Jürgen Klopp: İstanbul’un bizim için önemi çok büyük

Jürgen Klopp: İstanbul’un bizim için önemi çok büyük
TT

Jürgen Klopp: İstanbul’un bizim için önemi çok büyük

Jürgen Klopp: İstanbul’un bizim için önemi çok büyük

Liverpool Teknik Direktörü Jürgen Klopp, UEFA Süper Kupa Finali’nde Chelsea ile oynayacakları maç öncesinde soruları yanıtladı. İstanbul’un Liverpool için öneminin çok büyük olduğunu söyleyen Klopp, kupayı kazanmak için odaklandıklarını ifade etti. 
UEFA Süper Kupa Finali’nde yarın Beşiktaş Park’ta Chelsea ile karşı karşıya gelecek olan Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Liverpool’da Teknik Direktör Jürgen Klopp karşılaşma öncesinde basın toplantısında soruları yanıtladı. Premier Lig’e Chelsea’nin kötü, kendilerinin de iyi başlamasının öneminin olmadığını söyleyen Klopp, “Tabii ki tek bir maçın etkisi nasıl olabilir? Her zaman maç kazanmak iyidir. Premier Lig’deki startımız iyiydi. Yarınki maç daha farklı. Her şey final için hazırlandı. Biz de final için hazır olmalıyız. Sahadaki dizilişin kararını vermeliyiz. Önemli bir rakiple karşı karşıyayız” dedi. 
Bu maç öncesinde Liverpool’un favori olarak gösterilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Klopp, “Herkesin bizi favori gösterdiğini bilmiyordum. Eğer öyleyse iyi. Bizim için sorun değil. Dışarıdaki kişileri düşüncelerini bilmiyordum. Chelsea önemli ve saygı duyduğumuz bir takım. Tabii ki son maçlarında iyi futbol oynadılar ama skor iyi olmadı. Abraham gibi son derece iyi ve güçlü oyuncuları var. Geçen yıl da çok başarılıydılar. Chelsea şu anda gerçekten güçlü bir noktada. Sanıyorum hazırlardır bu maça. Biz de hazır olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Başkalarının bizi favori göstermesi bizim dışımızda” açıklamasını yaptı. 
“Genç, taze ve heyecanlı bir rakiple oynayacağız” 
Sezon öncesinin zor olduğunu söyleyen Klopp, “Bunun nasıl olacağını bilemeyiz. Sezonun erken aşamalarında olmuyor. Manchester City ile olan rekabetimizden de memnundum. Fiziksel olarak belki yüzde 100 durumda değiliz ve eylül, ekim gibi belki bu durumda olacağız. Diğer takımlar için de bu geçerli. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde şampiyon olduk. Diğer takımlar da çok çalıştı. Bu maçı da kazanmak istiyoruz. Geçen sezon Manchester City’ye karşı daha da çok fırsat kullanabilirdik. Ancak Chelsea’nin güçlü olmadığını düşünenler varsa, yapacak bir şeyim yok. Genç, taze ve heyecanlı bir takım. Frank göreve başladı ve kendi düzenlemelerini yapacaktır. Chelsea önemli bir rakip. Yarınki maç da herhangi bir maç değil, tek bir maç ve kupayı kazanmak için odaklanıyoruz” diye konuştu. 
“İstanbul’un önemi çok büyük” 
İstanbul’un Liverpool adına çok büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Jürgen Klopp, “İstanbul’un bizim için önemi çok büyük. 2005 yılındaki maçımızı kimse unutmuyor. Aynı kişiler değiliz, farklı kişileriz. İstanbul, futbol için her zaman güzel bir yer. Galatasaray’la oynamıştık bir ara. Çok ateşli bir maçtı. Türkiye’de de Liverpool taraftarları var, biliyoruz. Bizim için İstanbul’u önemli kılıyor. 2 taraf da bu maçı kazanmak istiyor. Önümüzdeki sezon final İstanbul’da. 3 sezon önce burada olacağımızı söyleseydiniz bana çok uzak gelebilirdi, önümüzdeki yılın maçı da bana çok uzak geliyor” dedi. Bugüne kadar hiçbir zaman endişe duymadığını söyleyen Klopp, “Geçmişte de hiçbir endişe duymadım, şimdi de endişe duymuyorum. Fiziksel form, kondisyon, herhangi bir farklılık yok. Turnuvalara hazırlanırken, dikkatli hazırlanır programlar. Sorumlu birini bulmak zordur futbolda. Bütün bu kişiler bir araya gelip iyi bir oyun ortaya çıkarmak için ellerinden geleni yapmalılar. Sansasyonel oyuncular var. Formlarını en üst seviyede tutmak gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
“Nihayet kadın hakem yönetecek” 
Taraftarların hangi ülkeden olduğunun önemi olmadığını söyleyen Jürgen Klopp, “Taraftarlık çok fark etmiyor. Amerika turnesine de çıkmıştık ve değişik ülkelerden kişiler gelmişti. Anfield’da da güçlü taraftarlarımız var. Sosyal medyada yer almıyorum ama pek çok değişik videolar geldi bana. Tüm dünyada taraftarlarımız var. Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hayatımın en güzel anlarından birisiydi. Umarım yarın güzel bir atmosfer oluştururuz ve taraftarların istediklerini onlara veririz” dedi. Maçı kadın hakemlerin yönetecek olmasından dolayı da memnun olduğunu ifade eden Alman çalıştırıcı, “Nihayet diyorum. Vakti gelmişti ve olması gerekiyordu. Kadın hakemlerle çok deneyim sahibiyim. Almanya’da kadın hakemler çok maç yönetti. Onların her zaman hazır olduklarını konuşurduk. Bu tarihi bir an ve bu anda yer aldığımız için memnuniyet duyuyoruz. Bu karar nihayet verildi. Kadın hakemlere yer verilmesi çok önemli. Milyonlarca insanın izleyeceği bir maç olacak. Herkesin bu maçla ilgili duygularına baktığınızda, hakemler için bu maçı zorlaştırmamak için elimizden geleni yapmalıyız. Aksi takdirde annem de bana çok kızar. Özel bir yönü olduğunu söylemeliyim bu maçın” diyerek sözlerini sürdürdü. 
“Sadece önümüzdeki maçları kazanmak istiyoruz” 
Bir gazetecinin Jose Mourinho’nun Liverpool’un ligde şansı olmadığı yönünde yorum yaptığını sorması üzerine konuşan Klopp, “Jose Mourinho bunu mu söyledi? 2012’de mi dedi. Şahsen ben duymadım. Ben de duymadığım şeyler üzerinden yorum yapamam. Özgür bir dünyadayız, herkes fikrini özgürce ifade ediyor. Bizi rahatsız etmez, üzmez ya da sevindirmez. Premier Lig oldukça açık ve net bir lig. Eğer karşılaşırsak, onları yenmek için elimizden geleni yaparız” dedi. 
Son olarak ‘Premier Lig şampiyonu olacak mısınız?’ sorusunu yanıtlayan Klopp, “Ben maalesef buna karar veremem, ancak elimden geleni yapabilirim. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde tepeye çıkacağımızı bilmiyorduk. Sadece önümüzdeki maçları kazanmak için sahaya çıktık ve öyle de yapacağız” cevabını verdi. 



Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.


Mourinho, Barcelona’nın şifresini çözdü ve Real Madrid’i yeniden şampiyonluk yarışına soktu

Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
TT

Mourinho, Barcelona’nın şifresini çözdü ve Real Madrid’i yeniden şampiyonluk yarışına soktu

Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)
Mourinho, büyük El Clasico’da Barcelona’nın şifresini çözdü (AP)

Fransız yıldız Kylian Mbappe’nin attığı iki gol, Real Madrid’in ezeli rakibi Barcelona’yı La Liga’daki El Clásico’da 2-1 mağlup etmesini sağlayan tek unsur değildi. Portekizli teknik direktör Jose Mourinho, baskı sistemini değiştirerek ve Barcelona’nın hücum organizasyonundaki kilit oyunculara hareket alanı bırakmayarak Katalan ekibinin taktiksel şifresini çözmeyi başardı. Böylece Real Madrid, ezeli rakibi karşısında yaşadığı olumsuz sonuçlar serisine son verirken şampiyonluk yarışına da yeniden ortak oldu.

Lamine Yamal, Barcelona’nın beklentilerini karşılayamadı (Reuters)
Lamine Yamal, Barcelona’nın beklentilerini karşılayamadı (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığı analize göre Mourinho, Real Madrid’in başına yeniden geçmesinden bu yana en dikkat çekici taktik performanslarından birini sergiledi. Deneyimli teknik adam, takımının Barcelona karşısında alışılmış oyun anlayışını değiştirerek orta saha oyuncularına sıkı bire bir markaj uyguladı. Daha önde, daha agresif ve daha organize bir baskı sistemi kuran Real Madrid, rakibinin hücum etkinliğini sınırlandırırken savunma arkasında oluşan boşlukları değerlendirme fırsatı buldu.

Real Madrid, karşılaşmaya Barcelona karşısındaki olumsuz geçmişinin baskısı altında çıktı. Eflatun-beyazlılar, iki takım arasında oynanan son yedi resmî maçın altısını kaybetmiş ve bu karşılaşmalarda kalesinde 24 gol görmüştü. Bu tablo, Alman teknik direktör Hansi Flick yönetimindeki Barcelona’nın hücum sistemi karşısında yaşanan savunma sorunlarını gözler önüne seriyordu.

Real Madridli oyuncuların büyük sevinci (Reuters)
Real Madridli oyuncuların büyük sevinci (Reuters)

Barcelona ise sezonun en iyi dönemlerinden birini geçiriyordu. Katalan ekibi, La Liga’da üst üste dokuz galibiyet almış ve 1968-1969 sezonunda Real Madrid’in kırdığı, lig tarihinin en iyi başlangıç rekorunu geride bırakmak için bir galibiyete daha ihtiyaç duyuyordu. Barcelona ayrıca ezeli rakibiyle arasındaki puan farkını dokuz puana çıkarma fırsatına sahipti.

Ancak Mourinho, özellikle Mbappe’nin takıma katılmasından bu yana Real Madrid’in benimsediği savunma anlayışından farklı bir planla sahaya çıktı. Madrid ekibi, topu kaybettiğinde çoğunlukla 4-4-2 dizilişinde savunma yapıyordu. Önceki karşılaşmalarda bu sistem, başta Pedri olmak üzere Barcelona’nın orta saha oyuncularının ilk baskı hattını kolaylıkla aşmasına imkân tanımıştı.

Mbappe gol sevincini yaşarken (EPA)
Mbappe gol sevincini yaşarken (EPA)

Portekizli teknik adam bu kez 4-2-3-1 dizilişini tercih etti. Jude Bellingham, Bernardo Silva ve Aurelien Tchouameni’ye sırasıyla Rodri, Pedri ve Fermín Lopez’i takip etme görevi verildi. Bu bire bir markaj düzeniyle Barcelona’nın hücumlarını şekillendirmek için ihtiyaç duyduğu boşlukların kapatılması hedeflendi.

Mourinho’nun değişiklikleri orta saha oyuncularıyla sınırlı kalmadı. Savunmacılar Dean Huijsen ve Ibrahima Konate’ye, baskı hattının arkasına doğru çıkarak, Barcelona oyuncularını ileri bölgelerde de takip etmeleri talimatı verildi. Böylece savunmacılar, ceza sahası çevresinde beklemek yerine rakiplerini topu rahatça kullanabilecekleri alanlardan uzak tutmaya çalıştı.

Karşılaşmadaki pozisyonlardan birinde Huijsen’in, Barcelona geriden oyun kurarken Fermín Lopez’i rakip ceza sahasının yakınlarına kadar takip ettiği görüldü. Bu müdahale, Real Madrid oyuncularının yeni taktik plana ne ölçüde bağlı kaldığını ve rakibin topu kontrol etmesine izin vermemekte ne kadar kararlı olduklarını ortaya koydu.

Real Madrid’in planındaki en önemli başarılardan biri de Lamine Yamal’ın etkisizleştirilmesiydi. Sol bek Marc Cucurella, İspanyol kanat oyuncusuna yakın markaj uygularken Tchouameni de Yamal’ın kanattan merkeze yöneldiği anlarda boşlukları kapatmak için devreye girdi.

Mourinho, Barcelona’nın hücum gücünü sınırlamayı başardı (AP)
Mourinho, Barcelona’nın hücum gücünü sınırlamayı başardı (AP)

Cucurella, İspanyol millî takımından takım arkadaşına karşı fiziksel açıdan etkili bir savunma sergiledi. Üç kez faul yapmasına rağmen sarı kart görmedi. Yamal ise bazı fırsatlar yakalasa da maçın kaderini değiştirmekte zorlandı. Genç yıldızın ilk yarının sonlarına doğru yakın mesafeden çektiği şutun dışarı gitmesi, bu etkisizliğin öne çıkan örneklerinden biri oldu.

Real Madrid, savunma alanlarını kapatmaya odaklanmasına rağmen hücumdaki tehlikesini korudu. Madrid ekibi, Barcelona’nın sağ savunma bölgesini hedef alarak Joao Cancelo’nun geride bıraktığı boşluklardan yararlanmaya çalıştı. Mbappe’nin 41. dakikada attığı ilk gol, bu stratejinin sonuçlarından biri oldu.

Atak, Bernardo Silva’nın Cucurella’ya gönderdiği uzun pasla başladı. Cucurella topu Yan Diomande’ye aktardı. Diomande’nin ceza sahasına gönderdiği yerden ortayı Gerard Martín uzaklaştırmaya çalıştı ancak top Mbappe’ye çarparak ağlarla buluştu.

Golde şans faktörü etkili olsa da hücumun başlangıcı, Barcelona savunmasının belirli bir bölgesindeki boşlukları değerlendirmeye yönelik organize bir girişime dayanıyordu. Bu atak, Real Madrid’e ilk yarının bitimine kısa süre kala üstünlüğü getirdi.

Karşılaşmanın seyri, Raphinha’nın 61. dakikada attığı beraberlik golünün ardından kısmen değişti. Brezilyalı oyuncu, Pedri’nin ceza sahasına gönderdiği pası değerlendirerek skoru 1-1’e getirdi. Barcelona bu golün ardından daha fazla oyuncuyla ileri çıkmaya ve oyunun kontrolünü ele almaya başladı. Real Madrid ise artan baskı karşısında geriye çekildi.

Buna rağmen Mourinho’nun takımı, savunmadan hücuma hızlı geçiş yapma becerisini korudu. Bellingham, Mbappe ve Diomande, kontraataklarda verdikleri bazı yanlış kararlar nedeniyle yeni gol fırsatlarını değerlendiremedi.

87. dakikada ise Real Madrid’in hızlı hücum anlayışı bir kez daha sonuç verdi. Arda Güler’in isabetli pasını alan oyuna sonradan giren Eduardo Camavinga, Pau Cubarsí’yi geçerek topu Mbappe’ye gönderdi. Fransız yıldızın golü, Real Madrid’e galibiyeti ve üç puanı getirdi.

Bu sonuçla Barcelona ile Real Madrid arasındaki puan farkı üçe düştü. Atletico Madrid ise Katalan ekibinin iki puan gerisinde ikinci sıraya yükseldi. Barcelona, karşılaşma öncesinde Real Madrid ile arasındaki farkı dokuz puana çıkarma şansına sahipti.

Mourinho’nun galibiyeti, Real Madrid’in yalnızca Mbappe’nin bireysel performansına dayanmadığını göstermesi bakımından da önem taşıyor. Madrid ekibi, önceki Barcelona maçlarında eksikliği hissedilen takım disiplinini ortaya koydu. Bire bir markaj ve önde baskı, rakibin hücum gücünü sınırlayan temel unsurlara dönüştü.

Barcelona topa daha fazla sahip olmasına ve beraberlik golünün ardından rakip kalede tehlikeler yaratmasına rağmen, Real Madrid oyun dengesini korudu. Eflatun-beyazlılar, teknik direktörlerinin planını maçın son anlarına kadar uygulayarak sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu sonuç, Mourinho’nun Real Madrid’e dönüşünün ilk sezonunda önemli bir dönüm noktası olabilir.

Galibiyet, Mourinho’nun Real Madrid’deki ikinci dönemine de önemli bir ivme kazandırdı. Takımını zirveden dokuz puan uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan mücadeleden galibiyetle çıkaran Portekizli teknik adam, Barcelona’nın ligdeki kusursuz başlangıcını da durdurdu.

Mbappe iki golüyle gecenin yıldızı olsa da El Clásico’nun belirleyici unsuru, Mourinho’nun Real Madrid’in oyun anlayışını Barcelona karşısında değiştirebilmesiydi. Rakibinin daha önce üstünlük kurduğu eşleşmede uyguladığı taktiksel plan, galibiyetin en önemli unsuru olarak öne çıktı.