El-Mahzara, Moritanya’daki bedevi bir üniversite

Şairler ülkesinde Arapçayı zirveye çıkaran köklü gelenekler

El-Mahzara üniversitesi hocalarından Muhammed el-Hasen el-Hadim öğrencileriyle birlikte (Independent Arabia)
El-Mahzara üniversitesi hocalarından Muhammed el-Hasen el-Hadim öğrencileriyle birlikte (Independent Arabia)
TT

El-Mahzara, Moritanya’daki bedevi bir üniversite

El-Mahzara üniversitesi hocalarından Muhammed el-Hasen el-Hadim öğrencileriyle birlikte (Independent Arabia)
El-Mahzara üniversitesi hocalarından Muhammed el-Hasen el-Hadim öğrencileriyle birlikte (Independent Arabia)

El-Mahzara; 16 senedir her gün Ulumu’l Kur’an, hadis, siyer, fıkıh, Nahiv, sarf, belagat, mantık ve Eyyamu’l Arap gibi ilimlerin okutulduğu bedevi bir üniversite. Moritanya’da bulunan üniversite tüm bu ilimleri okutan bir hoca tarafından yönetiliyor. Bu üniversitenin geleneklerinden birisinde hadislerde geçen“ Çarşamba günü başlanılan iş muhakkak ki tamam olur” ilkesi temel alınıyor ve öğrenciler ders günlerinin sonuncusu olan Çarşamba gününde metin okumaya başlatılıyor Dersler cumartesi başlayıp Çarşamba günü son bulurken Perşembe ve Cuma günleri tatil. Öğrenciler tatil günlerinde derslerini tekrar edebiliyor, dinlenebiliyor veya akraba ziyareti gerçekleştirebiliyorlar. Peki, hak ettiği ilgi ve araştırmayı görmeyen bu üniversitenin ders müfredatı ve eğitim metodu ne? Öğrenciler ne tür yazı malzemesi kullanıyor?  Bu üniversitedekilerin geçim kaynağı ne? Üniversite çevresi ile nasıl bir etkileşim içinde?  Üniversite öğrencilerinin şiir geceleri nasıl?
Okumak ve yazmak
Mahzara üniversitesinde eğitim gören öğrenciler okumak ve yazmak için ağaç gövdelerinden yapılmış ahşap levhalar kullanıyor. Yazı için “Samga (zamk)” adıyla bilinen bir mürekkep kullanılırken bu mürekkep, ortası oyulmuş bir taş olan ve  “Adki” olarak isimlendirilen bir alet içinde kömür, yapışkan ve su kullanılarak üretiliyor. Öğrencilerin büyük bir ahşap levha tutkusu var. Üniversite öğrencilerinden biri ahşap levha için şiir bile yazmış. “Benim yoldaşım ve arkadaşım” diyor ahşap levha için. Öğrenciler ahşap levha üzerine yazmak için siyah, kırmızı, yeşil ve sarı renkli mürekkepler kullanıyor. Üniversite hocalarından Ahmed el-Hadim’in oğlu Ebu Muhammed siyah mürekkebin; bir tencere içinde su,  akasya (yerel ismi salaha) taneleri, biraz zamk ve Selem (Tamat olarak bilinir) ağacı yapraklarının kaynatılması ile üretildiğini ve sonrasında kaynatılan bu şeyin bir çeşit korunma sağlanması için ağaca asıldığını söylüyor. Kırmızı mürekkep ise “Hummira” ismi verilen bir taştan üretiliyor. Taşın oyulan kısımları suyun içine dökülüyor ve böylece mürekkep oluşuyor. Sarı mürekkebi de “Talulaka” adındaki bir ağacın yapraklarından üretiyorlar. Yeşil mürekkebin üretiminde ise büyük ve küçükbaş hayvanların safraları kullanılıyor. Mahzara üniversitesinde kullanılan kalemlere gelirsek hurma ağacı yapraklarından üretilen “Acrid” kalemi Mahzara’da en fazla kullanılan kalem konumunda. Mahzara’daki yazı çeşidi hakkında konuşan Ebu Muhammed “ ‘kaf’ harfinin tek nokta ile yazıldığı bir Endülüs hattıdır. “Fe” harfi ise altına bir nokta konularak yazılır. Kelimenin sonundaki ‘Fe’ harfi de noktasız ve uzatılarak kuyruklu bir şekilde(ف) yazılır. Kelime sonundaki ‘Kaf’ yukarı doğru yaslanılarak “Ye” harfi ise kuyruğu geriye uzatılarak (ے) kâğıda geçirilirken kelime sonundaki “Ye”, “Nun”, “Fe” ve “Kaf” harflerine nokta konulmaz” dedi.
Mushaf yazımında Kat’ı hemzesini sarı nokta ve vasıl hemzesini de kırmızı nokta olarak yazıyorlar. Vasıl hemzesi ile başlandığını ise yeşil bir nokta ile belirtiyorlar. “Sad” ve “Dat” harfleri eliptik veya yukarı doğru yay gibi kıvrımlı bir şekilde yazılıyor. Mahzara üniversitesindeki yazı tipinde “Teşerruki” bir eğilim var. Yazı çok ince bir seyir takip ediyor. “Dal” ve “Zal” harflerini “Ra” ve “Ze” harfi şeklinde yazılırken aynı zaman bu son iki harfi geriye ve yukarıya doğru uzatarak yazıyorlar. Üniversitenin adetlerine göre metinler kırmızı mürekkep, şerhler ise siyah mürekkeple yazılıyor. Haşiyeyi siyah renkle yazdıklarında üzerine “ح”ve “ط” işaretleri koyuyorlar. Şiir beyitleri ise kırmızı ve siyah mürekkeple metin yazımında kullanılan hatta göre daha ince bir şekilde yazılıyor.
Geçim kaynakları
Öğrenciler geçimlerini evlerinden üniversiteye getirdikleri inek sütüyle sağlıyor. Süt her azaldığı vakit bir yenisini ekliyorlar. Bazılarının yazdıkları şiirde sütü övdüklerini görüyorsunuz. Mahzara üniversitesindekilerin diğer bir geçim kaynağı evlenen kişilerin ve çocuğu olanların üniversiteye bağışladığı koyunlar. Öğrencilerin geçim kaynaklarından bir diğeri de üniversitenin yanından geçen kafilenin verdiği pirinç ve diğer tahıl ürünleri.
Mahzara yazısının zarafeti (Independent Arabia)
Şifreli mesajlar

Üniversitede “Beravat’ü-Talamid” adıyla bilinen bir mesaj var. Tatil olduğu vakit öğrenciler çevre mahallelere giderek halktan yardım istiyor ve infakı teşvik eden mesajlar okuyorlar. Öğrencilerin diğer bir geçim kaynakları da “et-Tazavvah”. Çocuklar her ayın son Çarşamba günü özellikle de yağmurun uzun süre yağmadığı dönemlerde Tazavvah adı verilen kapları ellerine alarak şarkılar eşliğinde yürüyorlar.  Diğer taraftan çocuklar Gaybe mahallesindeki insanların geliş mevsiminde yollara çıkıyorlar. Eğer kendilerine bir ikramda bulunan olmazsa “Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir” mealindeki ayeti okuyorlar. Hatim geleneği de Mahzara öğrencilerinin diğer geçim yollarından biri.  Bir öğrenci Kur’an’ın dörtte birlik bölümünü tamamladığı zaman öğrencilerden yazısı en güzel olan seçilir ve Kur’an’ın çeyreğini bitiren öğrencinin son derste okuduğu bölümü yazar. Sonra da sokaklara çıkarak yazılan bu bölümü tertil üzere okuyarak insanlardan yardım isterler. Öğrenciler insanlara mektup göndererek onlardan yardım isterler ve buradan da gelir elde ederler. Öğrenciler bazen de aracının içeriği anlamaması için ailelerine gönderdikleri mektup ve mesajlarda şifreli bir dil kullanırlar.  Bunlara örnek olarak Şeyh Ahmed’in oğlu Ebu Medyen’in mektubunu gösterebiliriz.  Ebu Medyen mektubunda şu ifadeleri kullanıyor “Nahivcilerin yanında nadiren bulunmayan ve Kur’an’da suyun kendisine izafet edildiği kişiden size selam olsun. Sizden Allah’ın Adem’e (a.s.) indirdiği şeylerden bize vermenizi istiyoruz”. Bu mektubun şifrelerini açıklamak istersek Nahivcilerin yanında nadiren bulunmayan şey Eb’dir. Kur’an’da suyun kendisine izafe edildiği şey de Medyen’dir. Ayette (mealen) “Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü” ifadeleri geçmektedir.  Yani Selamı gönderen Ebu Medyen’dir. Allah’ın Hz. Âdem’e indirdiği şey de elbisedir çünkü ayette (mealen) “Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise indirdik” sözleri geçmektedir. Yani mesajda şu ifade edilmek istenmektedir:” Ebu Medyen ailesinden kendisine elbise göndermesini istiyor”. Üniversitedeki öğrenciler öğle yemeğinde pilav yerler ve buna “Darnif” ismini verirler. Akşam yemeğinde ise Ayş (bir tabak buğday unu) ile karınlarını doyururlar.
Öğrenci evleri
Mahzara öğrencileri “et-Tahala” dedikleri çardaklarda kalırlar. Çardaklar “Samam (Um Rakbe olarak da isimlendirilir)” ağacının gövdesinden yapılır. Daire şeklindedir ve ortasında Saltana olarak isimlendirilen bir direk bulunur.  Öğrencilere “Haba” denilen çadırlarda da kalırlar.
Mahzara’daki İlmi Metod
Independent Arabia'nın haberine göre, Mahzara üniversitesinde hoca hiçbir karşılık beklemeden öğrencileri okutur. Dersler özel çardaklarda,  hocanın çadırında veya ağaç altında yapılır. Ebu Medyen “ dersler sabah namazından önce başlar ve yatsı namazına kadar sürer. Hoca “önemli olan önceliklidir” metodunu takip ederek devleti her şeyden önde tutar. Mahzara’daki eğitim metodu bazı olmazsa olmaz esaslara dayanır. Bunlardan bir tanesi de her öğrenciye kapasitesine göre eğitim verilmesidir. Öğrenciler akşam vakti hocanın yanına gelirler. Hoca da onların seviyesini öğrenmek için ilk önce birkaç beyit okur. Sonra da onlardan beyitlerde geçen kelimelerden hangisinin mübteda, haber, fail veya meful olduğunu sorar. İ’rab ilmi Mahzara’da büyük önem taşımaktadır. Buradaki öğrenciler genellikle üniversiteleri ile övünürler.
Şiir Sempozyumları
Moritanya’daki bu üniversitesin öğrencileri genellikle geceleri grup grup şiir okurlar. Bazen iki grup arasında da şiir yarışmaları olur ve şiirler Hamdele ve Salvele ile başlar. Geceleri düzenlenen bu şiir sempozyumlarında okunan şiirlerin ilk beytinin son harfi ile ikinci beytinin ilk harfi aynı olur. Bazen de bu sempozyumlar öğrencileri dinlendiren komik ve eğlendirici şiirlerin okunmasıyla son bulur. Mahzara gibi bedevi üniversitelerin Moritanya’da hala yaygın olması İbni Haldun’un dünyanın fıtri olarak medeni olduğu teorisini yalanlar niteliktedir. Mahzara üniversitesi çok büyük âlimler çıkarmış, buradan mezun olanların bazıları Arap ülkelerinde eğitim ve yargı alanlarında yönetici olmuşlardır. Mazhara mezunları Ezher, Zeytune, Kayravan ve Hicaz âlimleri ile Arap dili alanında yarışır hale gelmişlerdir.



Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
TT

Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)

Gökbilimciler, en dış çeperinde karasal gezegen bulunan gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü. Gökcisminin alışılmadık bir süreç sonucu ortaya çıktığını düşünüyorlar.

Güneş Sistemi'nin iç kısmında karasal (Merkür-Mars), dış kısmındaysa gaz gezegenler (Jüpiter-Neptün) yer alıyor.

Bilim insanları bugüne kadar gözlemledikleri diğer gezegen sistemlerinde de bu sırayla karşılaştı.

Mevcut modellere göre Güneş'e yakın gezegenlerin karasal olmasının nedeni, radyasyonun gaz atmosferleri ortadan kaldırıp geriye yoğun, katı çekirdekler bırakması. Yıldızdan uzaktaki gaz devleriyse gazın birikebildiği ve gezegenlerin bu gazı tutabildiği daha soğuk bölgelerde oluşuyor.

Ancak bilim insanları Dünya'dan yaklaşık 117 ışık yılı uzaktaki kırmızı cüce bir yıldızın çevresinde bu örüntüye aykırı bir sistemle karşılaştı.

Araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı'nın ötegezegen uydusu CHEOPS'u kullanarak LHS 1903 adlı yıldıza en yakın gezegenin karasal ve sonraki ikisinin de gaz dünyası olduğunu tespit etti.

Ancak bu üçlüden sonra bir karasal gezegen daha vardı.

Bulguları hakemli dergi Science'ta yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Thomas Wilson "Bu tuhaf düzensizlik, onu ters yüz edilmiş eşsiz sistem haline getiriyor" diyerek ekliyor: 

Karasal gezegenler genellikle ana yıldızlarından çok uzakta, gaz halindeki dünyaların ötesinde oluşmaz.

Bilim insanları gaz ve karasal gezegenlerin yer değiştirmesi veya dıştaki ilginç gezegenin zaman içinde gazını kaybetmesi ihtimallerinin muhtemel görünmediğini söylüyor.

Daha ziyade gezegenlerin farklı zamanlarda oluştuğuna dair kanıt bulduklarını ifade ediyorlar.

Bu nedenle yıldıza en yakın olandan başlayarak sırayla meydana gelen bu gezegenlerin bambaşka ortamlarda oluştuğu düşünülüyor. İlk üç gezegenin sistemdeki gazı kullanması nedeniyle sonuncu cisim bu halini almış gibi görünüyor. 

Warwick Üniversitesi'nden Dr. Wilson "Bu en dış gezegen oluştuğunda sistem, gezegen oluşumunda hayati önem taşıyan gazdan muhtemelen yoksun kalmıştı" diye açıklıyor:

Yine de burada, beklentilere meydan okuyan küçük, karasal bir dünya var. Gazdan yoksun bir ortamda oluşan bir gezegene dair ilk kanıtı bulduk gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu cismin bir istisna mı, yoksa gezegen sistemleriyle ilgili yeni bir örüntünün ilk işareti mi olduğunu henüz bilmiyor. 

Bu 4. gezegen, yaşanabilirlik potansiyeli nedeniyle de ilgi çekiyor. Kütlesi Dünya'nınkinin 5,8 katı ve yaklaşık 60 derece sıcaklığa sahip.

Dr. Wilson "60 derece sıcaklık, Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklık olan 57 dereceye çok yakın ve bu nedenle gezegenin yaşanabilir olması kesinlikle mümkün" ifadelerini kullanıyor:

James Webb Uzay Teleskobu'nun yapacağı gözlemler, gezegenin koşullarını ortaya çıkararak yaşama ne kadar elverişli olduğunu anlamamıza katkı sağlayabilir.

Independent Türkçe, Phys.org, Reuters, Science


Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
TT

Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)

Rusya'nın, ABD'ye ait Alaska eyaleti yakınlarındaki Sedanka köyü, Moskova yönetiminden "askeri kahramanlık" unvanı bekliyor.

Rusya'nın Uzak Doğu'sundaki Kamçatka Yarımadası'nda yer alan Sedanka, Ukrayna savaşına katkıları nedeniyle Kremlin yönetiminden "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanı almak istiyor.

Kamçatka Krayı Valisi Vladimir Solodov, geçen yaz köye düzenlediği ziyarette Sedanka'ya prestijli "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanını vermeyi planladığını açıklamıştı.

Bu unvan, II. Dünya Savaşı'nda önemli muharebelere sahne olan Sovyet şehirlerine veriliyordu. Madalya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edilmişti ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 yıl önce unvanı yeniden devreye sokmuştu.  

Solodov, Ukrayna savaşında çok sayıda asker göndermesi nedeniyle Sedanka'nın bu onuru hak ettiğini söylemişti.

Ancak New York Times'ın aktardığına göre Kremlin, köye henüz bu unvanı vermedi. Unvan kapsamında geleceği söylenen asker ailelerine kapsamlı destek de sağlanmadı. Köy sakinlerine göre yalnızca bir defaya mahsus yakacak odun gönderildi.

Kamçatka Krayı'nda cepheye gönderilen askerlere 33 bin dolara yakın ödeme yapılıyor. Daha sonra ödemeler aylık 5 bin 200 dolar civarında devam ediyor.

Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı köydeki 67 erkekten 39'u, 7 bin kilometre batıdaki Ukrayna cephesine gitti.

Rusya Kuzey Yerli Halkları Derneği Başkanı Svetlana Zaharova'ya göre bu erkeklerden 19'u ya hayatını kaybetti ya da kayıp ve öldüğü varsayılıyor.

Sedanka'daki evlerin çoğu Sovyet döneminden kalma. Haberde, evlerin büyük bölümünde su olmadığı, çatıların aktığı ve tıkalı kanalizasyon sistemi nedeniyle toprak yollarda pis su birikintileri oluştuğu yazılıyor. Köyün etrafında çöp yığınlarının biriktiği de ifade ediliyor.

Savaşta eşini kaybeden 34 yaşındaki Zaharova, cepheden dönen askerlerdeki değişimin dikkat çekici olduğunu söylüyor:

Tükenmiş halde dönüyorlar, hayatta olmaktan mutlu değiller. İçe kapalı, değişmiş oluyorlar.

Köy sakinlerinden 43 yaşındaki balıkçı Dmitri Tulik de gönüllü olarak savaşa katılmak istediğini ancak cepheden dönen kardeşinin kendisini bu karardan vazgeçirdiğini belirtiyor:

Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kardeşimin yarısı cephede kaldı. Çok kötü yaralanmıştı.

Moskova yönetimi savaştaki kayıplara dair resmi açıklama yapmıyor. Ancak Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) geçen ayki raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade edilmiş, Ukrayna içinse bu rakamın 600 bin civarında olduğu bildirilmişti. Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian


Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
TT

Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)

Ekranın "en toksik" aşk hikayelerinden biri olarak anılan hikaye sona eriyor. 

Tell Me Lies, yaratıcısı ve dizi sorumlusu Meaghan Oppenheimer'ın dünkü açıklamasına göre üçüncü sezonla final yapıyor. Final bölümünün ABD'de bugün, Türkiye'de ise yarın izleyiciyle buluşması bekleniyor. Tell Me Lies, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

"Bu en başından beri aklımızda olan final"

"Üç harika sezonun ardından bu geceki bölüm Tell Me Lies'ın finali olacak" diyerek söze başlayan Oppenheimer, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

Bu, senaryo ekibimle en başından beri aklımızda olan finaldi ve bununla inanılmaz gurur duyuyoruz. Bu sezona gösterdiğiniz olağanüstü ilgi, hikayeyi organik biçimde sürdürmenin başka bir yolu olup olmadığını araştırmamıza ilham verdi ancak sonunda, anlatının doğal sonuna ulaştığını hissettik.

Oppenheimer açıklamasını şöyle sürdürdü:

Asıl hedefim her zaman dizinin kalitesini korumak ve size verebileceğim en iyi izleme deneyimini sunmaktı. Bu yüzden, böylesine mutlu bir deneyim olan bir şeye veda etmek buruk olsa da niyeti belli bir finalle tamamlanmış bir hikaye anlatabildiğimiz için çok minnettarım. Bu, çok az dizinin sahip olduğu bir ayrıcalık. Dizimizi sevdiğiniz için teşekkür ederiz. Yakında size yeni hikayeler getirmek için heyecanlıyız.

Carola Lovering'in aynı adlı 2018 tarihli romanından uyarlanan dizi, Eylül 2022'de başlamıştı. 

Tell Me Lies; iki üniversite öğrencisi arasındaki yıkıcı ilişkiyi ve "fazlasıyla çalkantılı" arkadaş grubunda yaşananları anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda Grace Van Patten, Jackson White, Catherine Missal, Spencer House, Sonia Mena ve Branden Cook gibi genç yıldızlar yer alıyor.

Dizi iki farklı zaman diliminde ilerliyor: Biri 2008-2010'da, üniversite dönemini mercek altına alıyor; diğeri ise 2015'te, üniversite sonrasına ve Bree'yle (Missal) Evan'ın (Cook) düğününe odaklanıyor.

Yeni aşk üçgeni büyük ilgi çekti

Üçüncü sezon ise Bree'yle Evan'ın en yakın arkadaşı Wrigley (House) arasında filizlenen yeni ilişkiyi de anlatıya ekliyor ve bu hikaye kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti. Oppenheimer, yakın zamanda Variety'ye verdiği söyleşide bu ilişkiyi şöyle açıklamıştı:

Arkadaş gruplarında hep aynı ortamlarda olup hiç baş başa kalmayan insanlar vardır. Bir grupta bulunursunuz ve bir bakarsınız, 'Ben bu kişiyle hiç özel bir konuşma yapmamışım' dersiniz. Yani birbirlerinden haberdarlardır ama kişisel düzeyde birbirlerini tanımazlar. Üçüncü sezona gelindiğinde ise birçok açıdan hayatlarındaki en ağır travmalarla yüzleşmiş kişilere dönüşüyorlar. Dibe vurmuş insanların birbirlerine tutunup iyileşmesini, birbirlerinde beklenmedik bir güvenli alan bulmasını anlatan hikayeleri severim. Bu yüzden bana kendiliğinden gelişen bir hikaye gibi geldi.

Oppenheimer ayrıca, üçüncü sezon "final sezonu" diye pazarlanmamış olsa da bunun "yıllar önce hayal ettiği ve anlattığı final" olduğunu söyledi.

Hayranlar final duyurusuyla neye uğradığını şaşırdı

Son bölümün yayımlanmasına kısa süre önce duyurulan bu haber, dizinin uzun süredir hayranı olan izleyicileri ani karar karşısında şaşkına çevirdi.

Bir izleyici "Tell Me Lies'ın finaline hiç hazır değilim" diyerek ekledi: 

Herkes 'Kemerlerinizi bağlayın', 'Beklenmedik olaylara hazır olun', 'Daha da kötüleşecek! diyor... NASIL DAHA KÖTÜLEŞEBİLİR Kİ?

Başka bir hayran ise "Tüm bu karmaşa bir bölümde nasıl sonuçlandırılacak ki?" diye isyan etti.

Yapımcı kadrosunda American Horror Story yıldızı Emma Roberts'ın da yer aldığı dizide, yazar Lovering de "danışman yapımcı" olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Geo.TV