Lübnan krizden çıkıyor

Başbakan Hariri ile Cumhurbaşkanı Avn bir araya geldi. (Dalati ve Nohra)
Başbakan Hariri ile Cumhurbaşkanı Avn bir araya geldi. (Dalati ve Nohra)
TT

Lübnan krizden çıkıyor

Başbakan Hariri ile Cumhurbaşkanı Avn bir araya geldi. (Dalati ve Nohra)
Başbakan Hariri ile Cumhurbaşkanı Avn bir araya geldi. (Dalati ve Nohra)

Lübnan’daki kriz, Başbakan Saad Hariri’nin dün ülkeye dönmesi ve Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya gelmesiyle atlatıldı. Görüşmede, bugün Cumhuriyet Sarayı’nda Avn başkanlığında Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmasına karar verildi. Siyasi kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre 30 Haziran’da Kabr Şamun’da düzenlenen silahlı saldırıyla başlayan ve meclisin kapanmasıyla devam eden krizden bugün çıkılıyor.
Krizdeki yumuşama, Başbakan Hariri’nin dün gece yurt dışı gezisinden dönüşünde Cumhurbaşkanı Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile görüşmesinin ardından başladı. Sanayi Bakanı Vail ebu Faur, İlerici Sosyalist Parti Başkanı Velid Canbolat başkanlığındaki heyetle görüştü, diğer siyasi gruplarla da irtibata geçildi. Söz konusu grupların arasında “Lübnan Güçleri” partisi de vardı.
Kaynakların belirttiğine göre toplantının bu hafta Avn başkanlığında, daha önceki gündemin bir parçası olarak Baabda Sarayı’nda yapılmasına karar verildi. Kaynaklar toplantı gündeminde Kabr Şamun olayının yer almadığını aktardı. Avn, Lübnanlıların istikrarını ve güvenliğini korumak konusunda ısrarlı olduklarını ve bu dosyanın yargı tarafından ele alınacağını belirtti.
Hariri de Avn ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada “Ben öncekinden daha iyimserim. Biraz beklemeliyiz. İyi haberler alacaksınız inşallah” ifadelerini kullandı.
Toplantıya Genel Güvenlik Müdürü Binbaşı General İbrahim Abbas da katıldı. Atmosferin “mükemmel” olduğunu söyleyen Abbas sabah saatlerinde başlayan toplantılara katıldı. Hariri de milletvekili Talal Arslanla görüştü.
Kaynaklar, oturumların sakin bir şekilde, sorunsuz bitmesinin beklendiği görüşünde.
Krizin yumuşaması, Hariri’nin ABD ziyaretinden önce başlamıştı. Yapılan açıklamalar Haririnin çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile görüşeceği yönünde. Kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre Pompeo ile yapılacak görüşmede Kabr Şamun ve benzeri iç siyaset başlıkları gündeme gelmeyecek. Görüşmede bölgedeki gelişmelerin ele alınması bekleniyor.



İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
TT

İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)

İsrail, 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkes anlaşması uyarınca, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının "kısıtlı bir şekilde yeniden açıldığını" bugün erken saatlerde duyurdu.

İsrail, Refah sınır kapısının yayalara özel ve kapsamlı İsrail denetim prosedürlerine tabi olmak üzere sınırlı bir şekilde yeniden açılmasını kabul etti.

Refah sınır kapısı, Gazze Şeridi'ne insani yardımın girişinde kilit bir noktadır ve Birleşmiş Milletler ile insani yardım kuruluşları uzun süredir bu sınır kapısının yeniden açılmasını talep etmektedir.

Ancak Gazze'de ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail yetkilileri, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde hâlâ rehin tutulan son İsrailli polis memuru Ran Gvili'nin cesedini iade etmemesini ve Mısır ile koordinasyon ihtiyacını gerekçe göstererek sınırın yeniden açılmasına izin vermedi.

İsrail medyası dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın elçileri Jared Kushner ve Steve Wigkoff'un Netanyahu'ya Ran Gvili'nin cesedinin iadesi beklenmeden Gazze ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının yeniden açılması için baskı yaptığını bildirdi.

Ran Gvili'nin ailesi ise cesedi iade edilmeden ABD'nin Gazze planının ikinci aşamasına geçilmemesi için İsrail makamlarına çağrıda bulundu.

Kushner ve Wotkoff, Gazze Şeridi'nin geleceği hakkında görüşmeler yapmak üzere dün İsrail'e geldi.

Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın planının ikinci aşamasına geçileceğini açıkladıktan sonra, ABD başkanı geçen hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda, yıkılmış Filistin bölgesini gökdelenlerle dolu lüks bir sahil beldesi haline getirmeyi amaçlayan “Yeni Gazze” vizyonunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ikinci aşama, Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze Şeridi'nin yaklaşık yarısını hala kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesi ve uluslararası bir gücün konuşlandırılmasını öngörüyor.

Anlaşma, ciddi bir insani kriz yaşayan Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail'in yoğun bombardımanına son verdi, ancak İsrail ve Hamas birbirlerini anlaşmanın şartlarını ihlal etmekle suçluyor.


Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
TT

Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)

İsrail Yayın Kurumu (Kan 11), Şam'ın Süvayda'nın kontrolünü ele geçirmek için Amerikan desteğiyle çalıştığını ve Washington'un Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın eylemlerini desteklediğini belirtti.

Kaynağa göre Şam, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yaptığı gibi, Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Cebel el-Arab'ı kontrol altına almak için Amerikan desteğiyle çalışıyor.

Destek “İsrail'in ulusal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla” veriliyor olsa da Tel Aviv bu durumdan rahatsız.

Haberde, Suriye'nin askeri işlerden sorumlu yetkilisinin, Şam'ın son zamanlarda Washington ile koordinasyon içinde olduğunu gösteren kendinden emin bir tavır sergilediği belirtildi. Suriye hükümetinin Süveyda konusunda henüz bir karar vermediğini belirten yetkili, “bu er ya da geç gerçekleşecek ve bunun diyalog ve anlayış yoluyla olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.


Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)

Yetkililer dün, bir göçmenin kurtarıldığını ancak Akdeniz'de bir teknenin batması sonucu 50 kişinin öldüğünden korkulduğunu açıkladı.

Göçmenlerin acil durumları için bir yardım hattı işleten Alarm Phone grubu, adamın yaklaşık 24 saattir denizde olduğunu ve diğerlerinin öldüğünü düşündüklerini söyledi. Grup, teknenin Avrupa'ya ulaşmak için riskli yolculuğa çıkan göçmenlerin sıkça kullandığı bir çıkış noktası olan Tunus'tan yola çıktığını belirtti.

Malta Silahlı Kuvvetleri, bir ticaret gemisinin Tunus kıyılarında bir adamı kurtardığını ve tıbbi tedavi için Malta'ya getirdiğini açıkladı. Hem Silahlı Kuvvetler hem de Alarm Phone grubu, adamın ne zaman kurtarıldığına dair bilgi vermedi.