30 iş başvurusu reddedilen 41 milyar dolarlık servete sahip Çinli iş insanının hikayesi

30 iş başvurusu reddedilen 41 milyar dolarlık servete sahip Çinli iş insanının hikayesi
TT

30 iş başvurusu reddedilen 41 milyar dolarlık servete sahip Çinli iş insanının hikayesi

30 iş başvurusu reddedilen 41 milyar dolarlık servete sahip Çinli iş insanının hikayesi

Çinli işadamı Jack Ma, dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden biri olan Alibaba’daki başkanlık koltuğunu 55. yaş gününde devredip emekliliğini ilan etti. Bloomberg Milyarderler Endeksi’ne göre Jack Ma’nın serveti 41 milyar dolar.
Geçtiğimiz yıl görevinden ayrılacağını açıklayan Çin’in en zengin adamı Jack Ma, dün e-ticaret devi ‘Alibaba’ grubundan istifa ettiğini bildirdi. Jack Ma, bir yıl önce söz verdiği gibi şirketi yönetme görevini CEO Daniel Zhang'e devretti.
Jack Ma’nın istifası, 1999’da kurulduktan sonra dünyanın en büyük e-ticaret şirketi haline gelen Alibaba’nın, önemli bir dönemin sonuna geldiğine işaret ediyor. Ma’nın ayrılmasından sonra, görevi 100 bin çalışanı olan şirketin CEO’su Daniel Zhang devralacak.
Jack Ma’yı Çin’in Steve Jobs’u olarak tanımlayan, Çin’deki teknoloji devleri üzerine bir kitap yazan Rebecca Fannin ise istifa haberi hakkında şu ifadeleri kullandı: “Jack Ma’nın çekilmesinden sonra Alibaba grubundaki yerini, kendisi gibi birinin karşılaması çok zor.”
Alibaba’yı kurmadan önce İngilizce öğretmenliği yapan Jack Ma, birçok başarısızlık yaşadı. Kendisini destekleyen zengin bir aileye sahip olmamasıyla beraber derslerinde de çok başarılı olmayan Ma’nın bir arabası bile yoktu.
Üç kez üniversiteye kabul edilmeyen Ma, 30’dan fazla işe başvurdu fakat hepsinde reddedildi. Başvurduğu işler arasında, başvuran 5 kişiden 4’ünün kabul edildiği polislik ya da başvuran 25 kişiden sadece birinin reddedildiği KFC’de çalışma gibi işler vardı. İki işte de reddedilen tek kişi oydu.
Jack, ilk bilgisayarını 33 yaşında aldı. 17 kişiyle 1999’da kurduğu Alibaba ise, onun üçüncü şirket kurma denemesiydi. Jack hakkında kitap yayınlayan, Çinli bir şirketin de başkanı olan Duncan Clark şöyle diyor: “Jack Ma, internet sektörünün avantajını erken fark etti fakat bir araba alması biraz uzun sürdü.”
Bir arkadaşı vesilesiyle internet ile tanıştıktan sonra Jack Ma, teknolojinin arka planı üzerine kapsamlı bir çalışma yaptı. Duncan’a göre Jack Ma’nın ‘imkansız tutkusu’, kendisine has bir liderliği, bakış açısı ve insanları ikna etme kabiliyetine sahip. Karşınızdaki bir müşteri ya da çalışan olsun insanları ikna etmek zordur. Bu kabiliyet ‘karizma’ olarak tanımlanabilir.
Şimdi ise Alibaba, dünyanın en büyük perakendecilerinden biri. 2014 yılında New York borsasına çıkarıldığında rekor kırarak 25 milyar dolarla halka arzı gerçekleşmişti. Reuters’a göre şirketin kuruluşu, Çin’in hızlı ticari yükselişi ve Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmasıyla aynı zamana denk geldi.
Jack Ma, Alibaba’nın Twitter hesabından, 20 yıl önce şirketi kurduğu apartman dairesine geri dönüş görüntülerini paylaşarak şu mesajı paylaştı: “Burada muhtemelen bir yıl boyunca çalıştık. Burada yedik ve burada uyuduk. Ya buradaki işi başaracaktık ya da çıkıp başka işler arayacaktık.”
Gençlere, “Endişelenmeyin. Herhangi bir hata sizin için bir kazanç doğurabilir. 20 yaşından önce iyi bir öğrenci olun. İş sektörüne girdiğinizde ise az da olsa şirket deneyimi edinin. 30 yaşından önce ise kendinize birini örnek alın ve küçük ölçekli bir şirkette çalışın” diyerek öğüt veren Jack Ma, daha önce yaptığı bir açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı: “Büyük şirketlerde küçük bir makine olmayı öğrenirsiniz. Ancak küçük bir şirkette istemenin ve hayal etmenin bilincine varırsınız. Tek bir vakitte birçok iş yapmayı öğrenirsiniz. Bu yüzden otuzlu yaşlarda çalıştığınız şirketin büyüklüğü önemli değil, onu kimin yönettiğidir. İyi bir yönetici size daha farklı şeyler öğretecektir. 40’lı yaşlarda ise kendiniz ve projeniz için çalışmalısınız”.
İş hayatı haricinde Çinli işadamı, sahne ışıklarını çok seviyor. Business Insider’ın haberine göre Kung Fu isimli bir animasyon filminde rol alan Jack Ma, bir müzik festivalinde şarkı söylemesinin yanı sıra şirketin yıldönümü partilerinden birinde sahnede Michael Jackson dansı yapmıştı. The Verge’in haberine göre ise, Jack, Çin’in online alışveriş sitesi ‘TaoBao’nun 10. yıldönümünde Bob Marley kıyafetleriyle sahnede şarkı söylemişti. Jack Ma’nın sahne sevgisi emekliliğinden sonra da devam edecek gibi görünüyor.
Şirket, yıllar önce kurulduğu Hangzhou şehrindeki 80 bin kişilik stadyumda verdiği veda partisinin ardından Jack Ma’nın eğitim ve yardım işlerine odaklanması bekleniyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.