​Guterres: Güney Lübnan’da silahlı militanların engellemesi gerek

İki UNIFIL askeri, Lübnan'da İsrail sınır duvarının yakınında yürürken (Getty Images)
İki UNIFIL askeri, Lübnan'da İsrail sınır duvarının yakınında yürürken (Getty Images)
TT

​Guterres: Güney Lübnan’da silahlı militanların engellemesi gerek

İki UNIFIL askeri, Lübnan'da İsrail sınır duvarının yakınında yürürken (Getty Images)
İki UNIFIL askeri, Lübnan'da İsrail sınır duvarının yakınında yürürken (Getty Images)

Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile ABD yetkilileri arasında yakında gerçekleşecek olan görüşmenin arifesinde Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD, BM’den Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) UNIFIL’de çalışan görevlilerin sayısını düşürmesini istedi. Bu öneri pek çok devlet tarafından çekinceyle karşılandı.
Bu öneri, ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Misyonu Jonathan Cohen tarafından, BMGK’nin kapalı toplantısında, Lübnan’da konuşlandırılan uluslararası gücün görev süresinin uzatılması beklentisini göz önünde bulundurarak yapıldı.  Washington, Donald Trump’ın başkanlığından beri uluslararası kuruluşlara yönelik mali desteğini azaltmaya çalışıyor. Bunlardan biri de BM’ye özellikle de barış gücüne olan katkısına yönelik.
Avrupalı diplomatlar, ABD’nin UNIFIL’e desteğini azaltmak için pek çok yönden baskı yapmasına şaşırmış durumda. ABD yönetimi daha önce UNIFIL deniz misyonunun Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ne devredilmesi için baskı yapmıştı. ABD,1978'den bu yana Lübnan'da konuşlandırılan misyonda görev yapan asker ve personel sayısının azaltılmasını isterken aynı zamanda UNIFIL’in etkinliğinin artırması talep ediliyor.
UNIFIL birliklerinin personel sayısı şu anda 10 binden fazla. Bu sayı 15 bine kadar yükselebilir. Amerika UNIFIL’in etki alanındaki Hizbullah’a karşı daha aktif olmasını istiyor. Fransa’nın bu ay içinde uluslararası gücün görev süresini arttırmak için ilgili taslak kararı sunması bekleniyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu ayki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanı Polonya Daimi Temsilcisi Joanna Fronica'ya, Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in BMGK’nin görev süresini ve çalışma kurallarını değiştirmeden bir yıl daha görev süresinin uzatılmasını istediğini belirtti ve ekledi: "Güney Lübnan ve Mavi Hat boyunca ve ayrıca Kuzey İsrail'de göreceli sakinlik ve istikrar sağlanması için BMGK’den onay alınması gerekiyor.”
Guterres, uzun vadede ateşkese dayalı somut bir ilerleme kaydedilmediğini belirterek tarafların BMGK’nin 1701 sayılı kararı uyarınca yükümlülüklerini henüz yerine getirmediğini söyledi. Genel Sekreter İsrail’in Mavi Hat yakınındaki köyden birliklerini geri çekmesi gerektiğine dikkat çekerek Lübnan hava sahasını ihlal etmeye son vermesini istedi. Yetkili buna karşılık Lübnan’ın da topraklarında sivilleri ve BM gücü askerlerini koruması ve Lübnan ordusu dışında başka grupların silahlanmasına izin verilmemesi talebinde bulundu.
Guterres mesajında 2019 yılının başında Mavi Hattı ihlal eden üç tünelin bulunmasının taraflar arasında gerginliği arttırdığı ve UNIFIL’in de bu nedenle alarm durumuna geçtiğini hatırlattı. Yetkili, UNIFIL tarafından Lübnan ordusu ve İsrail ordusu ile kurulan irtibat ve koordinasyon düzenlemelerinin Mavi Hat boyunca hassas alanlarda gerilimi azaltmak için hayati önemde olduğunu vurguladı.
Üçlü toplantıların gizliliğini ve etkinliğini sürdürmenin gerekliliğini vurgulayan Guterres, Lübnan makamlarını "Mavi Hat ile Litani Nehri arasındaki alanda yetkisiz silahlı personel ya da varlığın bulunmamasını sağlamak için her türlü önlemi almaya" davet etti.
Guterres, "geçici gücün faaliyet alanı olan Mavi Hat boyunca hareket özgürlüğünün hayati önem taşıdığını ve UNIFIL’in önceliği "çatışmaya kalıcı bir ateşkes ve uzun vadeli bir çözüm bulmak için gerekli adımları atmaya verdiğini” vurguladı. 16 Temmuz 2019 itibariyle 551’i kadın olmak üzere toplam askeri personel sayısının 10,505 olduğunu belirtti. Deniz kuvvetleri altı gemi, iki helikopter ve 748 askeri personelden oluşuyor. UNIFIL'in sivil bileşeni,  237 uluslararası ve 585 ulusal personelden oluşmakta. Birliğe katkıda bulunan 43 ülke bulunuyor.



Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
TT

Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan

Irak, batı sınırlarından güneydeki karasularına kadar uzanan çok cepheli, benzeri görülmemiş bir askeri gerilim evresine girdi. Dün ülkenin batısındaki Akaşat bölgesinde ve Bağdat'ın güneyindeki Sakr kampında bulunan Haşdi Şabi Güçleri’nin mevzilerine düzenlenen hava saldırılarında can kayıpları çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Irak Silahlı Kuvvetleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı, saldırıları "belirli bir hedef gözetmeyen sistematik bir saldırganlık" olarak nitelendirerek, güvenlik kazanımlarını baltalamayı ve egemenliği ihlal etmeyi amaçladıklarını belirtti. Sorumlu uçakların belirlenmesi için de alarm durumu ilan edildi.

Daha sonraki bir gelişmede ise patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA), Bağdat'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda bulunan Irak Ordusu'nun 14. Tümeni karargahını hedef aldı, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Buna paralel olarak, patlayıcı yüklü teknelerin iki yabancı petrol tankerini hedef aldığı bir saldırının ardından çatışma Basra'daki Faw kıyılarına da sıçradı. İran Devrim Muhafızları, tankerlerden birini hedef alma sorumluluğunu üstlendi.

Olay, büyük yangınlara ve Irak limanlarından ham petrol sevkiyatının geçici olarak durmasına neden olarak, ülkenin tam teşekküllü bir bölgesel savaşa sürüklenmesi korkusunu derinleştirdi.


Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
TT

Macron, Irak'ta düzenlenen İHA saldırısında bir Fransız askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı

Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)
Erbil'in banliyölerinde meydana gelen İHA saldırısı bölgesinden duman yükseliyor (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Irak Kürdistanı'nın Erbil bölgesinde düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında bir Fransız askerinin hayatını kaybettiğini ve bazı askerlerin yaralandığını açıkladı.

Macron, "Askerlerimizden birkaçı yaralandı ve Başçavuş Arnaud Freon, Irak'ın Erbil bölgesinde düzenlenen bir saldırı sırasında Fransa adına görev yaparken hayatını kaybetti" dedi.

Şöyle devam etti: "Güçlerimize yönelik saldırı kabul edilemez."

Fransız Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı'na göre bu askerler "Iraklı ortaklarla terörle mücadele tatbikatlarına katılıyorlardı" ve "altı asker derhal en yakın sağlık tesisine sevk edildi."

Erbil valisine göre, saldırı iki İHA tarafından gerçekleştirildi ve Irak'ın özerk Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'in yaklaşık 40 kilometre güneybatısındaki Molla Kara'daki üssü hedef aldı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu saldırı, Erbil'de diğer yabancı birliklerin de bulunduğu bir askeri yerleşke içindeki İtalyan üssünü hedef alan ve can kaybına yol açmayan İHA aracı saldırısından kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Saldırının ardından İtalyan yetkililer, üsten tüm askeri personelini geçici olarak geri çekeceklerini açıkladı.

Fransız ve İtalyan birlikleri de dahil olmak üzere yabancı güçler, 2014'ten beri DEAŞ'la mücadele eden ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun bir parçası olarak bölgenin güvenlik güçlerini eğitmek amacıyla Erbil'de konuşlandırılmış durumda.

Ortadoğu'daki savaşın başlangıcından bu yana, Irak'ın Kürdistan bölgesi, İran'a bağlı Iraklı silahlı gruplara atfedilen ve çoğunlukla hava savunması tarafından püskürtülen çeşitli saldırılara maruz kaldı.


Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
TT

Irak'ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağı düştü

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait bir KC-135 Stratotanker uçağı, bir F-16 savaş uçağına havada yakıt ikmali yapıyor, (CENTCOM)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, KC-135 Stratotanker tipi havadan yakıt ikmal uçaklarından birinin Irak'ın batısında düştüğünü, olaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde iniş yaptığını duyurdu.

ABD Merkez Komutanlığı, İran ile devam eden çatışma sırasında Irak üzerinde "dost hava sahasında" bir askeri uçağın düşmesinin ardından arama ve kurtarma operasyonu yürüttüğünü daha önce açıklamıştı. Ordu açıklamasında, "Olayda iki uçak yer aldı. Biri Irak'ın batısında düştü, diğeri ise güvenli bir şekilde indi" ifadelerini kullandı. Açıklamada, olayın düşman veya dost ateşi sonucu gerçekleşmediği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığına göre Irak'ın batısında kaybolan uçakta altı kişilik mürettebat bulunuyordu.

İran'la ittifak halindeki silahlı grupların oluşturduğu Irak İslam Direnişi, uçağı düşürme sorumluluğunu üstlendi. Grup yaptığı açıklamada, uçağı "ülkemizin egemenliğini ve işgal güçlerinin uçakları tarafından ihlal edilen hava sahasını savunmak için" düşürdüğünü belirtti. Açıklamada, Amerikan uçağının "uygun silahla" düşürüldüğü ifade edildi.

Bu, ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana düşen en az dördüncü ABD askeri uçağı. Daha önce Kuveyt üzerinde dost ateşiyle üç F-15 uçağı düşürülmüştü. Askeri komutanlık o dönemde olayın "İran uçakları, balistik füzeler ve insansız hava araçlarının saldırıları" içeren bir çatışma sırasında meydana geldiğini belirtmişti.

ABD ordusuna göre, KC-135 Stratotanker 60 yıldan fazla bir süre önce hizmete girdi ve tipik olarak üç kişilik bir mürettebata sahip: bir pilot, bir yardımcı pilot ve uçağın yakıt ikmal sistemini kullanan üçüncü bir görevli. Bununla birlikte, bazı görevler bir navigatör gerektiriyor ve uçak aynı kaynağa göre 37 yolcuya kadar taşıyabiliyor.