Bolton: BAE tankerlerini hedef alan saldırıda İran’ın parmağı var

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de Veliaht Prens Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de Veliaht Prens Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi
TT

Bolton: BAE tankerlerini hedef alan saldırıda İran’ın parmağı var

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de Veliaht Prens Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de Veliaht Prens Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir araya geldi

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün Abu Dabi’de gerçekleştirdiği müzakerelerde İran’ın BAE’ye ait petrol tankerlerini hedef alan saldırıya deniz mayınları kullanarak karıştığını belirtti. Devrim Muhafızları’nın yurt dışındaki uzantısı Feylak el-Kudüs’ün ve Kasım Süleymani’nin ABD’nin Irak’taki diplomatik misyonlarına ve üslerine saldırmak için Iraklı milisleri kullanmasından endişe duyduklarını belirtti.
Abu Dabi Veliaht Prensi ile John Bolton başkentte gerçekleştirdikleri toplantıda iki ülke arasında birçok alanda yapılan iş birliği ile ortak öneme sahip meseleleri görüştü.
İkili, ülkelerin güven ve huzurunu hedef alan radikalizmle mücadeleye yönelik olarak uluslararası toplum tarafından harcanan çabalara vurgu yaptı.
ABD’nin Abu Dabi Büyükelçiliği tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Bolton, ABD’nin Körfez’deki askeri varlığını artırmasını savunarak atılan bu sağduyulu adımın İran için bir uyarı olduğunu kaydetti.
Tahran’ın bu ayın başında BAE’ye ait 4 gemiye düzenlenen saldırıya karıştığından emin olduğunu belirten Bolton saldırıda kullanılan mayınların İran’a ait olduğunu belirtti.
Bolton; İran’ın bu saldırının faili olduğu konusunda Washington’ın hiçbir şüphesi olmadığını ve bu konuda çok uyanık olmalarını gerektiğini söyledi. “Bölgedeki müttefiklerimizle ne yapabileceğimiz konusunda yoğun görüşmeler gerçekleştiriyoruz” ifadesini kullandı.
Bolton, Suudi Arabistan’ın Kızıl Deniz sahilindeki ana petrol kentlerinden Yenbu’ya yapılan saldırı hakkında ise detay vermedi.
İran’ın gemilere yapılan saldırıya karıştığını gösteren deliller olup olmadığı hakkındaki soruyu da cevaplayan Bolton “Önemli olan İran yönetiminin ne yaptığının bizim tarafımızdan bilindiğinin farkında olmasıdır” dedi.
Saldırının arkasında kimin olduğunu henüz açıklamayan BAE; Suudi Arabistan, Norveç, Fransa ve ABD ile konu hakkında ortak bir soruşturma yürütüyor. Abu Dabi’nin aktardığına göre Hürmüz Boğazı çıkışındaki Füceyre Limanı’nda 4 gemi (Suudi Arabistan’a ait iki petrol tankeri, Norveç’e ait bir petrol tankeri ve BAE’ye ait bir yük gemisi) saldırıya uğramıştı.
Söz konusu saldırı, ABD ile İran’ın yaptırımlar nedeniyle büyük gerginliğin yaşandığı BAE sularında meydana geldi.
ABD merkezli CBS kanalının aktardığına göre ABD’li bir askeri heyet geçen hafta BAE’ye giderek görüşmelerde bulundu. Görüşmede yapılan değerlendirmelerde İran’ın 4 gemiye saldırmak için deniz mayınları kullandığı ortak fikrine varıldı.
Birçok kez Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunan İran, Umman Denizi’nde yaşananların endişe ve üzüntü verici olduğunu söylüyor. Ancak bu olaydan iki gün sonra Suudi Arabistan’ın doğusundan batısına petrol taşıyan ana boru hatları üzerindeki iki pompa istasyonu İran destekli Yemenli isyancılar tarafından insansız hava araçları ile hedef alındı.
ABD’nin mayıs ayının başında İran petrolüne yönelik yaptırımlarını sertleştirmesinden bu yana bölgede sular durulmuyor. İlk olarak petrol tankerleri hedef alındı, ardından da petrol boru hatlarına saldırıldı. Bu gelişmelerin ardından ABD bölgeye 1500 askerden oluşan bir takviye yaptı.
Bolton dün yaptığı açıklamada “Feylak el-Kudüs ve Kasım Süleymani’nin Şii milisleri kullanarak Irak’taki güçlerimize saldırmasında endişe duyuyoruz” dedi. “Herhangi bir saldırı yaşanırsa bundan Feylak el-Kudüs’ü sorumlu tutarız” ifadelerini kullandı.
İran’ın Avrupa ülkeleri ile yaptığı nükleer anlaşmadan çekilmesi için geçerli bir sebep bulunmadığını belirten Bolton “İran’ın nükleer anlaşmadan çekilmek istemesinin tek sebebi nükleer silah bulundurmak istemesidir” dedi.
İran’ın Avrupalılara süre tanıması ve uranyum geliştirmeyi sürdürme tehdidinde bulunmasının nükleer silah kapasitesini artırmayı hedeflediğini gösterdiğini belirten Bolton “Bu gelişmeler nükleer anlaşmanın İran’ın nükleer silah geliştirme arzusu ve bölgedeki terör faaliyetlerini engelleyemediğini gözler önüne seriyor” ifadesini kullandı.
İran, Avrupa ülkelerine temmuz ayına kadar süre tanımış ve büyük oranda uranyum geliştirme tehdidinde bulunmuştu.
Bolton geçen hafta yaptığı açıklamada ellerinde İran kaynaklı tehditler hakkında birçok belge bulunduğu belirtmiş ancak bu tehditlerin ne olduğu konusunda detay vermemişti.
Alman istihbaratı tarafından yayınlanan bir raporda İran’ın nükleer santralinin kapasitesini genişletmek için çalıştığı bilgisi verildi.
İngiltere merkezli Daily Mail gazetesinin aktardığına göre Alman istihbarat raporunda nükleer ve kimyasal kitle imha silahları geliştirmesi sebebiyle İran tehlikeli bir ülke olarak nitelendi.
Raporda, Tahran’ın kitle imha silahı geliştirme projelerini finanse etmek için kara borsa ve gayri meşru para kanallarını kullanması konusunda uyanık olunması gerektiğine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca İran ve Kuzey Kore’nin savaş güçlerini artırmak için bazı uluslararası fabrikaların sağladığı dev imkânlardan yararlanmaya çalıştıkları ifade edildi. Batılı bir şirketin Malezya merkezli bir şirketten aldığı talimatla füze fırlatılmasında kullanılabilecek bir araç ürettiğini ve üretilen bu aracın İran’ın eline geçebileceği uyarısında bulunuldu.



ABD ve İsrail genelkurmay başkanları cuma günü Pentagon'da bir araya geldi

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
TT

ABD ve İsrail genelkurmay başkanları cuma günü Pentagon'da bir araya geldi

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Keane, 1 Kasım 2025'te İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte İsrail ziyaretinde (İsrail ordu videosundan)

İki ABD'li yetkili, Reuters'e verdiği demeçte, İran'la artan gerilimler arasında ABD ve İsrail'in üst düzey generallerinin cuma günü Pentagon'da görüşmeler yaptığını söyledi.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane ile İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir arasında yapılan kapalı kapılar ardındaki görüşmelerin ayrıntılarını vermedi. Görüşme daha önce duyurulmamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı müzakere masasına oturmaya zorlamak amacıyla defalarca tehdit etmesinin ardından, ABD Ortadoğu'daki deniz gücünü ve hava savunmasını güçlendirdi.

İran yönetimi dün, ABD'nin bir saldırı başlatması durumunda bölgesel bir çatışmanın yaşanabileceği konusunda uyardı.


İngiliz siyasetçi Peter Mandelson Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi'nden istifa etti

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
TT

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle İşçi Partisi'nden istifa etti

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)
İngiliz siyasetçi Peter Mandelson (Reuters)

İngiliz siyasetçi Peter Mandelson, Jeffrey Epstein ile olan arkadaşlığı hakkındaki yeni bilgilerin ortaya çıkmasının ardından, partiye "daha fazla zarar vermemek" için İşçi Partisi'nden istifa ettiğini söyledi.

Geçtiğimiz yıl Epstein ile olan bağlantıları nedeniyle ABD Büyükelçiliği görevinden alınan Lord, İngiliz haber ajansı PA Media'ya göre ABD Adalet Bakanlığı tarafından cuma günü yayınlanan ve adı kötüye çıkmış finansçıyla ilgili belgelerde yer aldı.

Mandelson,dün akşamı İşçi Partisi Genel Sekreteri Holly Ridley'e partiden istifa ettiğini bildirmek için bir mektup yazdığını söyledi. Mektubunda şu ifadeler yer aldı: "Adım bu hafta sonu bir kez daha Jeffrey Epstein'ı çevreleyen haklı tartışmayla ilişkilendirildi ve bundan dolayı derin üzüntü ve pişmanlık duyuyorum."


Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
TT

Lavrov: Avrupa, Rusya ve ABD arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (DPA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'yı Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak, Avrupalı ​​elitlerin Ukrayna rejimini Rusya'ya karşı savaş açmak için kullandığını belirtti.

RT televizyonunun haberine göre Lavrov, "Avrupa, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın politikalarını Avrupa çıkarlarına zararlı gördüğü için Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında anlaşmazlık yaratmaya çalıştı ve hâlâ çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: "Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki çıkar ayrışmasının sıcak bir çatışmaya dönüşmesine izin vermek suç olur."

Bu bağlamda, Rusya Devlet Başkanlığı sözcüsü Dmitry Peskov bugün yaptığı açıklamada, Polonya ve Baltık ülkelerinin, "Rusya'ya düşman olanlar" listesinde en üst sıralarda yer aldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Rus haber ajansı Sputnik'ten aktardığına göre Peskov, Rossiya 1 televizyon kanalından Pavel Zarubin'e, "Rus karşıtı saflarda Baltık ülkeleri ve Polonyalılar muhtemelen en ön sıralarda yer alıyor" dedi. Peskov ayrıca, "Rusya'ya ait her şeye duyulan nefret, Polonya liderliğinin tutumlarına da nüfuz etmiş durumda" ifadesini kullandı.

Peskov daha önce, Polonya ve Baltık yetkililerinin Rusya'ya karşı beslediği yoğun nefreti "ciddi bir hata" olarak nitelendirmiş ve Polonya ile Baltık devletlerinin, nedense Rusya'dan korktuğunu ve onu "şeytanlaştırdığını" belirtmişti. 

Peskov sözlerine şöyle sürdürdü: "Bu bir hata mı? Kesinlikle ciddi bir hata, çünkü bu ülkeler Rus kültüründen çok şey öğrenebilir ve Rusya ile etkileşim kurabilirlerdi."