Pakdemirli: Türk Hava Kurumu siyasetin oyuncağı olmuş, uçakların motorları içine kuşlar yuva yapmış

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli (İHA)
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli (İHA)
TT

Pakdemirli: Türk Hava Kurumu siyasetin oyuncağı olmuş, uçakların motorları içine kuşlar yuva yapmış

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli (İHA)
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli (İHA)

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir’deki orman yangınlarının günlerce söndürülmemesine ilişkin “THK uçaklarının motorları yok, hükümetimize saldırı var. Memurlar, ‘Ben bu uçaklara binmem, beni memuriyetten atın diyor’ şeklinde konuştu
İzmir’in Karabağlar ilçesinde başlayıp Seferihisar ve Menderes’e sıçrayan ve 3 gün sonra kontrol altına alınabilen orman yangınında “THK uçakları” tartışması sürüyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ellerinde işlerine yaramayan bir filonun bulunduğunu ve memurların uçmayı reddettiğini belirtti:
İşimize yaramayan bir filo var. Almak zorunda değiliz, işimize yaramıyor, teşkilatımız bunlarla uçmak istemiyor. THK siyasetin oyuncağı olmuştur. Memur, ‘Ben bu uçağa binmem, beni memuriyetten atın, ben yine de bu uçağa binmem’ diyor.
"THK’dan bu hizmeti almak zorunda değilim”
Türk Hava Kurumu’ndan (THK) bu hizmeti almak zorunda olmadığını vurgulayan Bakan Pakdemirli, THK sertifikalarına güvenmediğini belirtti, “Onlar istedi, onlar açıkladı diye bunları kullanmak zorunda değilim” diyerek THK ve muhalefete sert çıktı.
Konuşmasında “siyasi manipülasyon” vurgusu yapan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
THK siyasetin oyuncağı haline dönmüş durumdadır. Ana muhalefet partisi ile birlikte hareket ediyor. Hükümete siyasi bir saldırı var.
Dünyanın en büyük filosuna sahip olunduğu halde bunun kullanılmadığı iddialarına ilişkin ise Pakdemirli şöyle konuştu:
En büyük filo meselesine gelince 2 tane uçabilen uçak var.  24 helikopter sayımızı 30’a çıkardık. Uçak 3,5 misli daha pahalı. Yangınla mücadele tamamen teknik bir iştir. İzmir’deki yangının piknikçi yangını olduğunu düşünüyorum.
“20 uçak nerede? 6’sı hangarda, 3 uçakta motor yok, Vizontele’deki gibi”
Kendisinin 30 yıllık pilot olarak THK sertifikalarına güvenmediğini belirten Bakan, uçakların kullanılabilir durumda olmadığını belirterek yaşananları trajikomik bir oyuna benzetti. Pakdemirli, “4 milyon euro vermedik diye mi böyle oldu?” sorusunu sordu:
Biz ihaleye veriyoruz. Benim teşkilatım bununla uçmak istemiyor, nokta. Bu uçaklar emniyetli olarak görülmüyor. Konu bitmiştir. En büyük filo nedir? Hani neredeymiş 20 tane uçak nerede? 6 tane apronda uçak gözüküyor, 3 uçağın içine kuşlar yuva yapmış, motor yok. Vizontele’de açıyorlar ya hani ‘motor yok’ diyorlar, öyle. Hükümetimize siyasi saldırı var.
"4 milyon euro vermedik diye mi böyle oldu?”
Türk Hava Kurumu’nun (THK) finansal sıkıntıda olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, THK’dan yapılan açıklamalara ilişkin “4 milyon euro vermedik diye mi böyle oldu” sorusunu sordu.
Ukraynalı pilotun ölümü
Bakan Pakdemirli, yangın söndürme çalışmalarında Ukraynalı pilot Yurii Bostnik’in hayatını kaybetmesine ilişkin ise şu sözleri söyledi:
Bir ağaç daha az yansın diye belki kendini strese koydu. Ve böyle bir sonla hayatını noktalamış oldu. Ama bence çok şerefli bir son. İnsanlar bir ağaca kavuşsunlar diye bir ilke uğruna savaşını verdi.
53 saatte söndürüldü, 500 hektar kül oldu
Karabağlar Tırazlı Mahallesi yakınlarında pazar günü başlayıp Menderes ve Seferihisar kırsalına ilerleyen orman yangını, havadan ve karadan sürdürülen söndürme çalışmalarıyla 53 saat sonra kontrol altına alınmış, 500 hektarlık alan kül olmuştu.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin “Türkiye’de bize hizmet verecek bir uçak filosu maalesef bulunmuyor" açıklamasının ardından THK uçaklarının uçuş sertifikaları ile uçakların teknik özelliklerini içeren belgeler ortaya çıkmıştı.
“Buyursunlar uçsunlar"
Pakdemirli, daha önce yaptığı açıklamada da personelin mevcut uçakları emniyetli bulmadığından binmeyi reddettiğini söylemiş, “Emniyetli bulan varsa, bu kadar çok savunan varsa apronda duruyor. Binmek isteyenler, buyursunlar uçsunlar” şeklinde konuşmuştu.



Almanya'nın batısındaki Neuss limanında bir kargo gemisi köprüye çarptı

Almanya'nın Neuss şehrinde, 24 Mart 2026 tarihinde, bir konteyner gemisi köprüye çarptıktan sonra limana yanaştı ve birçok konteyner suya düştü (DPA)
Almanya'nın Neuss şehrinde, 24 Mart 2026 tarihinde, bir konteyner gemisi köprüye çarptıktan sonra limana yanaştı ve birçok konteyner suya düştü (DPA)
TT

Almanya'nın batısındaki Neuss limanında bir kargo gemisi köprüye çarptı

Almanya'nın Neuss şehrinde, 24 Mart 2026 tarihinde, bir konteyner gemisi köprüye çarptıktan sonra limana yanaştı ve birçok konteyner suya düştü (DPA)
Almanya'nın Neuss şehrinde, 24 Mart 2026 tarihinde, bir konteyner gemisi köprüye çarptıktan sonra limana yanaştı ve birçok konteyner suya düştü (DPA)

Polisin açıklamasına göre, Almanya'nın batısındaki Neuss limanında konteyner yüklü bir kargo gemisi köprüye çarptı ve iki boş konteyner suya düşerken, diğerleri de tehlikeli bir şekilde yana yattı.

Mevcut bilgilere göre olayda herhangi bir yaralanma bildirilmedi. Sadece liman trenlerinin kullandığı köprü, hasar tespiti için trafiğe kapatıldı.

Yetkililer, geminin köprünün altında sıkıştığını belirtti. Hidrolik sistemle çalışan hareketli bir köprü olduğu için gemiyi kurtarmak amacıyla mümkün olan en hızlı şekilde yukarı kaldırıldı; bu da daha fazla dengesiz konteynerin suya düşmesine neden oldu.

Birkaç saatlik çalışmanın ardından, uzman ekipler gemiyi başarıyla kurtardı.

dfvbfd
Almanya'nın Neuss şehrinde, 24 Mart 2026 tarihinde, bir konteyner gemisi köprüye çarptıktan sonra limana yanaştı ve bazı konteynerler suya düştü (DPA)

Olay yerine çok sayıda polis, su kurtarma ve itfaiye botu sevk edildi. Ayrıca, liman iş botları ve vinçler kayıp kargoyu emniyete alarak Ren Nehri'ne sürüklenmesini önledi.

Polis helikopteri de suya düşen konteynerlerin herhangi bir çevre kirliliğine neden olup olmadığını izlemek için kullanıldı ve raporlar kirlilik olmadığını doğruladı. Polis, geminin köprüye çarpmasının nedenini araştırıyor.


ABD Hazine Bakanlığı, Washington'daki Venezuela diplomatik misyonuna uygulanan yaptırımları kaldırdı

ABD Hazine Bakanlığı genel merkezi (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı genel merkezi (Arşiv- Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanlığı, Washington'daki Venezuela diplomatik misyonuna uygulanan yaptırımları kaldırdı

ABD Hazine Bakanlığı genel merkezi (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanlığı genel merkezi (Arşiv- Reuters)

ABD Hazine Bakanlığı dün Washington'daki Venezuela büyükelçiliğine uygulanan yaptırımları kaldırdı ve böylece ABD güçlerinin ocak ayında Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu devirmesinin ardından diplomatik misyonun yeniden açılmasının önünü açtı.

Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nden (OFAC) yapılan açıklamada, daha önce yasaklanmış olan Venezuela'nın ABD'deki misyonu ve ABD'deki uluslararası kuruluşlardaki misyonlarıyla yapılan tüm işlemlerin artık yetkilendirildiği belirtildi.

Bu ay Washington ve Karakas, ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'nın geniş doğal kaynaklarına daha fazla erişim için yaptığı baskılar doğrultusunda diplomatik ilişkileri yeniden kuracaklarını açıkladılar. Trump, Maduro'nun ocak ayında ABD askeri baskınıyla yakalanmasından sonra geçici başkanlık görevini yürüten eski başkan yardımcısı Delcy Rodríguez'i destekliyor.

Rodríguez, bu hafta "Venezuelalı diplomatlardan oluşan bir heyetin" Washington'a gideceğini duyurarak, iki ülke arasında "ilişkilerde ve diplomatik diyalogda yeni bir aşama" başlatıldığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Venezuela'nın Washington'daki büyükelçiliği, ABD'nin sonuçları geniş çapta tartışmalı olan seçimlerin ardından Maduro'yu meşru başkan olarak tanımayı reddetmesi üzerine 2019'da Maduro'nun emriyle kapatılmıştı. Dün yapılan bu hamle, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştiğini gösteren bir dizi işaretin devamı niteliğinde.

14 Mart'ta Amerika Birleşik Devletleri, yedi yıl sonra ilk kez Karakas'taki büyükelçiliğinin üzerine bayrağını çekti. Günler sonra, Venezuela için geçerli olan seyahat uyarısını hafifletti. Ve ocak ayından itibaren, Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela'ya uyguladığı yedi yıllık petrol ambargosunu gevşetti ve belirli koşullar altında sınırlı sayıda çokuluslu şirketin ülkede faaliyet göstermesine izin veren lisanslar verdi.


İngiltere Dışişleri Bakanı Cooper, İran'la süren savaşın dikkatleri Gazze ve Batı Şeria'dan başka yöne çekmesinden endişeli

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Londra'daki 10 Downing Street'teki Başbakanlık konutuna gelirken (EPA)
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Londra'daki 10 Downing Street'teki Başbakanlık konutuna gelirken (EPA)
TT

İngiltere Dışişleri Bakanı Cooper, İran'la süren savaşın dikkatleri Gazze ve Batı Şeria'dan başka yöne çekmesinden endişeli

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Londra'daki 10 Downing Street'teki Başbakanlık konutuna gelirken (EPA)
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Londra'daki 10 Downing Street'teki Başbakanlık konutuna gelirken (EPA)

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper dün, Ortadoğu'da devam eden savaşın, dikkatleri Gazze'deki barış planından ve Batı Şeria'daki şiddet olaylarından uzaklaştırmasından dolayı ‘ciddi endişe’ duyduğunu ifade etti.

Cooper, bir parlamento komitesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Şu an Batı Şeria'da yaşananlar konusunda endişeliyim. Özellikle de Ortadoğu'daki çatışmanın genişlemesi nedeniyle Gazze'ye yönelik 20 maddelik planın doğru yolda ilerlemesini sağlamak konusunda da büyük endişelerim var.”

Cooper, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda Batı Şeria’da yaşananlar ve yerleşimcilerin şiddet düzeyiyle ilgili ciddi ve gerçek bir endişe olduğunu düşünüyorum.”

Mevcut diplomatik çabalar, İran ve ABD'yi müzakere masasına oturtmaya odaklanıyor. Böylece, İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğü ABD-İsrail saldırısının fitilini ateşlediği ve üç haftadan fazla süredir devam eden savaşa son verilmesi hedefleniyor.

Cooper, şunları ekledi:

“Başka koşullar altında, (Gazze'deki barış meselesi ve Batı Şeria'daki şiddet) dünya çapında hepimizin dikkatini büyük ölçüde üzerine çekmiş olurdu, ancak mevcut koşullarda olup biten pek çok şey var.”

Bunun, ‘bu meselelere yeterince odaklanmama’ riskini barındırdığını belirten Cooper, “Bölgesel güvenlik ve istikrar için daha geniş kapsamlı bir vizyon geliştirmemiz gerekiyor. Bu vizyon İsrail, Filistin ve Lübnan'ı da içermeli ve daha kapsamlı bir yaklaşımı benimsemeli” diye ekledi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, İran, bu saldırılara İsrail ve Körfez ülkelerine insansız hava araçları (İHA) ve füzeler fırlatarak karşılık veriyor. Bu savaş, dünya ekonomisini büyük ölçüde etkiliyor.