İran hava savunma sistemi ve gerçekler

İran kısa sürede füze savunma sistemlerini tanıtarak hava savunmasını hızlandırıyor (AFP)
İran kısa sürede füze savunma sistemlerini tanıtarak hava savunmasını hızlandırıyor (AFP)
TT

İran hava savunma sistemi ve gerçekler

İran kısa sürede füze savunma sistemlerini tanıtarak hava savunmasını hızlandırıyor (AFP)
İran kısa sürede füze savunma sistemlerini tanıtarak hava savunmasını hızlandırıyor (AFP)

İnci Atvan
İran ile ABD arasındaki gerilim devam ederken, ABD ve İngiltere  Ortadoğu’daki deniz ve hava varlıklarını güçlendirdi.  Bu gelişmeler karşısında İran, gelişmiş füze savunma sistemlerini tanıtarak hava savunmasını güçlendirme konusunda hızlı davrandı. Bu dışardan güç gösterisi gibi görünse de içerden İran’ın ABD’nin askeri saldırı başlatma kararıyla ilgili büyük bir endişe taşıdığını ortaya koyuyor.
22 Ağustos’ta İran uzun menzilli Bavar-373 hava savunma sistemini tanıtmıştı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkenin Milli Savunma Endüstrisi Günü’nde katıldığı açılış töreninde füze savunma sistemini basına duyurmuştu.
Füze sisteminin ismi bazı savunma güvenliği uzmanlarının dikkatini çekerken, ABD’li ‘The National Interest’ dergisi yeni İran savunma sisteminin Rus mevkidaşına daha yakın olup olmadığı hakkında sorular yöneltti.
Independent Arabia'nın haberine göre Georgetown Üniversitesi’nden araştırmacı Sebastien Roblin’in dergide yayınlanan bir makalesinde, “Geçtiğimiz günlerde tanıtımı yapılan İran füze sisteminin sayısı 300 ila 400 arasında, muhtemelen S-300'den daha güçlü ve S-400'e çok yakın” ifadelerini kulandı.
Sürekli tanıtım
İran, bombardıman, jet ve planör uçaklarının yanı sıra seyir ve balistik füzeler gibi değişen hedeflere karşı koyabilecek olan Bavar-373 füzelerine ilişkin görüntüleri de yayınladı.
Tahran, sistemin ‘her türlü hava koşulunda etkili olmaya devam ettiğini, nükleer, biyolojik ve kimyasal tehditlere karşı koyabileceğini’ iddia etti.
İran açısından asıl askeri tehdit ABD, İsrail ve Suudi Arabistan'dan hava ve füze saldırısı ihtimalinden kaynaklanıyor.
Geriye dönecek olursak İran’ın 9 Haziran’da ‘Khordad 15’ olarak bilinen yeni bir karadan havaya füze sistemi tanıttığını görürüz.
Platform, yedi yıl önce 2012'de tanıtılan Bavar 373 modeline ait bir dizi orijinal platformunun en yenisiydi.
‘Military Watch’ dergisine göre Khordad 15, her ne kadar diğer platformların hareket kabiliyeti ve füze karşıtı yetenekleri eksik gözükse de rolü ve katılım düzeyi bakımından Rus S-350 ve Güney Koreli KM-SAM'a benziyor.
İran'ın Kuzey Kore füze teknolojilerini edinme ve bunları yerli sistemlere entegre etme tarihi göz önüne alındığında Khordad 15’in, 2017’de Kuzey Kore silahlı kuvvetlerinin seri üretimine giren KN-06 karadan havaya füze sisteminden en azından kısmen etkilenmesi muhtemel görünüyor.
National Interstate, İran’ın ilk defa 2007 yılında Rus hava savunma sistemleri S-300PMU-1’in beş pilini ithal etmek istediğini bildirdi. Bu da 93 mile kadar uçaklara eşlik etme imkanı tanıyor. 2010 yılında Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, Tahran'ın nükleer araştırma programına cevaben uygulanan uluslararası yaptırımların bir parçası olarak satışları yasakladı.
Bir yıl sonra, İran bunun yerine S-300'den ilham alan sistemini geliştireceğini açıklayarak Bavar 373'ü piyasaya sürdü. Rusya, her biri dört fırlatma aracı ve iki radar aracı olan dört adet S-300PMU2 pili teslim etmeye devam etse de, 2015 nükleer anlaşması (JCPOA) kapsamında yaptırımların hafifletilmesinden sonra İran güç sistemlerini geliştirmeye devam etti.
Geliştirilmesi gerekiyor
‘Military Watch’ dergisine göre İran elindeki hava harp yeteneklerini geliştirmeye çalışıyor. 17 hava kuvvetleri savaş uçağı filosundan sadece ikisinde uzun menzilli havadan havaya füzeler bulunuyor. Ayrıca, ‘Rusya veya Kuzey Kore'dekilere benzer hava savunma araçları için korunaklı yerler’ de bulunmuyor. Modern hava savunma yetenekleri sağlayabilen az sayıda S-300PMU-2 pile sahip.
 Bavar 373'ün aynı anda on iki füze ile 155 mil uzakta bulunan altı hedefi hedeflemesi bekleniyor. National Interstate’e göre, Bavar -373'ün kağıt üzerinde muazzam yetenekleri var. Ancak Tahran'ın kabarık ve utanç verici siciline bakıldığında iddialarına güvenmek zor.
Bavar-373 Tahran'ın iddia ettiği yeteneklere sahip olsa bile hava savunmasını ortadan kaldırmak için İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) yöntemleri ile geniş çapta uygulanan ABD hava bombardımanı kampanyası karşısında zafer kazanmak için mücadele etmek zorunda kalacak.
National Interstate’e göre, İran hava savunma sistemi ile ABD’ye karşı direnebilir, ancak savaşı kazanamaz.



Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
TT

Ramazan bugün mü yoksa yarın mı başlıyor tartışması Fransız Müslümanlar arasında kafa karışıklığı neden oldu

Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)
Paris'teki Büyük Cami'de Müslümanlar bir araya geldi (AFP- Arşiv)

Fransa'da Ramazan'ın başlangıç ​​tarihiyle ilgili iki çelişkili açıklama, Müslümanlar arasında kafa karışıklığına neden oldu. Fransız Müslümanlar Konseyi (CFCM), hilalin 18 Şubat akşamına kadar görünmeyeceğini gösteren bilimsel verilere dayanarak, 1447 Hicri yılı için Ramazan'ın ilk gününün 19 Şubat 2026 Perşembe (yarın) olacağını duyurdu. Öte yandan, Paris Ulu Camii, Ramazan'ın ilk günü olarak 18 Şubat Çarşamba (bugün) olarak ilan etti.

CFCM açıklamasında, bazı İslam ülkelerinin kararlarının Fransız Müslümanları için bağlayıcı olmadığını vurgulayarak, ayın başlangıcının ülkede kullanılan astronomik hesaplamalara göre belirlendiğini belirtti. Ayrıca, 20 Mart 2026 Cuma gününü Ramazan Bayramı olarak ilan etti.

Fransa Müslüman İslam Konseyi (CFCM), Fransa'daki Müslümanları temsil eden resmi kuruluştur ve yaklaşık 2 bin 500 cami ve ibadethaneyi temsil etmektedir. Başkanı açık seçimlerle atanır ve konsey, uzmanlaşmış dini ve akademik komitelerin uzmanlığından yararlanır.

Bunun aksine, Paris Ulu Camii'nin dini komitesi, astronomik hesaplamalar ve yasal veriler arasındaki ortak çalışmanın sonuçlarını esas alarak, 18 Şubat Çarşamba gününün Ramazan'ın ilk günü olduğunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Paris Camii'nin durumu, resmi konseyden farklıdır; zira başkanı seçilmez, doğrudan Cezayir'den atanır ve Fransa'daki yalnızca bir camiyi temsil eder, kararını vermeden önce genellikle diğer ülkelerden gelecek açıklamaları bekler.

Buna göre, gözlemciler Fransa'daki Müslümanlar için resmi referans noktasının Fransa İslam Dini Konseyi olduğunu ve bu nedenle de Konseyin kararlarına uyulmasının ülke içinde benimsenen yasal ve dini çerçeve olmaya devam ettiğini vurguluyor.


Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.