İsrail güçlerince gözaltına alınan Bakan Fadi el-Hedmi serbest bırakıldı

​Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hedmi (Facebook)
​Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hedmi (Facebook)
TT

İsrail güçlerince gözaltına alınan Bakan Fadi el-Hedmi serbest bırakıldı

​Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hedmi (Facebook)
​Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hedmi (Facebook)

Filistin Maan Haber Ajansı’nın haberine göre, bu sabah Kudüs’teki evine gerçekleştirilen bir baskında gözaltına alınan Kudüs İşleri Bakanı Fadi el-Hedmi serbest bırakıldı.
Bakan Hedmi'nin avukatı Muhammed Cabara, işgal güçlerinin elinde bakanın gözaltına alınmasına ilişkin herhangi bir gerekçenin bulunmadığını belirterek, Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera'nın salı günü Mescid-i Aksa'ya yaptığı ziyaret sırasında müvekkilinin de hazır bulunduğunu ve bu nedenle Hedmi'nin İsrail'deki sağ grupların baskısı sebebiyle gözaltına alındığını söyledi. Avukat Cabara, İsrail seçimlerinin yaklaşması ile birlikte aşırı sağcıların tatmin edilmesi gibi durumların da Bakan Hedmi’nin gözaltına alınmasının sebepleri arasında yer aldığını kaydetti.
Cabara yaptığı açıklamada, Bakan Hedmi’nin İsrail istihbarat müfettişlerine herhangi bir şekilde yanıt vermeyi reddettiğini ve soruşturma başlamadan önce avukatıyla görüşme hakkında ısrar ettiğini söyledi. Bakan Hedmi ile avukatı arasında gerçekleşen görüşmenin ardından saat 9 sularında soruşturmanın başladığını belirten Cabara, “Soruşturmanın, İsrail polisinin Bakan Hedmi’nin geçen hafta Kudüs'te ülke egemenliğine zarar verdiği yönündeki iddiaları üzerine gerçekleştiğini açıkladılar. Bu iddialarının başında da Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera'nın salı günü Mescid-i Aksa'ya yaptığı ziyaret sırasında Hedmi’nin de hazır bulunduğu yer alıyordu” ifadelerini kullandı.
AFP’ye konuşan İsrail Polis Sözcüsü Micky Rosenfeld, Hedmi’nin Kudüs’teki birtakım faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındığını ve sorgulandığını söyledi. AFP’nin bakana yakın bir kaynaktan edindiği bilgiye göre, işgal polisi ve istihbaratı bakanın evine baskın düzenledi, aramalar yaptı ve cep telefonlarına el koydu.
Resmi temaslarda bulunmak için geçen hafta İsrail ve Filistin'e gelen Şili Devlet Başkanı Pinera, 25 Haziran'da Harem-i Şerif'e ziyarette bulunmuş, ziyarette Şili Devlet Başkanına Hedmi'nin de aralarında olduğu bazı Filistinli yetkililer eşlik etmişti.
Mescid-i Aksa ziyareti sırasında Filistinli yetkililerin Pinera'ya eşlik etmesi İsrail'i rahatsız etmiş ve Şili'nin Tel Aviv Büyükelçisi İsrail Dışişleri Bakanlığına çağrılarak protokol kurallarının çiğnendiği iddiasıyla kınanmıştı.
Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, İsrail işgalinin Kudüs ve halkı için çalışan her Filistinliyi hedef aldığını, fakat ne olursa olsun hükümetin kutsal şehre karşı olan görevini kararlılıkla sürdüreceğini ve halkının işlerini günlük olarak takip etmenin yanı sıra kalkınma faaliyetlerine de devam edeceğini dile getirdi.
Kudüs son birkaç gün içinde şiddetli çatışmalara tanık oldu. İsrail kuvvetlerinin “askerlere havai fişek atmakla suçladıkları” 20 yaşındaki bir Filistinliyi, Isawiya kasabasında vurması üzerine perşembe günü çatışmalar patlak verdi. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada gencin almış olduğu yaralar dolayısıyla hayatını kaybettiği bildirildi.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
TT

Araştırma: Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlangıcındaki vefat sayısı, resmi olarak açıklanandan çok daha yüksekti

İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)
İsrail’in Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazeleri (AP)

Tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir araştırma, Gazze Şeridi’nde süren savaşın ilk 16 ayında 75 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakamın, o dönemde yerel makamlarca açıklanan bilançodan en az 25 bin daha fazla olduğu belirtildi.

Çalışma ayrıca, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’nın hayatını kaybedenler arasında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların oranına ilişkin yayımladığı verilerin doğruluğunu teyit etti.

Araştırmaya göre, 7 Ekim 2023 ile 5 Ocak 2025 tarihleri arasında yaklaşık 42 bin kadın, çocuk ve yaşlı yaşamını yitirdi. Bu ölümler, Gazze savaşında meydana gelen toplam can kayıplarının yüzde 56’sını oluşturdu.

Ekonomist, demograf, epidemiyolog ve saha araştırmacılarından oluşan yazar ekibi, The Lancet Global Health dergisinde kaleme aldıkları makalede, “Mevcut bulgular birlikte değerlendirildiğinde, 5 Ocak 2025’e kadar Gazze Şeridi nüfusunun yüzde 3 ila 4’ünün şiddet sonucu hayatını kaybettiğine işaret etmektedir. Ayrıca çatışmanın dolaylı etkileri nedeniyle çok sayıda şiddet dışı ölüm de kaydedilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısı tartışma konusu olmaya devam ederken, üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi geçen ay İsrailli gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamlarının topladığı verilerin büyük ölçüde doğru olduğunu söylemişti. Bu açıklama, aylardır süren resmi şüphelerin ardından dikkat çekici bir tutum değişikliği olarak değerlendirildi.

Söz konusu yetkili, Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırıları sonucu yaklaşık 70 bin Filistinlinin hayatını kaybettiğini, bu sayıya kayıpların dahil olmadığını aktardı.

Gazze Şeridi’ndeki sağlık makamları ise İsrail saldırıları nedeniyle doğrudan hayatını kaybedenlerin sayısının 71 bini aştığını, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana 570’ten fazla kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

gbrhy
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail'in düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden yakınlarının cenaze namazını kılan Filistinliler (EPA)

Geçtiğimiz yıl The Lancet’te yayımlanan bir başka araştırmada, savaşın ilk dokuz ayında Gazze Şeridi’ndeki can kaybı sayısının, Filistin Sağlık Bakanlığı verilerinde açıklanandan yaklaşık yüzde 40 daha düşük tahmin edildiği bildirilmişti.

Yeni çalışma da resmi vefat sayısının gerçek rakamın oldukça altında kaldığına işaret etti. Araştırma, Gazze Şeridi genelini temsil edecek şekilde özenle seçilen 2 bin aileyle yapılan bir ankete dayanıyor. Katılımcılardan, aile fertleri arasındaki ölümlere ilişkin ayrıntılı bilgi vermeleri istendi. Saha çalışması, Filistin’de ve bölgenin diğer kısımlarında yürüttükleri çalışmalarla tanınan deneyimli Filistinli kamuoyu araştırmacıları tarafından gerçekleştirildi.

Londra’daki Royal Holloway, University of London bünyesinde görev yapan ve çatışmalardaki can kayıplarının hesaplanması üzerine 20 yılı aşkın süredir çalışan ekonomist Michael Spagat, hakemli olarak yayımlanan araştırmanın yazarlarından biri olarak, yeni bulguların Ekim 2023 ile Ocak 2025 arasında Gazze Şeridi’nde 8 bin 200 ölümün yetersiz beslenme ya da tedavi edilemeyen hastalıklar gibi dolaylı etkilerden kaynaklandığını gösterdiğini belirtti.

Çalışma, İsrail saldırılarının en yoğun ve en ölümcül dönemini kapsarken, Gazze Şeridi’ndeki insani krizin en ağır safhasını içermiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli uzmanlar, geçen yıl ağustos ayında Gazze Şeridi’nde kıtlık ilan etmişti.

Araştırmacılar, nihai ve kesin bir can kaybı sayısına ulaşmanın uzun zaman ve önemli kaynaklar gerektireceğini vurgulayarak, kendi bulguları da dahil olmak üzere mevcut tüm tahminlerin geniş hata payları içerdiğine dikkat çekti.