Fransa'daki G7 protestolarında 68 gözaltı

Eylemciler 120 çalıntı Macron fotoğrafıyla yürüyor

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)
TT

Fransa'daki G7 protestolarında 68 gözaltı

Fotoğraf (İHA)
Fotoğraf (İHA)

Fransa’nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 Zirvesi’ne karşı düzenlenen gösterilerde en az 68 protestocu gözaltına alınırken, protestocular Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un belediyelerden çalındığı iddia edilen ve baş aşağı tutulan 120 portresi eşliğinde yürüyor. 
Bu yıl 45’incisi düzenlenen ve 3 gün devam edecek olan G7 Zirvesi, dün Fransa’nın güneyindeki Biarritz kentinde protestoların gölgesinde başladı. Biarritz’in 30 kilometre güneyindeki Hendaye kasabası ve zirvenin düzenlendiği otelin yakınındaki Bayonne kentinde en az 50 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla toplanan 15 binden fazla eylemci, G7 Zirvesini protesto etti. 
Zirvenin düzenlendiği Pyrenees-Atlantique Bölge Valisi Eric Spıtz, G7 Zirvesi protestolarında güvenlik gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınan 68 kişiden 38’inin henüz serbest bırakılmadığını ve nezarette tutulduğunu açıkladı. Vali, dün Bayonne’da düzenlenen izinsiz gösteride çıkan çatışmalarda kimsenin yaralanmadığını söyledi. 
Finansal İşlemlerin Vergilendirilmesi Derneği ve Vatandaş Eylemi Derneği (ATTAC) Onursal Başkanı, ABD'li filozof ve siyaset analisti Susan George, Fransa G7 Zirvesi'nin ikinci gününde ellerinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un resmi portrelerini baş aşağı tutan protestocularla çevrili olduğu bir basın toplantısı düzenledi. Protestocular, bugün de Fransız belediyelerinden çalındığı iddia edilen 120'den fazla Macron portresiyle yürüyor. 
Zirve’nin güvenliğinden 13 bin polis sorumlu 
Aylar öncesinden hazırlıklara başlanan Fransa G7 Zirvesi sırasında misafir devlet başkanlarının ve diğer katılımcıların yanına kimsenin yaklaşmaması için 13 bin polis görev yapıyor. Dahası yetkililer, zirve karşıtlarının yasal olarak protesto düzenleyebilmeleri için Biarritz’e 30 kilometre mesafede 2 “zirve karşıtı” kasaba belirleyerek eylemcileri buralara yönlendirdi. Göstericiler bu hafta Fransa-İspanya sınırına yakın kasabalarda toplandı. 
Fransız polisi, zirvenin düzenlendiği otelin yakınlarında iki gündür kapitalizm karşıtı gösteriler düzenleyen eylemcileri dağıtmak için biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Kasabanın tarihi merkezinde sıralanmış barikatlardaki polisleri tahrik etmeye çalışan, sloganlar ve hatta taş atan onlarca göstericinin üzerinden bir polis helikopterinin daireler çizerek uçuş yaptığı gözlemlendi. Fransa-İspanya sınırında sabah saatlerinde barışçıl olarak başlayan gösteriler günün ilerleyen vakitlerinde daha gergin bir hal alırken, bazı göstericiler “Herkes polisten nefret ediyor” ve “Kapitalizm karşıtlarına karşı olanların karşıtı” sloganları attı. 
"Dünyanın en kapitalist liderleri burada" 
Dünkü gösterilerde binlerce küreselleşme karşıtı ve Bask ayrılıkçısı aktivist ile sarı yelekli protestocular, Fransa’nın Hendaye kasabasından İspanya’nın Irun kentine yürürken iklim eylemi ve daha adil bir ekonomik model pankartları taşıdılar. Dünkü gösterilerde 4 polis memuru hafif yaralanırken, maskelerle yüzlerini kapattıkları gerekçesiyle 17 eylemci de gözaltına alındı. 
Sarı yelekli göstericilerden 48 yaşındaki elektrikçi Alain Missana “Dünyanın en kapitalist liderleri burada ve onlara mücadelenin devam ettiğini göstermeliyiz” sözleriyle Paris’te aylardır devam eden hükümet karşıtı gösterileri hatırlattı. Missana “Bu, zenginler için daha fazla para, fakirler için hiçbir şey. Amazon ormanlarının yandığını ve Kuzey Kutbu'nun eridiğini görüyoruz. Liderler bizi duyacak” dedi. 



Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
TT

Trump depremi Irak'taki iktidar koalisyonunu sarstı

Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)
Irak'taki Koordinasyon Çerçevesi İttifakı, bazı çekincelere rağmen Nuri el-Maliki'yi başbakanlık için aday gösterdi (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Nuri el-Maliki'yi Irak hükümetinin başına getirmeyi reddetmesi, "Koordinasyon Çerçevesi" ittifakının hesaplarını alt üst eden siyasi bir depreme dönüştü.

El-Maliki, "açık Amerikan müdahalesi" olarak nitelendirdiği durumu reddetti ve "koordinasyon çerçevesi" anlaşmasına dayanarak adaylığının devam edeceğini teyit etti; tehditlerin devletler arası ilişkilerle bağdaşmadığını vurguladı.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, El-Maliki'nin iktidara dönmesi halinde ABD'nin Irak'a desteğini keseceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Maliki liderliğindeki İslami Davet Partisi yaptığı açıklamada, "Çerçeve kararında bir boşluk açılmasının siyasi süreci bu karmaşaya sürükleyeceğini" belirterek, "tüm bileşenlerden uzman siyasi güçleri bağımsız Irak ulusal kararını savunmaya" çağırdı.

"Çerçeve" liderleri, dün gece Bağdat'ta düzenlenen acil toplantının ardından, ABD başkanının açıklamalarının "egemenliğin ihlali" teşkil ettiğini belirterek, Maliki'nin yeni hükümetin başına geçmesi yönündeki desteklerini yinelediler. Eski Başbakan Haydar el-Abadi, krizin "akılcı ve sorumlu bir şekilde" ele alınması ve istikrarı koruyacak şekilde zorluklarla başa çıkılması çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak, "çerçevedeki seçeneklerin sınırlı ve maliyetli hale geldiğini" belirterek, "şu an alınacak herhangi bir kararın iç ve dış yankıları olacağını" belirtti. Kaynak, ancak parti liderlerinin "mevcut krizden uygun bir çıkış yolu bulmalarını sağlayacak yeni mekanizmalar" üzerinde anlaşacaklarını öngördü.


Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
TT

Trump, İran'ı "zamanın daraldığı" konusunda uyardı

Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)
Geçtiğimiz pazar günü ABD Merkez Komutanlığı'nın Ortadoğu operasyon bölgesinde bulunan bir Lockheed Martin C-130J Super Hercules kargo uçağı (ABD Ordusu)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran'ı anlaşmaya varmak için zamanın daraldığı konusunda uyardı ve anlaşmaya varılmaması halinde bir sonraki saldırının çok daha şiddetli olacağı tehdidinde bulundu. Tahran ise gerilimi kontrol altına almak için bölgesel diplomatik çabalar sürerken, "tehdit altında" müzakere etmeyi reddettiğini yineledi.

Trump, "İran'a doğru ilerleyen devasa filo hazır, hazırlıklı ve gerekirse görevini hızlı ve güçlü bir şekilde yerine getirebilecek kapasitede" diyerek Tahran'ı "nükleer silahlar olmadan adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için hızla müzakere masasına oturmaya" çağırdı ve "Zamanın daraldığını" vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise dün yaptığı açıklamada İran'ın "her zamankinden daha zayıf" olduğunu belirterek, protestoların yeniden başlayacağını öngördü. Senato Dış İlişkiler Komitesi önünde yaptığı konuşmada, İran rejiminin "protestocuların temel taleplerine yanıt verecek hiçbir yolu olmadığını" ifade etti.

Bölgesel olarak, gerilimi azaltmak için temaslar yoğunlaştı; diplomatik yolun önceliği ve Washington ile Tahran arasında diyaloğun yeniden başlatılması vurgulandı. Öte yandan, İran Yüksek Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani, "sınırlı saldırı diye bir şey yoktur" uyarısında bulunarak, herhangi bir askeri eylemin "savaşın başlangıcı" olarak değerlendirileceğini ve "acil ve kapsamlı" bir cevapla karşılanacağını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran güçlerinin "tamamen hazır" olduğunu belirterek, baskıdan uzak, "adil ve eşitlikçi" bir nükleer anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını yineledi.

İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Habib Seyyari de Washington'un "silahlı diplomasiye" başvurmasına karşı uyararak, ülkesinin ABD filosuna zarar vereceğini vurguladı.


İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
TT

İran Cumhurbaşkanı, "tahrif" iddialarına karşılık olarak protesto kurbanlarının isimlerinin yayınlanması emrini verdi

İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)
İran Cumhurbaşkanlığı İletişim ve Medya Dairesi Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai (Arşiv)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın iletişim ve medya işlerinden sorumlu yardımcısı Mehdi Tabatabai dün yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının "tahrif ve yanlış istatistiklere yanıt olarak" son ulusal protestoların kurbanlarının isimlerinin yayınlanmasını emrettiğini söyledi.

Bu açıklama, pazar günü Time dergisinde iki İranlı yetkiliye atıfta bulunarak yayınlanan ve yalnızca 8 ve 9 Ocak tarihlerindeki protestolarda 30 bin kişinin öldürülmüş olabileceğini belirten bir haberin ardından geldi.

İran'daki huzursuzluk, 28 Aralık'ta çarşı esnafının ekonomik koşullar ve enflasyona karşı protestolarıyla başladı ve daha sonra İran geneline yayılarak rejimin yıllardır karşılaştığı en büyük muhalefet dalgasını oluşturdu.

Tabatabai, X'te yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda, son trajik olayların tüm kurbanlarının isimleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklanacak. Çelişkili bilgi veya iddiaları kapsamlı bir şekilde incelemek ve doğrulamak için de bir mekanizma oluşturuldu" dedi. Tabatabai,  "Bu önlem, sahtekarlığa ve yanlış istatistiklere karşı açık bir yanıttır" ifadesini kullandı.