ABD: Libya'da tarafları uzlaştırmaya çalışıyoruz

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Serrac Genelkurmay Başkanı Muhammed eş-Şerif ile Trablus’ta bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Serrac Genelkurmay Başkanı Muhammed eş-Şerif ile Trablus’ta bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD: Libya'da tarafları uzlaştırmaya çalışıyoruz

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Serrac Genelkurmay Başkanı Muhammed eş-Şerif ile Trablus’ta bir araya geldi (Şarku’l Avsat)
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Serrac Genelkurmay Başkanı Muhammed eş-Şerif ile Trablus’ta bir araya geldi (Şarku’l Avsat)

General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), dün Fayiz Serrac liderliğindeki Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı güçleri,“başkent Trablus’taki çatışmalarda sivilleri hedef almakla” suçladı.
Öte yandan Misrata Belediye Meclisi, Hafter ile gizli bir şekilde müzakereye çalıştığına dair haberleri yalanladı.
Bununla birlikte Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame, Trablus'ta acil bir “insani ateşkes” ilan edilmesi gerektiğini vurgularken Şarku’l Avsat’a konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, ABD’nin, Hafter ve Serrac’ı müzakere masasına geri getirmeye çalıştığını ve krizin tek çözümünün siyasi yol olduğunu söyledi.
LUO Batı Libya Operasyonları Komutanı Tuğgeneral Abdusselam el-Hasi ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada görevden alındığına dair iddiaların, “söylentiden ibaret olduğunu” belirterek yalanladı. LUO’ya bağlı el-Kerame Operasyon Odası Medya Merkezi’nden yapılan açıklamada, “Serrac liderliğindeki yasadışı Suheyrat hükümeti yanlısı teröristler, Trablus’un güneyindeki Kasr bin Gaşir bölgesini rastgele bombalayarak aralarında çocuklarında bulunduğu ölüm ve yaralanmaların yanı sıra maddi hasara neden oldular. Bununla birlikte Müslüman Kardeşler (İhvan) terör örgütüne bağlı haber kaynakları gerçekleşen bu terör eylemlerini örtbas edecek haberleri üretmede hızlı davrandılar” ifadelerine yer verildi.
Öte yandan LUO’ya ait savaş uçakları önceki akşam geç saatlerde ve dün sabah saatlerinde UMH’ye bağlı güçlerin başkentin güneyindeki Selahaddin’de bulunan mühimmat depolarına yönelik bir dizi hava saldırısı gerçekleştirdi.
Bununla birlikte geçtiğimiz Salı günü Trablus'ta bulunan Uluslararası Mitiga Havaalanı'na inen ve çevre sakinlerince çekilen Türk menşeli silahlı insansız hava aracına (SİHA) ait görüntüler yerel basında yer alırken LUO, söz konusu modelde 3 SİHA’nın imha edildiğini açıkladı.
Buna karşın Türkiye'nin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı’nın (AA) UMH’den bir kaynaktan aktardığı bilgilere göre LUO’ya ait bir savaş uçağı, önceki akşam Trablus’un 45 kilometre batısında bulunan ez-Zaviye şehrinin doğu girişinde bulunan binicilik kulübünün de aralarında olduğu bazı noktaları hedef aldı.
UMH'nin yürüttüğü “Burkan el-Gadab” (Öfke Volkanı) operasyonu yetkilileri tarafından yapılan açıklamada ise UMH güçlerinin er-Remle civarında önceki gün hava saldırıları gerçekleştirdiği ve bombardımanların 10 saatten fazla sürdüğü belirtildi.
Açıklamada istilacı güçler olarak nitelendirilen LUO’ya karşılık verildiği belirtilirken UMH güçlerinin eski konumlarını güçlendirmeye ve Trablus Havaalanı’nı çevreleyen geniş alanları taramaya devam ettiği aktarıldı.
Diğer yandan UMH hükümeti Genelkurmay Başkanı Muhammed eş-Şerif, dün Trablus'ta UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz Serrac ile yaptığı görüşmede, UMH güçleri ve yardımcı güçlerin, uygulanan plan doğrultusunda ilerleme kaydettiğini belirtti. Serrac’ın ofisinden yapılan açıklamada ise, toplantıda son askeri gelişmelerin yanı sıra başkent Trablus ve genel olarak batı bölgesindeki tüm savaş alanlarında yürütülen operasyonların masaya yatırıldığı belirtildi.
Bununla birlikte çatışmalar, BM Libya Özel Temsilcisi Selame’nin Trablus’ta çatışan taraflara başkentin güneyindeki gerginliğin sona erdirilmesi ve acil “insani ateşkes” ilan edilmesi çağrısını yinelemesinden birkaç saat sonra devam etti. Bu çağrı, BM’nin Nisan ayı sonralarından bu yana çatışan iki tarafa, çatışma bölgelerinde mahsur kalanları ve savaş alanlarından yaralıların transferini sağlamak için “insani ateşkes” ilan edilmesi için yaptığı üçüncü çağrı oldu. Ancak BM’nin çağrıları işe yaramadı.
Diğer yandan BM Libya Temsilciliği, Özel Temsilci Salame’nin İtalya'nın Trablus Büyükelçisi Giuseppe Peroni ile bir araya gelerek Libya ve uluslararası arenadaki son gelişmeleri görüştüğünü duyurdu. Temsilcilik açıklamasında, görüşmede “tarafların siyasi sürece geri dönmeleri gerektiğininvurguladığı” belirtildi.
İtalya'nın Trablus Büyükelçisi, Libya’nın batısındaki UMH kontrolündeki Misrata’yı ziyaret etmiş,burada Belediye Meclisi başkanı ve üyelerinin yanı sıra Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’ndeki bazı Misrata milletvekilleri ve temsilcileriyle bir araya gelmişti.
Misrata Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede, son gelişmeler ve mevcut durum masaya yatırılırken başkente yapılan, can ve mal kaybına neden olan saldırılar kınandı. Açıklamada ayrıca belediyedeki bazı projelerde çalışmak üzere daha önce anlaşmaya varılan İtalyan şirketlerinin geri dönmesi olasılığının da görüşüldüğü belirtildi.
Bu arada Misrata Belediye Meclisi, söz konusu toplantıdan sadece birkaç saat önce yaptığı açıklamayla Halife Hafter ile gizlice görüşmelerde bulunduklarına dair iddiaları yalandı.
Öte yandan Şarku’l Avsat’a konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, UMH Başbakan Yardımcısı Ahmed Maitik’in Washington ziyareti sırasında Dışişleri Bakanlığı Kuzey Afrika İşleri Ofisi Direktörü Joshua Harris ile görüştüğünü aktardı.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, e-posta yoluyla sorulan sorulara verdiği cevaplarda ABD’nin Libya’ya yönelik politikasını koruduğunu belirterek Libya’daki kalıcı barış ve istikrarın, ancak siyasi bir çözümle sağlanabileceğine dikkat çekti. ABD’li yetkili,“Tüm tarafları Trablus ve çevresinde acil ateşkes ilan edilmesi ve BM himayesinde siyasi çözüm masasına geri dönülmesi için çağırıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD’nin BM Libya Özel Temsilcisi Selame’nin gerginliğin daha fazla artmasını engellemek ve Libya halkının güvenliği ve refahını sağlayacak ileriye dönük bir vizyon için devam eden çabalarını desteklediğini belirten yetkili, uluslararası toplumun Serrac ve Hafter’e müzakere masasına dönmeleri için baskı uygulaması gerektiğinin altını çizdi.
Ancak ABD’li yetkilinin açıklamaları, Serrac’ın yardımcısı Maitik’in önceki gün Washington’da gazetecilere yaptığı ABD yönetiminin UMH’yi desteklediğine dair açıklamalarıyla çelişti.
Maitik gazetecilere verdiği demeçte, “Buraya gelmeden önce ABD’nin hükümetimizi desteklemediğine dair birçok söylenti duyuyorduk. Şimdi farklı bir mesajla geriye dönüyorum. ABD bizi, meşru Libya hükümeti olarak destekliyor” ifadelerini kullanmıştı.



İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
TT

İsrail, Ramallah’taki Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal etti

Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)
Batı Şeria’nın kuzeydoğusundaki Ebu Felah köyünde İsrailli yerleşimcilerin düzenlediği saldırıda kırılan pencereler (AFP)

İsrail Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Ramallah’taki Hollanda Temsilcilik Ofisi’nde görev yapan Hollandalı diplomatların diplomatik statüsünü iptal ettiğini bildirdi. Kararın, Hollanda hükümetinin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklama kararına misilleme olarak alındığı belirtildi.

Bakanlık, söz konusu diplomatların diplomatik statüsünün yedi gün içinde sona ereceğini açıkladı.


Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
TT

Trump, kadın muhabirin sözünü kesti: Sessiz ol

ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Barack Obama'nın "Yönetimde kadınlar olsaydı işler daha iyi yürürdü" ifadesine itiraz ederek gazetecilere şunları söyledi: "Bu çok saçma. Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade" (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, basınla yaşadığı son gergin diyalogda bir kadın muhabire "sessiz olmasını" söyledi ve ardından kadınların erkeklerden daha iyi yönetim sergilediği fikrini "çok saçma" bularak reddetti.

80 yaşındaki başkan bu ifadeleri cumartesi günü Tennessee'de oynanacak üniversite düzeyindeki Amerikan futbolu maçı için yola çıkmadan önce, Beyaz Saray'ın önünde gazetecilerle konuşurken dile getirdi.

Başkanın geçen hafta CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a girişini yasaklamasının ardından bir kadın gazeteci Trump'a Beyaz Saray basın havuzunda sadece kendisini "destekleyen" yayın organlarının mı yer almasını istediğini sordu. Federal bir yargıç perşembe günü bu kararı engellemiş olsa da Trump cumartesi günü CNN'in başkanlık uçağı Air Force One'a alınmasını engelledi ve bu kanalın yerine LindellTV'yi dahil etti.

Trump, "Hayır, hayır" diye yanıt verdi.

Sizinki gibi yalan haberler değil, doğru haberler istiyorum. Dinleyin, doğru haberler istiyorum. Açık ve özgür basını severim. Sevmediğim şey yalan haber.

Trump sözlerine CNN ve MS NOW'ın reytinglerinin düşük olduğunu öne sürerek devam etti. Aynı muhabir, yani MS NOW'dan Akayla Gardner, "Zor sorular istemiyor musunuz?" diye ek bir soru sorduğunda ise Trump onun sözünü kesti.

Trump işaret parmağını kaldırarak, "Bekle, bekle, sessiz ol" dedi.

Sevmediğim şey yalan haberler. Ve onlar yalan haber yapıyor.

Gazetecileri taraflı ve adil olmayan haberler yapmakla suçlayan Trump basınla uzun süredir kavgalı. Ayrıca daha önce gazetecilere yönelik kişisel hakaretlerde bulunmuş ve bazılarının cezalandırılması gerektiğini ima etmişti.

Trump sıklıkla kadın muhabirleri hedef alıyor. Haziranda CNN muhabiri Kaitlan Collins'e sert tepki göstermiş, onun "gözlerinde nefret olduğunu" ve "yüzünde hiç gülümseme görmediğini" söylemişti. Daha önce de Collins'in Beyaz Saray balo salonuyla ilgili sorular sormasının ardından onu "aptal ve edepsiz" diye nitelemişti.

Geçen kasımda Trump, Jeffrey Epstein hakkında soru sormaya çalışan Bloomberg muhabiri kadına "Sessiz ol, domuzcuk" demişti. Beyaz Saray'ın bu söze getirdiği açıklama, Trump'ın "herkese karşı son derece açık ve dürüst" olduğuydu.

Cumartesi sabahı Trump'a eski ABD Başkanı Barack Obama'nın kadınların yönetimde olmasıyla ilgili bu haftaki yorumları da soruldu.

Obama pazartesi günü, "Kadınları iki yıl kadar bütün hükümetlerin başına getirseniz ve ardından işlerin nasıl gittiğine baksanız, her şeyin mükemmel olmayacağına ama daha iyi olacağına güçlü biçimde inanıyorum" demişti.

Trump bu konuda, "Bu çok saçma" yorumunu yaptı.

Kadınları çok severim. Bence harikalar. Ama ne kadar da saçma bir ifade.

Trump başka birçok konuya da değindi. Bir kez daha "süper zeka" diye tanımladığı yapay zekanın geliştirme çalışmalarını Birleşik Devletler'in "frenlemeyeceğini" söyledi.

Bunun yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirmek için "bir anlaşma yapması" çağrısında bulundu ve ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe


İran ordusu: Savaş bitmedi, ülke hassas bir aşamadan geçiyor

İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
TT

İran ordusu: Savaş bitmedi, ülke hassas bir aşamadan geçiyor

İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)
İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, pazar günü askerlerinin oluşturduğu kalabalığa hitap ederken (IRNA)

İran Ordusu Başkomutanı Tümgeneral Emir Hatemi, pazar günü savaşın “sona ermediğini” söyleyerek “ağır saldırılar” tehdidinde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın “teslim olması” halinde çatışmaların “yakında” sona ereceğini öne sürdü.

Fransız Haber Ajansı AFP’den  aktardığı habere göre İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Deniz Kuvvetleri, “Remus 600” tipi ABD’ye ait insansız denizaltıyı ele geçirdi. Denizaltının Hürmüz Boğazı’nda “casusluk görevleri” yürüttüğü belirtildi.

Açıklamada, denizaltının istihbarat kapasitesi ve elektronik harp tekniklerinin kullanıldığı “koordineli ve karmaşık bir operasyon” sonucunda ele geçirildiği belirtildi. Denizaltının içinde depolanan verilerin çıkarılması için İranlı uzmanların kontrolüne alındığı kaydedildi. ABD ordusundan ise henüz konuya ilişkin açıklama gelmedi.

Tahran, eylül ayı içinde ikinci kez insansız bir ABD denizaltısını ele geçirdiğini duyurmuş oldu. Devrim Muhafızları, 8 Eylül’de de başka bir ABD insansız denizaltısını kontrol altına aldığını açıklamıştı. ABD ordusu daha sonra deniz insansız araçlarından birinin “arızalandığını” bildirmiş ancak aracın İran tarafından ele geçirilip geçirilmediğine ilişkin bilgi vermemişti.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın cumartesi günü İran hükümetinin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma ve çatışmaları yedi gün içinde sona erdirme önerisini reddetmesinin ardından geldi. Tahran ise iki taraf arasında İslamabad’da varılan mutabakat zaptına yakın şartlarda ısrar ediyor. Söz konusu mutabakat, İran’ın boğazdaki gemilere yönelik saldırılarına yeniden başlamasının ardından çökmüştü.

cdvfhyj
“F/A-18 Super Hornet” savaş uçağı, Orta Doğu sularında bulunan ABD Donanması’na ait “USS George Washington” uçak gemisinden kalkışa hazırlanırken (CENTCOM)

Şarku’l Avsat‘ın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığı habere göre Ordu Komutanı General Emir Hatemi, Tahran’da düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, İran’ın karşı karşıya olduğu rakiplerinin “yanlış hesaplarından” birinin İran liderinin ve çok sayıda üst düzey komutanın öldürülmesinin ülkenin çökmesine yol açacağını düşünmeleri olduğunu söyledi.

Hatemi, “Tek bir komutan bile geri adım atmadı. Herkes kararlılıkla ayağa kalktı, direndi ve ülkeyi savundu” dedi. Hatemi, ABD’yi İran içinde karışıklık çıkarmaya çalışmakla suçlayarak Trump’ın İranlılar üzerinde baskı kurup onları isyana ve ardından iç savaşa sürüklemek istediğini öne sürdü.

Hatemi, Trump’ın Venezuela’ya ilişkin son açıklamalarına atıfta bulunarak ABD’nin aynı senaryoyu İran’da uygulamak istediğini ancak İranlıların buna izin vermeyeceğini söyledi. İranlı komutan, “dayatılan savaşın hassas ve kader belirleyici aşamalardan geçtiğini” belirterek “Savaş bitmedi. Zafer kazandık ancak bu zaferi korumamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Hatemi, “Saldırgan düşman ağır darbeler aldı ancak İran askerlerinden gelecek ağır darbelere karşı hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.

İran’ın ticaretten mahrum bırakılmasını kabul etmeyeceğini belirten Hatemi, yabancı aktörlerin bölgedeki stratejik su yollarını kullanmasına karşı çıktı.

Hatemi, “İran ticaret yapamazsa, İran yaşayamazsa hiç kimse ticaret yapamaz ve yaşayamaz” dedi. Hürmüz Boğazı’nı “izzetimizin ve onurumuzun boğazı” olarak nitelendiren Hatemi, “ülkenin düşmanlarının İran halkı bu geçitten mahrum bırakılırken bu büyük lojistik koridoru kullanmasına izin verilmeyeceğini” söyledi.

İran ordusu ABD saldırısını ihtimal dışı bırakmıyor

İran Ordusu Sözcüsü Muhammed Ekremi-Niya da silahlı kuvvetlerin yeni bir ABD saldırısına karşı “tamamen hazır” olduğunu söyledi. ABD’nin İran’a yeniden saldırması halinde “daha büyük zararlara” uğrayacağı uyarısında bulundu.

jyumk
İran Ordusu Sözcüsü Emir Ekremi-Niya (Arşiv - Daneshju)

Ekremi-Niya, ABD’nin bölgedeki koşullarının “iyi olmadığını” belirterek bunun Washington’ı “askeri saldırganlığa” yöneltebileceğini söyledi. İran ordusunun herhangi bir saldırıyla mücadele etmek için “her açıdan” hazır olduğunu vurguladı.

Washington’ın, Hamas ve Hizbullah’a yönelik saldırılar ile Beşşar Esad yönetiminin devrilmesi ve İran’daki gelişmelerin ülkeye saldırmak için uygun koşulları oluşturduğunu düşünerek yanlış hesap yaptığını savundu.

İran’ın 28 Şubat’taki saldırılara karşılık verdiğini belirten Ekremi-Niya, İran Hava Kuvvetleri’nin 2 Mart’ta Kuveyt, Katar ve Irak Kürdistan Bölgesi’nde operasyonlar düzenlediğini söyledi. “Füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız düşmana ezici bir karşılık verdi” dedi.

Ekremi-Niya, Trump’ı İran’ı bölmeye çalışmakla suçlayarak “Saddam gibi üçüncü savaşta da ülkeyi bölmeye çalıştı ancak ikisi de başarılı olamadı” ifadelerini kullandı.

Wall Street Journal gazetesi ise adını açıklamadığı ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Trump’ın özel görüşmelerinde, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından ABD’nin bombardıman kampanyasını yeniden başlatma ihtimalini dile getirdiğini bildirmişti.

Trump pazar günü İran’la savaşın “yakında” sona ermesini beklediğini söyledi. İran’ın “teslim olmasıyla” petrol fiyatlarının “düşeceğini” öne süren Trump, fiyatların “çakılacağını” ifade etti. ABD’nin önceki gece limanlardan “rekor miktarda” petrol çıkardığını ve bunun savaş öncesinde çıkarılan miktardan daha fazla olduğunu söyledi.

Hürmüz güzergâhları

İran Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Ebu’l Fazl Şekarci, cumartesi akşamı Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin İran’ın elinde olduğunu söyledi. Şekarci, devlet televizyonuna verdiği röportajda “İran’ın belirlediği güzergâhın dışında geçmek isteyen hiçbir gemi güvende olmayacak” dedi.

İran’da su yolunun yönetiminden sorumlu kurum da gemi sahiplerini “yasa dışı” olarak nitelendirdiği güzergâhları kullanmamaları konusunda uyardı. İran medyasının kurumun açıklamasına dayandırdığı haberlere göre talimatlara uyulmaması, gelecekte gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine kısıtlamalar getirilmesine yol açabilir.

Kurum, söz konusu güzergâhların kullanılmasının mali riskler ve mürettebatın hayatı açısından tehlikeler barındırdığını belirterek gemi sahiplerinden bu ihlallerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almalarını istedi.

Kuralların ihlal edildiği tespit edilen kiracı şirketlerin “ihlal eden şirketler listesine” alınabileceği ve bunun söz konusu şirketlerle bağlantılı tüm gemilerin gelecekteki geçişlerine kısıtlama getirilmesine yol açabileceği belirtildi.

Kurum ayrıca bir geminin sahipleri tarafından gönderildiğini belirttiği bir mektubun görüntüsünü yayımladı. Mektupta gemi sahiplerinin kiracı şirketin doğrudan talimatı üzerine boğazdan “izinsiz” geçiş yaptıkları ve İran makamlarının talep ettiği prosedürleri tamamlamadıkları için özür diledikleri öne sürüldü. İran’ın iddiasına göre gemi sahipleri, gemilerinin ve şirketlerinin ihlal listesinden çıkarılmasını talep etti.

cdfvgthyj
Tahran sokaklarından birinde İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney ile eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin fotoğraflarının yer aldığı bir propaganda panosu (EPA)

Bu adımlar, boğazdaki deniz trafiğinin hâlâ ciddi ölçüde kısıtlandığı bir dönemde atıldı. Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından önce dünya genelinde ticareti yapılan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Ancak İran’ın saldırıları ve tehditleri gemi trafiğinde keskin düşüşe yol açarken ABD de İran limanlarına abluka uyguladı.

İran, geçiş yapan gemilerden çevrenin korunması gibi hizmetlerin finansmanında kullanılmak üzere “hizmet bedeli” olarak adlandırdığı bir ücret almayı planladığını söylüyor. ABD ise bu uygulamaya karşı çıkıyor.

Washington, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol kapasitesini küçümsedi. Axios’un haberine göre ABD’li müzakereciler geçen hafta gerçekleştirilen dolaylı görüşmeler sırasında İran tarafına Tahran’ın boğazı kontrol etmediğini ve dolayısıyla boğazla ilgili taleplerde bulunamayacağını söyledi.

Trump ise İran’ın boğazı yeniden açma önerisini reddetmesinin ardından ABD’nin boğaz üzerinde tam kontrole sahip olduğunu söyledi.

Tahran, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin “yedi günlük plan” olarak nitelendirdiği öneriyi Katar üzerinden iletmişti. Buna göre Washington’ın başta ABD’nin deniz ablukasını ve petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırması olmak üzere İran’ın şartlarını kabul etmesi halinde boğaz yedi gün içinde yeniden açılacaktı.

Şekarci, ABD’yi boğaza müdahale etmemesi konusunda uyararak “Amerikalıların hayatta kalmak için önünde tek bir yol var: Batı Asya bölgesinden çıkmak. Ne kadar hızlı çıkarlarsa kayıpları o kadar az olur” dedi.

Şekarci, “Amerikalılar Hürmüz Boğazı’na müdahale etmeyi hayal etsin. Eğer Hürmüz Boğazı’na müdahale ederlerse bir tokat yiyecekler” ifadelerini kullandı.

İran’ı “küresel bir güç” olarak nitelendiren Şekarci, Tahran’ın ABD’nin “yeni dünya düzenindeki eski konumuna” dönmesine izin vermeyeceğini söyledi.