Dorian Kasırgası Bahamalar’da 5 can aldı… Florida’ya ilerliyor

Florida sakinleri, eyaletin doğu kıyısındaki rüzgârların etkisi ile sahil boyu yürürken (AP)
Florida sakinleri, eyaletin doğu kıyısındaki rüzgârların etkisi ile sahil boyu yürürken (AP)
TT

Dorian Kasırgası Bahamalar’da 5 can aldı… Florida’ya ilerliyor

Florida sakinleri, eyaletin doğu kıyısındaki rüzgârların etkisi ile sahil boyu yürürken (AP)
Florida sakinleri, eyaletin doğu kıyısındaki rüzgârların etkisi ile sahil boyu yürürken (AP)

Dorian Kasırgası, Bahamalar’ı vururken, ABD sahillerine doğru ilerleyişini sürdürüyor. Kasırga dün, beş kişinin hayatını kaybetmesine sebep olurken, birçok ev aşırı yağışlar nedeniyle sular altında kaldı. Reuters haber ajansına göre yetkililer, bir milyonu aşkın kişiye tahliye emri verildi.
ABD Ulusal Kasırga Merkezi, Dorian Kasırgası’nın şimdiye kadarki en güçlü Atlantik kasırgalarından biri olduğunu ve kasırganın 36 saat boyunca Bahamalar adasında kaldığını duyurdu. Kasırga Merkezi, vatandaşları evlerinden çıkmaması konusunda uyarırken, kuvvetli rüzgârlardan oluşabilecek sorunlar nedeniyle dikkatli olmaya çağırdı.
Bahamalar Başbakanı Hubert Milles düzenlediği basın toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, kasırga sebebi ile en az 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Başbakan açıklamasında, Bahamalar’da felaket yaşandığını belirterek, tek odak noktalarının arama kurtarma çalışmaları olduğuna değindi. Milles, ABD Sahil Güvenlik Birimi’nin Abaco’da konuşlandırıldığını ve bazı olaylara ise müdahale edildiğini belirtti. Bahamalar Başbakanı, kasırga sebebi ile yaralananların Bahamalar’ın en kalabalık adası olan New Profidence’deki hastanelere nakledildiğini ifade etti.
Ulusal Kasırga Merkezi, Dorian Kasırgası’nın Bahamalar’daki su seviyesini 4 ila 5 metre yükselterek tsunami dalgaları oluşturulabileceği konusunda uyarıda bulundu. Kasırga Merkezi tarafından yapılan açıklamada dün sabah saatlerinde Bahamalar’da etkili olan ve saatte 240 kilometreyi geçen kasırga 4’üncü kategoriye düştü. Açıklamada, Dorian Kasırgası’nın bugün kuzeybatı yönüne ilerleyerek Florida, Güney Karolina ve Georgia eyaleti sahillerine ulaşması beklendiği aktarıldı.
Ulusal Kasırga Merkezi tarafından açıklanan raporlarda, Florida eyaletinin doğu sahillerinde meydana gelecek kuvvetli rüzgârların West Palm Beach’e 170 kilometre uzakta olabileceği belirtildi.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu’na göre, Doran Kasırgası 13 bini aşkın eve ciddi zarar verirken, Beyaz Saray Basın Sözcüsü Stephanie Grisham, ABD Başkanı Donald Trump’ın konu ile ilgili 24 saat bilgilendirildiğini söyledi.
Tahliye emirleri
Florida’nın 9 bölgesinde zorunlu tahliye emri verildi. Bu bölgeler arasında Jacksonville ve Palm Beac gibi iki önemli şehirde bulunuyor. Florida Valisi Ron de Santis, kıyı bölgelerinde yaşayan vatandaşların evlerini tahliye etmesi gerektiğini belirtti.
Kasırga Florida’nın doğu kıyısındaki turistler için kaosa neden olurken, bazı havaalanları ve benzin istasyonları ise kapandı. Güney Karolina Valisi Henry McMaster, dün öğleden sonra başlayan Kasırga için yaklaşık 8 sahil ilçesine zorunlu tahliye emri verdi. Acil durum yetkilileri, tahliye emirlerinin Charleston ve eyaletteki diğer kıyı kesimlerinden 830 bini aşkın kişiyi içerdiğini söyledi.
Georgia Valisi Brian Kemp, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Savannah kenti de dâhil olmak üzere eyalete bağlı 6 sahil kentinde acil durum ilan edildiğini duyurdu. Virginia Valisi Ralph Northam ise, kasırganın önümüzdeki günlerde eyaletin güneydoğu sahillerine ulaşabileceği beklentisi ile acil durum ilan edildiğini duyurdu.
Ulusal Kasırga Merkezi’ne göre Dorian, 1988 tarihli Gilbert, 2005 tarihli Wilma ve 1935 İşçi Bayramı kasırgalarıyla aynı şiddette değerlendiriliyor. 1980'deki Allen Kasırgası, saatte 306 kilometre hızda eserek ABD'yi vuran en güçlü kasırga olarak tarihe geçmişti.
Öte yandan bilim adamları, iklim değişikliğinin kasırgaları daha şiddetli hale getirebileceği konusunda uyardı. Uzmanlar, küresel ısınmanın okyanus yüzeyinin sıcaklığını artırdığını, bu durumun fırtınaların gücüne etki ettiğini belirtti. Bu etkinin ise karaya şiddetli rüzgârlı yağış olarak dönüş yapabildiği ifade edildi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.