Fas Kralı, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına bağlılığını yineledi

Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
TT

Fas Kralı, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına bağlılığını yineledi

Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)
Tahta çıkışının yıldönümünde Fas halkına seslendiği konuşması sırasında Fas Kralı (MAP)

Tahta çıkışının 20’nci yıldönümünde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Fas Kralı 6. Muhammed, iki dost ülke arasındaki kardeşlik bağlarına karşı duyduğu sadakatin ifadesi olarak, Cezayir ile koşulsuz diyalog politikasına samimi bir şekilde bağlı olduğunu vurguladı.
Pazartesi günü Fas halkına seslenen Kral, ”Halkı ve Kralı ile Fas’ın son olarak Mısır’ın ev sahipliği yaptığı Afrika Uluslar Kupası’nda Cezayir Milli Takımı’na verdiği destek, zaferinden duyduğu coşku ve sanki Fas kazanmış gibi Cezayir’in şampiyonluğundan duyduğu gururu paylaşması ile bir kez daha kendini gösterdi” dedi.
”Bu kader birliği, ortak tarih, kültürel birikim bilinci ve inancı; kardeş Mağrip halklarına birlik, entegrasyon ve bütünleşmeyi gerçekleştirmek için çalışma umudu ve güç veriyor” diyen Fas Kralı, bölge ülkelerinin karşı karşıya olduğu sorunlarla hiçbir ülkenin tek başına mücadele edemeyeceğini ifade etti.
Fas Kralı 6. Muhammed, bu çerçevede Fas’ın Batı Sahra sorununu, münhasır olarak Birleşmiş Milletler (BM) şemsiyesi altında çözecek siyasi sürece katılma konusundaki samimi ve kararlı tutumunu sürdürdüğünü belirtti. Fas’ın istenen uzlaşmayı sağlamanın tek yolunun, kapsamlı bir Fas egemenliği altında özerk yönetim olduğu inancında olduğunu belirten Kral ayrıca, “Tahta çıkış yıldönümü kutlamaları, Batı Sahra’nın Fas toprağı olduğuna, topraklarımızın ve ülkemizin bütünlüğüne, ülkemizin her karış toprağı üzerindeki egemenliğimize yönelik güçlü bağlılığımızı vurgulamak için en iyi andır” dedi. Ülkesinin uluslararası alanda, Afrika ve Avrupa’da elde ettiği kazanımlardan duyduğu gururu ifade ederek bu kazanımları güçlendirmek ve düşmanların manevralarına karşı koymak için her düzeyde seferberliği sürdürme çağrısında bulundu.
Başbakan’a önemli talimat
Kral 6. Muhammed, hükümet ve devlet kurumlarını kapsayacak büyük değişikliklere vurgu yaparak, başbakanı siyasi ve idari pozisyonları yenilemek ve “taze kan“ enjekte etmek için kendisine yakın zamanda öneriler sunacağını belirtti. Fas Kralı, ”İçinde bulunduğumuz siyasi dönüşümlere uygun olarak, yetenek ve liyakat esas alınarak seçilmiş üst düzey ulusal yetenekler ile hükümet, siyasi ve idari pozisyonları yenilemek ve kendisine taze kan enjekte etmek ile ilgili önerilerini sunmakla görevlendirdiğim başbakan, gelecek Ekim ayına kadar bununla ilgili çalışmalarını tamamlayıp bizlere sunacaktır” dedi. Bunun mevcut hükümet ve kamu kurumlarında görev yapanların içerisinde yetenekli kişilerin var olmadığı anlamına gelmediğini belirten Kral, ”Eylem seviyesine yükselmek, istenen köklü değişimi gerçekleştirme gücüne sahip yetenek ve beceriler ile bu yeni aşamanın başarılı olması için gerekli şartları sağlamak konusunda kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Kral 6.Muhammed, hükümete, yeni biçimi ile kalkınma modellerinin dayanağını oluşturabilecek, uyum ve entegrasyon temelli yeni nesil büyük sektörel planlar hazırlamaya başlama çağrısında bulundu. Ulusal kalkınma modelinin yenilenmesi ile ilgili ise “Bu başlı başına bir gaye değil Fas’ı ulaştırmak istediğimiz, sorumluluk ve kapsamlı harekete dayalı yeni bir döneme geçiştir” ifadesini kullanan Kral, nihai hedefinin, Fas’ın gelişmiş ülkeler kervanına katılmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Fas Kralı, ”Girmek üzere olduğumuz bu yeni aşama; üstesinden gelmemiz gereken birçok iç ve dış sorunlar ile kazanmamız gereken rekabetler ile doludur” dedi. Bunun temel olarak, güven ve kazanımların kanıtlanması, vatandaşların birbirlerine ve daha iyi bir gelecek inancını paylaştıkları ulusal kurumlara duydukları güvenin sağlamlaştırılması ile ilgili olduğuna işaret etti.
Fas Kralı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bu durum ayrıca, özellikle uluslararası deneyim ve tecrübelere açılmayı gerektiren bazı alanlarda içe kapanmamak ile de ilgilidir” dedi. Buna ek olarak, açılımın ekonomik ilerleme ve kalkınmanın temelini oluşturduğunu, Faslı girişimcilerin ve aktörlerin rekabet güçlerini arttırma fırsatı sunduğunu, daha fazla istihdam sağlamak, hizmetlerin ve tesislerin kalitesini geliştirmek ve gelirlerini arttırmak için iyi bir motivasyon olduğunu ifade etti.
Ekonomiye ivme kazandırma ve kurumsal verimlilik hedefine de değinen Kral bu hedefin, ”Özel girişimleri desteklemeyi, üretime dayalı yeni yatırım programlarını yürürlüğe sokmayı, daha fazla istihdam sağlamayı sürdürerek güçlü ve rekabetçi bir ekonomi inşa etmeyi” kapsadığının altını çizdi.
Bu bağlamda kurumsal verimliliğin artmasının ve yetkililerin “zihniyetlerinin” değişmesinin önemini vurgulayan Kral, kamu sektörüne gecikmeden, kolaylık, verimlilik ve senteze dayalı gerçek bir 3 boyutlu devrim gerçekleştirme çağrısında bulundu. Fas Kralı, ”Daha önce de çalışma yöntemlerinin değiştirilmeye ve modernize edilmeye ihtiyacı olduğu, kamu yönetiminin gayret ve yaratıcılık ile donanması gerektiği çağrısında bulunmuştum” dedi.
Özel komisyon kurulacak
Herkesin eşit ve umutlu olduğu, bariz eşitsizliklere, başarısızlıklara, kırsal görünümlere, boşa harcanan enerji ve zamana yer olmayan bir Fas’ın inşasını tamamlamak için sosyal adalete olan güveni yükseltmenin gerekli olduğunu açıkladı.
Bu çerçevede Kral 6. Muhammed, gelecek siyasi aşamada temeli atılacak kalkınma modeli ile ilgili özel bir komisyon kurulacağını deklare etti. Bu komisyonun, hem özel hem de kamu sektöründeki ulusal yetenekleri, farklı bilim dallarından uzmanları içereceğini belirtti.
Kral, ”Kalkınma modelimizin son yıllarda, vatandaşlarımız arasında belirli bir kesiminin artan taleplerini karşılayamadığı, sosyal eşitsizlikleri azaltamadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Bu nedenle onu yeniden inceleme ve yenileme çağrısında bulunduk. Aslında kişisel olarak özel komiteler kurmayı tercih etmiyorum. Çünkü bu komiteler, bazıları için sorunları ve meseleleri derinlere gömmenin en iyi aracı olabiliyor. Ama buna rağmen ulusal boyuta sahip bazı konularda bu tür özel komiteler kurmak zorunda kalabiliyoruz” dedi.
Kalkınma modeli ile ilgili kurulacak özel komitenin yapısına da değinen Fas Kralı, “Bu komite; deneyim ve tarafsızlık kriterlerine sahip, toplumun nabzını ve beklentilerini anlayan, yüksek ulusal menfaatleri göz önüne alan özel ve kamu sektöründeki ulusal yetenekleri ve farklı bilim dallarından uzmanları içerecektir. Bu komitenin, ikinci bir hükümet ya da hükümete denk bir resmi kurum olmadığının, belirli bir zamana kadar görev yapacak bir yatırım komitesi olduğunun altını çizmek istiyorum. Ayrıca bu komite de eğitim, sağlık, tarım, yatırım ve vergi sistemi gibi birçok alanda benimsenen ve benimsenecek olan reformların ana itici güçlerini göz önüne almalı, bunların kalitesini ve verimliliğini yükseltmek için önerilerde bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kral, bu komitenin çalışmalarına tam anlamıyla tarafsız ve nesnel bir şekilde başlaması, sert ve acımasız olsa da kendisine sadece gerçekleri sunması ve çözüm bulma konusunda cesur ve yaratıcı olması gerektiğine işaret etti. Zor ya da maliyetli olsa da kabul edilecek öneri ve tavsiyelerin uygulanmasında kararlı, cesur ve sorumlu olunmasının önemini vurguladı.
Fas Kralı: Bu benim için büyük bir acıdır
Ülkenin son yıllardaki atılımına rağmen Fas halkı içerisinde yoksulluk ve maddi yetersizlikten muzdarip olan bir kesimin varlığının kendisine acı verdiğini belirten Kral, ”Allah biliyor ki halk arasında yüzde 1 oranında dahi zor durumda ya da yoksulluk içinde yaşayan bir kesim var ise bu benim için büyük bir acıdır” dedi.
Bütün engeller ortadan kaldırılıp kalkınma ve sosyal sorunlara uygun çözümler bulunana kadar dinlenmeden çalışacağını belirten Fas Kralı, beşeri kalkınma programlarına özel bir önem verdiklerini, halkın acil sorunlarına çözüm bulunması için sosyal politikaları teşvik ettiklerini vurguladı. 6. Muhammed, bu hedefin kapsamlı bir bakış açısını, nitelikli yeteneklerin varlığını, planlanan projeleri uygulamak için gerekli şartların sağlanmasını gerektirdiğini belirtti. Altyapıya ek olarak yenilenebilir enerji, şehir ve kırsal alanların rehabilatasyonu düzeyinde gerçekleştirilen niteliksel atılıma övgüde bulunan Fas Kralı, ”Özgürlükler ve hakların pekiştirilmesi, barışçıl demokratik uygulamaların sağlamlaştırılması konusunda olağanüstü adımlar attık” dedi. Altyapı ve kurumsal reformların ne kadar önemli olursa olsun yeterli olmadığını da sözlerine ekledi.
Kral’a göre açıklık ve nesnel açıdan bu olumlu sonucu etkileyen en önemli şey, bu ilerleme ve başarıların ne yazık ki Fas toplumunun bütün kesimlerini yeterince kapsamamış olmasıdır. Bu nedenle bazı vatandaşlar, söz konusu başarıların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve günlük ihtiyaçlarının karşılanmasında ve özellikle de temel sosyal hizmetler, sosyal eşitsizlikleri azaltma ve orta sınıfın güçlendirilmesi alanında etkilerini doğrudan gözlemleyememektedir.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.