Avrupa seçimleri öncesi aşırı sağcılar Milano’da miting düzenliyor

Milano’da bir pankart (AFP)
Milano’da bir pankart (AFP)
TT

Avrupa seçimleri öncesi aşırı sağcılar Milano’da miting düzenliyor

Milano’da bir pankart (AFP)
Milano’da bir pankart (AFP)

Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini, bugün, Avrupa'nın dört bir yanından gelen aşırı sağcı popülist partilerin de katılacağı Milano'da düzenlenecek kalabalığa liderlik etmeyi planlıyor.
Aşır sağcı Lig Partisi’nin lideri Salvini, merkez sol, merkez sağ ve liberal partileri kontrol edecek Avrupa politikasını değiştirmeyi amaçlayan Avrupa’nın aşırı sağcı çabalarına öncülük ediyor.
Bakan Milano kentinin simgesi olan Duamo Katedrali önünde yapılacak miting için Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Avrupa’nın tarihini değiştiriyoruz, çocuklarımız adına geleceği kendi ellerimizle kazanıyoruz” dedi.
Mitinge, Fransa'da aşırı sağ görüşlü Ulusal Cephe (FN) partisinin başkanı Marine Le Pen, Almanya için Alternatif partisi lideri Jörg Meuthen ve Hollanda'da ana muhalefetteki aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin lideri Geert Wilder katılıyor. Katılımcılar arasındaki en dikkat çeken isim ise Salvini liderliğindeki ittifaka katılmayı reddeden Macaristan Başbakanı Viktor Orban.
23-26 Mayıs'ta yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağın güç kazanması bekleniyor.



ABD, Afrika’da “Ukrayna tarzı” maden anlaşması peşinde

M23 gerillaları, KDC'deki maden yataklarının bulunduğu bölgeleri elinde tutuyor (Reuters)
M23 gerillaları, KDC'deki maden yataklarının bulunduğu bölgeleri elinde tutuyor (Reuters)
TT

ABD, Afrika’da “Ukrayna tarzı” maden anlaşması peşinde

M23 gerillaları, KDC'deki maden yataklarının bulunduğu bölgeleri elinde tutuyor (Reuters)
M23 gerillaları, KDC'deki maden yataklarının bulunduğu bölgeleri elinde tutuyor (Reuters)

ABD, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Ruanda'ya barış ve maden anlaşması için baskı yapıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Danışmanı Massad Boulos, Reuters’a verdiği röportajda, bölgeye Batılı ülkelerden milyar dolarlık yatırım yapılmasını sağlayacak bir anlaşma istediklerini söylüyor.

Boulos, KDC ve Ruanda’nın iki ay içinde Beyaz Saray’da anlaşma imzalamasını hedeflediklerini belirtiyor.

KDC'de 23 Mart Hareketi (M23) adlı isyancı grup orduyla mücadeleyi sürdürüyor. Ruanda tarafından yönetildiği öne sürülen örgüt, Goma ve Bukavu gibi iki büyük kentle birlikte maden zengini başka bölgeleri de kontrol ediyor. M23 militanlarının çoğu, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame'nin de kabilesi olan Tutsilerden oluşuyor.

Boulos, iki ülkenin de güvenlik endişelerini giderecek adımları atmasını istediklerini söylüyor. Bu kapsamda Ruanda’nın askerlerini Kongo’dan çekmesi ve M23’e desteğini sonlandırması talep ediliyor. KDC’nin de Ruanda hükümetine karşı savaşan Ruanda’nın Kurtuluşu için Demokratik Güçler (FDLR) örgütüne desteği kesmesi isteniyor.

Trump’ın danışmanı, ilerleme kaydedilip edilmediğinin tespiti için ABD, Katar, Fransa ve Togo’nun yer aldığı bir komite oluşturulduğunu da sözlerine ekliyor.

Boulos, KDC ve Ruanda’nın barış tekliflerinin değerlendirileceğini ve taraflar arasında mutabakata varıldığında maden anlaşmalarının imzalanacağını belirtiyor:

Barış anlaşmasını imzaladığımızda, KDC’yle maden anlaşması da aynı gün tamamlanacak. Ardından Ruanda’yla da farklı ölçekte bir maden anlaşması imzalanacak.

Londra merkezli Financial Times’ın marttaki haberinde, Trump yönetiminin maden anlaşması için KDC lideri Félix Tshisekedi’yle görüşme yaptığı yazılmıştı. ABD’nin, KDC’ye destek karşılığında bakır, kobalt ve uranyum gibi nadir bulunan madenlere erişim istediği aktarılmıştı.

Trump yönetimi, benzer bir anlaşmayı uzun müzakerelerin ardından 30 Nisan’da Ukrayna’yla da imzalamıştı. Anlaşma uyarınca ABD, bugüne kadarki askeri ve finansal desteği karşılığında, Ukrayna’nın nadir toprak elementlerine ve doğal kaynaklarına erişebilecek.

Independent Türkçe, Reuters, FT