Kuzey Kore’den Trump ile Kim’in ‘tarihi’ görüşmesine övgü

Trump ve Kim önceki gün Panmunjom köyünde bir araya geldi (Reuters)
Trump ve Kim önceki gün Panmunjom köyünde bir araya geldi (Reuters)
TT

Kuzey Kore’den Trump ile Kim’in ‘tarihi’ görüşmesine övgü

Trump ve Kim önceki gün Panmunjom köyünde bir araya geldi (Reuters)
Trump ve Kim önceki gün Panmunjom köyünde bir araya geldi (Reuters)

Pyongyang, lideri Kim Jong-un ile ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki gün Kuzey Kore ile Güney Kore sınırında yer alan ve silahlardan arındırılmış tarafsız bölge olan Panmunjom köyünde gerçekleştirdiği görüşmeye “tarihi” övgüsünde bulundu.
Kuzey Kore'nin resmi haber ajansı, iki liderin “Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılmasına ilişkin bir atılımda bulunmak üzere yapıcı diyalogları sürdürme ve ilerletme” konusunda anlaştıklarını aktardı.
ABD Başkanı Trump, Twitter hesabı üzerinden Kuzey Kore Lideri Kim’e yaptığı çağrının ertesinde Güney Kore ve Kuzey Kore arasındaki silahtan arındırılmış bölgede Kim ile bir araya geldi.
Kuzey Kore Resmi Haber Ajansı haberinde “Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti Lideri ile ABD Başkanı, Panmunjom’da el sıkıştılar” ifadelerine yer verdi.
1953 yılında, iki Kore arasında ateşkes anlaşmasının imzalandığı Panmunjom köyündeki buluşma, Kuzey Kore tarafından “tarihi bir olay” olarak nitelendirildi.
Görüşmenin Trump’ın daveti üzerine gerçekleştiğine dikkati çeken ajans, iki liderin “sorunların çözümü önündeki ortak endişelerini” ele aldıklarına işaret etti. Ani gelişmeler sonucu gerçekleşen görüşme, Trump’ın iki ya da üç hafta içinde Kuzey Kore ile ABD arasında pratik düzeyde görüşmelerin yeniden başlayacağını açıklamasının ardından atılan önemli bir adım olarak nitelendirildi.
Kuzey Kore'nin resmi gazetesi Rodong Sinmun, ön sayfasında görüşmeye ilişkin toplam 35 fotoğraf yayınladı. Güney Kore merkezli Asan Politika Çalışmaları Enstitüsü'nde analist olarak görev yapan Shin Beom-chul, Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) aktardığı Kuzey Kore Resmi Ajansı’nın yayınıyla ilgili değerlendirmesinde “Kim'i yücelten tipik bir Kuzey Kore propagandası” ifadelerini kullandı.
Ancak analistlerin Pazar günü kayıtlara geçen olaylarla ilgili değerlendirmeleri farklılıklar gösteriyor. Bazıları görüşmenin duran nükleer görüşmelere yeni ve önemli bir ivme kazandırdığını belirtirken bazı kesimler de bunun sadece bir “gösteri” olduğunu savunuyor. İki liderin geçen yıl Singapur'da gerçekleştirdikleri ilk zirve, nükleer silahsızlanma konusunda belirsiz bir taahhütle sona ermişti. Şubat ayında Vietnam'da yapılan ikinci zirve ise iki tarafın da sunduğu şartların karşı tarafa uymaması nedeniyle çöktü.
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton dün New York Times (NYT) gazetesinin Washington’ın Kuzey Kore'nin nükleer programını dondurmasını kabul edebileceğini yönündeki haberini yalanladı. Bolton açıklamasında şunları söyledi:
“Herhangi bir ulusal güvenlik yetkilisiyle görüşmedim. Ya da Kuzey Kore'nin nükleer programının dondurmasında fikir birliği oluşabileceğini düşünmedik. Bu, Başkan’ın hareketlerini kısıtlamaya yönelik çılgınca bir girişim. Bunun sonuçları olmalı.”
Trump-Kim görüşmesine “büyük bir öneme sahip” diyerek övgüde bulunan Çin de tüm tarafları Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik bir “fırsat” olarak görüşmeden “yararlanmaya” çağırdı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang yaptığı açıklamada iki tarafı “fırsattan yararlanmaya, aynı yöne doğru ilerlemeye ve endişelerine yönelik pratik çözümler bulmaya” çağırırken Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması çalışmalarında ilerleme kaydedilmesini istedi.
Tarihi görüşme, Şi Cinping’in 14 yıllık aranın ardından Kuzey Kore’ye giden ilk Çin Devlet Başkanı olarak Pyongyang’a yaptığı ziyaretten bir hafta sonra gerçekleşti. Şi’nin ziyareti, aralarındaki ittifak Soğuk Savaş dönemine dayanan iki ülkenin, Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetleri ve Pekin’in komşusuna yönelik uluslararası yaptırımlara verdiği destek nedeniyle soğumuş olan ilişkilerin güçlenmeye başladığı bir dönemde gerçekleşti.
ABD Başkanı Trump, iki ülke arasındaki müzakereler sürerken Pyongyang'ın kaldırılmasını talep ettiği yaptırımlara yeniden düzenleme getirdi. Trump ayrıca Kuzey Kore liderini “uygun bir zamanda” Beyaz Sarayı ziyaret etmek üzere davet ettiğini belirtti. Trump, Kuzey Kore liderini “arkadaşı” olarak tanımlarken Kuzey Kore Haber Ajansı da iki lider arasındaki “kişisel yakın ilişkinin” Kim’in Trump’ın davetini kabul etmesini sağladığını söyledi. Ajans son olarak iki liderin başkalarının tahmin dahi edemeyeceği iyi sonuçlar elde edeceklerini ve çeşitli zorlukların ve engellerin üstesinden gelebileceklerini vurguladı.



Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.

 


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.