Sudan’da siyasi anlaşmanın önündeki yeni engel: Silahlı gruplar

Sudan’da siyasi anlaşmanın önündeki yeni engel: Silahlı gruplar
TT

Sudan’da siyasi anlaşmanın önündeki yeni engel: Silahlı gruplar

Sudan’da siyasi anlaşmanın önündeki yeni engel: Silahlı gruplar

Sudan’da, Askeri Geçiş Konseyi (AGK) ile Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) arasında geçtiğimiz hafta imzalanan anlaşmaya dair sorunlar çktı. Söz konusu anlaşma, bazı şartlar doğrultusunda ve anayasa bildirisine ilişkin herhangi bir uzlaşı olmaksızın geçiş dönemi hükümeti çalışmalarıyla sınırlı kalarak imzalanmıştı.
ÖDBG içerisindeki bazı siyasi güçlerin çekincelerine rağmen siyasi bir sürece dair iyimser bir hava hakim olmaya başlamıştı. Ancak silahlı hareketlerin anlaşmayı “kendilerini ifade etmediğini” söyleyerek reddetmeleri, geçiş sürecinin önceliklerinden olan çatışmaların durması ve barışın sağlamasıyla gerçekleşebilecek ilerlemelerin önünde büyük bir engel teşkil ediyor.
Silahlı grupların çekinceleri
AGK ve ÖDBG arasında geçen çarşamba günü imzalanan siyasi bildirinin ardından ülkenin batısındaki Darfur bölgesi ile Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde hükümete karşı silahlı mücadele yürüten 3 silahlı hareketin bir araya geldiği Devrimci Cephe, mevcut haliyle kabul edilemeyecek bir siyasi bildiriye taraf olmayacağını duyurdu.
Devrimci Cephe, AGK ile siyasi müzakereler yürüten ÖDBG’nin önemli oluşumlarından biri. Cephe, anlaşmanın imzalandığı son toplantıya siyasi temsilcileri ile katılan Nida Sudan İttifakı’nın çatısı altında bulunuyor.
Devrimci Cephe’nin anlaşmanın bir parçası olmadıkları yönündeki açıklaması, AGK ile yapılan görüşmelere katılan Nida Sudan İttifakı ile aralarında görüş ayrılıkları olduğunu ortaya koydu.
İç ihtilaflar
Devrimci Cephe’nin anlaşmaya karşı çıkması, siyasi ittifakların iç uyumuna ve geçiş döneminde ülkeyi geleceğe taşımaya hazır olup olmadıklarına ilişkin soru işaretlerine neden oldu.
Siyasi analist Hasan Seyyid konuya ilişkin değerlendirmesinde, Nida Sudan İttifakı’nın uzun zamandır bu tür görüş ayrılıklarına tanık olduğunu belirtti. İttifakın iki kola ayrıldığına dikkati çeken Seyyid, bunlardan birinin siyasi yolu, diğerinin ise askeri yolu benimseyen silahlı hareketlerin temsil ettiği taraf olduğunu smyledi. Bunun barışçıl eylemlerle askeri mücadele arasında uyum sağlanamayışı nedeniyle örgütsel bir sorun haline geldiğini kaydetti.
Seyyid, silahlı tarafla yaşanan görüş ayrılıklarının nedeninin açık olduğunu söyledi. Bunun, görüşmelerde özellikle çatışma bölgelerinde yerlerinden edilenler, toprakla ilgili tavizler, silahlı grupların geleceği, ortadan kaldırılmaları ve topluma yeniden entegre edilmeleriyle ilgili savaş meselelerinin masaya yatırılmadan yönetim yapıları, bakanlar ve parlamentodaki temsilciler ve dokunulmazlıklarla ilgili sınırlı kalmasından kaynaklandığını söyledi.
Bununla birlikte Sudan’daki geçiş dönemiyle ilgili siyasi bildiride, ilk 6 ay sadece barış süreci ve savaşın sona ermesine odaklanılacağına işaret edilmişti. ÖDBG lideri Vecdi Salih daha önceki açıklamalarında, “Geçici hükümet, Egemenlik Konseyi aracılığıyla silahlı hareketlerle müzakere edecek. Parlamentonun yüzde 33'ü bu konuda fikir birliğine vardı” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak siyasi analist Seyyid, silahlı gruplar ve çatışma alanları konularınının AGK ile yapılan ilk görüşmelerde doğrudan masaya yatırılmamış olmasından dolayı ÖDBG’nin hatalı olduğu görüşünde.
Silahlı unsurların durumu
Sudan’daki silahlı hareketlerin birleştiği en büyük ittifak olan Devrimci Cephe çatısı altında, Minni Arko Minnavi liderliğinde Darfur bölgesinde savaşan ve Sudan-Libya sınırında faaliyet gösteren Sudan Halk Kurtuluş Hareketi (SPLM) gibi 2003'ten bu yana hükümete karşı silahlı mücadelede yer alan gruplar var. Ülkenin eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in hükümeti, Minni Minnavi’yi Libya’da devam eden silahlı mücadeleye katılmak ve bölgede güvenlik tehdidi oluşturmakla suçlamıştı. Ancak muhalefet ve silahlı gruplar bu suçlamaları reddetmişti.
Ülkenin güney sınırındaki Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerinde 2011 yılından bu yana Abdulaziz el-Hulu liderliğindeki Güney Kordofan kanadı ve Malik Agar liderliğindeki Mavi Nil kanadı olmak üzere Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ile hükümet arasında çatışmalar yaşanıyor.
Independent Arabia’dan Hüsam Bedvi’nin haberine göre SPLM-N’nin bu bölgelerde büyük kampları var. Ayrıca Abdulaziz el-Hulu liderliğindeki grup, donanım ve üyeleri açısından oldukça gelişmiş olarak kabul ediliyor.
Darfur bölgesinde iki silahlı hareket daha var. Bunlardan ilki Halil İbrahim liderliğindeki Adalet ve Eşitlik Hareketi (JEM). İkincisi de Abdulvahid Muhammed Nur liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi/Ordusu (SPLM/A).
Siyasi çözümler
ÖDBG temsilcileri, silahlı grupları ülkedeki siyasi sürece katılmaya ikna etmek için Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ancak herhangi bir sonuç alınamadı.
ÖDBG, siyasi bildirinin imzalandığı geçen çarşamba gününden önce devlet yapılarıyla bağlantılı silahlı gruplarla geçiş süreci için uzlaşıya varıldığını duyurmuştu. ÖDBG’den yapılan açıklamada uzlaşı sonuçlarının ÖDBG ve AGK arasındaki müzakereleri yöneten Afrika Birliği (AfB) arabuluculuğuna gönderildiği ancak silahlı grupların isteklerini karşılamadığı belirtildi.
Nida Sudan İttifakı, söz konusu müzakereleri güçlendirmek üzere ÖDBG’nin önde gelen liderlerinden Ömer ed-Dakir’i imzalanan siyasi bildirgenin yanı sıra silahlı hareketlerin, AGK ve ÖDBG’nin daha sonra anayasa bildirgesi için gerçekleştirmeyi planladıkları müzakerelere dahil edilmesi için Addis Ababa'ya gönderildiklerini duyurdu.
AGK ve ÖDBG’nin cuma günü anayasa bildirisine ilişkin müzakere oturumu düzenlenmesi planlanıyordu. Ancak oturum, silahlı grupların bakış açısını içerecek şekilde çalışma yapmak üzere ÖDBG’nin talebi üzerine ertelendi.
AfB arabuluculuğu
AfB arabulucusu Muhammed Hasan Lebat, cumartesi günü siviller ve silahlı gruplar arasındaki görüşmelere katılmak ve tüm taraflara çatışmaya son verecek ve ülkede barışı sağlayacak bir anlaşmaya varmaları yönünde çağrıda bulunmak üzere Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'ya gitti.
Buna karşın Devrimci Cephe yeni görüşmelerle ilgili yaptığı açıklamada, yeni tarafların toplantılara katılmasının herkesin olağanüstü noktalara çözüm getirme ve tam bir sivil geçişin gerçekleşmesine ilişkin karmaşaya yönelik yeni bir yaklaşım bulmadaki isteğini ortaya koyduğunu belirtti.
Sudan’daki siyasi bildiri, AGK tarafından seçilecek 5 asker ve ÖDBG tarafından seçilecek 5 sivil isim ile her iki tarafın ortak olarak seçeceği 1 kişi olmak üzere toplam 11 üyeden oluşacak Egemenlik Konseyi’nin kurulmasından önce imzalandı.
Siyasi analist Seyyid, silahlı gruplarla siyasi liderler arasında bir görüş birliği oluşturulması için AGK’ye müdahale etme çağrısında bulundu. Bu tür bir müdahalenin büyük bir etkisi olabileceğine işaret eden Seyyid, bunun silahlı grupların korkularını azaltabileceğini belirtti.
Diğer yandan AGK, Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu liderliğinde silahlı kuvvetlerle doğrudan müzakerelerde bulunmak üzere bir komisyon kurulması için Çad’ın başkenti Encemine’de Minni Arko Minnavi ile görüşüldüğünü açıkladı. AGK, bu tür müzakerelerin barışı sağlama sürecine güçlü bir ivme katacağını vurguladı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.