İran yeni İHA'sı Kian'ı görücüye çıkardı

İran yeni İHA'sı Kian'ı görücüye çıkardı
TT

İran yeni İHA'sı Kian'ı görücüye çıkardı

İran yeni İHA'sı Kian'ı görücüye çıkardı

ABD ile arasındaki gerilim artmaya devam eden İran, ordusunu güçlendirmeyi sürdürüyor. İran ordusu yeni ürettiği Kian adlı İHA’yı tanıttı. Kian’ın ülke sınırlarından çok uzaktaki hedefleri vurabileceği belirtildi.
AFP’nin haberine göre İran Hava Savunma Komutanı Tuğgeneral Alirıza Sabahiferd, söz konusu İHA’nın tasarım, üretim ve test edilme aşamalarının sadece bir yıl içerisinde tamamlandığını belirtti.
Alirıza Sabahiferd, turuncu ve beyaz renkteki İHA hakkındaki açıklamasında şunları söyledi:
"Kian iki tipte tasarlandı. Keşif için kullanılırken aynı zamanda nokta atışı da yapabilecek. Nokta atışı yapabilmek için uzun süre havada kalabilme özelliğine sahip. Kian, bin kilometreden daha uzun bir mesafede uçabiliyor. Ülke sınırlarından çok uzaktaki hedefleri vurabilecek ve düşman topraklarındaki uçuşu esnasında hava savunmasını sağlayabilecek.”
İran televizyon kanalları, İHA’nın birden fazla tipte mühimmat taşıyabildiğini ve 5 bin metre yükseklikte uçabileceğini aktardı.
Yeni üretilen İHA, İran ve ABD arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde görücüye çıktı. Gerginliğin fitilini ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi ateşlemişti.
ABD yaptırımları ile İran ekonomisini dar boğaza sokmayı başardı. Washington’ın  amacı yaptırımlar yoluyla İran’ı balistik füze programlarına ilişkin bir antlaşma yapmaya zorlamak. ABD aynı zamanda İran’ın bölgede yürüttüğü politikaları da değiştirmesini hedefliyor.
Geçtiğimiz mayıs ve haziran aylarında Körfez'deki gemilere saldırılar düzenlendi. Saldırının arkasında kimin veya hangi ülkenin olduğu halen gizemini koruyor. Ancak bu saldırılar ABD ve İran arasında yaşanan gerilimin daha da artmasına neden oldu. İran’ın ABD’ye ait insansız hava aracını düşürmesi de gerginliği tırmandıran başlıca sebeplerdendi. Tahran’dan yapılan açıklamada ise “ABD uçağını biz vurmadık” denilmişti.
İki ülke arasında gerginliğin tırmanmasına neden olan bir diğer gelişmede de İran petrol tankerine, Cebelitarık Boğazı’nda İngiliz yetkililer tarafından el konulmuştu. İran petrol tankeri, Cebelitarık'taki İngiliz yetkililer tarafından ele geçirilmiş daha sonra serbest bırakılmıştı. Washington yönetimi ise İran petrol tankerinin serbest bırakılmasını istemiyordu.
İki ülke arasındaki tansiyonun yükselmesine neden olan bir başka gelişmede de İran üç petrol tankerini ele geçirmişti. İran’ın ele geçirdiği tankerlerden birinde ABD’nin müttefiki İngiltere’nin bayrağı dalgalanıyordu.
Geçen ağustos ayının sonlarında Fransa’nın Biarritz kasabasında düzenlenen G7 Zirvesi’nde ABD ve İran arasındaki tansiyon nispeten düşmüştü. Ancak son yaşanan tanker krizlerinin gerginliğin yeni bir boyuta taşınmasına sebep olabileceği belirtiliyor.
İHA’lar son olarak Lübnan’da bir krize yol açmıştı. Hizbullah, İsrail’i Beyrut'un güney banliyösüne 2 insansız hava aracı ile saldırı düzenlemekle suçlamıştı. Beyrut'un güney banliyösü, Hizbullah’ın kalesi olarak biliniyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.