Son 6 yılda 12 Arap ülkesine yapılan toplam yabancı yatırım hacmi 203 milyar dolar oldu

Mısır’daki ekonomik reformlar, onu Afrika'da en fazla yabancı yatırım çeken ülkesi yaptı (Husam Ali - İndependent Arabia)
Mısır’daki ekonomik reformlar, onu Afrika'da en fazla yabancı yatırım çeken ülkesi yaptı (Husam Ali - İndependent Arabia)
TT

Son 6 yılda 12 Arap ülkesine yapılan toplam yabancı yatırım hacmi 203 milyar dolar oldu

Mısır’daki ekonomik reformlar, onu Afrika'da en fazla yabancı yatırım çeken ülkesi yaptı (Husam Ali - İndependent Arabia)
Mısır’daki ekonomik reformlar, onu Afrika'da en fazla yabancı yatırım çeken ülkesi yaptı (Husam Ali - İndependent Arabia)

12 Arap ve Körfez ülkesi, son 6 yılda yaklaşık 203 milyar dolar hacminde doğrudan yabancı sermaye yatırımları (DYY) çekti.
Washington Post son raporunda, “Küresel ekonomik büyümedeki mevcut yavaşlama, Almanya, İngiltere, İtalya, Meksika, Brezilya, Arjantin, Singapur, Güney Kore ve son olarak da Rusya'nın başını çektiği 9 büyük ekonomi üzerinde olumsuz etki yarattı” ifadeleri yer aldı.
Buna karşın Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı Örgütü (UNCTAD) 2019 Dünya Yabancı Yatırım Raporu, 12 Arap ve Körfez ülkesinin, 2013'ten geçen yılın sonuna kadar toplam 202.955 milyar dolarlık DYY çekmeyi başardığını kaydetti.
Afrika'nın DYY çekmeyi başardığına dikkati çeken rapor, kıtadaki yatırım akışlarının 2018'de bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 artarak yaklaşık 46 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
BAE, 59 milyar dolar hacminde yabancı yatırım çekti
DYY çeken Arap, Asya ve Afrika ülkelerinin başında gelen BAE, 2013 yılından geçtiğimiz yıl yaklaşık 59.732 milyar dolar hacminde yabancı yatırım çekmeyi başardı.
Rapora göre BAE, 2013 yılında 9.765 milyar doları bulan yabancı yatırım hacmini 2018 yılının sonunda 10.385 milyar dolara çıkardı.
BAE,  2014 yılında ise yaklaşık 11.072 milyar dolarlık yabancı yatırım çekerken 2015 yılında 8.551 milyar dolar, 2016 yılında 9.605 milyar dolar ve 2017'de 10.354 milyar dolar hacminde yabancı yatırım çekti.
38 milyar dolarlık DYY, Mısır’ı Afrika’nın zirvesine taşıdı
Listenin ikinci sırasında ise Afrika kıtasının DYY çeken ülkeleri arasında zirveye oturan Mısır geliyor. Mısır, 2013'ten 2018'in sonuna kadar 6 yıllık süreçte yaklaşık 38.098 milyar dolarlık DYY çekmeyi başardı.
Mısır’a yapılan yatırımın, Mısır Yatırım ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından alınan genel tedbirlerin yanı sıra Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yönetilen uluslararası kurumların denetiminde Mısır hükümetince uygulanan ekonomik reformlar sayesinde gerçekleştiğini söylemekte fayda var.
Mısır’ın çektiği yabancı yatırım hacmi 2013 yılında 4.256 milyar dolar, 2014 yılında 4.612 milyar dolar, 2015 yılında 6.925 milyar dolar, 2016 yılında 8.107 milyar dolar, 2017 yılında 7.409 milyar dolar ve 2018’de 6.789 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Suudi Arabistan’a 37 milyar dolarlık DYY
Söz konusu listenin üçüncü sırasında gelen Suudi Arabistan, son 6 yıl içinde en fazla yabancı yatırım çeken üçüncü Arap ülkesi oldu. 2013’ten geçtiğimiz yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’a yapılan yabancı yatırım hacmi 37.099 milyar dolara ulaştı.
Suudi Arabistan, ekonomisini yalnızca petrole bağımlı kalmaktan kurtarmak ve turizm, emlak ve madencilik gibi diğer zenginliklerinden yararlanmak isterken DYY çekmek için çabalıyor.
UNCTAD raporuna göre Suudi Arabistan, geçtiğimiz yıl 1.419 milyar dolarlık DYY çekerken 2017’de 3.209 milyar dolar, 2016 yılında 7.452 milyar dolar, 2015’te 8.141 milyar dolar, 2014’te 8.012 milyar dolar ve 2013 yılında 8.865 milyar dolarlık yabancı yatırım çekmeyi başardı.
Lübnan’a 15 milyar dolarlık DYY
UNCTAD rakamları, Lübnan’ın yaklaşık 15.653 milyar dolar tutarında DYY çekmeyi başardığına işaret etti. Rapora göre Lübnan, 2013 yılında 2.661 milyar dolarlık yabancı yatırım çekerken, 2014 yılında 2.863 milyar dolar, 2015’te ise 2.159 milyar dolarlık yabancı yatırım çekmeyi başardı. Rapor ayrıca Lübnan’a yapılan yabancı yatırım hacminin 2016 yılında yaklaşık 2.568 milyar dolara yükseldiğini, 2017 yılında 2.522 milyar dolar ve 2018 sonunda ise 2.880 milyar dolarlık DYY çektiğini kaydetti.
Ürdün ise yabancı yatırımlardan son 6 yılda 9,8 milyar dolarlık pay aldı
Raporda, Ürdün'deki DYY hacminin son 6 yılda yaklaşık 9.8 milyar dolar olduğuna dikkat çekildi.
Ürdün, turizm sektöründen yararlanarak ve yerel pazar açarak işadamlarını bilişim teknolojisine yatırım yapmaya çekerek Arap ülkelerinin bu alandaki deneyimlerinden faydalanmak istiyor.
Ürdün’ün en yüksek DYY çektiği ikinci yıl olan 2014’teki 2.030 milyar dolarlık hacme kıyasla 2017 yılında 2.178 milyar dolarlık yabancı yatırım çekmeyi başardığına işaret edilen raporda 2013 yılında 1.947 milyar dolar, 2015 yılında yaklaşık 1.600 milyar dolar ve 2016’da yaklaşık 1.553 milyar dolarlık DYY çektiği belirtildi. Rapora göre Ürdün'e yapılan DYY, 2018 sonunda 950 milyon dolara geriledi.
Bahreyn’e 1.5 milyar dolarlık yabancı yatırım
UNCTAD raporu, Bahreyn’in 2015 ve 2016 yıllarında düşen DYY hacminin yeniden toparlandığına işaret etti. Rapora göre Bahreyn, 2017 yılında 1.426 milyar DYY çekerken 2018 yılında da 1.515 milyar dolarlık yabancı yatırım çekti.
Bahreyn'e yapılan DYY’nin 2015 ve 2016 yılları arasında önemli ölçüde azaldığına işaret eden rapor, sırasıyla 65 milyon dolar ve 243 milyon dolar olan DYY hacminin 2014 yılında 1.519 milyar dolara ulaştığını belirtti. Bahreyn, 2013 yılında ise en yüksek DYY hacmini kaydederek 3.729 milyar dolar çekti.
Kuveyt sadece 346 milyon dolarlık DYY çekebildi
Raporda, Kuveyt'e geçtiğimiz yılın sonunda yapılan DYY hacminin, 2013 yılında kaydedilen 1.434 milyar dolarlık hacme kıyasla yaklaşık 346 milyon dolara gerilediği belirtildi.
Kuveyt’in, 2014 yılında doğrudan yabancı yatırımda yaklaşık 953 milyon dolar topladığına işaret eden rapor, 2015'ten 2018'in sonuna kadar DYY hacminde düşüş yaşandığının altını çizdi. Kuveyt’e 2015 yılında yapılan DYY girişi ise yalnızca 311 milyon dolar olarak gerçekleşirken 2016'da 419 milyon dolara yükseldi. Ardından 2017 yılının sonunda yaklaşık 348 milyon dolara gerileyen DYY hacmi, 2018'in sonuna kadar daha da düştü.
UNCTAD, Cezayir'in son 6 yılda doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının toplamda sadece 7.6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini, Libya’nın ise sadece 702 milyon dolarlık yabancı yatırım çekebildiğini belirtti. Bununla birlikte UNCTAD’a göre Fas, 18.5 milyar dolarlık DYY çekerken Sudan 8 milyar dolar, Tunus ise 6 milyar dolarlık DYY çekebildi.
Irak 36 milyar dolarlık DYY hacmini kaybetti
Tüm bu iyi gelişmelere karşın rapor, Irak’ın siyaset ve güvenlik alanlarındaki istikrarsızlığının yanı sıra DEAŞ ve diğer terörist unsurlarla devam eden mücadelenin bir sonucu olarak 2013'ten 2018'in sonuna kadar yaklaşık 36 milyar dolarlık DYY hacmini kaybettiğini belirtti.
Irak ekonomisinde, bölgedeki güvenlik ve siyaset alanlarındaki huzursuzluk ve savaşlar nedeniyle son yıllarda sert bir şekilde gerileme yaşandı.
UNCTAD raporuna göre Irak, 2017 yılında 5.032 milyar dolar, 2018 yılında ise 4.885 milyar dolarlık DYY hacmini kaybetti.
Ayrıca 2016 yılında 7.556 milyar dolar, 2016 yılında ise 6.256 milyar dolarlık yabancı yatırımdan mahrum kaldı.
Irak,  yaklaşık 10.176 milyar dolarlık DYY hacmiyle 6 yıllık süreçte en büyük kaybı 2014 yılında yaşadı. Ayrıca 2013 yılında 2.335 milyar dolarlık DYY hacmi kaybetti.



Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gayrimenkul fiyatları, yılın son çeyreğinde yüzde 3 oranında geriledi. Bu düşüş, aynı yılın üçüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 1’lik artışın ardından geldi. Söz konusu gelişme, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Krallık genelinde ve özellikle Riyad’da artan gayrimenkul fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla aldığı kararların sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından bugün yayımlanan endekse göre, ülkedeki gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 0,7 oranında düştü. Bu gerilemenin temel nedeni, endeks içindeki ağırlığı en yüksek olan konut sektöründeki performans zayıflığı oldu. Konut sektöründe yıllık değişim oranı yüzde 2,2 oranında azaldı.

Ticari gayrimenkul sektörü ise büyüme hızında sınırlı bir yavaşlama yaşamasına rağmen, yıllık bazda yüzde 3,6’lık pozitif büyümesini korudu.

Gerçek denge

Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmelerde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatlarının sahada somut biçimde hissedilmeye başlandığını belirtti. Özellikle Riyad’da gayrimenkul fiyatlarının eşi benzeri görülmemiş şekilde yükselmesinin ardından hükümetin müdahaleye gittiğini kaydeden uzmanlar, bu adımların vatandaşların ilk konutlarına yüksek mali yükler altına girmeden sahip olmalarını amaçladığını ifade etti.

Gayrimenkul uzmanı Halid el-Mubeyyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde gayrimenkul fiyat endeksinde kaydedilen yüzde 0,7’lik düşüşün, yıllar süren hızlı artışların ardından piyasanın gerçek bir denge aşamasına girdiğini gösterdiğini söyledi. El-Mubeyyid, bunun piyasayı zayıflatan değil, aksine sürdürülebilirliği güçlendiren sağlıklı bir gösterge olduğunu vurguladı.

El-Mubeyyid, “Bugün yaşanan durum bir değer kaybı değil. Aksine konut sektöründe artan arz, daha iyi düzenlemeler ve alıcılar ile yatırımcılar arasında yükselen farkındalık sayesinde ortaya çıkan makul bir fiyat düzeltmesi” değerlendirmesinde bulundu.

El-Mubeyyid, bu dengenin nihai faydalanıcı için daha iyi fırsatlar sunduğunu ve kısa vadeli spekülasyonu sınırladığını, bunun da orta ve uzun vadede gayrimenkul ekonomisine hizmet ettiğini açıkladı.

Konut istikrarı

Gayrimenkul uzmanı Ahmed Ömer Basudan da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sektörün Krallık genelinde birçok bölgede gerileme kaydettiğini belirtti. Basudan, alıcıların Veliaht Prens’in talimatları doğrultusunda hükümet tarafından alınan kararların etkilerini beklemeyi tercih ettiğini, ayrıca son dönemde atılan bir dizi adımın da bu durumu pekiştirdiğini söyledi. Bu adımlar arasında, Kuzey Riyad’da indirimli fiyatlarla ve bölgenin en iyi mahallelerinde tahsis edilen arsaların hak sahiplerinin açıklanması da yer alıyor.

Basudan, Riyad’da konut kira fiyatlarının beş yıl süreyle sabitlenmesinin de başkentteki gayrimenkul piyasasında gerilemeye yol açtığını ifade etti. Kiracıların görece bir konut istikrarı dönemine girmesi nedeniyle, mevcut aşamada satın alma talebinin sınırlı kaldığını kaydetti.

Basudan, “Arazi ve boş gayrimenkullere ilişkin ücretlerde yapılan son düzenlemeleri de unutmamak gerekir. Bu düzenlemeler hayata geçirildi ve devlet söz konusu ücretleri tahsil etmeye başladı. Bu durum, arsa sahiplerini bazı arazilerini elden çıkarmaya ve söz konusu maliyetlere katlanmamak için rekabetçi fiyatlarla satışa yöneltti” dedi.

GASTAT verilerine göre, konut sektöründeki gayrimenkul fiyatları geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 2,2 oranında düştü. Bu gerileme, konut arsalarında yüzde 2,4, daire fiyatlarında yüzde 2,5, villa fiyatlarında yüzde 1,3 ve müstakil evlerde yüzde 0,2 oranındaki düşüşlerden kaynaklandı.

Üç aylık karşılaştırma

Buna karşılık, gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında geriledi. Ancak bu düşüş, üçüncü çeyrekte kaydedilen gerilemeye kıyasla daha sınırlı oldu.

Gayrimenkul fiyat endeksi, konut sektöründe yaşanan yüzde 0,4’lük düşüşten etkilendi. Bu gerilemede, konut arsası fiyatlarının yüzde 0,7, daire fiyatlarının yüzde 0,4 ve müstakil ev fiyatlarının yüzde 0,2 oranında düşmesi etkili oldu. Buna karşılık, villa fiyatları yüzde 0,8 oranında artış kaydetti.

İdari bölgeler

Geçen yılın dördüncü çeyreğinde ülke genelinde gayrimenkul fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 0,7 oranında düşüş gösterirken, idari bölgelerin bu değişim üzerindeki etkileri de dikkat çekti. Bu çerçevede Riyad’da fiyatlar yüzde 3 oranında geriledi. Başkentte, aynı yılın üçüncü çeyreğinde ise yüzde 1’lik artış kaydedilmişti.

Doğu Bölgesi, yüzde 4 ile gayrimenkul fiyatlarında en yüksek artışın görüldüğü bölge olurken, Mekke bölgesi yüzde 2,5 ile onu izledi. Tebük ve Cizan bölgelerinde fiyatlar yüzde 1,1’er oranında artarken, Cevf bölgesinde artış yüzde 0,4 seviyesinde kaldı.

Buna karşılık, Hail, Kuzey Sınır ve Medine bölgeleri en yüksek düşüşlerin kaydedildiği yerler oldu. Bu bölgelerde gayrimenkul fiyatları sırasıyla yüzde 8,9, yüzde 6,8 ve yüzde 6,1 oranında geriledi.


IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
TT

IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)

Uluslararası Para Fonu (IMF) yapay zeka balonunun ciddi risk yarattığını belirtirken, sektöre yapılan yatırımların, ticaretle ilgili sorunların küresel ekonomide yarattığı olumsuz etkiyi dengelediğini bildirdi.

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun ocak sayısını "Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı" başlığıyla dün yayımladı.

Raporda, ABD ve Çin arasındaki gümrük tarifesi çekişmesinin küresel ekonomide "şok etkisi" yarattığı ancak yapay zeka başta olmak üzere teknoloji sektörüne yatırımların artmasıyla bunun bir nebze dengelendiği belirtiliyor.

Geçen yıl yüzde 3,3 büyüyen küresel ekonominin bu yıl da aynı oranı koruyarak direncini sürdürmesinin beklendiği aktarılıyor. Büyümenin 2027'de 3,2 oranında olması öngörülüyor.

ABD'nin ekonomik üretiminde yapay zeka başta olmak üzere bilişim teknolojisi sektörüne yatırımların 2001'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığına dikkat çekiliyor.

Raporda bu durum, 1995-2000'deki dot-com balonuyla da karşılaştırılıyor. ABD'nin o yıllardaki bilişim teknolojisi yatırımlarının şimdiki seviyelerde olduğuna dikkat çekilirken, son dönemdeki artışın daha kademeli ve ılımlı olduğu vurgulanıyor.

IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, BBC'yle şu değerlendirmeleri paylaştı:

Küresel ekonominin büyüme hızı çok yüksek olmasa da oldukça dirençli ve sağlam bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir bakıma küresel ekonomi, 2025'teki ticaret kesintilerinin etkilerini üzerinden atıyor ve beklentilerimizin ötesinde bir performans sergiliyor.

Diğer yandan raporda, yapay zeka sektörünün büyümesine ilişkin beklentilerin fazla iyimser çıkması halinde ani bir piyasa düzeltmesinin görülebileceği uyarısında bulunuluyor.

Gourinchas, yapay zeka balonunun patlama ihtimalinin yanı sıra "siyasi ve jeopolitik gerginliklerin yeni belirsizlikler yaratarak küresel ekonomiye ağır yük bindirebileceğine" işaret ediyor.

Merkez Bankası uyarısı

Kuruluşun çalışmasında merkez bankalarının bağımsızlığının "makroekonomik istikrar ve ekonomik büyüme için çok önemli" olduğu da vurgulanıyor.

Rapor, ABD Başkanı Donald Trump'la ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell arasındaki çekişmenin arttığı bir dönemde yayımlandı.

Powell, ABD Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini 11 Ocak'ta duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

"Eşi benzeri görülmemiş" bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti.

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan 29 Aralık'taki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, IMF Blog


Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
TT

Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)

Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser, şirketin mali ve operasyonel performansında yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi sayesinde kayda değer dönüşümler yaşandığını açıkladı. Nasser, 2023 ve 2024 yıllarında yapay zekânın sağladığı değerin 6 milyar dolara ulaştığını; önceki yıllarda ise bu rakamın 300 milyon doları geçmediğini belirtti.

Nasser, 2026 Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısında, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen panelde, yapay zekânın tek başına bu değerin yüzde 50’sinden sorumlu olduğunu söyledi. Şirketin 2025 yılı rakamlarını önümüzdeki ay açıklayacağını ve 3-5 milyar dolar arasında ek değer ve tasarruf sağlaması beklendiğini ifade etti.

Operasyonel etkiler hakkında bilgi veren Nasser, yapay zekânın keşif ve üretim sektöründe dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu aktardı. ‘Akıllı Yer Modeli’ sayesinde bazı kuyuların verimliliğinin yüzde 40 oranında arttığını ve yer altındaki üretim alanlarının tespit doğruluğunun yüzde 90’ı aştığını belirtti. Nasser, bu teknolojilerin maliyetleri ve emisyonları azalttığını, operasyonel güvenilirliği artırdığını vurguladı.

Nasser, küresel enerji sektörüne yönelik mesajında, “İş yalnızca çip veya grafik işlem birimlerini satın almakla ilgili değil; veri kalitesi ve yetenek geliştirmekle de ilgili” dedi. Nasser ayrıca, Aramco’nun şu anda yapay zekâ alanında eğitim almış 6 bin yeteneğe sahip olduğunu kaydetti.

Şirketin mevcut ölçekli projelerine de dikkat çeken Nasser, “Bugün 100 milyar dolarlık projelerimiz inşaat aşamasında” bilgisini verdi. Nasser, yapay zekânın bu büyük projelerde entegrasyonunun ek değer yaratacağını ifade etti.

Geleceğe dönük planlarını da paylaşan Nasser, hedefin ‘otonom operasyonlar’ olduğunu; büyük bulut sağlayıcılarıyla iş birliği yapılacağını ve güvenlik ile kontrol standartlarının titizlikle korunacağını belirtti. Nasser, yapay zekânın gerçek değerinin, çeviri veya hukuki destek gibi yardımcı işlevlerde değil, doğrudan operasyonlarda ortaya çıktığını vurguladı.