı. Bu saldırıların ‘deniz trafiğinin güvenliğiiçin ciddi bir tehdit olduğunu ve bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe olumsuz yansımaları olduğunu’ dile getiren kaynak, BAE'nin güvenliğini ve çıkarlarını korumak üzere atmış olduğu her adımda Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu ifade etti.
Tankerlere yönelik sabotaj eylemlerine küresel kınamalar
BAE karasularındaki petrol tankerlerine yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemlerine karşı geniş çaplı tepkiler yağdı.
Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah,Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, önceki gün BAE karasuları yakınlarındaki ticari gemilerini hedef alan sabotaj saldırılarını kınadı. Ayrıca BAE yetkilileri tarafından yürütülen soruşturmaların, seyrüsefer güvenliğini ve ticari hareketliliği tehdit eden bu sabotaj eylemlerinin arkasında kimlerin olduğunu açığa çıkaracağını vurguladı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Dr. Abdullatif ez-Zeyyani, gerçekleştirilen saldırıyı kınadığını dile getirdiği bir açıklamada bulundu. Yaşanan olayın ciddi bir tehlike arz ettiğini ifade eden ez-Zeyyani, söz konusu saldırıların bunları planlayan ve gerçekleştiren kimselerin kötü niyetlerini yansıttığını söyledi.
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, gerçekleştirilen saldırıları sert ifadelerle kınadı ve bu sabotaj eylemlerinin deniz taşımacılığıgüvenliğini ciddi bir şekilde ihlal ettiğini ve bölgedeki tansiyonu yükselteceğini söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Cidde’deki ana merkezinden yaptığı açıklamada, Umman Körfezi'ndeki BAE'nin ekonomik sularında dört ticaret gemisine yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemlerini en sert şekilde kınadı. Açıklamada söz konusu eylemlerin uluslararası deniz trafiğinin güvenliğini tehdit ettiği kaydedildi ve deniz seyrüseferlerin güvenliğinin sağlanması için uluslararası topluma sorumluluk alması çağrısında bulunuldu.
İngiltere Dışişleri Bakanı JeremyHunt, dün yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki gerginliğin tırmanması nedeniyle Körfez'deistenmeyen bir çatışma çıkabileceği hususundaki endişelerini dile getirdi.
Ürdün dün yaptığı açıklamada, aralarında iki Suudi petrol tankerinin de bulunduğu dört gemiye yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemlerini kınadı ve her ne olursa olsun Basra Körfezi'ndeki seyrüsefer güvenliği için tehdit oluşturan her şeyi reddettiği bildirdi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, BAE karasuları yakınlarındaki dört gemiye yönelik gerçekleştirilen saldırıların en sert şekilde kınandığı belirtildi.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Süfyan el-Kudat,Ürdün'ün ‘"kaynağı ne olursa olsun, Arap Körfezi'ndeki deniz trafiği güvenliğini ve emniyetini tehdit eden herhangi bir suç eylemini’ tereddütsüz reddettiğini bildirdi.
Lübnan Başbakanı Saad Hariri, el-Fuceyra Emirliği yakınında BAE'nin karasularında seyreden petrol tankerlerine yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemelerini kınadı. Hariri dün yaptığı açıklamada, bu sabotaj eylemlerinin dünyanın en önemli su yollarından birindeki seyrüsefer güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Ayrıca söz konuş eylemlerin kardeş Arap ülkelerine ve ortak Arap güvenliğine doğrudan bir saldırı olduğunu dile getiren Hariri, bu eylemlerin uluslararası petrol piyasaları aracılığıyla küresel ekonominin istikrarını tehdit ettiğini belirtti. Hariri açıklamasının devamında, ülkesinin gerek BAE gerekse de Körfez'deki bütün Arap ülkelerinin yanında olduğunu dile getirdi.
Yemen, BAE’nin ekonomik sularında dört ticari kargo gemisine yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemlerini kınadı. Yemen Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu eylemlerin bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barış için doğrudan bir tehdit oluşturduğu kaydedildi. Açıklamanın devamında söz konusu saldırıların arasında olan kimselerin bölgedeki durumu istikrarsızlaştırmaya çalıştığı ifade edildi ve Yemen’in BAE’nin yanında durduğu belirtildi.
Arap Parlamentosu Başkanı Dr. Meşal bin Fehm es-Silmi de söz konusu saldırıları en sert ifadelerle kınadı. Ticari gemilerin hedef alınmasının bir terör eylemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve bu eylemlerin uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getiren es-Silmi, bu eylemlerin faillerinin bir an önce bulunması için uluslararası topluma kararlı bir şekilde hareket etmesi çağrısında bulundu.
İran üzüntüsünü dile getirdi
Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı tarafında yapılan açıklamada, BAE karasularındaki ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen sabotaj eylemlerinin ‘üzücü ve endişe verici’ olduğu kaydedildi ve olayın ayrıntılarının açığa çıkarılması için soruşturma başlatılması çağrısında bulunuldu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, farklı ülkelerden 4 ticari geminin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kara suları yakınlarında sabotaja uğramasının "endişe verici" olduğunu belirtti. Musevi, Umman Denizi'nde 4 ticari geminin sabotaja uğramasıyla ilgili Dışişleri Bakanlığı sitesinde yaptığı yazılı açıklamada olayın aydınlatılmasını istedi.
Olayın gemicilik faaliyetlerine ve geçiş güvenliğine yönelik olumsuz etkilerine dikkati çeken Musevi, “bölgenin güvenliğine zarar vermek isteyenlere, kötü niyetlilerin komplolarına ve dış faktörlerin maceralarına karşı bölgedeki ülkelerin uyanık olması gerektiğini” ifade etti.
İran Dışişleri Bakanlığı'nın yorumu, Devrim Muhafızları kurumları için çalışan ajansların ve gazetecilerin ‘söz konusu saldırıyı gerçekleştiren kimseleri direnişin çocukları’ olarak nitelendirmesini ardından geldi.
F-35 savaş uçakları Körfez üzerinde devriyeler gerçekleştirdi
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, son zamanlarda Ortadoğu’daki Amerikan menfaatlerine yönelik saldırı hazırlığında olmakla suçladığı İran’a yönelik baskılarını ve yaptırımlarını arttırdı. Nitekim F-35 savaş uçaklarının Körfez üzerinde devriye gezmeleri hadisesi, Washington ve Tahran arasındaki artan gerilim çerçevesinde yaşandı.
Washington, kendi adına Tahran'ı ‘yakın zamanda bir saldırı planlamakla’ suçlayarak, İran’la artan gerilim üzerine USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve bir bombardıman görev gücüne ek olarak ‘USS Arlington’ savaş gemisini ve Patriot hava savunma bataryasını Ortadoğu’ya gönderdi.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo,Fransız, İngiliz ve Alman yetkililerle İran dosyasını görüşmek üzere Brüksel'e gitti. Ayrıca ABD'li bir yetkili Pompeo’nun gerçekleştireceği Moskova ziyaretini bundan dolayı iptal ettiğini söyledi.ABD Dışişleri Bakanı, İran dosyasına odaklanmak amacıyla son birkaç gün içinde Berlin ve Grönland’a gerçekleştireceği ziyaretleri iptal etti.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi,Tahran ve dünya güçleri arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran’a yönelik yaptırımlarını arttırdı.Bu ay söz konusu yaptırımları daha sıkılaştıran Washington, Tahran'ın petrol ihracatını sıfıra indirmek istediğini belirterek, bazı ülkelerin petrolalmalarını sağlayan muafiyetleri iptal etti.



Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Graham, iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad'da ABD Senatörü Lindsey Graham ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Başbakan sıfatıyla ABD Senatörü Lindsey Graham ile iki ülke arasındaki dostane ilişkileri gözden geçirdi.

Prens Muhammed bin Selman ile Graham ve beraberindeki heyet arasında dün Riyad'daki el-Yemame Sarayı'ndaki ofisinde bir görüşme gerçekleşti. Görüşmede bölgesel ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler ve ortak ilgi alanlarına giren konular ele alındı.

Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah ve Devlet Bakanı, Bakanlar Kurulu Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban katıldı.


Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

TT

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Kral Selman: İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme konusundaki kararlı yaklaşımımızı sürdüreceğiz

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz dün yaptığı açıklamada, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve burayı ziyaret eden ziyaretçilere hizmet konusundaki kararlı duruşunu sürdüreceğini vurguladı. Kral Selman bu açıklamayı, Ramazan Ayı’nın başlaması dolayısıyla Suudiler, ülkedeki yabancı sakinler ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara seslenerek yaptı.

Açıklamayı okuyan Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, “Cennet kapılarının açıldığı ve bin aydan daha hayırlı bir gecenin içinde bulunduğu mübarek Ramazan Ayı’nın gelişi vesilesiyle tüm Müslümanları tebrik ediyoruz. Allah’ın bizlere oruç tutma ve iyi amellerde bulunma konusunda yardım etmesini diliyoruz” ifadelerini aktardı.

Kral Selman, Allah’a şükrederek, ülkesinin İki Kutsal Cami’ye ve ziyaretçilerine hizmet etme ayrıcalığını vurguladı ve bu hizmet anlayışının selefleri tarafından da sürdürüldüğünü belirtti.

Ramazan Ayı’nın, nefisleri terbiye etme, hayırlı işler yapma ve toplumda merhamet ve dayanışmayı güçlendirme açısından önemli bir zaman olduğunu kaydeden Kral Selman, Allah’a hem görünen hem de gizli nimetleri için şükranlarını sundu.

Kral Selman, dualarında bu mübarek ayda yapılan ibadetlerin kabulünü, ülkesinde güvenlik ve refahın devamını, Filistin’de ve tüm İslam dünyasında barış ve istikrarın sürmesini diledi.

Daha sonra Kral Selman, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ramazan Ayı’nızı tebrik ediyor, Allah’tan bu ayda Müslümanlara bereket vermesini, ibadetlerimizi kabul etmesini ve ülkemizde güvenlik ve refahın devamını sağlamasını diliyoruz” ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yemen, Filistin, Bahreyn, Kuveyt ve diğer bazı ülkeler, dün akşam hilalin görülmesinin kesinleşmesinin ardından 18 Şubat Çarşamba gününü (bugün) Ramazan Ayı’nın ilk günü olarak ilan etti.

Suudi Arabistan Yüksek Mahkemesi yaptığı açıklamada, Hilal Gözlem Dairesi’nin salı akşamı bir oturum düzenlediğini ve bu oturumda mahkemelerden Ramazan hilalinin görülmesiyle ilgili aldığı tüm raporları incelediğini belirtti. İnceleme ve değerlendirme sonrasında, hilali gören bir dizi güvenilir şahidin ifadesine dayanarak, bu yılki Ramazan Ayı’nın ilk gününün, 18 Şubat 2026 Çarşamba günü olduğuna karar verildiğini açıkladı.

Bu vesileyle, her yıl olduğu gibi, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, diğer İslam ülkelerinin kralları, cumhurbaşkanları ve emirlerine Ramazan tebriği gönderdi. Tebrik mesajlarında, Allah’tan tüm Müslümanların ibadetlerini kabul etmesini, Ramazan’ı ilerleme ve refahla yeniden yaşatmasını dilediler.

Kral ve Veliaht Prens ayrıca İslam ülkelerinin liderlerinden gelen tebrik mesajlarını aldı ve yanıt olarak teşekkür telgrafları göndererek iyi dilekleri ve duaları takdir ettiklerini belirtti; Allah’tan bu mübarek ayın ümmete bereket, huzur ve istikrar getirmesini dilediler.

Öte yandan Mekke ve Medine’de yetkili kurumlar, Ramazan Ayı’nı karşılamak üzere kapsamlı hazırlıklarını tamamladı. Bu hazırlıklar, güvenlik, işletme ve hizmet alanlarını kapsayan entegre bir sistemle gerçekleştirildi ve ziyaretçilerin güvenliği ile akışın en yüksek düzeyde sağlanması hedeflendi.


Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
TT

Amerika ve İran arasındaki ilerleme, tehditleri ortadan kaldırmıyor

İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)
İran haber ajansı Sepah tarafından dün dağıtılan fotoğrafta, Hürmüz'de Devrim Muhafızlarının tatbikatı görülüyor... Fotoğrafta ayrıca, müzakerelerin başladığı dün Cenevre'de İran ve İsviçre dışişleri bakanları da yer alıyor (Reuters)

Umman'ın arabuluculuğuyla dün Cenevre'de gerçekleşen ABD ve İran arasındaki yeni görüşme turunda temkinli ilerleme kaydedildi, ancak iki taraf arasındaki tehditler sona ermedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin "ciddi müzakereler" içerdiğini belirterek, potansiyel metin taslağı için "bir dizi yol gösterici ilke üzerinde genel anlaşmaya varıldığını" duyurdu. Ancak Arakçi, bunun "bir anlaşmaya varıldığı anlamına gelmediğini" vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına gör, bir ABD yetkilisi, "ilerleme kaydedildiğini, ancak birçok ayrıntının hala görüşülmesi gerektiğini" söyledi. Yetkili, İran tarafının kalan bazı eksiklikleri gidermek için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı önerilerle geri döneceğini bildirdiğini ifade etti.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin hedeflerine doğru "iyi ilerleme" kaydettiğini ve her iki tarafın da anlaşmaya giden bir yolu açacak ilkeleri belirlemek için "ciddi çabalar" sarf ettiğini söyledi.

Görüşmeler başlarken, İran Yüksek Lideri Ali Hamaney, bölgeye uçak gemisi göndermenin "İran'ı korkutmadığını" belirterek, "uçak gemisinden daha tehlikeli olanın onu batırabilecek bir silah olduğunu" savundu. Bu sırada Devrim Muhafızları, askeri tatbikatlar sırasında Hürmüz Boğazı'nın bazı bölümlerinin geçici olarak kapatılacağını duyurdu.