​Husiler ilk kez Yafa’ya saldırdı

Husi milisleri (Arşiv - Reuters)
Husi milisleri (Arşiv - Reuters)
TT

​Husiler ilk kez Yafa’ya saldırdı

Husi milisleri (Arşiv - Reuters)
Husi milisleri (Arşiv - Reuters)

Husi milisler, meşru hükümete yönelik gerçekleştirdiği darbeden bu yana ilk kez Lahic ilinin kuzeyinde bulunan Yafa bölgesinde yeni bir cephe açtı.
Sahadaki bu gelişmeler, Yemen ordusunun Sana’da ilerlediği, Beyda ilinde çatışmaların yaşandığı ve milislerin Hudeyde’deki varlıklarını güçlendirmeye devam ettiği bir zamanda gerçekleşti.
Yemen askeri kaynakları tarafından aktarılan bilgilere göre Sana’nın kuzeydoğusunda bulunan Nehm ilçesindeki çatışmalar sırasında çok sayıda milis lideri öldürüldü. Yemen Ordusu'na bağlı Direniş Tugayları Basın Merkezi tarafından yapılan açıklamada, ulusal ordu güçleri tarafından gerçekleştirilen bir dizi saldırının ardından milis saflarında aralarında 10 kadar saha komutanının da bulunduğu çok sayıda kişi öldü ve yaralandı. Kaynaklar, Husi saflarında öldürülenler arasında Arhab ilçesinden 18 milisin bulunduğunu belirtti. Ayrıca geçtiğimiz iki gün içerisinde cephede yaşanan çatışmalarda 36'dan fazla kişinin öldüğü, 69'dan fazla kişinin ise yaralandığı kaydedildi.
Yafa’da bir ilk
Lahic ve Beyda illerindeki kaynakların aktardığı bilgilere göre Husiler ilk kez Lahic ilinin kuzeyinde bulunan Yafa bölgesinde yeni bir cephe açtı. Kaynaklar, güvenlik kuvvetlerinin dün sabaha kadar devam eden milis saldırılarını geri püskürttüklerini ve ayrıca milislerin hala Beyda ilindeki varlıklarını güçlendirmek için buraya yoğun takviyelerde bulunduklarını teyit etti. Kaynaklar, milislerin gizli güvenlik noktasını kontrol altına aldıkları yönündeki haberleri yalanladı. Ancak bölgeye ağır askeri teçhizat seferber etme çalışmalarının yanı sıra milislerin bölgedeki bombalama eylemlerinin devam ettiğini ifade etti. Ayrıca kaynaklar, milisler tarafından Yafa ilinin kuzeydoğusunda bulunan Reyşan bölgesi ve Sabır Dağı’ndaki askeri mevkilere yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini ve İran destekli Husi saldırılarını geri püskürtmek için Yafa cephesine güney direnişinden kuvvetlerin sevk edildiğini açıkladı.
Öte yandan sahada yaşanan bir diğer gelişmede ise İran tarafından desteklenen Husi milisler, ana kaleleri olan Saada’da ulusal ordu ve meşruiyeti desteklemek için kurulan Arap koalisyonu güçleriyle yaşanan çatışmalarda milis ve maddi kayıplar verdi. Öte yandan koalisyonun desteğini alan ulusal ordu, milis mevkilerine yönelik gerçekleştirdiği şiddetli saldırıların ardından sahada ilerleme kaydetti.
3. Tugay Sınır Muhafızları Komutanı General Hayel el-Kaşayi, ordu kuvvetleri tarafından ülkenin güneybatısında stratejik bir öneme sahip olan en-Nar Dağı bölgesindeki milis mevkilerine saldırılar gerçekleştirildiği ve el-Ariz Vadisi’nde yeni alanların kontrol altına alındığı açıklamasında bulundu. Yemen Savunma Bakanlığı'na bağlı September Net sitesinde yer alan açıklamada, ordu güçlerinin bu alanlarda sağlamış olduğu kontrolün en-Nar Dağı’nın zirvesine ulaşımı kolaylaştıracağı belirtildi. Öte yandan saldırılarda milislere ait mekanizmaların imha edildiği kaydedildi.
Askeri bir kaynağın aktardığına göre Arap koalisyonu savaşçıları, Saada'nın doğusunda bulunan Kitaf’ta milislere ait askeri araçlardan birini imha etti. Kitaf askeri eksenine bağlı olan basın merkezinden yapılan açıklamada, General Redad el-Haşimi’nin öncülüğündeki ordu güçleriyle İran'ın Yemen’deki kolu olan Husi milisler arasında çatışmalar patlak verdi. Makineli tüfeklerin, ağır silahların ve hava toplarının kullanıldığı çatışmalarda hükümet güçleri, temas hatlarında bulunan bir dizi mevkiyi kontrolü altına almayı başardı.
Bir diğer askeri kaynaktan elde edilen bilgilere göre Saada'nın batısında bulunan Razih bölgesinde ise Ulusal Ordu güçlerine bağlı olan topçu birlikleri tarafından bir dizi milis mevkiinin bombalanmasının ardından, milis saflarında ölüm ve yaralanma olayları yaşandı. Açıklamada, söz konusu bombalamaların, milisler tarafından ordu güçleri pozisyonlarının bombalanmaya başlamasının ardından gerçekleştirildiği kaydedildi.
Öte yandan Beyda ilinin kuzeyinde bulunan ez-Zaher ilçesinde ordu güçleri ile milis unsurları arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalar, ordu güçlerinin milisleri geri püskürtmesi ve onları aynı ilçede bulunan bir diğer cepheye çekilmek zorunda bırakmasının ardından yaşandı.
Bunun yanı sıra milisler, Kurban Bayramı’nın ilk gününden bu yana Hudeyde şehrindeki ihlallerini artırıyor ve kontrol altına alınan bölgelerde bulunan ortak güçlerin mevkilerini hedef almaya devam ediyor. Geçtiğimiz saatlerde es-Saleh kentinin doğusunda konuşlanan ortak güçlerin pozisyonları, milisler tarafından top atışları ve ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırılara tanık oldu.
Batı Sahil Cephesi'ndeki Amalika Tugayları tarafından yapılan açıklamada, milislerin kontrolleri altında bulunan bölgelerden getirdikleri çeşitli silahlardan oluşan büyük bir teçhizatı, Hudeyde ilindeki farklı cephelere ve bölgelere doğru taşıdıkları kaydedildi. Öte yandan milisler, Tahita ilçesindeki el-Cebeliye bölgesinde bulunan ortak güçlere ait pozisyonların yanı sıra çok sayıda mahalleyi ve yerleşim yerini de ağır silahlarla hedef aldı. Askeri kaynaklar tarafından yapılan açıklamada, Husi milislerinin vatandaşların evlerine top mermileri attığı kaydedildi. 5. Askeri Bölgedeki ulusal ordu güçleri tarafından geçtiğimiz Pazar günü yapılan açıklamada, darbeci Husi milisleri tarafından fırlatılan bir silahlı insansız hava aracının (SİHA) düşürüldüğü kaydedilmişti. Ayrıca düşürülen milis SİHA’sının Hacca ilindeki ulusal ordu güçlerinin pozisyonlarını araştırmaya çalıştığı belirtilmişti.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.