Trump, Basra Körfezi'ne takviye güç gönderiyor

Trump, Basra Körfezi'ne takviye güç gönderiyor
TT

Trump, Basra Körfezi'ne takviye güç gönderiyor

Trump, Basra Körfezi'ne takviye güç gönderiyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın bölgedeki tehdidinin etkisini kontrol altına almak için Ortadoğu’ya yaklaşık bin 500 ek Amerikan askeri göndereceğini açıkladı. Trump ayrıca ABD ordusunun, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyılarındaki petrol gemilerine gerçekleştirilen sabotajdan doğrudan Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) sorumlu olduğuna inandığını söyledi. DMO Sözcüsü ise bölgeye gönderilen uçak gemilerinin ve desteğin amacına ilişkin şüpheler olduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, Japonya’ya gitmeden önce Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği basın toplantısında bölgedeki durumun güvenliğin sağlanması gerektirdiğini belirtti. Destek kuvvet göndermenin bölgedeki güçlerin korunmasını da sağlayacağını vurguladı.
İran tehdidini etkisiz hale getirme konusunda ısrarlı olan Trump, daha önce yaptığı açıklamada Tahran nedeniyle bölgedeki askeri varlığı güçlendirmenin gerekliliğine dikkat çekmiş, zorunda kaldığı takdirde bu adımı atmaya hazır olduğunu söylemişti.
ABD Uluslararası Güvenlik İşlerinde Savunma Bakan Yardımcısı Vekili Kathryn Wheelbarger de yaptığı basın açıklamasında, Pentagon’un BAE gemilerine yapılan saldırılardan doğrudan DMO’nun sorumlu olduğuna inandığını belirtti. Wheelbarger, “İstihbarat bilgileri, İran’ın bölgedeki tehditleri de göz önünde bulundurulduğunda saldırının Tahran tarafından gerçekleştirildiğine işaret ediyor” ifadesini kullandı.
Wheelbarger, gönderilecek birliklerin çoğunun Patriot füze bataryalarını çalıştıracak mühendislerden ve teknisyenlerden oluştuğunu söyleyerek söz konusu sistemlerin nerede konuşlandırılacağı konusunda da bir sunum yapıldı bilgisini verdi.
CNN’e göre dün ABD’li bir uzman, Trump’ın Savunma Bakanı olarak görevlendirilen Patrick M. Shanahan’ın İran’ı caydırmak için Ortadoğu’da ek askeri güçler konuşlandırma talebini onayladığını bildirdi.
Trump, geçen perşembe günü Shanahan ile bir araya gelerek İran ile mevcut gerilim ışığında ABD güçlerini korumak üzere bölgeye destek gönderme konusunu görüştü.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da geçtiğimiz günlerde Körfez'deki son saldırılardan İran’ın ve uzantılarının sorumlu olduğunu belirtmişti.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kısa süre önce yaptığı açıklamada ülkesinin bombardımana maruz kalması halinde bile ABD baskılarına asla teslim olmayacağını ve hedeflerinden vazgeçmeyeceğini söylemişti. İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri de mevcut mücadelenin bir irade çatışması olduğuna, Tahran’ın herhangi bir düşman müdahalesine sert ve ezici bir yanıt vereceğine vurgu yaptı.
ABD geçen yıl, İran’ı nükleer programına, balistik füzelerin gelişmesine ve bölgesel tehditlerine daha fazla kısıtlamalar getiren kapsamlı bir anlaşmayı kabul etmeye zorlamak için 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmişti.
İran basınında yer alan haberler göre DMO Sözcüsü Ramazan Şerif de “Herhangi bir geminin veya gücün bir coğrafi bölgeden diğerine gönderilmesi geri adım atmamızı sağlamayacak” dedi.
Şerif, ABD Başkanı’na hitaben “Uzaktan kimi korkutuyorsun? ABD’liler Körfez’e soluk bir beniz ve titreyen ellerle giriyor” diye konuştu. Güçlerinin 1979 devriminden bu yana hiç olmadığı kadar düşmanları ile yüzleşmeye hazır olduğunu vurguladı.
Savaş korkusuyla İran sokaklarına baskı yapıldığına işarette bulunan Şerif ayrıca “Gürültü ve medya ile kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar” dedi.
DMO Komutan Yardımcısı Ali Fadavi, geçen çarşamba günü yaptığı açıklamada “Hürmüz Boğazı’nın kuzeyindeki her şey kontrolümüz altında. ABD savaş gemilerinin bölgedeki hareketleri İran Ordusu ve DMO’nun kontrolünde” ifadelerini kullandı.
Buna karşılık ABD ordusu, uluslararası hukukun izin verdiği tüm bölgelere uçmaya ve denizde ilerlemeye devam edeceğini duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Sözcüsü Yüzbaşı Bill Urban, "ABD Merkez Komutanlığı'nın sorumluluğu altındaki bölge genelinde müttefiklerimizle serbest dolaşım sağlamak için hazırız" diye konuştu.
Rus medyasında çıkan haberlere göre Rusya parlamentosu üst kanadı Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcısı Vladimir Jabarov, Moskova’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bölgeye ek ABD birliklerinin konuşlandırılması konusunu gündeme getirebileceğini söyledi.



İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
TT

İngiltere'de bir hava üssünü hedef almayı planladıklarından şüphelenilen 5 kişi gözaltına alındı

İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)
İngiltere'deki Fairford Hava Üssü'nde konuşlu ABD'ye ait B-1 bombardıman uçağı (AP)

İngiliz polisi dün ülkenin güneybatısındaki bir hava üssü yakınlarında, patlayıcı madde ve terör bağlantılı eylem hazırlığında olduklarından şüphelenilen 5 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmayı yürüten müfettişler, dün erken saatlerde Fairford Hava Üssü'ne doğru ilerlediği değerlendirilen 3 şüpheli araç ihbarı üzerine harekete geçildiğini doğruladı. Emniyet yetkilileri daha sonra yaptıkları açıklamada, durumun kontrol altına alındığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, şüphelilerin tesise "ağır hasar vermeyi" hedeflediklerini belirterek, İngiliz ve ABD makamlarının bir süredir bu kişileri zaten takip ettiğini ve incelemenin sürdüğünü ifade etti.

Fairford Hava Üssü, ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 501. Savaş Desteği Kanadı'na ev sahipliği yapıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun İngiltere'yi ABD bombardıman uçaklarının bu üsten havalanmasına izin vermemesi yönünde uyarılarda bulunmasının ardından Londra yönetimi temmuz ayında, silahlı kuvvetlerinin ülkeyi her türlü saldırıya karşı korumaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre soruşturmaya yakın bir kaynağa göre, şüphelilerin İran bağlantılı bir saikle hareket etmiş olması ihtimali en güçlü seçenek olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte şüphelerin Rusya'nın olası bir sabotaj girişimini veya radikal İslamcı grupların bir komplosunu da kapsadığı belirtiliyor.


İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe