Trump istedi Netanyahu iki Kongre üyesini engelledi

Amerikan Kongre üyesi İlhan Ömer (EPA)
Amerikan Kongre üyesi İlhan Ömer (EPA)
TT

Trump istedi Netanyahu iki Kongre üyesini engelledi

Amerikan Kongre üyesi İlhan Ömer (EPA)
Amerikan Kongre üyesi İlhan Ömer (EPA)

İsrail medyası, ABD Kongresi’nin Demokrat ve Müslüman üyeleri İlhan Ömer ve Rashida Tlaib’in beklenen ziyaretleri öncesi İsrail’e girişlerinin yasaklandığını yazdı.
İsrail’de yayın yapan Channel 12 kanalı, İçişleri Bakanı Aryeh Deri’nin aldığı kararı duyururken, Jerusalem Post gazetesi de ABD’li iki siyasetçinin girişine izin verilmesi için dile getirilen taleplere rağmen bu çağrılara itibar etmeyen Bakan Deri’nin yasağı uygulayacağının öğrenildiğini aktardı.
Trump'ın “geldikleri yere dönsünler” dediği göçmenlerin ABD Kongresi'nde 68 temsilcisi var
Axios'un haberine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarıyla konuşurken İsrail’i boykota destek veren kişilerin bu ülkeye girişlerinin engellenmesine imkan tanıyan 2017 tarihli kanunun uygulanması gerektiğini söylemesinden yalnızca günler sonra İsrail’den böyle bir haber geldi.
Trump’ın böyle bir görüş bildirdiğine dair haberleri yalanlayan Beyaz Saray Basın Sözcüsü Stephanie Grisham ise “İsrail hükümeti dilediğini yapabilir. Bunlar sahte haberler” demişti.
İsrail yönetimine karşı eleştirileri nedeniyle Trump tarafından sıklıkla “antisemitik” ve “İsrail karşıtı” davranmakla suçlanan Ömer ve Tlaib’in İsrail-Filistin çatışmasına dair daha fazla bilgi sahibi olmak adına 18 Ağustos’ta bu ülkede olması öngörülüyordu.
Filistin meselesindeki tutumundan dolayı İsrail'e karşı oluşturulan "Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar" (BDS) adıyla bilinen harekete destek veren iki Kongre üyesi ayrıca Trump’ın göçmen karşıtı söylemlerine maruz kalan siyasetçiler arasında yer alıyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı ve Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, ziyaretle ilgili olarak koordine halinde olmadıklarını ve İsrailli herhangi bir yetkili ile resmi bir toplantı düzenlenmediklerini bildirdi.
Şunu da belirtmekte fayda var ki; yurtdışından gelen hiç kimse İsrail Ben Gurion Havaalanı veya Ürdün sınırındaki İsrail Allenby Köprüsü dışında Filistin topraklarına giriş yapamıyor.
Tlaib ve Ömer, Filistin yanlısı bir hareket olan İsrail'e karşı boykot hareketini destekleyen Demokratik İlerici Kanat'tan Kongreye seçilen ilk Müslüman kadınlar.
İsrail İçişleri Bakanı, boykot destekçilerinin İsrail'e girmesini yasaklayan yasayı temel alarak milletvekillerinin girişini engelledi.
İsrail, 2017'de “bilinçli olarak İsrail'e boykotu çağrısı yapan” yabancıların bölgelerine girmesini önleyen tartışmalı bir yasa çıkardı. Ancak Dışişleri Bakanlığı, politikacıların ve hükümet yetkililerinin diplomatik tepki korkusu nedeniyle bu yasadan muaf tutulmasını önerdi.
Trump'ın ve iki milletvekilinin pozisyonları nedeniyle, İsrail durumla başa çıkmak için bir alarm durumunda bulunuyor. İlk başta, İsrail milletvekillerinin ziyaretlerine izin verdi ve İsrail'in ABD Büyükelçisi Ron Dermer izin verileceğinin açıklamasının ardından ziyaretin programı ve pozisyonları hakkında ateşli bir tartışma yapıldı.
Salı sabahına kadar İsrail’in Amerika’ya olan saygılarından dolayı bu iki milletvekilinin girişine engel çıkarmayacağı düşünülüyordu. Trump’ın bu kararı eleştirmesine rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu son kararı almadan önce bakanlarıyla görüştü.
Ancak İsrail’in konumunun değişmesi iki milletvekilinin Filistin hükümetini ziyaret edeceği bilgisini edindikten sonra oldu ve İsrailli yetkili mevcut haliyle ziyaretin engellenme eğiliminin açık olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’ın haberine göre Netanyahu’nun yetkililerle yaptığı toplantıda, eğer ziyaret gerçekleşirse İsrailli yetkililerin gezide Filistinli yetkililere eşlik etmemesi gerektiği zira bu durumun Filistin’in bu topraklarda meşruiyetini tanımak anlamına geleceği belirtildi.
İsrail’in bu kararının Demokratlarla yeni bir savaş başlatması anlamına geliyor. Washington Post’un haberine göre, Demokratlar Netanyahu ile yeni bir savaşa hazırlanıyor. Demokratlar liderler ve bazı İsrail yanlısı gruplar inançlarından dolayı iki Kongre üyesinin İsrail’e girmesinin engellenmesi konusunda uyarıda bulundular.
43 yaşındaki Tlaib Batı Şeria'da bir köyde doğdu. ABD vatandaşı olan İlhan Ömer'in kökenleri, göç ettiği Somali'den geliyor.



ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.


Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
TT

Venezuela’nın geçici lideri Delcy Rodriguez, Trump’a karşı hangi kozlara sahip?

Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)
Delcy Rodriguez, yemin töreninde "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum" demişti (Reuters)

Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez, bir yandan Chavismo tabanına anti-emperyalist söylemle mesaj verirken, diğer yandan da Donald Trump yönetiminin baskısıyla daha pragmatik bir çizgi izlemeye çalışıyor.

BBC'nin analizinde, Karakas ve Washington arasında tek taraflı bir bağımlılık ilişkisi olmadığı, Rodriguez'in Trump'a karşı belirli kozları elinde tuttuğu yazılıyor.

Analize göre Rodriguez yönetiminin Amerikan petrol şirketlerine kapıyı aralayan düzenlemeleri ve Washington'la vardığı petrol sevkiyatı anlaşmaları, mevcut ABD-Venezuela ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Trump'ın Venezuela petrolünü küresel arz denklemine dahil etme isteği, Karakas'ta istikrarsızlık ihtimalini göze alamayacağı anlamına geliyor.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Christopher Sabatini, Rodriguez'in yönetiminin "ABD askeri ve diplomatik desteğine dayalı bir meşruiyet" diye tanımlıyor. Sabatini'ye göre Trump yönetimi, Venezuela'da geri adım görüntüsü vermemek için mevcut düzenin sürmesini tercih ediyor.

Latin Amerika uzmanına göre bu durum Rodriguez'e sınırlı da olsa hareket alanı sunuyor. Trump'ın, Nicolas Maduro'nun devrilmesini "net bir başarı hikayesi" olarak sunmak istediğini, Karakas yönetiminde ani bir dönüşüm riskini göze almak istemediğini savunuyor.

Dolayısıyla ABD'nin Venezuela'daki enerji çıkarları, bölgesel istikrar ihtiyacı ve Trump'ın iç kamuoyuna sunmak istediği "başarılı dış politika" anlatısı, Rodriguez'in de elini güçlendiriyor.

Sabatini şu yorumları paylaşıyor:  

Trump, Venezuela'nın şu anki durumunun sürmesini, her şeyin yolunda olduğu anlatısına aykırı hiçbir şeyin yaşanmamasını istiyor. Bu yüzden Rodriguez, çoğu kişinin fark etmediği şekilde Trump üzerinde bir miktar etkiye sahip. Bu, Trump'ın istediğinden çok daha eşit bir ortaklık.

Rodriguez, kamuoyuna açıklamalarında ABD'yi emperyalist ve işgalci diye nitelemeyi sürdürse de perde arkasında Washington'la temaslar sürüyor. CIA Başkanı John Ratcliffe, geçen ay Karakas'a giderek Venezuela'nın geçici lideriyle birebir görüşmüştü.

Buna ek olarak Rodriguez, Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve ona yakın güvenlik yetkilileriyle de arasını iyi tutmaya çalışıyor. ABD yönetimi, Venezuela siyasetinde ağırlığa sahip Cabello'nun başına 2020'de koyduğu 10 milyon dolarlık ödülü bu yıl 10 Ocak'ta 25 milyon dolara çıkarmıştı.

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya kara harekatı başlatmış, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Rodriguez ise 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçmişti. Diğer yandan Guardian'ın analizinde, Delcy Rodriguez ve abisi Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez'in, Karakas baskınından önce Beyaz Saray'la anlaştığı öne sürülmüştü.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
TT

Trump’ın Gazze polis gücü planı: “Hamas karşıtı çetelerden savaşçı devşirilecek”

Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)
Yeni polis gücünün başına geçebileceği iddia edilen Hüsam Astal, İsrail'le koordineli çalıştıklarını söylemişti (Telegraph/Facebook)

Donald Trump yönetimi, Gazze'de kurulması planlanan yeni güvenlik gücüne Hamas karşıtı aşiretlerden eleman devşirmeyi planlıyor.

Telegraph'ın aktardığına göre Trump yönetiminin planına İsrail de destek veriyor. Tel Aviv yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki Hamas karşıtı çeteleri savaşın başından beri silahlandırıyor.

Planın, Trump'ın Gazze savaşını sonlandırma girişimi kapsamında İsrail'de kurulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nde (CMCC) aralıkta değerlendirmeye alındığı belirtiliyor.

Diğer yandan organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı bu aşiretleri polis gücüne katma teklifinin, Batılı müttefiklerde endişe yarattığı belirtiliyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Fransa böyle bir hamleye karşı çıkıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan bir Batılı yetkili şunları söylüyor:

Bazı yetkililer, ‘Bu saçmalık, aşiretler hem suç örgütü hem de İsrail tarafından destekleniyor' diyerek ciddi tepki gösterdi.

Haberde, aşiret üyelerinin Gazze'de cinayet, adam kaçırma ve yardım kamyonlarını yağmalama gibi suçlara karıştığı ifade ediliyor. Ayrıca büyük aşiretlerden en az ikisinin üyeleri arasında DEAŞ saflarında savaşmış ya da örgüte bağlılık yemini etmiş kişilerin olduğu savunuluyor.

Trump'ın damadı Jared Kushner, Beyaz Saray'ın 10 Ekim'de devreye giren ateşkes ve Gazze'nin yeniden inşası planını ilerletme çabalarında kilit rol oynuyor.

Kushner'ın, Hamas'ın silah bırakmaması ihtimaline karşı Filistinlileri Hamas kontrolündeki alanlardan uzaklaştırmak amacıyla bir planı devreye soktuğu aktarılıyor. Buna göre Filistinliler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde kurulacak geçici "güvenli" yerleşim bölgelerine gönderilecek.

İlk yerleşimin Refah kentinde, Hamas karşıtı aşiretlerden Halk Güçleri'nin etkili olduğu bölgede inşa edildiği belirtiliyor. Çetenin eski lideri Yasir Ebu Şebab'ın öldürüldüğü aralıkta açıklanmıştı. İsrail'in silahlandırdığı örgütün başına Gassan Dahini geçmişti.

Haberde, Gazze'de kurulacak yeni polis gücünün başına, Hamas karşıtı çete liderlerinden Hüsam Astal'ın getirilebileceği de iddia ediliyor. Astal, kasımdaki açıklamasında "Hamas'tan arındırılmış yeni Gazze'yi" kurmak istediklerini söylemişti.

İsrail Başbakanlık Ofisi'nden iddialarla ilgili açıklama yapılmadı. Trump yönetiminden bir yetkiliyse, ABD öncülüğünde kurulacak Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) bağlı polis kuvvetiyle ilgili şunları söyledi:

Polis teşkilatı için güvenlik soruşturması sürecine yönelik planlamalar devam ediyor. Başkan'ın da belirttiği gibi, Hamas tam silahsızlanma taahhüdünü derhal yerine getirmelidir.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC