2012 yılında Bingazi’deki ABD Konsolosluğu’na yapılan saldırıya kınama

2012 yılında Bingazi’deki ABD Konsolosluğu’na yapılan saldırıya kınama
TT

2012 yılında Bingazi’deki ABD Konsolosluğu’na yapılan saldırıya kınama

2012 yılında Bingazi’deki ABD Konsolosluğu’na yapılan saldırıya kınama

ABD Mahkemesi Perşembe günü yaptığı açıklamada, 11 Eylül 2012'de ABD'nin Bingazi Büyükelçisi Christopher Stevens'ın da aralarında olduğu 4 ABD'li diplomatın öldürüldüğü saldırıyı kınadı.
Federal yargıç Christopher Cooper, teröristlere destek sağladığı ve devlet malını tahrip etme suçlarından hüküm giyen 47 yaşındaki Mustafa el-İmam’ın hapse atıldığını açıkladı. Mahkeme, 2017 yılında terör grubunun ve Libya milislerinin lideri olarak tanımladığı 47 yaşındaki Ahmed Ebu Hatala’yı 22 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Hatala’nın Stevens’ın ve yardımcısı Sean Smith, Glen Doherty ve Tyrone Woods’un ölümünden ‘doğrudan’ sorumlu olduğunu açıkladı.
Görgü tanıkları, Hatala’nın milyonlarca dolar yardımda bulunduğunu işaret ederek, saldırıyı planlamak için somut adımlar attığını gördüklerini söyledi. Telefon kayıtları ve Hatala’nın ABD Konsolosluğu’na girdiğini gösteren video kayıtlarını kanıt olarak gösterildi. USA Today’ın haberine göre, İmam, 2017 yılında Libya'nın merkezinde Mısrata'da bulunan ABD Özel Kuvvetler Komandoları tarafından yakalandı. Devlet Savcısı Karen Seifert geçtiğimiz hafta yapılan duruşmada, İmam’ın yakalandıktan sonra bağlandığını ve gözlerinin kapatıldığını ifade ederek, İmam’ın Hatala ile bağlantısı olduğunu ve saldırı sırasında onun da binanın önünde bulunduğunu itiraf ettiğini söyledi.
Öte yandan İmam’ın avukatı Matthew Baid, müvekkilinin normal bir vatandaş olduğunu ve bakkal olarak çalıştığını belirterek, müvekkilinin zihinsel sorunu olduğunu ve karanlıktan korktuğunu söyledi.
Avukat: Hiçbir kanıt yok
Avukat, İmam’ın Hatala ile arkadaş olduğunu fakat ABD Konsolosluğu’na yapılan saldırıya katılmadığını belirterek, hem İmam’ın hem de Hatala’nın sabıka kaydı olduğunu, tutuklanarak hapse atıldıklarını söyledi. Avukat, “İmam’ın bu saldırıyı bildiğini ve onayladığını gösteren hiçbir kanıt yok” dedi.
Ebu Hatala, yargılandığı sırada Federal Mahkeme’deki hâkime 2014 yılında Libya'daki denizciler tarafından tutuklandıktan sonra sorguya çekildiğini söylemişti.
Avukatı tarafından hâkime sunulan notta, Hatala’nın Libya sahilindeki bir savaş gemisinde uzun yıllar boyunca sorguya çekildiği belirtildi. Duruşmanın başlangıcında soruşturmanın yasallığı ile ilgili bir belge sunan avukat, aralarında askeri personellerin de bulunduğu 16 kişinin görgü tanığı olduğunu ifade etti.
ABD Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, Ebu Hatala’nın ABD’lilere karşı terör eyleminde bulunmak, binaları yıkmak, ABD kurumunda bir kişiyi öldürmek ve ABD yasalarını ihlal etmekten yargılandığını bildirdi.
Ebu Hatala’nın tutuklanmasından sonra bazı Cumhuriyetçi liderler onun Guantanamo’ya transfer edilmesini önerdi. Fakat Beyaz Saray bu önerileri reddetti. Libya hükümeti o zamanlar Ebu Hatala’nın tutuklanmasını kınayarak, bunun Libya egemenliğinin ihlal edildiğinin bir göstergesi olduğunu açıkladı.



Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
TT

Yüksek Mahkeme ABD başkanının gümrük vergilerine darbe vurdu

Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)
Trump, Nisan 2025'te dünyanın çoğu ülkesine uygulayacağını açıkladığı gümrük vergileri listesini gösteriyor (AFP)

ABD Yüksek Mahkemesi, 6'ya 3'lük çoğunlukla, Başkan Donald Trump'ın küresel ticareti aksatan bir dizi gümrük vergisi uygulayarak yetkisini aştığı ve yönetimin ekonomik gündemine darbe vurduğu sonucuna vardı.

Trump, gümrük vergilerini politikasının temel taşlarından biri haline getirmiş, hatta onları "en sevdiği kelime" olarak nitelendirmişti. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre birkaç eyalet valisiyle yaptığı özel bir toplantıda karardan haberdar edildiğinde bunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Yüksek Mahkeme yargıçlarının çoğunluğu, Anayasa'nın Kongre'ye gümrük vergileri de dahil olmak üzere vergi koyma yetkisini "çok açık bir şekilde" verdiğini ve Anayasa'yı hazırlayanların yürütme organına vergi koyma yetkisinin hiçbir bölümünü vermediğini vurguladı.

Karara ilişkin uluslararası tepkiler ardı ardına geldi; Avrupa Birliği kararı "dikkatlice analiz ettiğini" ve ABD yönetimiyle iletişim halinde olduğunu açıklarken, Kanada kararı Trump'ın gümrük vergilerinin "haksız" olduğunu doğrulayan bir gelişme olarak değerlendirdi.

Birleşik Krallık, kararın sonuçlarını görüşmek üzere Washington ile iş birliği yapacağını ifade etti.


Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
TT

Trump, İran'a karşı sert senaryoların uygulanması için baskı yapıyor

ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)
ABD Donanması tarafından yayınlanan bir fotoğrafta, Arap Denizi'ndeki USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir teknisyenin savaş uçağı kullandığı görülüyor (ABD Donanması)

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın tehdit ettiği sert senaryolar ve artan baskı çerçevesinde İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırıyı değerlendirdiğini söyledi. Bu açıklama, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgedeki ABD saldırı gücüne katılmak üzere Akdeniz'e girmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Trump, İran'ı nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırı düzenlemeyi düşünüp düşünmediği sorusuna Beyaz Saray'da gazetecilere şu yanıtı verdi: "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim."

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'li yetkililer, operasyonun haftalarca sürebileceğini ve güvenlik tesislerinin ve nükleer altyapının bombalanmasını içerebileceğini, yönetimin sınırlı veya artan saldırılar için senaryoları değerlendirdiğini söyledi. Yetkililer, askeri planlamanın ileri bir aşamada olduğunu ve seçeneklerin belirli kişileri hedef almayı ve hatta Trump'ın emriyle rejim değişikliğini bile içerdiğini belirtti.

Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "askeri seçeneğin yalnızca meseleleri karmaşıklaştıracağını" ve "felaket sonuçlar doğuracağını" belirterek, Tahran'ın liderliğinin onayından sonra iki veya üç gün içinde "olası bir anlaşma taslağı" sunacağını duyurdu. Nükleer programın "askeri bir çözümü" olmadığını belirten Arakçi, Washington'ın "sıfır zenginleştirme" talep etmediğini vurguladı.


Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika, Alaska yakınlarında 5 Rus uçağını önledi

 Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)
Bir F-16 savaş uçağı kalkış yapıyor (Arşiv- Reuters)

ABD askeri uçakları, Alaska'nın batı kıyısı açıklarında uluslararası hava sahasında uçan beş Rus uçağını engellemek için havalandı, ancak askeri yetkililer dün Rus uçaklarının provokatif olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı (NORAD), perşembe günü Bering Boğazı yakınlarında faaliyet gösteren iki Rus Tu-95 bombardıman uçağı, iki Su-35 savaş uçağı ve bir A-50 uçağını tespit edip izlediğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre buna karşılık ABD kuvvetleri, Rus uçaklarını bölgeden ayrılana kadar engellemek, tanımlamak ve eşlik etmek için iki F-16 savaş uçağı, iki F-35 savaş uçağı, bir E-3 bombardıman uçağı ve dört KC-135 yakıt ikmal uçağını havalandırdı. Bu bilgi, komutanlığın yayınladığı ve AP’nin aktardığı açıklamada yer aldı.

Komutanlık açıklamasında ayrıca, “Rus askeri uçaklarının uluslararası hava sahasında kaldığı ve ABD veya Kanada'nın egemen hava sahasına girmediği” belirtildi. Bu tür faaliyetlerin “düzenli olarak gerçekleştiği ve tehdit olarak değerlendirilmediği” kaydedildi.