​Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı: İsyanın sürmesi hükümeti zayıflatıyor

Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Muhammed el-Amiri
Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Muhammed el-Amiri
TT

​Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı: İsyanın sürmesi hükümeti zayıflatıyor

Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Muhammed el-Amiri
Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Muhammed el-Amiri

Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabbu Mansur Hadi’nin danışmanı Dr. Muhammed Amiri, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte Yemen’deki Güney Geçiş Konseyi isyanının devam etmesi halinde meşru hükümet ve Koalisyon’un gerek askeri gerek siyasi savaşta zayıflayacağı uyarısında bulundu. Yetkili, eğer durum normale dönmez ve uluslararası meşruiyete sahip hükümet geçici başkent olan Aden’de yönetimi sağlayamazsa bunun büyük bir sıkıntıya sebep olacağını ve bu durumum Husilerin yenilmesine engel oluşturacağını belirtti.
Danışman, meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın Yemen’de işlerin normal seyrine dönmesi için yaptığı çabalara güvendiğini belirterek “Suudi kardeşler olayları daha iyi bilir ve değerlendirebilir” ifadesini kullandı.
Amiri, Kral Selman ile Yemen Cumhurbaşkanı Hadi arasındaki toplantının olumlu geçtiğine işaretle ulusal sabiteleri, Yemen’in birliğini, güvenlik ve istikrarını ve İran destekli Husilerin bu istikrara yönelik ihlallerini ortaya koydu. Amiri açıklamasında şunları söyledi:
“Toplantının geçici başkent Aden’deki düzensizliği gidermek ve meşru hükümete boyun eğmeyen grup ve kamplar sorununu çözmek için bir fırsat olacağı umuyoruz. Barışçıl bir yolla olduğu sürece herhangi siyasi bir tarafa verilecek haklar sorun olmayacaktır. Ancak Husilerin yaptığı gibi bir şiddet de tamamen reddedilmelidir.”
Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı, meşru hükümete yönelik geçici başkent Aden’de, Güney Geçiş Konseyi’nin yaptıklarını isyan olarak nitelendirdi. Yemen hükümeti ve Güney Geçiş Konseyi arasında patlak veren çatışmalar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve diğer devlet kurumlarının ele geçirilmesi ile sonuçlanmıştı.
Amiri açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Güvenlik güçlerine paralel olarak birtakım silahlı güç ve kampın kurulması önceki dönemde siyasi güçler tarafından sürekli olarak uyarı almıştı. Herkes Aden’deki hükümetin görevine geri dönmesinin gerekliliğini söylüyordu. Tüm bu olanlar yalnızca Husilerin projesine ve Koalisyon’un hedeflerini engellemeye yarıyor.”
Meşru hükümet Sözcüsü Racih Badi, geçici başkent Aden’in şu anda silahlı bir isyana tanık olduğunu söyleyerek bu nedenle hükümetin rutin görevlerini yerine getirmesinin zor olduğunu belirtti. Ayrıca Güney Geçiş Konseyi’nin gerçekleştirdiği tutuklama ve sivillere yönelik insan hakları ihlallerinin de gerilimi tırmandırdığını kaydetti.
Aynı bağlamda meşru hükümetin İletişim Bakanı Muammer el-İryani de bakanlığa bağlı basın organlarından bakanlık haricinde herhangi bir kuruluşun çağrısını kabul etmemelerini istedi. Yapılan değerlendirmeler söz konusu talebin nedeninin Güney Geçiş Konseyi’nin basından istekleri olduğu yönünde.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.