​Açlık grevine giren Filistinli esir sayısı 49’a yükseldi

Gazze'deki Kızıl Haç merkezinin önünde açlık grevindeki tutsaklara destek eylemi düzenleyen Filistinliler (Getty Images)
Gazze'deki Kızıl Haç merkezinin önünde açlık grevindeki tutsaklara destek eylemi düzenleyen Filistinliler (Getty Images)
TT

​Açlık grevine giren Filistinli esir sayısı 49’a yükseldi

Gazze'deki Kızıl Haç merkezinin önünde açlık grevindeki tutsaklara destek eylemi düzenleyen Filistinliler (Getty Images)
Gazze'deki Kızıl Haç merkezinin önünde açlık grevindeki tutsaklara destek eylemi düzenleyen Filistinliler (Getty Images)

Filistinli Tutsaklar Araştırma Merkezi’nden (PPCS) dün yapılan açıklamada, açlık grevindeki 6 Filistinli tutsağın idari gözaltı sürelerine yönelik protesto gösterilerinin Kurban Bayramı'nın ikinci gününde de devam ettiği ve açlık grevine katılan tutsak sayısının 49’a yükseldiği duyuruldu.
PPCS Sözcüsü Riyad el-Eşkar tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in bir takım taleplerine cevap vermesi için açlık grevine başlayan 19 tutsakla dayanışma için dün  (Necef, Ofer, Rimon ve Gilboa cezaevlerinden) 30 tutsağın daha açlık grevine katıldığı belirtildi. En uzun süredir açlık grevinde olan tutsağın Haziran 2018’den beri idari gözaltında bulunan Kudüslü 33 yaşındaki Hudeyfe Bedir Halebiyye olduğunu aktaran Eşkar, daha önce kansere yakalanmış olan esirin 43 gündür açlık grevinde olduğu, bu nedenle sağlık durumunun kötüleştiğini ve derhal hastanede tedavi altına alınması gerektiğini vurguladı.
İslami Cihad Hareketi liderlerinden 46 yaşındaki Ceninli Tarık Kadan’ın ise idari tutuklamaya karşı 13 gündür açlık grevinde olduğunu aktaran Eşkar, Kadan’ın İsrail hapishanelerinde 15 yıl kaldıktan sonra geçtiğimiz Şubat ayında yeniden tutuklandığını ve İsrail işgal makamlarının Kadan hakkında 6 aylık idari gözaltı kararı aldığını kaydetti.
Öte yandan Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esir İşleri Heyeti’nden dün yapılan açıklamada, işgalci İsrail hapishaneleri yönetiminin hasta olan esir Sami Ebu Diyak’ı dün öğle saatlerinde er-Remle Hastanesi’nden “Asaf Harufiye” hastanesine transfer ettiğini ve Diyak’ın durumunun kritik olduğunu bildirdi. Heyet, esir Ebu Diyak'ın, İsrail hapishanelerindeki en ciddi vakalardan biri olarak kabul edildiğini belirtti.
Ceninli esir Ebu Diyak’ın 3 yılı aşkın bir süredir kanserle mücadele ettiği belirtilen açıklamada, Eylül 2015'te İsrail’in “Soroka” hastanesinde geçirdiği bağırsak ameliyatı sırasında kasıtlı olarak bir tıbbi hata yapıldığına işaret edildi. Bağırsaklarının bir kısmı alınan Diyak’ın vücudunda zehirlenme olduğu, böbrek ve akciğer yetmezliği çektiği ve üç ameliyat geçirdiği kaydedildi. Açıklamaya göre suni solunum cihazlarına bağlı olan Diyak, bir aydır uyutuluyor.
2002'den beri gözaltında tutulan ve üç kez ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Ebu Diyak, “Remle Kliniği’nde” kalıcı olarak tutulan 15 esirden biri. İsrail hapishanelerinde ciddi hastalıklardan muzdarip olan yaklaşık 700 Filistinli tutsağın acil olarak tedavi edilmesi gerekiyor. Heyet, Ebu Diyak’ın hayatından ve başına geleceklerden, sağlık durumu son derece kritik olması rağmen uzlaşmayı veya onu serbest bırakmayı reddeden İsrail işgal makamlarını sorumlu tuttu.
Diğer yandan PPCS Sözcüsü Eşkar, Kudüs'ün Ebu Dis köyünden 30 yaşındaki esir İsmail Ahmed Ali’nin idari gözaltı süresini ve Necef Cezaevi’nde tecrit hücresine konulmasını protesto etmek amacıyla 20 gündür açlık grevinde olduğunu aktardı. İsrail hapishanelerinde 6 yıl kalan Ahmed Ali, bu yılın başlarında yeniden tutuklanarak idari gözaltına alınmıştı.
Ceninli 38 yaşındaki Sultan Ahmed Halaf ise daha önce 4 yıl boyunca İsrail hapishanelerinde kalmıştı. Nefes darlığı çeken Halaf, 26 gündür açlık grevinde.
El-Halil’den 42 yaşındaki kanser hastası Ahmed Abdulkerim Ganam da 9 yıl boyunca İsrail hapishanelerinde kalmış eski bir esir. Kendisine verilen idari gözaltı kararını protesto etmek amacıyla 30 gündür açlık grevinde olan ve hayati tehlikesi bulunan Ganam, iki gün önce İsrail işgal güçleri tarafından Necef Cezaevi’nde tek kişilik hücreye atıldı.



ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.


İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
TT

İsrail ordusu: Gazze Şeridi’ne kaçak mal sokulması sorunu güvenliğimiz için büyük bir tehdit

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini’nin kardeşi Bezalel Zini (İsrail medyası)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığı dosyasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Söz konusu dosyada, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Başkanı’nın kardeşi ile birlikte 14 kişinin daha şüpheli olarak yer aldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, ordu tarafından dün yapılan açıklamada, “İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik kaçakçılık olgusunu devletin güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak son derece ciddiyetle ele almaktadır. Bu faaliyetlere düzenli ya da yedek askerlerin karışması durumunda mesele daha da tehlikeli bir hal almaktadır” ifadelerine yer verildi.

İsrail savcılığı ise Şin-Bet Başkanı’nın kardeşi hakkında, Gazze Şeridi’ne sigara kaçırdığı iddiasıyla ‘savaş zamanında düşmana yardım etmek’ suçlamasıyla dava açtı.

İddianamede, Zini’nin askerî istihbarata bağlı Birim 8200’de tanıdıkları bulunduğu ve bu kişilerin ‘bilgilerin sistemde görünmemesini sağlamaya yardımcı olabileceği’ öne sürüldü.

Ordu tarafından yapılan açıklamanın devamında, “Merkez Mahkeme’ye sunulan iddianamede Birim 8200’den bir kişinin şüpheli olarak yer aldığına dair iddialar üzerine, ordunun söz konusu olaydan bilgisi olmadığını bir kez daha teyit ederiz” denildi.

 İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)

Dün yayımlanan iddianameye göre, Bezalel Zini’nin, Hamas’ın sigara ve tütün ürünlerini fahiş fiyatlarla yeniden satarak kâr elde edebileceğinin farkında olduğu öne sürüldü.

50 yaşındaki Zini’nin, toplam 365 bin şekel (yaklaşık 117 bin dolar) karşılığında 14 koli sigara kaçırdığı iddia edildi. Şin-Bet’in kısa süre önce göreve atanan Başkanı David Zini’nin ise dosya kapsamında herhangi bir usulsüzlüğe karıştığından şüphelenilmediği belirtildi.

Söz konusu suçlamaların, Gazze’ye lüks iPhone modelleri, otomobil yedek parçaları ve diğer elektronik ürünler de dahil olmak üzere çeşitli malların kaçakçılığını yaptığı öne sürülen, 20’den fazla kişiyi kapsayan daha geniş bir iddianameler dizisinin parçası olduğu kaydedildi.