Ahmet Davutoğlu AK Parti’den istifa etti: Mevcut AK Parti yönetimi, 18 yıl önce kurulan AK Parti'yi tasfiye etmiştir

Ahmet Davutoğlu AK Parti’den istifa etti: Mevcut AK Parti yönetimi, 18 yıl önce kurulan AK Parti'yi tasfiye etmiştir
TT

Ahmet Davutoğlu AK Parti’den istifa etti: Mevcut AK Parti yönetimi, 18 yıl önce kurulan AK Parti'yi tasfiye etmiştir

Ahmet Davutoğlu AK Parti’den istifa etti: Mevcut AK Parti yönetimi, 18 yıl önce kurulan AK Parti'yi tasfiye etmiştir

Son dönemde AK Parti politikalarına yaptığı eleştiriler dikkat çeken eski Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu tarafından ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi sonrası ilk kez kameraların karşısına geçti.
Davutoğlu, Ankara’da yaptığı basın toplantısında ihraç edilmeyi beklemeden AK Parti’den istifa ettiğini açıkladı.
Açıklamasını Türkiye silüeti önünde yapan Davutoğlu, kameraların karşısına ihracı istenen isimlerle birlikte çıktı.
Davutoğlu şunları söyledi:
Aziz milletimizin bütün fertleriyle hasbihal etmek ve düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz.
AK Parti, milletimizin yüz yıllık özleminin tezahürü olan politikalarla önemli hizmetlerde bulundu. AK Parti'nin tılsımı, ortak akla ve ahlaki tutarlılığa verdiği önemden kaynaklanıyordu. 
Ancak son yıllarda AK Parti milletimizin gönlünde taht kurmasına vesile olan söylem ve politikalardan uzaklaştı. AK Parti yönetiminin öncelik, söylem ve politikaları değişti. Demokratik siyasetin temelinde farklılıkların ifade edilmesi bulunmaktadır. 
Genel Başkanlığı bıraktığımız günden itibaren aksaklıkları sözlü ve yazılı olarak yetkili makamlarla paylaştık. Önerilerimiz dikkate alınmamasına reğmen açıklamalarda bulunmadık. Gönül kırmamaya özen gösterdik.
31 Mart seçimlerinde hem ittifak yaptığı partiye hem de rekabet içindeki partilere oy kaybetti. Daha önceki eleştirilerimizden habersiz olan tabanımız bizleri de sorguluyordu.
Niyetimiz bölmek değil, partimizin kurucu ilkeler çerçevesinde yenilenmesine imkan sunmaktı.
Konuşmalarımıza önyargısız bir şekilde bakıldığında hiçbir hakaretin olmadığı görülecektir. Sözlerimiz açık, tespitlerimiz net, tavsiyelerimiz samimi. 
Partimiz, sayın cumhurbaşkanımız, davamız dememize rağmen, ihanet, bölücülük gibi ifadelere maruz bırakıldık ve bedel ödemekle tehdit edildik.
Samimi insanların isimleri video kliplerinde değil milletin gönlünde yaşar.
Bizi unutturabilmek için iki seçim sürecinin yaşanığı dönemde genç yaşlı kadın erkek zengin fakir doğulu batılı milyonlarca vefakar AK Partilinin hakkına girdiler.
Bir siyasi parti için en ağır kararları içteren bu metin birçok tutarsızlık içeren ifadeler barındırıyordu. İhraç tebligatı ilkelerden koptuğunu açık bir şekilde ortaya koymuştur.
AK Parti'nin kurucu iddialarından, ilkelerinden vazgeçtiği gün olarak tarihe geçti.
15 Temmuz direnişini organize etmiş il başkanlarımızı ihraç etmek çok vahim bir karardır.
Eleştirilerimizi dikkate almak yerine ihraç kararına gerekçe kılan yönetim, tarih önünde bunun hesabını verecektir.
Mevcut AK Parti yönetimi, 18 yıl önce kurulan AK Parti'yi tasfiye etmiştir.
Dar bir kadronun kontrolüne girmiş AK Parti'nin sorunlara çözüm bulma imkanı kalmamıştır.
İhracı istenen herkes istifa etti
Independent Türkçe'nin haberine göre, ihracı istenen diğer isimler, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, eski Sakarya Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, eski İstanbul Milletvekili Abdullah Başçı, eski İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ile eski Ankara İl Başkanı Nedim Yamalı da partiden istifa etti.
Yeni istifalar bekleniyor
Davutoğlu'yla birlikte hareket eden çok sayıda siyasetçinin de istifa etmesi bekleniyor.
Davutoğlu, geçtiğimiz günlerde kurmaylarıyla yaptığı uzun toplantılarla bundan sonraki yol haritasını şekillendirmişti. 



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.