Filistinli mahkûmlara özgü olan bu deneyim, dünyada türünün tek örneği. Şöyle ki bazı mahkûmlar, çocuklarını eşlerinin rahimlerinde döllenmek üzere spermlerini dışarıya kaçırmak suretiyle dünyaya getiriyor. Bu eşi benzeri görülmemiş deneyim, 2012 yılında; işgal hapishanelerinde bulunan birkaç mahkûmun döllenmek üzere spermlerini eşlerine gizlice ulaştırması yoluyla başladı. Amaç ise ‘özgürlük elçileri’ olarak adlandırdıkları insanları dünyaya getirmekti.
Bu olgu, mahkûmların ‘yaşam haklarını ifade etmek, meşru ve güvence altına alınmış haklarını en iyi şekilde işletmek ve kendilerine tutsaklık dışında bir aile kurmak üzere’ giriştikleri bir meydan okuma.
Bir hikâye
Babası Salah Hüseyin’in sperminin kaçırılarak eşi Şirin Nezzal’in rahminde döllenmesi yoluyla dünyaya gelen çocuk Ali Salah Hüseyin, kendisi gibi olan yaklaşık yetmiş çocuktan biri.
Salah ve Şirin, üniversite eğitimi sırasında tanışıp nişanlandıktan sonra İsrailli işgal güçleri, 2002 yılında Salah’ı takibe alarak iki sene sonra tutuklamış ve 15 sene hapsa mahkûm etmiş.
Salah ve Şirin, 2008 yılında Kızılhaç’ın aracılığında bir evlilik vekaleti yoluyla nikâhlanmış, 2013 yılında da döllenme yoluyla çocuk doğurma kararı almış.
Independent Arabia’ya konuşan Şirin Nezzal, kendi ailesi ile Salah’ın ailesinin, Salah hapisteyken nikâhı duyurma şartını yerine getirmek adına kendileri için bir nişan ve düğün merasimi düzenlediğini anlattı.
Şirin, oğlunun doğduğundan beri babasını görmediğini, nitekim işgal hapishanesi çıkarlarına uygun olarak babasını ziyaret etmesinin yasaklandığını ifade ediyor. Aynı şekilde kendisinin de döllenme yoluyla çocuk doğurmanın cezası olarak Batı Şeria’nın dışına yolculuk etmesinin yasak olduğunu söylüyor.
Şirin, mahkûm olan eşi Salah ile birlikte döllenme seçeneğine başvurmalarında, annelik-babalık duygusunu tatma isteklerinin, Salih için zorlu hapishane koşullarında çocuk yapma imkânının az oluşunun ve işgalin yanı sıra yaşlandıkça doğurganlığın azalmasından yana duydukları endişenin etkili olduğunu ifade ediyor.
Üreme
Filistin Mahkûm Kulübü Başkanı Kadura Faris’e göre Filistinli mahkûmlar, işgal hapishanelerinde iken spor yaparak, okul ve üniversite eğitimine devam ederek ve çocuk dünyaya getirmeye çalışarak İsrail gardiyanının onların hayatlarını baltalama ve durdurma hedefine meydan okuyor.
Faris, bu yöntemin yasal yargının buna izin vermesi ve örf adetlerinde muhafazakâr olmalarına rağmen Filistin toplumunun bunu anlayışla karşılaması sayesinde başarılı olduğuna işaret ediyor.
Kısırlık tedavisi ve tüp bebek alanında uzmanlaşan Razan Merkezi’nden Doktor Gusun Bedran, mahkûmların,eşlerini dölleme seçeneğine, çocuk doğurma imkânını elde etmek ve işgal hapishanelerinde bulundukları süre içerisinde üreyebilme fırsatını kaybetmemek için başvurduklarını belirtiyor.
Doktor Gusun, Merkezin bu süreçte hapishanelerden sperm kaçırdıktan sonra üreme işleminin onaylanması için hem mahkûmun hem de mahkûmun eşinin ailesinden ikişer kişinin bulunmasını şart koştuğuna dikkat çekerek Merkezin, doğum gerçekleşene kadar döllenme masraflarını üstlendiğine işaret ediyor.
Doktor Gusun’un belirttiğine göre hapishanelerden kaçırılan sperm örneklerinin çoğu, geçerli bir haldeydi ve gerçekleştirilen son doğumdan sonra bir mahkûm, ikiz bebek babası oldu.
Doktor, başlangıç mahkûm Abbas Seyyid ile yapıldı. Tutuklanma tehdidi altında bulunan Seyyid, daha sonraki bir vakitte eşinin döllenmesinde kullanılmak üzere sperm örneğini merkezde dondurmak zorunda kaldı.
Halil Musa - Independent Arabia
Filistinli mahkumlar sperm kaçakçılığı yapıyor
Filistinli mahkumlar sperm kaçakçılığı yapıyor
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة



