Dünyanın en iyi üniversiteleri açıklandı: İlk binde Türkiye’den 10 üniversite yer alıyor

Harvard Üniversitesi üst üste 8. kez ilk sırada yer aldı (Reuters)
Harvard Üniversitesi üst üste 8. kez ilk sırada yer aldı (Reuters)
TT

Dünyanın en iyi üniversiteleri açıklandı: İlk binde Türkiye’den 10 üniversite yer alıyor

Harvard Üniversitesi üst üste 8. kez ilk sırada yer aldı (Reuters)
Harvard Üniversitesi üst üste 8. kez ilk sırada yer aldı (Reuters)

Her yıl dünyadaki üniversiteleri belirli kriterlere göre sıralayan Center for World University Rankings (CWUR) 2 bin üniversitenin yer aldığı listeyi açıkladı. Sıralamadaki kriterler arasında eğitim kalitesi, mezunların iş bulma oranı, eğitim kadrosunun kalitesi, araştırma sayısı, yüksek kaliteli yayın sayısı, üniversitenin dışarıdaki etkisi ve yayımladığı kitap ve makalelere yapılan atıf sayısı yer alıyor. 
Independent Türkçe'nin haberine göre hazırlanan listede ilk bin üniversite arasında Türkiye’den10 üniversite yer alırken listedeki ilk 10 üniversitenin 8’i ABD kurumlarından oluştu. Kriterlere göre 100 tam puan alan Harvard Üniversitesi, sıralamada art arda 8. kez birinci oldu. İlk 10’da ABD dışında İngiltere’den Cambridge Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi yer aldı.
İlk 500’de Türkiye’den üniversite yok
Listede 582. sırada bulunan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Türkiye'deki üniversiteler arasında en iyi dereceyi alan kurum oldu. ODTÜ’yü İstanbul Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi izledi.
Geçen yıl hazırlanan listedeyse Türkiye’den 13 üniversite bulunuyordu. Hacettepe’nin 525. sırada yer aldığı geçen yılki listede İstanbul Üniversitesi 560. sırada ODTÜ’yse 596. sıraya oturmuştu. Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi ise bu yıl listede yer bulamadı.
CWUR Başkanı Dr. Nadim Mahassen Türk üniversitelerinin daha fazla maddi desteğe gereksinimi olduğunu belirterek eğer gerekli destek sağlanmazsa sıralamada daha da gerilere düşebileceğine işaret etti.
İlk 100’de Asya’dan 9 üniversite yer alıyor
CWUR’un 20 bin üniversiteyi değerlendirdiği listede ilk 100 üniversite arasında Japonya’dan 4, Çin’den 3, Güney Kore’den 1 ve Singapur’dan 1 üniversite yer aldı. Ayrıca Avrupa’dan da 28 üniversite listeye girdi. İlk 100 üniversite şu şekilde:
1. Harvard Üniversitesi, ABD
2. Massachusetts Institute of Technology, ABD
3. Stanford Üniversitesi, ABD
4. Cambridge Üniversitesi, İngiltere
5. Oxford Üniversitesi, İngiltere
6. Columbia Üniversitesi, ABD
7. Princeton Üniversitesi,  ABD
8. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley, ABD
9. Pensilvanya Üniversitesi, ABD
10. Chicago Üniversitesi  ABD
11. California Institute of Technology, ABD
12. Yale Üniversitesi, ABD
13. Tokyo Üniversitesi, Japonya
14. Cornell Üniversitesi, ABD
15. Northwestern Üniversitesi, ABD
16. California Üniversitesi, Los Angeles, ABD
17. Michigan Üniversitesi, Ann Arbor / ABD
18. Johns Hopkins Üniversitesi, ABD
19. Washington Üniversitesi, Seattle, ABD
20. Illinois Üniversitesi, Urbana–Champaign / ABD
21. Kyoto Üniversitesi, Japonya
22. College London Üniversitesi, İngiltere
23. Duke Üniversitesi  ABD
24. Toronto Üniversitesi  Kanada
25. Wisconsin Üniversitesi, Madison  ABD
26. New York Üniversitesi, ABD
27. California Üniversitesi, San Diego, ABD
28. Imperial College London, İngiltere
29. ETH Zurich, İsviçre
30. McGill Üniversitesi, Kanada
31. Teksas Üniversitesi, Austin / ABD
32. École Polytechnique, Fransa
33. Seoul National Üniversitesi, Güney Kore
34. California Üniversitesi, San Francisco / ABD
35. Sorbonne Üniversitesi , Fransa
36. North Carolina Üniversitesi, Chapel Hill / ABD
37. Edinburgh Üniversitesi, İngiltere
38. Minnesota Üniversitesi, Twin Cities / ABD
39. Copenhagen Üniversitesi, Danimarka
40. Texas Southwestern Medical Center Üniversitesi, ABD
41. Washington Üniversitesi, St. Louis / ABD
42. Karolinska Enstitüsü, İsveç
43. École normale supérieure, Fransa
44. Southern California Üniversitesi, ABD
45. Brown Üniversitesi, ABD
46. Vanderbilt Üniversitesi, ABD
47. Pennsylvania State Üniversitesi, ABD
48. Rutgers Üniversitesi, New Brunswick / ABD
49. Dartmouth College, ABD
50. California Üniversitesi, Davis, ABD
51. Münih Ludwig Maximilian Üniversitesi, Almanya
52. British Columbia Üniversitesi, Kanada
53. Virginia Üniversitesi, ABD
54. Ohio State Üniversitesi, ABD
55. King's College London, İngiltere
56. Oslo Üniversitesi, Norveç
57. Colorado Boulder Üniversitesi, ABD
58. Weizmann Bilim Enstitüsü, İsrail
59. Peking Üniversitesi, Çin
60. Manchester Üniversitesi, İngiltere
61. Purdue Üniversitesi, ABD
62. Kudüs İbrani Üniversitesi, İsrail
63. Pittsburgh Üniversitesi, ABD
64. Melbourne Üniversitesi, Avustralya
65. California Üniversitesi, Irvine / ABD
66. California Üniversitesi, Santa Barbara / ABD
67. Rockefeller Üniversitesi, ABD
68. Zurich Üniversitesi, İsviçre
69. Arizona Üniversitesi,  ABD
70. Tsinghua Üniversitesi, Çin
71. Berlin Free Üniversitesi, Almanya
72. Heidelberg Üniversitesi, Almanya
73. Utrecht Üniversitesi, Hollanda
74. Boston Üniversitesi, ABD
75. National Taiwan Üniversitesi, Tayvan
76. Münih Teknik Üniversitesi, Almanya
77. Bristol Üniversitesi, İngiltere
78. Paris-Sud Üniversitesi,  Fransa
79. École Polytechnique Fédérale de Lausanne, İsviçre
80. Osaka Üniversitesi, Japonya
81. Florida Üniversitesi, ABD
82. Georgia Teknoloji Enstitüsü, ABD
83. Utah Üniversitesi, ABD
84. Carnegie Mellon Üniversitesi, ABD
85. Ulusal Singapur Üniversitesi, Singapur
86. Keio Üniversitesi  Japonya
87. Texas A&M Üniversitesi, College Station / ABD
88. Paris Diderot Üniversitesi, Fransa
89. Alberta Üniversitesi, Kanada
90. Emory Üniversitesi, ABD
91. Groningen Üniversitesi, Hollanda
92. Leiden Üniversitesi, Hollanda
93. Texas MD Anderson Kanser Merkezi Üniversitesi, ABD
94. Tufts Üniversitesi, ABD
95. Aarhus Üniversitesi, Danimarka
96. Chinese Academy of Sciences Üniversitesi, Çin
97. Rochester Üniversitesi, ABD
98. Erasmus Üniversitesi, Rotterdam / Hollanda
99. Maryland Üniversitesi, College Park / ABD
100. Sydney Üniversitesi, Avustralya



Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
TT

Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)

Japonya'ya özgü nadir bir karınca türünün, ne işçi ne erkek içeren ve yalnızca kraliçelerden oluşan tek tür olduğu keşfedildi.

Karınca kolonileri genellikle üreme yeteneğine sahip dişiler (kraliçeler diye de biliniyor), üreyemeyen dişi işçiler ve çiftleştikten kısa süre sonra ölen erkeklerden oluşuyor.

Bu modelden sapmalar olduğu biliniyor; örneğin, işçi barındırmayan parazitik karıncalardan oluşan veya erkek içermeyen bazı koloniler var.

Araştırmacılar nadir görülen parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin sadece kraliçeler ürettiğinden neredeyse 40 yıldır şüphelense de bununla ilgili hiçbir kanıt bugüne kadar bulunamamıştı.

Yeni bir çalışma hem işçileri hem de erkekleri olmayan ve sadece kraliçelerden meydana gelen bir karınca türünün ilk kanıtını sundu.

Parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin, yakın akraba bir tür olan Temnothorax makora'nın işçilerini, kendi ana kraliçelerini öldürmeleri için kandırdığı daha önce belgelenmişti.

Bu şaşırtıcı bir keşifti çünkü karınca kolonilerinde işçiler tüm hayatlarını kraliçeyle ilgilenmek, yiyecek aramak, yuvayı savunmak ve yavruları beslemekle geçirir.

Kraliçe, koloninin hayatta kalmasında merkezi konumda olduğu için karıncaların kendi kraliçelerini öldürmesi doğada son derece nadir görülen bir davranış.

Son araştırma, T. kinomurai'nin konak kraliçeyi öldürmekle kalmayıp eşeysiz üremeyle kendi klonlarını ürettiğini ve hayatta kalan konak işçileri kandırarak yavrularını onların yetiştirmesini sağladığını gösteriyor.

Bilim insanları araştırmada T. kinomurai kraliçelerine sahip 6 koloniyi toplayıp onları laboratuvardaki kutularda yetiştirdi.

Laboratuvarda 43 T. kinomurai kraliçe yavrusu yetiştirebilen araştırmacılar, karıncaları daha ayrıntılı incelediklerinde hiçbirinin erkek olmadığını gördü.

Bu kraliçeleri laboratuvar koşullarında daha fazla inceleyerek yumurtlama süreçlerini düzenli takip ettiler.

Bilim insanları yumurtaların erkek karınca tarafından döllenmeden yeni kraliçelere dönüştüğünü saptadı.

Daha sonra kraliçe karıncaları mikroskop altında inceleyince çiftleşme yapılarının kullanılmadığını, yani yavruların hepsinin esasen klon olduğunu belirlediler.

Araştırmacılar türün birçok kolonisini ve popülasyonunu gözlemledikten sonra bu türün işçi ve erkek karıncalardan tamamen yoksun olduğunu doğruladı.

Bilim insanları hakemli dergi Current Biology'de yayımlanan çalışmada şöyle yazıyor: 

Verilerimiz, T. kinomurai'nin yaşam öyküsünün, işçisiz parazitlik ve döllenmemiş yumurtalardan dişi yavrular üretme yeteneği anlamına gelen partenogenezin benzersiz bir kombinasyonuyla tanımlandığına işaret ediyor.

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda, karınca türlerinde işçilerin ve erkeklerin ortadan kalkmasını hangi koşulların desteklediğini anlamayı umuyor.

Independent Türkçe


ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
TT

ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)

ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu bir geminin "yolda" olduğunu iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre ordu herhangi bir Donanma gemisi konuşlandırma emri almadı ve Donanma'nın iki hastane gemisi de Alabama'daki bir tersanede demirli.

The Independent, yorum için Donanma, Pentagon ve Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Cumartesi günü Başkan Trump, Donanma'nın USNS Mercy hastane gemisinin bir görüntüsünü paylaşarak, Danimarka'nın özerk topraklarına bir misyonun yolda olduğunu iddia etmişti.

Trump, Truth Social'da şöyle yazmıştı:

Louisiana'nın harika Valisi Jeff Landry'yle birlikte, orada hasta ve bakıma muhtaç birçok insana bakmak için Grönland'a harika bir hastane gemisi göndereceğiz. Yolda!!!

Başkanın paylaşım yaptığı gün, Danimarka ordusu Grönland yakınlarındaki ABD denizaltısının mürettebat üyesini tıbbi sebeple acilen tahliye ederek, tedavi için adanın başkenti Nuuk'taki bir hastaneye helikopterle götürmüştü.

Grönland ve Danimarka liderleri, hastane gemisine ihtiyaç olduğu yönündeki iddiayı reddetti.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen pazar günü Facebook'ta, "Bizden 'hayır, teşekkürler' cevabı gelecek" diye yazdı.

"Başkan Trump'ın Grönland'a ABD hastane gemisi gönderme fikri dikkate alındı" diye ekledi.

Ancak vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti sunan bir kamu sağlık sistemimiz var.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ayrı bir açıklamada, "Herkes için ücretsiz ve eşit sağlık hizmetine erişimin olduğu bir ülkede yaşamaktan mutluyum" diye yazdı.

Danimarka'da doğru tedaviye erişimi belirleyen şey sigorta ya da gelir düzeyi değil. Grönland'da da aynı yaklaşım geçerli.

vfe
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, adada sağlık hizmetleri zaten ücretsiz olduğu için ABD'nin hastane gemisine ihtiyaç duyulmadığını söyledi (AFP)

ABD'nin Grönland özel elçisi görevini de yürüten Landry, yetkililerin kınamasına öfkeyle tepki gösterdi.

Pazar günü X'te, "Başbakan Jens-Frederik Nielsen'e yazıklar olsun!" diye yazdı.

"Birçok Grönlandlıyla karşılaştıkları günlük sorunlar hakkında konuştuktan sonra, bir konu öne çıktı: Sağlık hizmetleri" diye ekledi.

Birçok köy ve küçük kasaba, Amerikalıların çoğu için sıradan sayılan temel hizmetlerden yoksun.

Hastane gemisi misyonuyla ilgili kafa karışıklığı, Başkan Trump'ın yerel yetkililerin ve Avrupalı ​​ortakların muhalefetine rağmen Grönland'ı ele geçirmek veya belki de istila etmek istediğini ima eden tekrarlanan hamleleri göz önüne alındığında, ABD'yle kuzeydeki komşusu arasında daha büyük gerilimler yaşanırken geldi.

Ocak ayında Trump, Grönland'a askeri güç kullanmaktan vazgeçmiş ve bu girişime karşı çıkan ABD müttefiklerine gümrük vergisi uygulama tehdidinden geri adım atmıştı.

ABD ve NATO müttefiklerinin Arktik ada bölgesiyle ilgili "gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini" oluşturduklarını söylemişti.

Independent Türkçe


2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
TT

2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)

Sırbistan'da keşfedilen 2 bin 800 yıllık toplu mezar, Demir Çağı Avrupası'nda kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti açığa çıkardı.

Toplu mezar, bugünkü Sırbistan'da yer alan Karpat Havzasındaki Erken Demir Çağı yerleşimi Gomolava'da bulunmuştu.

MÖ 6. binyılda Sava Nehri kıyısında kurulan Gomolava, hem yerleşik hem de göçebe gruplar tarafından yüzlerce yıl kullanılmıştı.

Edinburgh Üniversitesi'nden Linda Fibiger ve ekibi, Gomolava'daki küçük bir toplu mezardan çıkarıldıktan sonra Vojvodina Müzesi'nde korunan kalıntıları inceledi.

2,9 metre çapa ve 50 santimetre derinliğe sahip mezarda 77 insan iskeletinin yanı sıra seramik kaplar, bronz aksesuarlar ve hayvan kemikleri tespit edilmişti. 

Daha önce yapılan bir çalışmada ölümlere bir salgının yol açtığı öne sürülmüştü ancak yeni araştırma bu düşünceyle çelişen güçlü kanıtlar ortaya koydu.

Bulguları Nature Human Behaviour'da dün (23 Şubat) yayımlanan çalışmaya göre 77 kişiden 51'i çocuk ve ergendi. Biyolojik cinsiyeti belirlenebilen 72 kişinin 51'iyse kadındı.

Bilim insanları makalede "Gomolava'daki toplu mezarda kadın ve genç bireylerin ağırlıklı olarak bulunması, Avrupa tarih öncesi döneminde istisnai bir durum" diye yazıyor.

Araştırmacılar ayrıca kalıntılarda, baş bölgesine kasıtlı ve ölümcül darbeler indirildiğini gösteren izler tespit etti.

Fibiger, "Yaraların büyük bölümü kafada ve çoğu yakın temas sonucu oluşmuş gibi görünüyor. Yaraların büyüklüğü, ölçüsüz bir kuvvete işaret ediyor. Yani burada kaza değil, kasıtlı öldürme sözkonusu" diyerek ekliyor: 

Bence epey vahşi bir olaydı.

Bilim insanları, kurbanlar arasındaki ilişkileri anlamak için DNA'nın yanı sıra diş minesindeki stronsiyum, oksijen ve karbon izotoplarını da analiz etti. Bu izotoplar, çocukluk dönemindeki çevresel koşulları anlamaya yardımcı oluyor.

Bulgular, mezardaki kişilerin çok azının akraba olduğunu ve üçte birinden fazlasının Gomolava dışında büyüdüğünü gösteriyor.

Çalışmanın yazarlarından Barry Molloy, "Çoğu, 12 nesil geriye gidildiğinde bile akraba değildi" diyor.

Araştırmacılar akraba olmayan kadın ve çocukların neden bu şekilde öldürülüp gömüldüğünden emin değil ancak bazı tahminleri var. 

Katliamın gerçekleştiği MÖ 9. yüzyılda, toprağı mevsimsel olarak kullanan göçebe çobanlar, Karpat Dağları'nın diğer tarafındaki Avrasya bozkırlarından Gomolava'ya geliyordu. Aynı dönemde bölge halkı da kapalı yerleşimler kuruyor ve çevredeki toprakları işliyordu.

Bilim insanları toprak kullanımıyla ilgili anlaşmazlığın topluluklar arasında çatışmaya yol açmış olabileceğini düşünüyor. 

Molloy şu ifadeleri kullanıyor: 

Kadın ve çocukların öldürülmesi, bize burada şiddet içeren savaş hakkındaki alışılagelmiş yorumumuzdan epey farklı bir şeyin yaşandığını düşündürüyor. Normalde odak, savaş alanında olur.

Bir grubun, diğerinin çocuklarını öldürerek mesaj göndermeye çalışması muhtemel. Öte yandan mezarda kişisel eşyalar, yeme-içme için kullanılan seramik kaplar, inek gibi hayvanlar bulunması farklı bir tablo çiziyor. Ayrıca mezarın üzerine tahıl öğütmek için kullanılan kırık taşlar ve yanmış tohumlar yerleştirilmişti.

Bu nedenle araştırmacılar bu eylemlerin, çatışmayı zorla çözmeyi ve topluluklar arasındaki güç dengesini yeniden kurma amacı taşıyor olabileceğini söylüyor.

Öte yandan insanları öldürenlerle cenaze ritüellerini gerçekleştirenlerin farklı kişiler olabileceğini de belirtiyorlar.

Independent Türkçe, Live Science, New Scientist, Nature Human Behaviour