Süper Kupa'nın sahibi Liverpool

İHA
İHA
TT

Süper Kupa'nın sahibi Liverpool

İHA
İHA

UEFA Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Liverpool ve Avrupa Ligi Şampiyonu Chelsea, Süper Kupa için İstanbul'da Beşiktaş Park'ta karşı karşıya geldi. Normal süresi 2-2 biten karşılaşmada uzatmalarda da gol olmayınca seri penaltı atışlarında 5-4 öne geçen Liverpool kupaya uzandı.
UEFA Süper Kupa Finali'nde Chelsea'yi penaltılarla elemeyi başaran Liverpool, İstanbul'da oynadığı 2. Avrupa Kupası Finali'ni de penaltı atışlarıyla kazandı.
UEFA Süper Kup Finali'nde Chelsea ile Beşiktaş Park'ta karşı karşıya gelen Liverpool, rakibini penaltı atışlarıyla mağlup ederek kupaya uzandı. Normal süresi 1-1 biten mücadele iki ekip uzatma dakikalarında karşılıklı goller bularak skoru 2-2'ye taşıdı. Eşitliğin bozulmamasının ardından seri penaltı atışlarıyla Liverpool kupaya uzanan taraf oldu. İstanbul'da oynadığı 2. Avrupa Kupası Finali'nde de kupayı kazanmayı başaran Liverpool, bu 2 maçta da sonuca penaltı atışlarıyla gitti.
Sahaya YouTuber girdi
Öte yandan maçın 14. dakikasında sahaya YouTube'da Deli Mi Ne kanalının sahibi Ali Abdülselam Yılmaz girdi. Yılmaz, güvenlik görevlileri tarafından sahadan çıkarıldı.
Maçı kadın hakem yönetti
Geçen sezonun Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi şampiyonları arasındaki maçı yönetecek Fransız kadın hakem Stephanie Frappart ise tarihe geçti.  Bugüne dek Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nin tüm finallerini erkek hakemler yönetmişti. UEFA Süper Kupa finalinde Frappart'ın yardımcıları İtalyan Manuela Nicolosi ve İrlandalı Michelle O'Neill oldu. Karşılaşmanın dördüncü hakemi de Cüneyt Çakır oldu.
3-0'dan dönen tarihi maç
Şampiyonlar Ligi tarihinin en iyi finallerinden birisi olarak gösterilen karşılaşmada Liverpool, 2005 yılında Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Milan ile karşı karşıya gelmişti. İtalyan ekibinin ilk yarısını 3-0 önde kapattığı karşılaşmada herkes kupanın Milan'a gideceğini düşünürken Liverpool ikinci yarıda 3 gol birden bularak karşılaşmayı uzatmalara ve sonrasında da penaltılara götürmeyi başarmıştı. Milan'da Serginho, Pirlo ve Shevchenko penaltı atışlarını kaçıran isimler olurken, Liverpool'da penaltıdan yararlanamayan tek isim Riise olmuştu. Kırmızılar penaltı atışlarıyla Şampiyonlar Ligi şampiyonu olurken, bugün de benzer bir senaryo gerçekleşti.
Yine geriden geldi
Liverpool, 2005 yılındaki Milan maçında olduğu gibi bugün de Chelsea karşısında ilk yarıyı mağlup olarak tamamladı. İkinci yarıda Mane ile eşitliği yakalayan Klopp'un öğrencileri, uzatma dakikalarında yine Senegalli yıldızının attığı golle öne geçti. Ancak Chelsea, Jorginho'nun penaltıdan attığı golle durumu 2-2'ye getirirken uzatmalar da bu şekilde sonuçlandı. Seri penaltı atışlarında rakibine 5-4 üstünlük kurmayı başaran Liverpool, skoru toplamda 7-6'ya getirerek 2005 yılında Olimpiyat Stadı'ndaki Şampiyonlar Ligi Finali'ne benzer bir senaryoyla İstanbul'dan yine kupayla dönmeyi başardı.  



Al-Meşal, "Dünya Kupası'ndan elenmenin" ardından Suudi Arabistan Futbol Federasyonu başkanlığından istifa etti

Yaser el-Meşal (Suudi Arabistan Federasyonu)
Yaser el-Meşal (Suudi Arabistan Federasyonu)
TT

Al-Meşal, "Dünya Kupası'ndan elenmenin" ardından Suudi Arabistan Futbol Federasyonu başkanlığından istifa etti

Yaser el-Meşal (Suudi Arabistan Federasyonu)
Yaser el-Meşal (Suudi Arabistan Federasyonu)

Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı Yaser el-Meşal, bu sabah görevinden ayrıldığını ve yeni yönetim kurulu seçimleri için adaylık sürecinin başlatıldığını duyurdu. El-Meşal, federasyon başkanı olarak 7 yıl görev yaptı.

Yayımladığı açıklamada el-Meşal, Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’nda bir üst tura yükselememesinden dolayı bütün sorumluluğu üstlendiğini belirterek, sonucun beklentileri karşılamadığını ve taraftarlardan özür dilediğini ifade etti.

Görevini bırakma kararının, sorumluluk anlayışı gereği yeni bir döneme fırsat verilmesi gerektiği düşüncesinden kaynaklandığını vurgulayan el-Meşal, mevcut dönem sona ermeden ayrılma kararı aldığını söyledi. Ayrıca ilgili yasal ve düzenleyici prosedürlere uygun şekilde yeni yönetim kurulu seçim sürecinin başlatılacağını açıkladı.

El- Meşal, Suudi Arabistan yönetimine futbola verilen büyük destekten dolayı teşekkür ederken, Spor Bakanı’nın sektörün gelişimine yönelik sürekli ilgisini de takdir etti.

Yönetim kurulunun Suudi futboluna hizmet etmek ve beklentileri karşılamak için elinden geleni yaptığını belirten el- Meşal, Dünya Kupası’nda hedefe ulaşılamamasının sorumluluk gerektirdiğini yineledi.

Açıklamasının sonunda Suudi Arabistan’a hizmet etmeye devam edeceğini ve yeni yönetime başarılar dilediğini etti.

Şarku’l Avsat kaynaklarına göre el- Meşal, takım turnuvadan elendikten sonra, dün bazı millî takım yetkilileriyle vedalaştı.

Aynı kaynaklar, istifanın federasyonda idari ya da yasal bir boşluk yaratmayacağını, mevcut yönetimin geçiş sürecinde görevine devam edeceğini bildirdi. Banka imzaları, devir teslim ve diğer idari yükümlülüklerin tamamlanacağı belirtildi.

Önümüzdeki haftalarda erken seçim çağrısı yapılması ve yeni yönetim kurulunun seçilmesi bekleniyor. Mevcut yönetimin ise yeni yönetim görevi devralana kadar görevine devam edeceği ifade edildi.


Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
TT

Kanada teknik direktörü: Dünya Kupası'nda karşılaşacağımız takım konusunda Fas ve Hollanda arasında bir tercihimiz yok

Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)
Jesse Marsch, Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü (AP)

Kanada Milli Takımının Teknik Direktörü Jesse Marsch, Güney Afrika karşısında alınan 1-0’lık tarihi galibiyetle Dünya Kupası’nda son 16 turuna yükselmelerinin ardından belirli bir rakibi tercih etmediklerini söyledi.

Kanada, son 16 turunda Fas ile Hollanda futbol takımı arasındaki eşleşmenin galibiyle karşılaşacak.

Marsch, olası rakiplerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:
“Belirli bir rakibi tercih etmiyoruz, asıl hedefimiz büyük takımlarla oynayabileceğimizi kanıtlamak. Hollanda ve Fas dünya futbolunun önemli ekipleri. Fas 2022 Dünya Kupası’nda dördüncü oldu ve son altı yılda büyük bir gelişim gösterdi. Hollanda ise Avrupa’nın köklü ve geleneksel güçlü takımlarından biri.”

Son 32 turunda Güney Afrika karşısında alınan galibiyeti de değerlendiren Marsch, maçın zorluk derecesine dikkat çekti:

“Zor maçtı. Güney Afrika’nın bizi çok zorlayacağını biliyorduk. Topa daha fazla sahip olduk ama fırsatları iyi değerlendiremedik.”

“Organizasyonumuz sayesinde hak ettiğimiz bir galibiyet aldık. Erken golü bulamadık ama rakibe de ciddi bir tehlike fırsatı vermedik.”

Marsch, savunma performansından memnun olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Defansif olarak çok dengeliydik, açık vermedik. Erken gol atmak istiyorduk ama en önemlisi kazanmaktı ve bunu başardık.”


2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
TT

2026 Dünya Kupası: Japonya, Brezilya karşısında üstünlüğü ele geçirmeyi hedefliyor

Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)
Antrenör Hajime Moriyasu, Japonya antrenmanında, (AP)

Japonya millî futbol takımı teknik direktörü Hajime Moriyasu’nun takımıyla Dünya Kupası’nda ileri turlara ulaşma hedefi, “öğretmen ve öğrenci” karşılaşması olarak nitelendirilen önemli bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Japonya, bugün Houston’da oynanacak son 32 turu maçında Brezilya ile karşılaşacak.

Brezilya millî futbol takımı, Japon futbolunun modern kimliğinin şekillenmesinde en fazla etkisi olan ülkelerden biri olarak görülüyor.

Japonya, Kuzey Amerika’da düzenlenen turnuvaya tarihinde ilk kez finale ulaşma hedefiyle katılırken, son dört yılda Almanya, İspanya ve İngiltere karşısında sergilediği dikkat çekici performanslar, takımın büyük başarılar elde edebileceği yönündeki umutları artırdı.

Ancak Houston’daki karşılaşma, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle sıradan bir rakipten çok daha fazlasını ifade ediyor.

1993’te başlayan Japonya Profesyonel Futbol Ligi (J1 League), yalnızca Brezilya futbolundan ilham almakla kalmadı, aynı zamanda çok sayıda Brezilyalı oyuncuyu da ülkeye çekti.

Efsane futbolcu Zico, emeklilik sonrası Kashima Antlers’a transfer olarak Japon futbolunun gelişimine katkı sağlarken, Bismarck ve Élber gibi isimler de Brezilyalı oyuncuların Japonya’ya transfer sürecinin öncülerinden oldu.

1990’ların sonunda, 1994 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosundan yedi oyuncu — aralarında kaptan Dunga’nın da bulunduğu isimler — Japon kulüplerinde forma giymiş ya da o dönemde Japonya’da oynuyordu.

Eski Brezilyalı futbolcu Cesar Sampaio, 1998 Dünya Kupası’nda Brezilya kadrosunda yer alırken aynı zamanda Yokohama Flügels forması giydiğini belirterek, Japon futbolunun gelişimini yakından gördüğünü söyledi.

Sampaio, “Japon futbolunu takip etmeyen biri çok şaşırır. Ben ise şaşkın değilim. Her yıl adım adım gelişiyorlar. Disiplinleri her zaman etkileyiciydi. Şimdi Daizen Maeda ve Ayase Ueda gibi kaliteli oyunculara sahipler. Güçlü bir kadroları var ve grup aşamasında iyi oynadılar. Brezilya maçı en büyük test olacak” ifadelerini kullandı.

Japonya daha önce Brezilya karşısında galibiyetler elde etti, ancak bu hiçbir zaman Dünya Kupası’nda gerçekleşmedi.

1996 Atlanta Olimpiyatları’nda alınan 1-0’lık sürpriz galibiyet “Miami Mucizesi” olarak anılırken, en yakın sonuç ise geçen yıl Tokyo’da oynanan hazırlık maçında elde edilen 3-2’lik Japonya galibiyeti oldu.

İki takım Dünya Kupası’nda yalnızca bir kez karşılaştı. 2006 turnuvasında, Brezilya’nın Japon futboluna katkılarında önemli rol oynayan Zico’nun teknik direktör olduğu maçta Japonya, Dortmund’da 4-1 kaybederek turnuvaya veda etti.

O dönemde Japonya kadrosunda, Brezilya doğumlu üç oyuncudan biri olan Alessandro Santos da yer alıyordu. Savunmacı Marcos Tulio Tanaka ise 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Japonya ile son 16 turuna kadar yükselmişti.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Tanaka yaptığı açıklamada, Japonya–Brezilya maçlarının büyük önem taşıdığını belirterek, Brezilya’nın Japon futbolu üzerindeki etkisinin J1 League’in kuruluşundan beri sürdüğünü belirtti.

Tanaka, “İlk geldiğimde Japonya ile Brezilya’nın Dünya Kupası’nda eşit seviyeye gelmesinin ne zaman mümkün olacağını düşünürdüm. Bu, beklediğimden daha erken geldi. Bu turnuvada aradaki fark, fiziksel kapasite dahil birçok açıdan azaldı. Bu, Japonya için Dünya Kupası’nda Brezilya’yı yenmek adına eşsiz bir fırsat” ifadelerini kullandı.