Mısır, Hamas heyetini Kahire'ye davet etti

Gazze Şeridi'nde evlerinin önünde oynayan iki çocuk (Reuters)
Gazze Şeridi'nde evlerinin önünde oynayan iki çocuk (Reuters)
TT

Mısır, Hamas heyetini Kahire'ye davet etti

Gazze Şeridi'nde evlerinin önünde oynayan iki çocuk (Reuters)
Gazze Şeridi'nde evlerinin önünde oynayan iki çocuk (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Filistinli kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Kahire’nin devam eden ateşkesin korunmasını ve ihlalleri engellemek için Hamas ile güvenlik düzenlemelerini tekrar gözden geçirmek istiyor. Bu kapsamda Hamas heyeti Kahire’ye davet edildi.
Kaynaklar, Hamas heyetinin Mısırlı yetkililerle görüşmek üzere başkent Kahire'ye Mısır‘ın daveti üzerine geldiklerini doğruladı. Hamas sözcüsü Fevzi Berhum twitter hesabından yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Hareketin siyasi liderliğinin bir üyesi olan Ruhi Muşteha başkanlığındaki bir heyet Kahire'ye ulaştı.”
Heyet, Gazze’nin içinde bulunduğu kuşatmayı sonlandırma, İsrail’in Filistin halkı ve kutsal bölgelere yönelik devam eden saldırıları gibi Filistin meselelerin yanı sıra Mısır ile ikili ilişkilerin ele alınması bekleniyor.
Kahire'deki Hamas temsilcisi Muşteha'ya, Gazze Şeridi iç güvenlik kuvvetleri komutanı Tevfik Ebu Naim eşlik etti. Kaynaklar, Gazze şeridinde neler olup bittiğini ayrıntılı olarak ele almak isteyen Mısır'ın, son roket saldırısı hakkında, Hamas'ın durumu ne ölçüde kontrol ettiği ve bu gerginliğin kapsamı ile ilgili ayrıntılı açıklamalar istediğini belirtti.
Geçtiğimiz iki hafta boyunca Gazze'den yapılan roket saldırıları ile ilgili olayların arkasında İslami Cihadın olduğuna ve bu da bazı olayların kontrolünü karmaşık hale getiriyor.
İsrail, İslami Cihad hareketini, İran’a hizmet etmekle ve Gazze Şeridinde gerginliği artırmakla suçladı. İsrail, Gazze Şeridi'nden bir hafta içinde atılan tüm roketlerin arkasında İslami Cihad'ın olduğunu ve son saldırıların İran'ı memnun edeceğini söyledi. İslami Cihad, İran ile ilişkisini gizlemiyor, ancak birlikte çalışmadıklarını söylüyor.
Filistin'deki İslami Cihad hareketinin siyasi büro üyesi olan Yusuf el-Hasayneh İsrail’in Beyrut’un güney banliyölerinde ve Suriye topraklarında düzenlediği son saldırıları kınadı. Siyasi büro üyesi el-Hasayneh “Bu saldırganlığın Lübnan ve Suriye'nin egemenliğinin somut bir ihlali olduğu kadar uluslararası hukuka aykırı ihlallerdir” dedi. Bölgede direnişe yönelik yapılan saldırganlığın cezasız kalmayacağını ve Siyonist varlığın Netanyahu'nun maceraları yüzünden ağır bedeller ödeyeceğini sözlerine ekledi.
İfadeler İran ve Hizbullah ile tam dayanışma olarak yorumlandı.   Cihad liderleri, hareketlerinin İran’dan destek almasına rağmen, İran için çalışmadıklarını ifade ediyor.
Mısır, İsrail’in Gazze'yi vurma tehdidini Hamas’a aktardı
Kahire’ye gelen heyete, Mısır istihbaratı tarafından İsrail’in Hamas’a yönelik tehdit edici mesajı aktarıldı.
İbranice yayın yapan Kanal Reshet, Mısır’ın, İsrail’in kuzey bölgesinde yaşanan olaylar nedeniyle Gazze'ye saldırmakta tereddüt etmeyeceği tehdidini Hamas’a aktardığını söyledi.
İsrail, kuzeydeki olaylar ve hatta seçimler nedeniyle Gazze'ye saldırmaktan kaçınmayacağını doğruladı.
Gazze'den gelen roket saldırıların devam etmesinin yeni bir savaşa yol açabileceği endişesi var. Gazze Şeridi'nden İsrail'e doğru havan mermileri dün de atıldı.
Bir İsrail ordusu sözcüsü, uyarı alarmının sadece açık alanlara yapıldığını ve roketlerin Gazze şeridinden geldiğini belirtti.
Filistinli kaynaklar, Batı Nakab bölgesindeki İsrail yerleşim birimlerine 4 havan topu ateşlendiğini ancak bazılarının güvenlik çitinin yanına düştüğünü doğruladı.
Hava Kuvvetleri uçakları, Gazze Şeridi'ndeki havan bombardımanına tepki olarak Hamas'ın hedeflerine saldırı düzenledi. İsrail, Hamas'ın Mısır arabulucularına güvence verdiği Gazze Şeridi ile savaş istemiyor.
İslami Cihad, Hamas’tan sonra Gazze’deki ikinci büyük güçtür. Filistinli kaynaklar Hamas'ın roket saldırıların arkasında İslami Cihad’ın olduğuna inandığını doğruladı. İslami Cihad bu anlaşmayı kabul etmediklerini dile getirdi.
Hamas ve İslami Cihad yetkilileri ateşkes hakkında görüşmek üzere Gazze 'de bir araya geldi. Bu durumu Hamas heyetinin Kahire'ye gitmesi ardından yapıldı.



Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde