Sudan Başbakanı Hamdok'un ilk yurtdışı ziyareti Güney Sudan'a

Sudan Başbakanı Hamdok'un ilk yurtdışı ziyareti Güney Sudan'a
TT

Sudan Başbakanı Hamdok'un ilk yurtdışı ziyareti Güney Sudan'a

Sudan Başbakanı Hamdok'un ilk yurtdışı ziyareti Güney Sudan'a

Sudan’ın yeni hükümeti, Başbakan Abdullah Hamdok liderliğindeki toplantıda, geçiş döneminin ilk 200 günü için 10 konuyu ele aldı. Başbakan, devrik lider Ömer el- Beşir zamanında anavatandan ayrılan Güney Sudan’a ilk yurtdışı ziyaretini gerçekleştirmeyi planlarken, Sudan’da yıllardır süren çatışmayı sonlandırmak için silahlı hareketlerin liderleri ile geniş alanlarda fikir birliği sağlandığı belirtildi.
Sudan Hükümet Sözcüsü Faysal Muhammed Salih dün Hartum’da düzenlenen basın toplantısı sırasında, Başbakan Hamdok'un ilk yurt dışı ziyaretini yarın Güney Sudan'a yapacağını ve Başbakan’a dışişleri, içişleri, ticaret ve sanayi, enerji ve maden bakanlarının da eşlik edeceğini söyledi.
Salih açıklamasında, iki gün sürecek olan ziyaretin Sudan ve Güney Sudan arasındaki güven ilişkisini vurgulamak için olduğunu belirterek, Bakanlar Kurulu toplantısında geçici hükümet organlarının çeşitli çalışmalarının belirlendiğini söyledi. Faysal, özellikle savaşı sona erdirmek, adil ve kapsamlı bir barışın inşa edilmesi, sorunların özüne inmek, çoğulculuk ve çeşitliliğe saygı duymak, ekonomik kriz ile mücadele, fiyatlardaki keskin artışı durdurmak, özgürlükleri kısıtlayan yasaları kaldırmak, yargının bağımsızlığını garanti altına almak, geçiş dönemindeki adaleti sağlamak, yolsuzlukla mücadele ve işlenen suçların araştırılması için bağımsız bir soruşturma komisyonun oluşturulması gibi meselelerin ele alındığını belirtti.
Sözcü açıklamasında, toplantı sırasında Sudan’ın bağımsızlığına dayanan ortak çıkarlar göz önünde bulundurularak dengeli bir dış politika oluşturma kararı verildiğini belirterek, kadın haklarının teşvik edilmesi konusuna dair pek çok konu hakkında önemli tartışmalar yapıldığını belirtti.
Toplantıda çevre, sağlık, eğitim, barınma ve sosyal güvence gibi konulara da odaklandıklarını belirten Salih, Başbakan Hamdok’un devlet kurumlarında evrak kullanımını azaltmaya yönelik adımların atılmasını istediğini dile getirdi.
Salih, Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun oluşturulması ile ilgili bir takım tartışmaların yaşandığını ve başsavcı atanmasının ardından önümüzdeki günlerde konu ile ilgili adımların atılacağını söyledi. Sözcü ayrıca, Sudan Sağlık Bakanlığı’nın Sudan'ın Mavi Nil eyaletinde 4 kolera vakasına rastlandığını duyurmasının ardından hükümetin konu ile ilgili önlem aldığına vurgu yaptı.
Sudan’ın silahlı örgütler ile arasındaki müzakereler sürüyor
Öte yandan Egemenlik Konseyi üyesi Muhammed Hamdan Daklu liderliğindeki Sudanlı heyet, Güney Sudan’ın başkenti Juba’da, Devrimci Cephe Koalisyonu Başkanı Hadi İdris ve Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) Başkanı Abdulaziz el-Helu’ya bağlı silahlı hareketin liderleri ile istişarelere devam ediyor.
Daklu dün yaptığı açıklamada, ülkede barışı sağlamanın stratejik bir tercih olduğunu vurgularken, Devrimci Cephe Koalisyonu Başkanı Hadi İdris ise uluslararası topluma ve komşu ülkelere, Sudan'daki barış sürecinin başarılı olması için çabalarını artırmaları çağrısında bulundu.
Barışın kendileri için stratejik bir gereksinim olduğunu, ekonomik kalkınmanın barış yoluyla sağlanabileceğini ve iktidar ve servete katılımda herkese eşit fırsatlar sağlanmasının ancak barış yoluyla olabileceğini dile getiren Daklu, devletin vatandaşların huzurunu esas aldığını ifade etti. Abdulaziz el-Helu’nun liderliğini yaptığı Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) ve Devrimci Cephe ile görüşmelerde bulunmak üzere Juba’ya gelen Sudan heyetine başkanlık eden Daklu, “Ciddi ve verimli görüşmelerde bulunmak üzere Juba’ya geldik. Buraya gelişimizin temelinde, uzun yıllar süren savaşın ardından halis bir niyetle barışı sağlama arzumuz yatıyor. Bu savaşları durdurmanın ve inşa çalışmalarına başlamanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Ayrıca çatışmaya sebep olan tüm sorunların ele alınması ve yaşanan kriz için herkesi memnun edecek kökten bir çözümün bulunması çağrısında bulundu.
Sudan Halk Kurtuluş Hareketi liderlerinden Yasir Arman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Juba’da Egemen Konsey ile silahlı mücadele güçleri arasında barış müzakerelerinin başlatılması için görüşmelerin istişare niteliğinde olduğunu belirterek, anayasal belgede öngörülen güven arttırıcı önlemlerin nasıl uygulanacağını tartıştıklarını söyledi.
Arman açıklamasında, önceki gün Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit, Devrimci Cephe Koalisyonu Başkanı Hadi İdris ve SPLM-N Başkanı Abdulaziz el-Helu’nun oturumuna şahitlik ettiğini belirterek, toplantının Crowne Otel’de Egemenlik Konseyi heyeti ve Devrimci Cephe arasında devam ettiğini dile getirdi. Arman ayrıca, görüşme sırasında insani koridorların açılması, mahkûmların serbest bırakılması ve güven arttırıcı önlemleri içeren konular dâhil taraflar arasında birçok konunun masaya yatırıldığını söyledi.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.