İtalya, göçmenleri kurtaranlara 5 bin 500 euro para cezası vermeyi planlıyor

Akdeniz’deki göçmenleri kurtaran bir gemi.  (AFP)
Akdeniz’deki göçmenleri kurtaran bir gemi. (AFP)
TT

İtalya, göçmenleri kurtaranlara 5 bin 500 euro para cezası vermeyi planlıyor

Akdeniz’deki göçmenleri kurtaran bir gemi.  (AFP)
Akdeniz’deki göçmenleri kurtaran bir gemi. (AFP)

İtalyan hükümeti, sahil güvenlik kurumlarının talimatlarına uymayarak denizden kurtarılan ve İtalyan limanlarına götürülen her göçmen için sivil toplum örgütlerinin 3 bin 500 ila 5 bin 500 euro arasında para cezasına çarptırmayı planlıyor.
Yardım kuruluşları, İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini’nin hazırladığı kararnameyi denizde hayat kurtaran sivil toplum örgütlerine karşı açılan bir savaş olarak tanımladı.
Önümüzdeki birkaç gün içinde Bakanlar Kurulu’na sunulacak ve daha sonra parlamento tarafından oylanacak olan kararnameye göre sivil toplum örgütleri her göçmen için 3 bin 500 ila 5 bin 500 euro arasında para cezasına çarptırılacak.
İçişleri Bakanı’nın göç konusundaki tutumuna destek veren yeni kararname, sivil toplum kuruluşlarının denizdeki göçmenleri kurtarma operasyonlarını sona erdirmeyi amaçlıyor.
Hesaplamalara göre kararname son üç yıldır yürürlükte olsaydı Sınır Tanımayan Doktorlar, denizden kurtarılan 80 bin insan için yaklaşık 440 milyon euro ödemek durumunda kalacaktı.
Karara göre göçmenlerin yardım kuruluşlarına nakledilmesi için verilen izinler bir ay ile bir yıl arasında değişim gösteriyor.
Kararnameye tepki gösteren İtalya’daki Sınır Tanımayan Doktorlar'dan Claudia Lodizani “Yeni kararname yasal ilkeleri ve hayat kurtarma görevini tehdit ediyor” dedi.
Salvini daha önce birçok kez İtalya limanlarının sivil toplum kuruluşlarına kapatıldığını duyurmuştu. Avrupa ülkelerini çok sayıda mülteciyi kabul etmek zorunda bırakan bu karar nedeniyle çok sayıda tekne denizde mahsur kaldı.



ABD elçisi Tom Barrack Lübnan konusunda konuştu: Trump'ın sabrının da bir sınırı var

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack (AFP)
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack (AFP)
TT

ABD elçisi Tom Barrack Lübnan konusunda konuştu: Trump'ın sabrının da bir sınırı var

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack (AFP)
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack (AFP)

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Lübnan'da kendi ifadesiyle ‘Başkan Trump'ın sabrına bağlı’ sınırlı bir zaman dilimi olduğunu vurguladı.

Barrack, New York'ta düzenlediği ve Şarku’l Avsat'ın da davet edildiği basın toplantısında şunları söyledi: “Trump sabrıyla tanınsa da bu sabır sınırsız değil. Lübnan'ı çok seviyor ve belki de Dwight Eisenhower'dan bu yana hiçbir ABD başkanı bu sevgiyi göstermemiştir. Bu ülkeye yönelik samimi takdirlerini ifade etti. Ancak Lübnanlılar harekete geçmeli. Bu fırsatı değerlendirmek zorundalar. Aramızda bir etkileşim var, bu nedenle zaman zaman biraz hayal kırıklığına uğrasam da iyimserim.”

Hizbullah'ın silahları konusunda Barrack, kabine içinde ve üç başkan (Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Meclis Başkanı) arasında bir uzlaşmaya varılırsa ve Hizbullah ağır silahlarını yavaş yavaş bırakmayı kabul ederse bunun bir başlangıç olacağını söyledi. Barrack sözlerini şöyle sürdürdü: “Lübnan'da herkes hafif silahlar taşıyor ama burada söz konusu olan İsrail'i etkileyebilecek silahlar. Bu desteklenmesi gereken bir süreç ve Lübnan ordusunun silah toplama işini yapabilmesi için güçlendirilmesi gerekiyor. Sorun şu ki orduya bir süredir ödeme yapılmıyor ve bu da engellerden biri. Tüm bu unsurların aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor. Lübnanlılar arasında büyük saygı gören Lübnan ordusunun silahların nasıl iade edileceği ve bir iç savaşa yol açmadan nasıl toplanacağı konusunda Hizbullah ile yumuşak bir müzakere yürütmesi için güçlendirilmesi lazım. Çünkü bu silahlar yeraltı garajlarında, mahzenlerde ve evlerin altında saklanıyor.”

Barrack, Lübnan hükümetinin Hizbullah'ın silahlarıyla ilgili olarak gecikmesinin sebebinin iç savaş korkusu olduğuna inanıyor.

ABD elçisi, Suriye ile İsrail arasındaki herhangi bir normalleşmenin doğal olarak Lübnan, İsrail, Irak ve nihayetinde İsrail arasında da normalleşmeyi gerektireceğini belirtti. Barrack, “Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, İsrail'in düşman olmadığını ve mevcut sorunlara çözüm bulmak için İsrail'le görüşmeye ve müzakereye açık olduğunu söylerken tutumunda netti. Bu süreç diğer komşu ülkelerde olduğu gibi kademeli adımlarla başlayacak” ifadelerini kullandı.

Barrack, “Başkan Trump'ın İran'ın bombalanmasına verdiği destek gibi attığı cesur adımlar kısa vadeli de olsa bir fırsatı temsil ediyor. Çünkü İran, Hamas, Hizbullah ve Husiler şu anda geçici bir geri çekilme durumunda. Geri kalan ülkelerin kendilerini yeniden tanımlama şansı var” dedi ve kararın kendilerine bağlı olduğunu vurguladı. Barrack, “Bu adımların zaten atılmakta olduğuna ve herkesin bu yönde ilerlemek için sorumlulukla hareket ettiğine inanıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.