Polypill haplar kalp krizini önlüyor mu?

Polypill haplar kalp krizini önlüyor mu?
TT

Polypill haplar kalp krizini önlüyor mu?

Polypill haplar kalp krizini önlüyor mu?

Bilim insanları tarafından yapılan son araştırmalarda, bileşik hap diye Türkçe’ye çevirilen ‘polypill’ haplarını kullanan kişilerin yarısından fazlasında kalp krizi oranının düştüğü belirtildi. Bu haplar, Kalp damar hastalıklarından korunmadaki etkinliği saptanmış 5 ilacın düşük dozdaki bileşiminden oluşuyor.
Şu anda test aşamasında olan diğer araştırmalar da benzer sonuçlara ulaşıyor.
Her yıl 18 milyon kişi kalp ve damar rahatsızlıklarından ölüyor. Bu kişilerin yüzde 80’i obezite, şeker hastalığı, tütün kullanımı ve düzensiz yaşamın tehdidi altında olan refah seviyesi düşük ülkelerde yaşıyor.
Bununla birlikte uzmanlar, polypill kavramı etrafında şiddetli bir şekilde bölünüyor. Aralarında bazı önemli kalp doktorlarının da bulunduğu polypill savunucuları, yapılan araştırmaya dayanarak, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu hapların reçetesiz dağıtımına destek vermesi gerektiğini savunuyor. Dünyadaki 50 yaş üstü yüzlerce kişinin bu hapı kullanmasıyla kalp hastalıklarından kaynaklı ölüm oranlarının yüzde 60 ila 80 oranında düşürülebileceğini söylüyorlar.
Ancak bazı önemli kalp doktorları bu yöntemi tehlikeli buluyor. Çünkü aspirinler, düşük dozlu kolesterol hapları ve tansiyon ilaçlarının tümü yan etkilere sahip olduklarından, risk faktörleri değerlendirmeden bu hapların alınmaması gerektiğini söylüyorlar.



Facebook'la hesaplaşma gişede umduğunu bulamadı

27 yaşındaki Amerikalı yıldız Mikey Madison, Sean Baker imzalı Anora'daki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ına uzanmıştı (Sony Pictures Releasing)
27 yaşındaki Amerikalı yıldız Mikey Madison, Sean Baker imzalı Anora'daki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ına uzanmıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Facebook'la hesaplaşma gişede umduğunu bulamadı

27 yaşındaki Amerikalı yıldız Mikey Madison, Sean Baker imzalı Anora'daki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ına uzanmıştı (Sony Pictures Releasing)
27 yaşındaki Amerikalı yıldız Mikey Madison, Sean Baker imzalı Anora'daki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ına uzanmıştı (Sony Pictures Releasing)

Sony Pictures imzalı Sosyal Hesaplaşma (The Social Reckoning), Kuzey Amerika'da 5,5 milyon dolarlık açılış hasılatıyla tahminlerin epey altında kaldı. Aaron Sorkin'in Facebook'u sert biçimde eleştiren filmi, izleyicilerden beklenen ilgiyi göremedi.

Sorkin'in yazıp yönettiği yapımın ilk hafta sonunda 7 ila 8 milyon dolar kazanması bekleniyordu. Ancak bu beklenti gerçekleşse bile film, 2010 yapımı Sosyal Ağ'ın (The Social Network) açılışına yaklaşamayacaktı. 

Yaklaşık 16 yıl önce gösterime giren ilk film, enflasyon farkı hesaba katılmadan 22 milyon dolarlık açılış hasılatına ulaşmıştı.

Sosyal Hesaplaşma, Kuzey Amerika dışında da zayıf bir başlangıç yaptı. Gösterime girdiği 29 pazarda 3,5 milyon dolar kazanan filmin dünya genelindeki açılış hasılatı 9 milyon dolarda kaldı.

Yapım, önümüzdeki haftalarda olumsuz izleyici yorumlarıyla da mücadele etmek zorunda kalacak.

Sosyal Hesaplaşma, eleştirmenlerden ve sinemaseverlerden hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldı. Filmin Rotten Tomatoes'daki olumlu eleştiri oranı yüzde 55. CinemaScore'da aldığı B- notu da izleyicilerin filme güçlü bir destek vermediğine işaret ediyor.

İlk filmdeki olaylardan yıllar sonra geçen Sosyal Hesaplaşma, Facebook'un karanlık uygulamalarını ifşa etmek için binlerce kurum içi belgeyi bir gazeteciye (Jeremy Allen White) sızdıran şirket mühendisine (Mikey Madison) odaklanıyor.

Filmin izleyicilerinin çoğunu ileri yaştaki erkekler oluşturdu. Bu kitle, pandemi sonrasında sinema salonlarına daha yavaş dönen gruplar arasında yer alıyor.

Sosyal Ağ'ın genel olarak 2010'ların en iyi filmlerinden biri kabul edilmesi, yeni yapımın karşısına daha baştan yüksek bir çıta koyuyordu.

David Fincher'ın yönettiği, Sorkin'in senaryosunu yazdığı ve Jesse Eisenberg'in Mark Zuckerberg'ü canlandırdığı ilk film, dünya genelinde 224 milyon dolarlık hasılat elde etmişti. Sorkin'e En İyi Uyarlama Senaryo ödülünü de getiren yapım, toplam üç Oscar kazanmıştı.

Sony, ilk filmin itibarı ve Fincher'la Eisenberg'in yeni yapımda yer almaması nedeniyle iki film arasına mesafe koymaya çalıştı.

Sosyal Hesaplaşma'yı bir devam filmi yerine Sosyal Ağ'ı "tamamlayan bir yapım" diye tanıttı. Stüdyonun bütçeyi daha düşük tutmasında da muhtemelen bu yaklaşım etkili oldu. Sosyal Ağ 40 milyon dolara mal olmuştu, Sosyal Hesaplaşma'nın bütçesiyse 30 milyon dolar.

Gişe analisti David A. Gross, Variety'ye şu değerlendirmeyi yaptı:

Şirket içi entrikaları, parayı ve gücü konu alan hikayeler televizyonda kendilerine yer buldu. Sinema izleyicisini heyecanlandıracak sinemasal özelliklerden yoksunlar. Yapım maliyeti makuldü. Ama bu gişe rakamlarıyla maliyeti karşılamak hâlâ çok zor.

Sosyal Hesaplaşma'nın zayıf gişe performansı, yıl bitmeden gösterime girecek diğer teknoloji filmlerinin ne kadar izleyici çekebileceği sorusunu da gündeme getiriyor. Bu yapımlar da sektörün tartışmalı isimlerine odaklanıyor.

Elizabeth Holmes'u konu alan You Can See Everything adlı belgesel ve Luca Guadagnino'nun OpenAI'a odaklanan yeni filmi Yapay (Artificial) yakında izleyiciyle buluşacak. Bleecker Street'in dağıttığı, Elon Musk'ı konu alan belgesel türündeki Musk ise New York ve Los Angeles'taki 4 sinemada gösterime girdi.

Gişe bülteni FranchiseRe'yi hazırlayan Gross, teknoloji odaklı yapımlar hakkında Hollywood Reporter'a şunları söyledi:

Beyazperdeden çok dijital platformlara uygun görünüyorlar. İyi yapılmış olsalar bile sinemada etkili olan görsel ya da duygusal deneyimi sunmak açısından pek sinemasal değiller.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Stephen King'in "müthiş" dediği dizi, Prime Video'da zirvede

Kariyerine çocuk yaşta korku filmleriyle başlayan 2004 doğumlu Kanadalı yıldız Summer Howell, Carrie uyarlamasında baş karakter Carrie White rolünde (Amazon Prime Video)
Kariyerine çocuk yaşta korku filmleriyle başlayan 2004 doğumlu Kanadalı yıldız Summer Howell, Carrie uyarlamasında baş karakter Carrie White rolünde (Amazon Prime Video)
TT

Stephen King'in "müthiş" dediği dizi, Prime Video'da zirvede

Kariyerine çocuk yaşta korku filmleriyle başlayan 2004 doğumlu Kanadalı yıldız Summer Howell, Carrie uyarlamasında baş karakter Carrie White rolünde (Amazon Prime Video)
Kariyerine çocuk yaşta korku filmleriyle başlayan 2004 doğumlu Kanadalı yıldız Summer Howell, Carrie uyarlamasında baş karakter Carrie White rolünde (Amazon Prime Video)

Mike Flanagan'ın Stephen King'in ilk romanı Göz'den (Carrie) uyarladığı mini dizi Carrie, 7 Ekim'de 240'tan fazla ülke ve bölgede Prime Video izleyicileriyle buluştu. 

Platformun açıklamasına göre yapım, bir haftadan kısa sürede Reacher ve yan dizisi Neagley'yi geride bırakarak en çok izlenenler listesinin zirvesine yerleşti.

Flanagan, King'in 1974'te yayımlanan romanını yarım yüzyılı aşkın bir süre sonra yeniden yorumlayarak hikayeyi internetin gündelik hayatı kuşattığı günümüze taşıyor. Siber zorbalık, sosyal medya baskısı ve gençlerin günlük hayatında karşılaştığı taciz, bu kez hikayenin merkezinde.

Summer H. Howell'ın canlandırdığı Carrie White, nesneleri zihniyle hareket ettirebilen bir genç kız. Okulda sürekli zorbalığa uğrayan Carrie, evde de Samantha Sloyan'ın oynadığı dindar annesi Margaret'ın istismarına maruz kalıyor.

Önceki uyarlamalardan farklı olarak hikayeyi 8 bölüme yayan mini dizi, karakterlere ve temalara daha geniş yer ayırıyor.

Carrie'nin hızla zirveye çıkması, Reacher'ın Amazon'un en büyük yapımlarından biri olmaya devam ettiği düşünüldüğünde özellikle dikkat çekici. Reacher, 5. ve 6. sezon onaylarını şimdiden aldı. Reyting ölçüm şirketi Nielsen'ın daha önce açıkladığı verilere göre Neagley de ABD'de iki haftada 3 milyar dakikanın üzerinde izlendi.

Carrie, eleştirmenlerden ve izleyicilerden de olumlu tepkiler alıyor. Rotten Tomatoes'da yüzde 85 olumlu eleştiri oranıyla dikkat çeken dizinin izleyici beğeni oranı yüzde 82.

Stephen King de diziyi "müthiş" diye nitelendirmiş, sosyal medyayı ele alışını "sarsıcı ve gerçeğe uygun" bulduğunu söylemişti.

ScreenRant'in eleştirisinde, dizinin King'in klasik hikayesini başarıyla günümüze uyarlaması ve karakterlerle temaları daha ayrıntılı işlemesi övüldü. Özellikle finaldeki mezuniyet balosu sekansı, "Flanagan'ın kariyerinde bugüne kadarki en büyük başarılarından biri" diye nitelendirildi. Howell ve Sloyan da Carrie ve Margaret White'a kazandırdıkları duygusal derinlikle övgü aldı.

*Buradan sonrası, Carrie'nin ilk sezon finaliyle ilgili sürprizleri kaçırabilir, bizden uyarması*

Uyarlamanın en çok tartışılan değişikliğiyse finalde: Aktarılan bilgilere göre Carrie hayatta kalıyor. Flanagan, bu tercihin finale biraz umut kattığını ve olası yeni sezonlara kapıyı açık bıraktığını belirtti.

Carrie, Prime Video'da izlenebilir.

Independent Türkçe, Softonic, ScreenRant


Stranger Things yıldızından heyecanlandıran proje

24 yaşındaki Amerikalı aktris Sadie Sink, Stranger Things'in ikinci sezonunda Max Mayfield rolüyle kadroya katıldıktan sonra ün kazandı (Netflix)
24 yaşındaki Amerikalı aktris Sadie Sink, Stranger Things'in ikinci sezonunda Max Mayfield rolüyle kadroya katıldıktan sonra ün kazandı (Netflix)
TT

Stranger Things yıldızından heyecanlandıran proje

24 yaşındaki Amerikalı aktris Sadie Sink, Stranger Things'in ikinci sezonunda Max Mayfield rolüyle kadroya katıldıktan sonra ün kazandı (Netflix)
24 yaşındaki Amerikalı aktris Sadie Sink, Stranger Things'in ikinci sezonunda Max Mayfield rolüyle kadroya katıldıktan sonra ün kazandı (Netflix)

Stranger Things'le tanınan Sadie Sink, Emma Cline'ın çok satan romanı Misafir'in (The Guest) sinema uyarlamasında başrol oynamak ve yapımcılık yapmak için görüşmeler yürütüyor.

A24 ve Square Peg de romanı sinemaya uyarlamak için görüşüyor. Hikaye, yaz aylarında Hamptons'ın tehlikelerle dolu ortamında yolunu bulmaya çalışan hesapçı bir dolandırıcıya odaklanıyor.

Filmin yönetmenliği içinse Hustlers ve Succession'la tanınan Lorene Scafaria'yla görüşülüyor.

Penguin Random House tarafından 2024'te yayımlanan Misafir, PEN/Faulkner Ödülü'nün uzun listesine girmiş ve Belletrist Kitap Kulübü'nün seçkisine alınmıştı. 

New Yorker, Time, NPR ve Washington Post'un da aralarında bulunduğu pek çok yayın da romanı yılın en iyi kitapları arasında göstermişti.

Yeni proje, Sink'in Stranger Things'in ardından Marvel Sinematik Evreni'ne katıldığı dönemde gündeme geldi.

Oyuncu, Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün'de (Spider-Man: Brand New Day) olağanüstü güçlere sahip mutant Jean Grey'i canlandırmıştı. Temmuzda gösterime giren yapım, Kuzey Amerika gişe tarihinin en yüksek hasılatına ulaşmıştı.

Sink, Oscar ödüllü Balina (The Whale) ve yakın zamanda West End'de sahnelenen Romeo ve Juliet'teki (Romeo and Juliet) performanslarıyla da dikkat çekmişti. Broadway'de sahnelenen John Proctor is the Villain'daki performansı ise Sink'e Tony adaylığı getirmişti.

24 yaşındaki oyuncu, sıradaki projesinde Marvel'ın X-Men serisini yeniden başlatacak filmde başrol oynayacak. Jake Schreier'ın yöneteceği yapımın 5 Mayıs 2028'de gösterime girmesi planlanıyor.

Scafaria, 2019 yapımı Hustlers'ın yanı sıra İlk ve Son Aşkım (Seeking a Friend for the End of the World) ve Karışma Anne! (The Meddler) filmlerini de yazıp yönetmişti.

Televizyonda ise New Girl ve Succession'ın bazı bölümlerinde yönetmen koltuğuna oturmuştu. Succession'daki yönetmenliğiyle Amerikan Yönetmenler Birliği (DGA) Ödülü'ne ve Primetime Emmy'ye aday gösterilmişti.

Scafaria, şu sıralar HBO dizisi I Love LA'de yönetici yapımcı ve yönetmen olarak görev yapıyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter