Suudi Arabistan'da Kral Selman’ın emriyle yeni bakanlık ve görevlendirmeler

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan'da Kral Selman’ın emriyle yeni bakanlık ve görevlendirmeler

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, dün akşam, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı ve Riyad Kraliyet Komisyonu kurulması gibi çok sayıda Kraliyet emri çıkardı.
Kraliyet emirleri uyarınca, Riyad Kalkınma Ajansı, başkentin statüsüyle orantılı bir şekilde şehrin tüm bölgelerini başkentin hak ettiği özel statüye kavuşması arzusuyla ‘Riyad Kraliyet Komisyonu’ adında bir kraliyet komisyonuna dönüştürülürken, Başbakan Yardımcısı’nın başkanlığındaki komisyonun üyelerini Riyad Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu üyeleri oluşturuyor.
Buna göre Riyad Kraliyet Komisyonu Yönetim Kurulu’nda Riyad Bölge Emiri, İçişleri Bakanı, Riyad Bölge Vali Yardımcısı, Ticaret ve Kalkınma Bakanı, Belediye ve Köy İşleri Bakanı, Çevre, Su ve Tarım Bakanı, Maliye Bakanı, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Ulaştırma Bakanı, Ekonomi ve Planlama Bakanı, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı, Riyad Bölgesi Sekreteri ve Suudi Elektrik Şirketi (SEC) Yönetim Kurulu Başkanı yer alıyor.
Öte yandan Riyad'daki büyük ulusal projelerle ilgili tüm görevler, ‘Büyük Ulusal Projeler Komisyonu’ndan Riyad Kraliyet Komisyonu’na devredilecek. Bakanlar Kurulu'ndaki Uzmanlar Heyeti, -Riyad Kraliyet Komisyonu ve ilgili tarafların her biriyle koordineli olarak- üç ay içinde gerekli yasal prosedürlerin tamamlanması için ihtiyaç duyulan tüm hazırlıkları yerine getirecek.
Öte yandan yeni Kraliyet emirleri çerçevesinde, ‘Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı’ adında yeni bir bakanlık kurulacak. Sanayi ve maden kaynakları sektörleriyle ilgili tüm çalışmalar, sorumluluklar ve görevler söz konusu yeni bakanlığa devredilecek. Mevcut mali yılın sonuna kadar Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı'nın çalışmalarını, sorumluluklarını ve görevlerini sürdürecek olan Enerji, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı ise Enerji Bakanlığı olarak görevlerine devam edecek. Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı ise gelecek mali yılın başında göreve başlayacak.
Uzmanlar Heyeti, üç ay içerisinde -ilgili taraflarla koordineli olarak- gerekli düzenlemeleri yerine getirerek, gerekli prosedürlerin tamamlanması aşamasında, düzenlemeler, emirler, Kraliyet kararnameleri, bu emirden etkilenen kararlar ve değişiklik önerilerini gözden geçirecek.
Diğer yandan Kral Selman bin Abdulaziz, doğrudan kendisine bağlı olarak ‘Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Komisyonu’ adında bir komisyon kurulmasını emretti. Başbakan Yardımcısı’nın başkanlığındaki bir yönetim kurulu tarafından yönetilecek olan Komisyon’un yönetim kurulu üyeleri, İçişleri Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı, Ticaret ve Kalkınma Bakanı, Maliye Bakanı, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı, Ekonomi ve Planlama Bakanı, Genel İstihbarat Başkanı ve Devlet Güvenliği Başkanı’ndan oluşuyor.
Çıkarılan Kraliyet emirleri arasında, ayrıca Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Komisyonu’na bağlı olan ‘Ulusal Veri Yönetim Ofisi’ adında bir ofis ve ‘Yapay Zeka Ulusal Merkezi’ adında bir merkez kurulması da yer alıyor. Aynı şekilde Ulusal Bilgi Merkezi de Veri ve Yapay Zeka Komisyonu ile bağlantılı olacak. Ulusal Bilgi Merkezi, yukarıda geçen kurumların faaliyete geçmesi için gerekli yasal prosedürlerin tamamlanmasına kadar tüm yetki, işlev ve sorumluluklarını kullanmaya devam edecek. Bununla birlikte Uzmanlar Heyeti, Ulusal Bilgi Merkezi ile koordineli olarak, emrin çıkarıldığı tarihten itibaren, 90 gün içerisinde gerekli tüm düzenlemelerin hazırlanması ve yine gerekli prosedürlerin tamamlanmasıyla ilgilenecek.
Bir diğer Kraliyet emri ise ‘Genel Denetim Bürosu’ adının ‘Sayıştay’ olarak değiştirilmesiyle ilgili. Bununla birlikte bakan mertebesindeki Kraliyet Mahkemesi Başkanlığı’na Fahd El-İsa atanırken, Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı’na Bender el-Harif, bakan mertebesindeki Kraliyet Mahkemesi Danışmanlığı’na Dr. Bender el-Ayban, bakan mertebesindeki İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı’na Avad el-Avad, bakan mertebesindeki Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu Başkanlığı’na Mazin el-Kahmus, Çalışma ve Toplumsal Kalkınma Bakan Yardımcılığı’na Macid el-Ganemi ve Ulusal Bilgi Merkezi Direktörlüğü’ne Abdullah el-Gamidi atandı.
Buna karşın Kral Selman, Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu Başkanı ve Kraliyet Mahkemesi Başkan Yardımcısı Dr. Halid el-Muheysin, Çalışma ve Toplumsal Kalkınma Bakan Yardımcısı Dr. Tamader er-Rammah ve Meteoroloji ve Çevre Koruma Kurumu Başkanı Dr. Halil es-Sekafi’ye yeni görev vermedi.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.