Sıddık Yusuf: “Ordu ile güvenlik konseyinin kurulması hususunda anlaştık”

​Sıddık Yusuf
​Sıddık Yusuf
TT

Sıddık Yusuf: “Ordu ile güvenlik konseyinin kurulması hususunda anlaştık”

​Sıddık Yusuf
​Sıddık Yusuf

Sudan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri liderlerinden Sıddık Yusuf, Askeri Geçiş Konseyi liderleriyle olan süregelen müzakereler sırasında gerçekleştirilen şeylere ilişkin memnuniyetini dile getirerek, tarafların ‘egemen konseyin’ başkanlık edeceği bir güvenlik konseyi kurulması hususunda uzlaştıklarını söyledi.
Müzakere heyetinin bir üyesi olan Sıddık Yusuf, Şarku’lAvsat ile verdiği özel röportajda, müzakereler sırasında uzun bir yol kat edildiğini ve bir atılım gerçekleştirildiğini belirterek, bugün egemen konsey başkanının ve konseyin 10 üyesinin açıklanmasıyla birlikte sürecin sonlanacağını söyledi.
Komünist Parti Temsilcisi Sıddık Yusuf,bir sonraki iktidarın güvenlik konseyinin yetki ve işlevlerini tanımlayan bir yasa hazırlayacağını sözlerine ekledi. Savunma, dışişleri, içişleri, adalet ve maliye bakanlarının yeni güvenlik konseyine üye olacaklarını açıklayan Yusuf, Sudan'ın bölgelerini temsil eden 6 üye ve silahlı kuvvetleri temsil eden 3 üye ile birlikte egemen konsey için bir de kadının seçileceğine işaret etti.
Sıddık Yusuf ile gerçekleştirilen röportajın metni:
Müzakere komitesinin bir üyesi olarak Askeri Geçiş Konseyi ile yaptığınız anlaşmadan memnun musunuz?

- Son iki gün boyunca Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri ile Askeri Geçiş Konseyi arasında gerçekleşen müzakerelerde uzunca bir yol kat edildi. Bu büyük bir atılım olarak kabul edilebilir. Müzakereler sırasında  ‘egemenlik konseyi, yasama konseyi ve yürütme konseyi’ olmak üzere 3 yönetim erkinin yetkileri üzerinde duruldu.
Sudan’ın tüm kesimlerini temsil eden bir egemenlik konseyi oluşturduk. Devletin sembolü olması itibariyle sadece yabancı büyükelçileri kabul etme, onaylandıktan sonra sözleşmeleri ve yasaları imzalama gibi görevleri olan konseyin yürütme veya yasamaya ilişkin herhangi bir yetkisi bulunmuyor. Bu, 1986’da tarihinde üçüncü demokrasi döneminde mevcut olan ve üzerinde uzlaşılan egemenlik konseyine benziyor.
Bunu büyük bir atılım olarak kabul ediyoruz. Çünkü askeri konsey tarafından sunduğumuz anayasal belgeye cevaben sunulan belgede tüm otoriteler egemenlik konseyine tahsis edilmişti. Bu büyük bir başarı ve eksiksiz bir anlaşmaya doğru atılmış bir adımdır.
Bu, Askeri Geçiş Konseyi’nin kendinden vermiş olduğu tavizlerden mi kaynaklanıyor, yoksa söz konusu atılım arabulucu komite tarafından mı gerçekleştirildi?
- Askeri Geçiş Konseyi’nin de kanaatinin bu yönde olduğunu, fakat güvenlik konusuna fazlasıyla odaklandıklarını düşünüyorum.Sudan'ın karşı karşıya kalacağı bir dizi problemle ilgili olarak çokça konuştular. Savaş meselelerinin yanı sıra eski rejimin kalıntılarından oluşan uyuyan hücreler ve silahlı milisler var. Bundan dolayı silahlı kuvvetlerin ve askeri konseyin büyük bir rol oynaması gerekiyor.
 ‘Ulusal savunma konseyi’ öneriniz iptal mi oldu?
- Evet, iptal edildi. Ama hükümete bağlı bir güvenlik konseyinin kurulmasıyla ilgili olarak prensipte anlaştık. Güvenlik konseyinin üyelerinin çoğunluğu savunma, dışişleri, içişleri, adalet ve maliye bakanlarından oluşacak. Çoğunluk, hedefleri ve planları belirleyen siciller olacak.
Güvenlik konseyine kim başkanlık edecek?
- Güvenlik konseyine henüz kim olacağına karar vermediğimiz egemenlik konseyi başkanı başkanlık edecek. Onlar egemenlik konseyi başkanının ordudan olmasını istiyorlar, fakat bu eğilime karşıyız. Çünkü ne Afrika Birliği (AfB) ne Avrupa Birliği (AB) ve ne de uluslararası toplum, konsey başkanının asker olmasını kabul eder. AfB Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi, konsey başkanının ordudan olmasını kabul etmemektedir.
Peki, Askeri Geçiş Konseyi’nin geçiş dönemindeki rolü ne olacak?
- Askeri bir konsey olmayacak. Egemenlik konseyindeki temsilcileriyle birlikte hükümette savunma bakanı tarafından temsil edilecekler. İçişleri Bakanı genellikle polislerden seçiliyor. Bu organlar güvenlik güçlerini temsil ediyorlar. Ancak egemenlik konseyin çoğunluğunu siviller oluşturacak.
Güvenlik konseyinin yetkileri neler?
- Güvenlik konseyinin yetki ve işlevlerini tanımlayan bir yasa oluşturulacak.
Egemenlik konseyinin yetkileriyle ilgili de bir yasa olacak mı?
- Egemenlik konseyi, anayasal belgede kararlaştırıldı. Geçiş dönemini düzenleyen bir anayasa bildirisinden bahsediyoruz. Konseylerin bütün yetki ve bileşenleri belgeye dahil edildi.
Bu, askeri konseyin bütün önerilerinden vazgeçtiği ve herhangi bir değişiklik yapmaksızın gönderdiğiniz anayasal belgeyi onayladığı anlamına mı geliyor?
- Evet,belge katılım oranları dışında herhangi bir değişiklik yapmadan onaylandı. Bundan böyle bu oranları, konseylerin oluşumunu ve geçiş dönemini tartışacağız.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri, hala geçiş döneminin 4 yıl olması gerektiği hususunda ısrar mı ediyor?
- Evet, bu konuda taviz verilmeyecek.
Egemenlik konseyindeki katılım oranları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
- Askeri Geçiş Konseyi, arabulucu komite vasıtasıyla üç ordu mensubuna karşılık 7 sivilden oluşacak, başkanlığı bir sivilin üstleneceği ve başkan yardımcısının askeriyeden olması gibi bir şartın bulunmayacağı bir teklif yaptı. Bugün askeri konsey ile görüşmeye gideceğiz. Bu teklifi kabul edeceğimizi düşünüyorum.
Hükümetin kurulmasıyla ilgili olarak ne tür düzenlemeler var?
- Bakanlar kurulu hükümeti oluşturacak.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri tek başına mı geçiş hükümetini temsil edecek?
- Evet, tüm hükümet Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nden olan kimselerden oluşacak. Ancak yasama konseyi ile ilgili olarak henüz bir anlaşmaya varmadık. 
Askeri Geçiş Konseyi’nin bazı siyasi güçlerin yasama meclisine katılımı konusunda ne gibi bir teklifte bulunmasını bekliyorsunuz?
- Askeri Geçiş Konseyi’nin bu hususta herhangi bir teklifi yok. Bugün tartışacağımız şey bu. Daha önce yasama meclisinde güçlü katılım olması gerektiğini ima etmişti.
Hangi güçlerin katılımını kabul edebilirsiniz?
- Bu güçleri belirleyen Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri içerisinde bulunuyoruz. Bu güçler devrime katılan ve Özgürlük ve Değişim Bildirgesi’ni imzalayanlardır.
Bugün gerçekleştirilecek toplantı bir anlaşmaya varılması için yapılacak son toplantı mı?
- Bugün konseylerin oluşumunu, yarın ise seçilen isimleri tartışacağız ve egemenlik konseyi başkanıyla üyelerinin kimler olacağını tartışacağız.
Konsey, herhangi bir bakanın veya milletvekilinin yasama meclisine aday gösterilmesine itiraz etme hakkına sahip mi?
- Ancak gerekli soruşturmaları yaptıktan sonra güvenlik bakımından problemli olduğunu düşündüğü bir husus söz konusuysa itiraz edebilir. Ne biz ne de onlar yolsuzluk yaptığından şüphelenilen birini kabul etme hakkına sahip değiliz.
Komünist Parti’nin de hükümet için önereceği adayları var mı?
- Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin bununla ilgili kurmuş olduğu bir komite var. Her parti adaylarını komiteye sunuyor.
Dün oturma eyleminin gerçekleştirdiği alanda protestoculara karşı gerçekleştirilen saldırının kasıtlı olduğunu düşünüyor musunuz?
- Buna dair birçok açıklama var. Saldırının, askeri konseyle bir anlaşmaya varmamızın ardından devrim karşıtı güçler tarafından gerçekleştirildiğini düşünenler var. Bir diğer ihtimal ise en başından beri oturma eylemini dağıtmak isteyen kimselerin böyle bir saldırıyı gerçekleştirdiği yönünde. Çünkü bütün kuvvetler başka giysiler giyebilirler. Çoğunluk hızlı destek kuvvetlerinin üniformalarını giyiyor. Bu konuda elimizde yeterince veri yok. Gece yarısı silah seslerini duyana kadar askeri konsey ile görüşmelerimizi sürdürdük.
Askeri konsey, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ni ülkedeki durumu tırmandırmakla suçladı…
- Evet, barışçıl eylemlerimizi arttırdık. Dün bütün caddelerin kapatılmasıyla birlikte tansiyon zirveye ulaştı. Barikatları kurmamış olsaydık oturma eylemini gerçekleştiren birçok kişi ölüm veya yaralanmalara maruz kalacaktı.
Askeri konseyden protestocuların darp edilmeyeceğine dair söz aldınız mı?
- Silahlı kuvvetlerin rolünün Sudan halkını korumak ve oturma eyleminin gerçekleştirildiği alanın güvenliğini sağlamak olduğunu söylediler. Ancak Kuzey Hartum ile başkent Hartum’u birbirine bağlayan Mavi Nil Köprüsü yakınlarında darp olayları yaşandı.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri alana ne ölçüde hakim durumda?
- Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alana gelen herkes Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’ne bağlı değil. Ayrıca alana kimlerin gireceğine dair herhangi bir önkoşul yok. Herkesin alana girmeye hakkı var.
Askeri meclisin oturma eylemini şiddetle bastırmak istediğine dair şüpheleriniz var mı?
- Bu konuda hiçbir şüphemiz yok.
Konsey işleri kontrol edebiliyor mu?
- Önceki gün yaşananlar konseyin kontrolünün zayıflığını gösteriyor. Oysaki o gün erken saatlerde kendilerine, protestoculara gerçek mermilerle ateş edileceğine dair bildirimde bulunduk. Ordu en nihayetinde hükümetin bir parçası olacak.
Askeri rejimle eski rejimin sembol isimlerinin tutuklanmaları konusunu tartıştınız mı?
- Askeri Geçiş Konseyi’ne, devrik lider Ömer el-Beşir’in kardeşi Abbas’ın ülke dışına kaçması meselesini sorduk. Hatalarını kabul ettiler ve onu gözaltına almadıklarını söylediler.
Bazıları eski rejimin sembollerinin çoğunun evlerinde olduklarını ve tutuklanmadıklarını söylüyor…
- Bu doğru. Bu kimseler arasında milis komutanlarından Ali Karti de var. Askeri Geçiş Konseyi ile tutuklanmayan güvenlik güçleri ve eski rejimin sembolleri hakkında konuştuk. Şu an iktidarda değiliz. İktidara geldiğimiz gün durumlar değişecek. Ordunun eski rejimin sembol isimleri olarak bilinen kimseleri tutuklamaması büyük bir hata.
Sizce bir kez daha bu tür olaylar yaşanır mı?
- Oturma eyleminin gerçekleştirildiği alana yönelik saldırıyı duyar duymaz alana koşan Sudan halkının gücüne dayanıyoruz.
Meydana gelebilecek herhangi bir karşı devrime ilişkin endişeleriniz var mı?
- Mevcut koşullarda bu olasılık oldukça zayıf. Çünkü kitle hareketi günden güne tırmanıyor.
Gençlik devriminin başarısına ne kadar güveniyorsunuz?
- Zaferden eminiz ve kazanana kadar geri adım atmayacağız. Henüz politik bir grev veya sivil itaatsizlik söz konusu olmadı. Ülke genelinde kapsamı bir greve gitmedik. Konsey'in durum üzerinde herhangi bir kontrolü yok.
Askeri Geçiş Konseyi Başkanı el-Burhan’la bir araya geldiniz mi? İstifasını sunduğuna dair haberler ne kadar doğru?
- Birkaç gün önce iki toplantıda bir araya geldik.  İstifa ettiğini reddetti.
Komünist Parti’nin bu devrimin motoru olduğunu söyleyenler var…
- Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri’nin bünyesindeki bütün gruplar, ülkede meydana gelen değişimin arkasındadırlar. Komünist Parti de bunun bir parçasıdır. Komünist Parti’nin 1989'dan bu yana atmış olduğu sloganlar Sudan halkı nezdinde böyle bir kanaatin oluşmasına yol açmış olabilir.
SPA’nın liderliğindeki çoğunluğu siz mi oluşturuyorsunuz?
- Bu kesinlikle doğru değil. SPA’da ön planda olan isimler Muhammed Naci el-Asam ve Ahmed Rebi’dir. Ahmed Rebi’nin üniversitede öğrenciyken herhangi bir politik eğiliminin olduğu bilinmiyordu. Onlarında dışında da diğer birçok doktor ve mühendis var.
Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri neden 4 yıllık bir geçiş sürecinde ısrar ediyor?
- Çünkü hükümetin önünde tamamlaması gereken birçok görev var. Sudan'da sekiz ayrı askeri oluşum var. Tek bir orduya ulaşmak için böyle süreye ihtiyacımız var. Bunu yanı sıra savaşın etkilerinin üstesinden gelinmesi, ekonomik kriz, suçluların davaları ve  1989’dan bu yana eski rejimin imzaladığı tüm anlaşmaların gözden geçirilmesi böyle bir sürede ısrar etmemizdeki temel unsurlar arasında yer alıyor. Program oldukça büyük ve muhtemelen 4 yıl da bunun için yeterli olmayacak.
Komünist Parti geçiş dönemi başbakanlığı için aday gösterecek mi?
- Başbakan, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri bünyesinde kararlaştırılır. Bu çalışmayla ilgili kurulan bir komite var. Her parti kendi adayını bu komiteye sunuyor.
Komünist Parti Hamdok’u başbakan olarak aday gösterdi mi?
- Hamdok'u biz aday göstermedik. Hamdok, SPA ve Federal Birlik Partisi tarafından aday gösterildi.
Parti sizi geçici hükümetteki herhangi bir pozisyon için aday olarak gösterdi mi?
- Parti beni egemenlik konseyi üyeliğine aday gösterdi. Fakat başarıyı garanti etmiyorum. Komite tarafından konulan esaslar oldukça farklı. Konseyde 7 tane sivil üye olacak. Bu üyelerden biri kadın ve diğer 6 kişi farklı eyaletlerden olacak. Hartum'dan bir aday göstereceğiz. Diğer tarafların ağırlığıyla birlikte sizce kazanma ihtimalim var mı?



Hamas, Gazze Şeridi’nde nakit sıkıntısıyla karşı karşıya

Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
TT

Hamas, Gazze Şeridi’nde nakit sıkıntısıyla karşı karşıya

Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)
Nisan 2024’te Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yıkılmış bir binanın enkazı önünde duran bir satıcıya ürünlerini düzenlemesi için yardım eden çocuk (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki piyasalarda faaliyet gösteren kişiler ile Hamas mensuplarının ifadeleri, hareket üyelerinin maaşlarını nakit olarak tahsil etme konusunda sıkıntı yaşadığını ortaya koydu. Çok sayıda esnafın nakit para kabulünü azaltması ve elektronik uygulamalar ile dijital cüzdanlara yönelmesi, bu sorunu daha da belirgin hâle getirdi.

Bu gelişme, İsrail’in son haftalarda Hamas’ın mali işlerinden sorumlu yetkilileri hedef alıp öldürme operasyonlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde meydana geldi. Söz konusu kişiler arasında, hareket mensuplarına maaşları ulaştırmakla görevli bazı isimlerin de bulunduğu belirtildi.

Hamas çalışanlarının Şarku’l Avsat’a bildirdiğine göre gerek sivil yönetimde gerekse askeri kanat olan İzzeddin el-Kassam Tugayları’nda görev yapanların büyük bölümü maaşlarını nakit olarak alıyor.

Savaşın en yoğun yaşandığı yıllarda da Gazze halkı, paralarını elektronik ortamdan nakde çevirmekte zorluk çekiyordu.

İsrail, geçen ağustos ayında Hamas’ı ekonomik açıdan sıkıştırmak amacıyla şekel banknotlarının belirli bir kupürünün kullanımını yasakladı. Hamas’a bağlı polis teşkilatı da bunun ardından bir genelge yayımlayarak, dükkân sahiplerini ve diğer işletmeleri nakit parayla işlem yapmama konusunda uyardı.


Silahlı grupların “konuşlanma noktaları” Trablus’ta gerilimi yeniden artırdı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
TT

Silahlı grupların “konuşlanma noktaları” Trablus’ta gerilimi yeniden artırdı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, Trablus’ta düzenlenen bir güvenlik toplantısında (Arşiv-Dibeybe’nin Ofisi)

Libya’nın başkenti Trablus’ta güvenlik ve askeri gruplar arasındaki gerilim yeniden arttı. Trablus’un merkezinde Kadi­siye Adası’ndaki konuşlanma konusunda yaşanan anlaşmazlık, son iki yılda yeniden şekillendirilen güvenlik düzeninin, geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe’nin başkentteki silahlı grupların ve güvenlik birimlerinin varlığını yeniden düzenleme girişimlerine rağmen henüz kalıcı bir istikrara kavuşmadığını ortaya koydu.

Misrata kökenli El-Mahcub Tugayı, cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, Adli Polis Teşkilatı ile birlikte Trablus’taki Kadi­siye Adası’ndan çekildiğini duyurdu. Açıklamada, güvenlik noktalarının belirlenmesi amacıyla Başbakanlık İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed bin Galbun ile yapılacak toplantının beklendiği ifade edildi.

Tugay, anlaşmazlığın “kişisel değil, güvenlikle ilgili” olduğunu ve Savunma Bakanı tarafından görevlendirilen herhangi bir gücün, onaylanmış güvenlik düzenlemeleri uyarınca herhangi bir noktada konuşlanmasına izin veren düzenlemelere dayandığını belirtti.

Açıklama, iki güç arasında Kadi­siye Adası’ndaki konuşlanma konusunda yaşanan gerilimin ortasında geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu bölge, geçmişte farklı güvenlik grupları arasında nüfuz alanlarının ve konuşlanma düzenlemelerinin çakışması nedeniyle çeşitli gerilimlere sahne olmuştu.

Kadi­siye Adası daha önce de farklı gruplar arasında gerilim noktası oldu. Geçen yıl İçişleri Bakanlığına bağlı Genel Güvenlik Teşkilatı güçlerinin bölgeye girmesi ve bunun ardından başka güçlerin başkentin çeşitli bölgelerinde yeniden konuşlanmak üzere harekete geçmesi bunlar arasında yer alıyor.

Kadi­siye Adası’ndan yapılan açıklamalı çekilme, anlaşmazlığın nihai olarak çözüldüğü anlamına gelmiyor. Tarafların, konuşlanma düzenlemelerini belirlemek üzere gerçekleştireceği toplantı, Dibeybe hükümetinin güvenlik güçleri arasındaki anlaşmazlıkların yeniden çatışmaya dönüşmesini önleme kapasitesi açısından yeni bir sınav olacak.

Güvenlik haritası

Ulusal Birlik Hükümeti ile Dibeybe karşıtı Terör ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırma Teşkilatı arasında daha önce varılan düzenlemeler, teşkilat güçlerinin Trablus’taki bazı noktalardan yeniden konuşlandırılmasını öngörüyordu. Bu düzenlemeler, teşkilatın hukuki statüsü ve konuşlanma bölgeleri konusunda yaşanan gerilim döneminin ardından yapılmıştı.

Geçtiğimiz temmuz ayında Caydırma Teşkilatı’nın başkentin doğu ve merkezindeki bazı eski konuşlanma noktalarına dönmesine yönelik talimatlar verildi. Bu gelişme, bazı çevrelerce Trablus’taki güvenlik haritasının yeniden şekillendirildiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.

Başkentte güvenlik ve askeri görevleri üstlenen kurumların çokluğu, tabloyu daha karmaşık hâle getiriyor. Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı güçlerin yanı sıra Caydırma Teşkilatı, Adli Polis ve Misrata ile diğer kentlerden gelen çeşitli silahlı gruplar bulunuyor. Bu durum, herhangi bir konuşlanma noktası konusunda yaşanan anlaşmazlığın siyasi ve güvenlik düzeyinde çözülememesi hâlinde daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riskini beraberinde getiriyor.

Dibeybe hükümeti, geçen yıl yaşanan çatışmaların ardından güvenlik haritasını yeniden düzenlemeye çalışıyor. Ancak hükümet, güvenliği sağlamak için aynı zamanda birden fazla güce başvuruyor. Bu da gruplar arasındaki denge sorununun devam etmesine neden oluyor. Bunun en belirgin örneklerinden biri, daha önce farklı nüfuz alanlarına ve konuşlanma düzenlemelerine sahip güvenlik birimleri ile güçlerden unsurları tek bir yapı altında toplayan Trablus Güvenlik Müdürlüğü Destek Gücü.

El-Mahcub Tugayı

El-Mahcub Tugayı, Misrata kentinden çıkan silahlı gruplardan biri ve Merkezi Askeri Bölge bünyesinde faaliyet gösteriyor. Kolektif bir komuta yapısına sahip olan tugayın aksine, Adli Polis Teşkilatı resmî olarak Ulusal Birlik Hükümeti bünyesindeki Adalet Bakanlığına bağlı bulunuyor. Teşkilat; mahkemelerin ve cezaevlerinin korunması, mahkeme kararları ile adli emirlerin uygulanması ve tutuklu ile hükümlülerin naklinden sorumlu.

Resmî statüsüne rağmen teşkilat, son yıllarda başkentteki diğer silahlı gruplarla çeşitli alanlarda kesişen yetkilere sahip oldu ve nüfuz mücadeleleri kapsamında komuta kademesinde sık sık değişiklikler yaşandı.

Terör ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırma Teşkilatı ise Trablus’taki en güçlü gruplardan biri olarak öne çıkıyor. Teşkilatın başında Abdürrauf Kara bulunuyor. Teşkilat esas olarak, sivil havalimanı, hava üssü ve Trablus’taki başlıca cezaevlerinden birini bünyesinde barındıran Mitiga Kompleksi’nde konuşlanıyor.

Teşkilat geniş bir nüfuza sahip ve sahada yüksek düzeyde özerkliğini koruyor. Farklı dönemlerde görünüşte Başkanlık Konseyi veya hükümete bağlı olsa da Dibeybe hükümetiyle ilişkileri geçen yıl ciddi gerilimlere sahne oldu. Bunun ardından Temmuz 2026’da yapılan güvenlik düzenlemeleri kapsamında unsurlarının başkentin doğu ve merkezindeki bazı eski mevzilerine yeniden konuşlandırılması kararlaştırıldı.

Bunların yanı sıra başkentte 444. Muharebe Tugayı ve 111. Tugay gibi başka grupların yanı sıra Misrata ve diğer batı kentlerinden gelen birlikler ile Savunma ve İçişleri bakanlıklarına bağlı güçler de bulunuyor.

El-Mahcub Tugayı’nın güvenlik noktalarının belirlenmesi amacıyla yapılacak toplantıyı bekleyerek Kadi­siye Adası’ndan çekildiğini açıklaması, sahadaki güçler arasında konuşlanma dağılımının henüz nihai olarak belirlenmediğini gösteriyor. Hükümetin ortak güvenlik düzenlemeleri dayatma ve anlaşmazlıkların açık çatışmalara dönüşmesini önleme kapasitesi ise önümüzdeki dönemde başkentin istikrarı açısından en önemli sınav olmaya devam ediyor.


Burhan, vize başvurusunun reddedilmesinin ardından Washington’a meydan okudu

Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
TT

Burhan, vize başvurusunun reddedilmesinin ardından Washington’a meydan okudu

Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)
Burhan, “Hartum Stadyumu”nda düzenlenen gençlik buluşmasına katılanları selamlıyor (Egemenlik Konseyi Medya Ofisi)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan, Washington’a meydan okuyan açıklamalarda bulunarak, “şantaj” olarak nitelendirdiği girişimi reddetti. Burhan, herhangi bir seyahat vizesi almak istemediğini ve Sudan’dan ayrılmayacağını söyledi. Açıklamaları, ABD’nin geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere ülkeye giriş vizesi vermeme kararına gönderme olarak değerlendirildi.

Burhan, 24 Eylül’de New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’nun 81. oturumunda ülkesinin heyetine başkanlık ederek konuşma yapmayı planlıyordu. Ancak Washington kendisine giriş vizesi vermedi.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre ABD’nin vize vermesi, Burhan’ın Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden iç savaşta 90 günlük insani ateşkesi kabul etmesine bağlıydı. Söz konusu ateşkes önerisi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos tarafından sunuldu. Ancak Burhan öneriyi reddederek, savaşı sürdürme kararlılığını belirtti.