İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki kaçak petrol tankerini alıkoydu

İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki kaçak petrol tankerini alıkoydu
TT

İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki kaçak petrol tankerini alıkoydu

İran Devrim Muhafızları, Körfez'deki kaçak petrol tankerini alıkoydu

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda, kaçak yakıt taşıdığı gerekçesiyle yabancı bir petrol tankerine el konulduğunu ve 12 kişilik mürettebatının gözaltına alındığını açıkladı.
Körfez’deki İran Devrim Muhafızları Donanma Komuta Merkezi tarafından yapılan açıklamada, İran'dan yakıt kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle, yabancı bayraklı bir petrol tankerine el konulduğu ve 12 kişilik mürettebatının gözaltına alındığı ifade edildi.
Açıklamaya göre 1 milyon litre (altı bin varil ham petrole eşdeğer) kaçak akaryakıt taşıyan tanker, Pazar günü Körfez’deki Lark Adası’nın güneyinde durduruldu.
İran teknelerinden petrol alıyordu
AFP’nin, Devrim Muhafızları’nın resmi sitesi Sepahnews‘e dayanarak aktardığı haberinde, söz konusu tankerin 14 Temmuz tarihinde Hürmüz Boğazı’ndaki Lark Adası’nın güneyinde İran Devrim Muhafızları tarafından durdurulduğunda yabancı gemilere satmak üzere İran teknelerinden petrol aldığı öne sürüldü.
Haberde, geminin hangi ülkeye ait olduğuna ilişkin bilgi verilmedi. 
Acil durum çağrısı yaptı
Reuters, İran Devrim Muhafızları’nın açıklamasına dayanarak verdiği haberinde, İran makamları tarafından adı açıklanmayan tankerin, bir süre önce acil durum çağrısı yaptığını iddia etti.
Habere göre Devrim Muhafızları, Pazar günü acil durum çağrısı yapan bir petrol tankeri mahkeme emri uyarınca İran karasularına çekti ve tankerin petrol kaçakçılığı yaptığı ortaya çıktı.
Devrim Muhafızları’nın, Körfez'de başka bir gemiye el konulmadığını vurguladıkları açıklamada, Batı medyasında yer alan İran tarafından son günlerde başka gemilere de el konulduğuna ilişkin haberler yalanlandı.
İngiltere bayrağı taşıdığı iddiası
İran televizyonuna bağlı Genç Gazeteciler Kulübü Ajansı, İranlı bir kaynağın ifadelerine dayandırdığı haberinde, el konulan tankerin, Hürmüz Boğazı’nda İngiltere himayesinde hareket ettiği ve İngiltere bayrağı taşıdığını öne sürerek, İngiltere ve ABD’nin tankere el konulan ilk andan itibaren bilgilendirildiklerini belirtti.
İngiltere reddetti
İngiliz hükümet sözcüsü ise, söz konusu tankerin İngiltere bayrağı taşıdığına yönelik iddiaları reddederek, konuyu araştırdıklarını söyledi.
Sözcü ayrıca, “İran'a tansiyonu düşürmesi konusunda uyarıda bulunduk. Bölgedeki gelişmeleri takip ediyoruz ve uluslararası hukuka uygun bir şekilde navigasyon özgürlüğünü korumaya kararlıyız” şeklinde konuştu. 
İngiltere Savunma Bakanı’ndan yorum
İngiltere Savunma Bakanı Penny Mordaunt, bölgedeki gemilerinin çıkarlarını koruma konusunda söz verdi.
Bölgeye üçüncü savaş gemisinin konuşlandırılması hakkında basın toplantısı düzenleyen Bakan, İngiltere’nin Körfez'e üçüncü bir savaş gemisi gönderme kararı hakkında gelen bir soruya ülkesinin her zaman Körfez ve diğer bölgelerdeki çıkarlarını korumakla ilgilendiğini söyleyerek yanıt verdi.
Gerginliği azaltmak konusunda istekli olduklarına dair Tahran’a açık bir mesaj göndermenin gerekli olduğuna değinen Bakan, “Ancak o bölgedeki nakliyeyi ve serbest mal akışını her zaman koruduk ve korumaya devam edeceğiz ”dedi.
Hamaney’den misilleme uyarısı
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, yaklaşık iki hafta önce İngiliz Deniz Kuvvetleri’nin desteğiyle Cebelitarık’ta İran'a ait petrol tankerine el konulmasının cevapsız kalmayacağını söyledi.
İran Millet Meclisi Meşhed Milletvekili Cevad Kerimi Kuddusi de, dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Diplomatlar hiçbir şey yapamazsa bekleriz. İran Devrim Muhafızları Komutanı ve Genelkurmay Başkanı’nın vaatlerine göre İngilizlerin hayal ettiklerinin üzerinde bir adım atacağız” ifadelerine yer verdi.
Teknik sorun yaşayan tankere yardım edildi
İran Dışişleri Bakanlığı ise Salı günü yaptığı açıklama ile İranlı yetkililerin Körfez’de teknik bir sorun yaşayan yabancı bir petrol tankerine yardım ettikleri bilgisini verdi.
İranlı öğrenciler haber ajansı ISNA’ya göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, yabancı bir ülkeye ait petrol tankerinin Körfez'de teknik arıza yaşadığını ve İran güçlerinin de gelen yardım talepleri üzerine uluslararası yasalara göre gemiye yardım ettiğini bildirdi.
TankerTrackers verilerine göre Panama bayrağı taşıyan MT Riah isimli bir tanker, Hürmüz Boğazı'ndaki diğer gemilere yakıt ikmali yapmak üzere 14 Temmuz’da Hürmüz Boğazı’na girdi.
Tanker izleme şirketi Refinitiv'in verileri ise söz konusu tankerin son olarak Pazar günü sinyal gönderdiğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki Keşm Adası yakınlarında lokasyon bilgisini paylaşmayı durdurduğunu gözler önüne serdi.
ABD küresel ticareti korumaya devam edecek
Washington, söz konusu haberleri aldığını ancak şu anda İran iddialarının geçerliliğini destekleyecek bir kanıt olmadığını belirtti.
ABD’li üst düzey bir yetkili konuya ilişkin değerlendirmesinde, “ABD, küresel ticareti korumak ve seyrüsefer özgürlüğünü desteklemek için müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edecek” dedi.
Savunmadan taarruz stratejisine geçiş
İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’e göre bu açıklamadan saatler sonra, İran Devrim Muhafızları Komutanı General Hüseyin Selami, ülkesinin savunmaya dayalı stratejiden taarruz stratejisine geçebileceğini söyleyerek uyarıda bulundu.
Selami, “Düşmanlarımızın hata yapması halinde savunmaya dayalı stratejimiz taarruz stratejisine dönüşür” dedi.
General Selami, “Körfez bölgesi, Hürmüz Boğazı, adaları ve ilgili sahiller sadece İran için değil tüm dünya için hassas ve hayati bölge olarak dünya ekonomisinin ayrılmaz parçası sayılıyor. Bu bölgedeki hayati çıkarlarımızı ve sınırlarımızı korumak için savunma yeteneklerimizi kara, deniz ve hava olarak genişlettik” ifadelerini kullandı.
Devrim Muhafızları yeniden yapılanıyor mu?
Selami’nin bu sözleri, Washington tarafından Nisan ayında yabancı terör örgütleri listesine alınmasının ardından, Devrim Muhafızları Ordusu’nun, üst düzey komutanlarının değişimi de dâhil askeri, istihbarat ve ekonomik her alanda yeniden yapılandığına dair bir işaret olarak görüldü.
İran Devrim Muhafızları Komutanı, üstün saldırı yetenekleri olduğuna işaret ederek, ABD Donanması’ndan 10 askeri Ocak 2016'da gözaltına aldıklarını ve geçtiğimiz ay Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüklerini hatırlattı.
Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri de, Ocak ayı sonunda, ulusal çıkarların savunulması kapsamında ‘savunmadan saldırıya kadar’ bütün stratejilerinde değişiklikler yapıldığını bildirmişti.
Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Ali Fadavi ise, ABD’lilerin Körfez'de psikolojik baskılara maruz kaldığını dile getirerek, İran Devrim Muhafızları güçlerinin ABD kuvvetlerini Farsça konuşmaya zorladığını söyledi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.