İsrail Hizbullah’a karşı mevzilerini güçlendirme kararı aldı

İsrail’in kuzey sınırında bulunan Demir Kubbe (İsrail Ordusu sitesi)
İsrail’in kuzey sınırında bulunan Demir Kubbe (İsrail Ordusu sitesi)
TT

İsrail Hizbullah’a karşı mevzilerini güçlendirme kararı aldı

İsrail’in kuzey sınırında bulunan Demir Kubbe (İsrail Ordusu sitesi)
İsrail’in kuzey sınırında bulunan Demir Kubbe (İsrail Ordusu sitesi)

İsrail ile Hizbullah arasında karşılıklı tehditlerin devam ettiği ve İsrail araştırmalarında çarpışmanın “an meselesi” görüldüğü bir vasatta, İsrail 20 stratejik noktada Hizbullah tarafından atılma ihtimali olan füzelere karşı koyabilmek için pozisyonunu güçlendirmeye karar verdi.
Bu mevkileri güçlendirmeye yönelik atılan ilk adımda, özel bir komite, özellikle Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah’ın İsrail’in tehdit eden konuşmasında, Hizbullah roketleri için potansiyel bir hedef olarak gördüğü stratejik ve güvenlik tesislerini belirledi. Bunlar, Hadera’daki elektrik, Amonyak tesisleri, Hayfa’da depolar ve İsrail doğalgaz boru hattı şirketinin yanı sıra kuzey İsrail’den güneye doğru hassas ve stratejik noktalar bulunuyor.
Mevzilerde tahkimat
Bu arada İsrail emniyeti bu mevzilerdeki binaları güçlendirmek için beton duvarlar inşa ediyor, binalar ve çatıları güçlendiriyor, hasara dayanıklı kapılar takılıyor. Ve bazı mevziler ciddi hasar alır endişesiyle yer altına gizleniyor.
İsrail’deki güvenlik raporları Hizbullah’ın bazı stratejik noktaları vurabileceği üzerinde fikir birliğinde. Raporlarda Hizbullah’ın buralara saldırarak İsrail’in askeri potansiyeline zarar vermek ve gelecek savaşlar için manevi üstünlük sağlamak peşinde olduğunu belirtiyor.
Güvenlik kuruluşları, Nasrallah’ın 13 yıl önce yapılmış Temmuz savaşının yıldönümünde yaptığı konuşmasında İsrail’deki stratejik bölgelerin haritasını çıkararak örgütünün kendilerine büyük zarar verebileceğini belirten konuşmasını ciddiye aldı.
İsrail güvenliği Hizbullah’ın elinde İsrail’deki askeri mevzileri ve alt yapıya ciddi şekilde zarar verecek önemli miktarda hassas füzeye sahip olmasından endişe ediyor. Rapora göre İran, Lübnan kanalıyla Hizbullah’a gelişmiş silahlar gönderiyor.
Devlet Denetçisi uyardı
Güvenlik kuruluşları tarafından alınan önlemler, İsrail'in güvenliğini ve korunmasını sağlamak için yeterli olamayabilir. Devlet Denetçisi tarafından hazırlanan birden fazla raporda, Hizbullah tarafından roket atıldığı takdirde, bu tehditler için plan geliştirmediği için İsrail'e yönelik tehlike uyarısı verildi.
Denetçi yazdığı raporlardan birinde Elektrik Kurumu ve Enerji Bakanlığı’nın roket ve yangın gibi tehditlerle başa çıkmak için bir plana sahip olmadığını belirtti.
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre raporda, 2,5 milyon İsraillinin korunmadığı ve 700 binden fazla evin roket saldırısı tehdidi altında olduğu açıklandı.
160 bin füze  ve top mermisi
Bölgesel İşbirliği Bakanı ve İsrail Güvenlik ve Siyasi Konseyi üyesi Hizbullah’ın askeri yetenekleriyle ilgili hazırladığı son raporunda, ordunun istihbarat raporlarını dikkate alarak Hizbullah’ın muhtemel saldırılarıyla ilgili herhangi bir senaryoya hazırlandığını söyledi  ve Hizbullah’a ait yaklaşık 160 bin füze ve top mermisi olduğunu açıkladı.
Yazılan raporlarda İsrail ile İran’ın vekilleri arasında olan savaşın önümüzdeki dönemde vekalet savaşından İran- İsrail çatışmasına döneceği ve bunun kaçınılmaz olduğu belirtiliyor. İsrail ikinci Lübnan savaşında yaptığı yanlışa tekrar düşmek istemiyor.



Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
TT

Almanya, Z kuşağını askere almakta zorlanıyor

Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)
Ukrayna savaşının ardından ordusunu güçlendirmeye karar veren Almanya, geçen yıl 86 milyar euro olan savunma bütçesini 2029'da 153 milyar euroya çıkarmayı planlıyor (AP)

Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna istilasının ardından ordusunu güçlendirmeye çalışan Avrupa ülkelerinden biri de Almanya oldu. 

2008 doğumlu 700 bin gence bu ay anket gönderildi. Kadın ve erkeklerin sağlık durumlarına ve askerlik yapıp yapmak istemediklerine dair bilgi vermeleri isteniyor. 

Yalnızca erkeklerin formu doldurması ve sağlık taramasından geçmesi zorunlu tutuldu. 

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius ülkesinin milletvekillerine gönderdiği mektupta bu yıl 20 bin kişiyi silah altına almayı planladıklarını, diğer hizmetler için de 13 bin 500 kişinin daha orduya katılmasını öngördüklerini açıkladı. 

2035'e kadar muvazzaf asker sayısını 184 binden 260 bine, ihtiyat kuvvetleriniyse üç katına çıkararak 200 bine yükseltmeyi hedefleyen Almanya'nın bu rakamlara ulaşmasıysa zor görülüyor. 

Uzmanlar, yılda 60-70 bin kişinin askere alınması gerektiğini söylüyor. 

Berlin yönetimi maaşlarda artışa gitti, ayda 2750 euroya kadar para kazanmak mümkün. 4500 euroya yaklaşan sürücü ehliyeti ücretini karşılamak gibi teşvikler de veriliyor. 

Zorunlu askerliğin 2011'de askıya alındığı Almanya'da bu uygulamanın dönebileceği konuşuluyor.

Diğer yandan evrensel sağlık hizmeti, neredeyse ücretsiz üniversite eğitimi ve işsizlik maaşının verildiği Avrupa ülkesindeki on binlerce genç, sokaklara dökülerek askere gitmek istemediklerini vurguluyor. 

Ülke bütçesinin önemli kısmı yaşlılara ödenen emekli maaşlarına harcanırken hayat pahalılığı ve işsizlikle boğuşan gençler, bu fedakarlık karşılığında ne kazanacaklarını sorguluyor. 

2020'den beri anketler yapan Almanya ordusu, yeniden silahlanma politikalarının tüm yaş gruplarından geniş destek gördüğünü belirtiyor. 

Ancak askeri kariyer yapmayı düşünenlerin oranı son ankette en düşük düzeye geriledi. 

Diğer yandan bazı uzmanlar da gönüllülüğe dayalı bir askerlik sisteminin Alman ordusuna aradığı gücü veremeyeceğini savunuyor. 

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
TT

Netanyahu, Trump'ın "Barış Konseyi"ni oluşturma biçimine itiraz ediyor

Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında ateş yakmak için odun taşıyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimiyle Gazze'de bir barış konseyi kurulması, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun tepkisini çekti; Netanyahu bunu İsrail politikasına aykırı buluyor.

Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, Trump'ın Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulmasına ilişkin açıklamasının "İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasına aykırı olduğunu" belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu hayata geçirmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

Bu arada İsrail, Hamas'a silahsızlanması için iki aylık bir süre tanıdı ve bunu uygulamak için yeniden savaş tehdidinde bulundu.


Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
TT

Netanyahu'nun ofisi: ABD'nin Gazze yönetim konseyiyle ilgili açıklaması İsrail politikasıyla çelişiyor

Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü
Netanyahu, farklı önceliklere sahip oldukları bir ortamda Trump ile görüştü

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin birkaç gün önce Gazze'yi yönetmek üzere bir konsey kurulması yönündeki duyurusunun İsrail ile koordineli olmadığını ve İsrail politikasıyla çeliştiğini belirtti.

Ofis, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın bu konuyu Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio ile görüşeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre kurucu yürütme kurulu, "Barış Konseyi" vizyonunu ilerletmek amacıyla diplomasi, kalkınma, altyapı ve ekonomik strateji konularında uzman liderlerden oluşturuldu.

Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

dcf
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Aralık 2025'te Florida'daki Mar-a-Lago'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

Açıklamada, Trump'ın konseyin başkanlığını bizzat üstleneceği ve diğer üyelerin önümüzdeki haftalarda açıklanacağı belirtildi.

Konsey başkanı, bu operasyonel modeli desteklemek üzere Aryeh Lightstone ve Josh Grunbaum'u Barış Konseyi'ne kıdemli danışman olarak atadı. Onlara, konseyin stratejisini ve günlük operasyonlarını yönetmek, yetkisini ve diplomatik önceliklerini disiplinli bir uygulama mekanizmasına dönüştürmek görevi verildi.