İngiltere ‘Grace 1’ için İran’dan güvence istedi

6 Temmuz’da Cebelitarık Boğazı’nda alıkonulan İran tankeri ‘Grace 1’ (AFP)
6 Temmuz’da Cebelitarık Boğazı’nda alıkonulan İran tankeri ‘Grace 1’ (AFP)
TT

İngiltere ‘Grace 1’ için İran’dan güvence istedi

6 Temmuz’da Cebelitarık Boğazı’nda alıkonulan İran tankeri ‘Grace 1’ (AFP)
6 Temmuz’da Cebelitarık Boğazı’nda alıkonulan İran tankeri ‘Grace 1’ (AFP)

İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, dün, İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile yaptığı görüşmede, İngiltere'nin Suriye’ye gitmeyeceğine dair güvence verilmesi halinde alıkonulan ‘Grace 1’ adlı İran petrol tankerini serbest bırakılabileceklerini söyledi.
İngiliz Bakan, İranlı mevkidaşının kendisine Tahran'ın tanker sorununu çözmek istediğini ve gerginliği artırmak istemediğini söylediğini belirtti. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Zarif, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) Yıllık Zirvesi’ne katılmak üzere New York’a gitti.
İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Zarif’in bir yandan ABD ve İngiltere diğer yandan ise başka taraflarla yaşanan gerilimlerin ortasında ECOSOC Yıllık Zirvesi’ne katılmak üzere, dün, New York'a gittiği belirtildi.
ABD, İran’ı yakın geçmişte Körfez’de yaşanan petrol tankerlerine yönelik sabotaj saldırılarına karışmakla suçlarken, Tahran’ın ABD’ye ait insansız bir hava aracını düşürmesi ve Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik misilleme saldırısını son anda iptal etmesinin ardından, iki ülke, geçtiğimiz ay doğrudan bir askeri çatışmanın eşiğine geldi.
‘Zarif, ABD ziyareti sonrası Venezuela’ya gidecek’
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyid Abbas Musevi’nn yaptığı açıklamaya göre Bakan Zarif, New York ziyaretinin ardından Venezuela'ya gidecek. Zarif’in Bağlantısızlar Hareketi üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısına katılacağını belirten Musevi, Venezuela’daki ikili görüşmelerin ardından, Zarif’in Nikaragua ve Bolivya'ya giderek burada ikili görüşmeler gerçekleştireceğini sözlerine ekledi.
Guterres’ten seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması çağrısı
Öte yandan BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq tarafından yapılan açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Körfez’deki seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması çağırısında bulunduğunu söyledi. BM Genel Sekreteri’nin Hürmüz Boğazı da dahil olmak üzere her yerde deniz seyrüseferi özgürlüğünün sağlanması konusunda açık bir çağrıda bulunduğuna dikkati çeken Haq, Guterres’in bütün ülkelerin Körfez bölgesindeki gerginliği azaltmak istediklerinden ve gelecekte daha fazla gerilime yol açacak adımlardan kaçınmak istediklerinden emin olmak istediğini kaydetti.
‘Guterres, Zarif ile görüşecek’
Şarku’l Avsat’ın sorularını yanıtlayan Haq, Guterres’in gelecek hafta İran Dışişleri Bakanı Zarif ile görüşeceğini belirtti. Ancak iki taraf arasında masaya yatırılacak olan konulara ilişkin detay vermekten kaçınan Haq, ABD ile İran arasında arabuluculuk girişimi olup olmayacağına ilişkin herhangi bir bilgi de vermedi.
Bu gelişmeler, bölgedeki gerginliğin İngiltere’nin İran’a ait bir petrol tankerine el koyması ve çok geçmeden İranlı yetkililerin misilleme tehdidinde bulunması sonrasında gerginliğin daha da artmasının ardından yaşandı.
“İngiltere tokadı yiyecek”
Bununla birlikte Tahran'ın Cuma Namazı İmamlığı görevini yürüten Kazım Sıddıki, geçtiğimiz Cuma günü hutbede, İngiltere’nin İran tankerini alıkoymasına tepki göstererek, “İngiltere tokadı yiyecek” ifadelerini kullandı. Sıddıki’nin sözleri, Londra'nın İran’ın Hürmüz Boğazı'nda bir İngiliz gemisine müdahale etme girişiminde bulunduğunu duyurmasından bir gün sonra geldi.
Hürmüz Boğazı’nda gemisine yapılan müdahale girişimine sert bir karşılık veren İngiltere, Arap Körfezi'ne ikinci bir savaş gemisi gönderirken, bölgedeki askeri varlığın güçlendirilmesi, İran’a bölgedeki gerginliği tırmandırmaması ve uluslararası hukuka uygun olarak seyrüsefer özgürlüğünün sağlaması yönünde çağrıda bulundu.
Bununla birlikte Reuters’ın haberine göre Panama denizcilik otoritesi tarafından yapılan açıklamada, ülkenin uluslararası yaptırımları ve yasaları ihlal eden gemilerden bayrağını çekeceği ve son birkaç ayda İran ve Suriye ile bağlantılı olan yaklaşık 60 geminin Panama kayıtlarından silindiği bildirildi.
Reuters'ın kimliği açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberine göre Panama eski Devlet Başkanı Juan Carlos Varela, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının, 2018’de yeniden yürürlüğe girmesinin ardından, çoğunluğu İran'ın devlet şirketlerine ait 60 kadar tankerin kaydının silinmesini onayladı. Kaynaklar, kayıtları silinen tankerler arasında Suriye'ye petrol tedarik eden gemilerin de olduğunu eklediler.
Temmuz ayı başlarında Cebelitarık Boğazı’na doğru seyreden dev petrol tankeri Grace 1, burada Suriye Deniz Kuvvetleri'ne uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alı konuldu. Cebelitarık yetkilileri, tamamen petrol yüklü olan tankerin Suriye'deki Banyas rafinerisine ham petrol taşıdığından şüphelenildiğini belirtti. Ancak Panama hükümeti Cebelitarık Boğazı’na ulaşan Panama bandıralı tankerin, 29 Mayıs’ta kayıtlardan çıkarıldığını açıkladı.
Panama Deniz Taşımacılığı Kurumu Ulaştırma Genel Müdürü Rafael Cigarruista, Grace 1 tankeriyle ilgili Reuters'a e-posta yolu ile yaptığı açıklamada, “Panama, bayrağını çekme faaliyetlerine devam edecek. Hedefimiz filomuzun sadece uluslararası kuruluşların yaptırımlarına uygunluğunun yanı sıra Panama’nın mevcut deniz güvenliği mevzuatı ve yönetmeliklerini de iyileştirmek” ifadelerini kullandı.
İran, İngiliz hükümetini alıkonulan tankeri derhal serbest bırakmaya çağırdı ve üç İran gemisi, Perşembe günü Hürmüz Boğazı'ndaki bir İngiliz gemisini durdurmaya çalıştığında misillemeye karşı uyardı.
İran, Perşembe günü Hürmüz Boğazı'nda bir İngiliz şirketine ait tankeri durdurma girişiminde bulunduktan sonra İngiliz hükümetine alıkonulan tankerin derhal serbest bırakılmasını isteyerek misilleme uyarısında bulundu. Öte yandan ABD'nin İran üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığını belirten Panama, kayıtlarını yaptırımları olan gemilerden ve usulsüzlüklere karışan şirketlerden uzak tutmak istediğini bildirdi. Uluslararası hukuka göre bayraklı olup bir ülkede bulunan her ticari gemi, geminin yetki alanına kaydedilir ve güvenlik standartlarının denetlenmesinden ve çalışma koşullarının gözden geçirilmesinden sorumludur. Vessels Value şirketine göre Panama, dünyanın en büyük kargo filosuna sahip olup, yaklaşık 7 bin 100 kayıtlı gemisi bulunuyor. Bir Orta Amerika ülkesi olan Panama, yabancı armatörlere kayıt kolaylığı ve yabancı personel alma imkânı sağlıyor.
Diğer yandan Cebelitarık polisi, Suriye’ye yönelik Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle alıkonulan İran petrol tankeri kaptanının ve diğer üç mürettebatın serbest bırakıldığını açıkladı. Polis, yaptığı açıklamada, “Cebelitarık polisi tarafından gözaltına alınan dört Grace 1 mürettebatı, kefaletle serbest bırakılmıştır” ifadeleri yer aldı. Soruşturmanın devam ettiğine işaret edilen açıklamada, gözaltına alınan mürettebatın tamamının Hindistan vatandaşı olduğu belirtildi.
Cebelitarık yetkilileri, 4 Temmuz'da 330 metre uzunluğundaki İran petrol tankerine el koymuş, Tahran ise tankerin AB yaptırımlarına aykırı olarak Suriye'ye ham petrol taşıdığı iddialarını reddederek, bunun ‘deniz korsanlığı’ olduğunu söylemişti. İngiltere’ye bağlı Cebelitarık Özerk Hükümet Başkanı Fabian Picardo ise yaptığı bir açıklamada, 2,1 milyon varil kapasiteli tankerin tamamen dolu olduğuna dikkati çekmişti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.