Koalisyon: Suriye'de güvenli bölge için olumlu ilelemeler varhttps://turkish.aawsat.com/home/article/1904821/koalisyon-suriyede-g%C3%BCvenli-b%C3%B6lge-i%C3%A7in-olumlu-ilelemeler-var
Koalisyon: Suriye'de güvenli bölge için olumlu ilelemeler var
AFP
Tel Abyad/Şarku'l Avsat
TT
TT
Koalisyon: Suriye'de güvenli bölge için olumlu ilelemeler var
AFP
Washington liderliğindeki uluslararası koalisyon dün, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırına güvenli bölgenin kurulması konusunda "olumlu ilerleme" kaydedildiğini söyledi.
Türkiye ve ABD, geçtiğimiz ay, Türkiye sınırı ile YPG'nin kontrol ettiği Suriye bölgesi arasında güvenli bölge oluşturmak için “güvenlik mekanizması” olarak bilinen bir anlaşma yapmıştı.
YPG, Washington’ın desteğiyle Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye’de DEAŞ’la mücadelesini yönetiyor, ancak Ankara, terörle savaşan Kürtleri "terörist" olarak tanımlıyor.
ABD ve Türkiye 8 Eylül’de sınır bölgelerinde ilk ortak devriyelerini gerçekleştirdiler. Ancak Ankara Washington’u bölgenin ciddiyeti konusunda eleştirmeye devam etti.
Pazar günü bir koalisyon heyeti, Kürt kuvvetlerinin geçen ay çekilmeye başladığı Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad kentinin askeri konseyini ziyaret etti. AFP'nin haberine göre Koalisyon yaptığı basın açıklamasında: “Güvenlik mekanizmasının faaliyetlerinin ilk aşamasında önemli ilerleme kaydettik” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Koalisyon kuvvetleri ve SDG, Türkiye’nin endişelerini gidermek amacıyla tahkimat bölgelerini açığa çıkaran birkaç devriye düzenledi” ifadeleriyle devam etti. Ek olarak “ABD ve Türk Silahlı Kuvvetleri de dört uçuş gerçekleştirdi” dendi.
Ankara, ortak gözlem mevkileri ve devriyeleri olacağını söylese de, güvenli bölgenin büyüklüğü veya çalışma şekli hakkında hiçbir ayrıntı yayınlanmadı.
Koalisyon, bildirisinde "Güvenlik mekanizmasının faaliyetleri hakkında ek ayrıntıları değerlendirmek için tartışmalarımıza devam edeceğiz ve Türkiye ile yakın işbirliğimiz olacak." ifadelerine yer verdi. “Türkiye'yi endişelendiren tahkimatların bir kısmını kaldırmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise güvenli bölge Eylül ayı sonuna kadar kurulmazsa "adım atma" tehdidinde bulundu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Salı günü yaptığı açıklamada güvenli bir bölge oluşturma çabalarını "kozmetik" olarak nitelendirmişti
Suriye'deki Kürtler, sekiz yıldır süren savaş boyunca Suriye'nin kuzeydoğusunda özerk bir bölge kurdu. Erdoğan, defalarca bu Kürt bölgesini askeri operasyonla tehdit etti ve DEAŞ'ın Mart ayındaki yenilgisinden sonra ABD’nin muhtemel geri çekilmesi bir Türk saldırısının korkularını canlandırdı.
Esed rejimi ise geçen hafta ilk ABD-Türkiye ortak devriyesini anlaşmazlığın uzatılmasını amaçlayan açık bir "saldırganlık" olarak nitelendirdi.
Türkiye, Suriye topraklarına iki operasyon düzenledi; ikinci operasyon sonunda Afrin’in geçen yıl kuzeybatı Suriye’de Türk kuvvetleri tarafından ele geçirilmişti.
Geçtiğimiz salı akşamı, Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğünün açıklanmasıyla birlikte, uzun soluklu bir siyasi sürecin de sonuna gelindi. Yıllar boyunca uluslararası alanda ‘rejimin kabul edilebilir yüzü’ ve babasının iktidarının muhtemel varisi olarak görülen Seyfülislam Kaddafi, 2011 sonrası dönemde ise uluslararası düzeyde aranan bir sanığa dönüştü. Daha sonra başkanlığa aday olarak ortaya çıkan Kaddafi, gölgelerden çıkarak yeniden Libya’daki siyasi kutuplaşmanın merkezine yerleşti.
Peki Seyfülislam Kaddafi kimdi ve siyasi kariyeri boyunca hangi rolleri üstlendi?
‘Geçiş projesi’ olmaya çalışan rejimin oğlu
Seyfülislam Kaddafi, 25 Haziran 1972’de doğdu ve babasının onlarca yıl yönettiği Libya’da büyüdü. 1990’lı yıllarda Trablus’ta mimarlık eğitimi alan Kaddafi, daha sonra Batı ağırlıklı bir eğitim yolunu izleyerek Avusturya’da işletme eğitimi gördü. Akademik kariyerini ise 2008 yılında Londra Ekonomi Okulu’ndan (LSE) aldığı doktora derecesiyle tamamladı. Bu eğitim süreci, ona aynı anda hem ‘teknokrat’ hem de ‘elit’ bir imaj kazandırdı.
Libya lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam, 23 Ağustos 2011 tarihinde başkent Trablus'ta destekçilerini selamlıyor. (Reuters)
Ancak eğitim, siyasetten bağımsız bir unsur olmadı. Çeşitli anlatımlara göre Seyfülislam Kaddafi, bu süreçte Batılı çevreler ve etkili isimlerle geniş bir ilişki ağı kurdu; babasının rejimine temkinli yaklaşan başkentlerle Libya arasında bir köprü olarak kendini konumlandırmasında bu bağlantılar belirleyici rol oynadı.
‘Uluslararası bir figür’ olarak yükselişi ve uzlaşma dosyaları
2000’li yılların başından itibaren, herhangi bir resmî ve sürekli devlet görevi üstlenmemesine rağmen, Seyfülislam Kaddafi’nin adı hassas dosyalarda öne çıkmaya başladı. Dış uzlaşma süreçlerinde ve arabuluculuk girişimlerinde rol oynadı; adı, tartışmalı dönüm noktalarıyla birlikte anıldı. Bunlar arasında Lockerbie davası kapsamında yürütülen tazminat düzenlemeleri ile Batı’yla kademeli normalleşme sürecine ilişkin dosyalar yer aldı. Bu dönemde Seyfülislam, ekonomik ve siyasi modernleşmeden söz eden bir ‘reformcu’ figür olarak lanse edilirken, babasının kurduğu yönetim yapısıyla açık bir kopuş ilan etmedi.
Söz konusu yıllarda, uluslararası alandaki varlığını yönetmek üzere etrafında idari, mali ve medya alanlarında çalışan bir ekip oluşturuldu. Lüks bir yaşam tarzı ve geniş ilişki ağlarına işaret eden göstergeler dikkat çekti. Batılı bir gazetecilik anlatısı, Londra’daki ikameti süresince yürütülen yazışmalar, düzenlemeler ve halkla ilişkiler faaliyetlerini, 2011’de Muammer Kaddafi yönetimine karşı patlak veren ayaklanma öncesindeki ‘perde arkasına’ açılan nadir bir pencere olarak tanımladı.
Londra'da: Bağlantılar ve aracılar
İngiltere’de bulunduğu dönemde, özel hayat ile kamusal alan arasındaki sınırlar giderek iç içe geçti. Prestijli bir üniversitede eğitim, iş dünyasından çevrelerle ve siyasi figürlerle kurulan ilişkiler ile güvenlik ve gayriresmi temsil gereklilikleri çerçevesinde çeşitli kurum ve yapılarla temaslar bu sürecin parçaları oldu.
Libya'nın eski lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, 25 Mayıs 2014 tarihinde Zintan şehrindeki bir hapishane içinden duruşmaya katılıyor. (Reuters)
Buna paralel olarak, belirli dosyalar etrafında halkla ilişkiler faaliyetleri yoğunlaştı. Bunların başında, İngiltere’de ve uluslararası alanda uzun süre tartışma konusu olan Lockerbie hükümlüsü Abdülbasit el-Megrahi’nin serbest bırakılmasına yönelik girişimler geldi. Batılı raporlara göre bu süreç, medya ve siyasi baskı faaliyetleriyle birlikte yürütüldü.
2011... Devrimle yüzleşme
Şubat 2011’de Libya’da başlayan protestolar ve ardından patlak veren savaşla birlikte, Seyfülislam Kaddafi’nin söylemi de değişti. ‘Reform’ vurgulu çizgiden açık bir meydan okuma diline geçen Kaddafi, rejimi savunan ve muhaliflerini tehdit eden açıklamalarla kamuoyunun karşısına çıktı. Bu tablo, birçok gözlemciye göre, onu sistem içinde ‘yumuşak bir alternatif’ olarak konumlandıran imajın sona erdiği kırılma noktası oldu. Bu gelişmelerin ortasında, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) 27 Haziran 2011’de Seyfülislam Kaddafi hakkında insanlığa karşı suçlar kapsamında tutuklama kararı çıkardı.
Seyfülislam Kaddafi, 19 Kasım 2011'de Libya'nın Zintan kentinde bir uçakta otururken (Reuters)
Trablus’un düşmesi ve Muammer Kaddafi’nin öldürülmesinin ardından, Kasım 2011’de Seyfülislam Kaddafi’nin yakalandığı açıklandı. Böylece, uzun süreli tutukluluk ve kamuoyundan uzak bir dönemle tanımlanan yeni bir sürece girildi.
Trablus’taki bir mahkeme, 2015 yılında, Seyfülislam Kaddafi’yi gıyabında kurşuna dizilerek idam cezasına çarptırdı. Yaklaşık 30 Kaddafi dönemi yetkilisiyle birlikte yargılandığı davada, babasının iktidarına karşı ayaklanma sırasında göstericilerin öldürülmesi de dahil olmak üzere savaş suçlarından hüküm giydi. Ancak söz konusu karar daha sonra iptal edildi.
Kayboluş ve ardından 'siyasi geri dönüş'
Seyfülislam Kaddafi’nin 2017 yılında bir af yasası kapsamında serbest bırakıldığı duyuruldu. Bu tarihten sonra kamuoyundaki görünürlüğü sınırlı kalan Kaddafi, 2021’de başkanlık seçimleri için adaylık başvurusunda bulunarak yeniden gündeme geldi. Gür sakalı ve geleneksel kıyafetleriyle verdiği görüntü, eski rejim yanlılarının toplumsal tabanının bir kesimiyle uzlaşma mesajı olarak yorumlanırken, yıllar süren bölünmenin ardından merkezi devlet fikrini yeniden canlandırma çabasına da işaret etti.
Ancak bu geri dönüş, hukuki ve siyasi engellere takıldı. Libya içindeki önceki yargılamalar ve verilen hükümler ile UCM’nin tutuklama kararının yürürlükte olması, Seyfülislam Kaddafi’nin adaylığını tartışmalı bir mesele haline getirdi.
Öldürülmesi
3 Şubat 2026’da Libya’nın resmi haber ajansı, Seyfülislam Kaddafi’nin öldürüldüğünü duyurdu. Seyfülislam’ın siyasi ekibinin başkanı Abdullah Osman, Libya el-Ahrar televizyon kanalına yaptığı açıklamada, 53 yaşındaki Seyfülislam Kaddafi’nin evinde dört kişilik bir grup tarafından öldürüldüğünü söyledi. Osman, “Dört silahlı kişi Seyfülislam’ın ikametgâhına girdi, güvenlik kameralarını devre dışı bıraktıktan sonra kendisini öldürdü” ifadesini kullandı.
Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5237423-almanya-g%C3%BCvenlik-gerek%C3%A7eleriyle-kuzey-iraktaki-asker-say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1-azalt%C4%B1yor
Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor
Alman askerleri (DPA)
Alman Silahlı Kuvvetleri, Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanmasıyla birlikte "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'ta konuşlandırılan asker sayısını azaltacağını duyurdu.
Alman ordusunun operasyon komuta merkezi, artan bölgesel gerginlikleri gerekçe göstererek dün, görev için varlığı gerekli olmayan personelin geçici olarak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'den çekileceğiniaçıkladı.
Askeri bir sözcü, yeniden konuşlandırılacak asker sayısını veya bölgede kalacak gücün büyüklüğünü belirtmekten kaçındı.
Şarku’l Avsat’ın Alman Der Spiegel dergisinden aktardığına göre bu adım, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında potansiyel bir askeri gerilimin artması riskine yanıt olarak atıldı.
Dergi, Washington ve Tahran arasındaki devam eden ve artan gerilimler nedeniyle bu adımın gerekli olduğunu belirten bir parlamento brifingine atıfta bulunarak, Almanya'nın Kuzey Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltmayı planladığını bildirdi.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise bu adımı ihtiyati bir önlem olarak nitelendirerek, kalan personelle temel görevlerini yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.
Kararın, sahadaki çok uluslu ortaklarla yakın bir koordinasyon içinde alındığını belirten yetkili, Alman askerlerinin güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu vurguladı.
Almanya, DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Irak güçlerine eğitim de dahil olmak üzere Irak'ı desteklemek için uluslararası bir misyona katılıyor.
Misyon Erbil'e odaklanmış durumda, ancak Der Spiegel'in haberine göre son zamanlarda yaklaşık 300 Alman askeri ülke genelinde, çoğunlukla Ürdün'de konuşlandırıldı.
CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurduhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5237416-centcom-bir-hafta-i%C3%A7inde-suriyedeki-dea%C5%9F-hedeflerine-kar%C5%9F%C4%B1-5-hava-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1
CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu
ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, güçlerinin 27 Ocak ile 2 Şubat tarihleri arasında Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. X platformu üzerinden dün yayınlanan açıklamada CENTCOM, DEAŞ’ın iletişim merkezlerini ve silah depolarını tespit edip imha ettiğini belirtti.
CENTCOM Başkanı Brad Cooper, “Bu saldırılar, DEAŞ’ın Suriye'de yeniden güçlenmesini önleme kararlılığımızın altını çiziyor… ABD'nin, bölgenin ve tüm dünyanın güven içinde yaşayabilmesi için DEAŞ’ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasını sağlamak üzere Küresel Koalisyon ile koordineli olarak çalışıyoruz” dedi.
CENTCOM açıklamasında, askeri operasyonlarının son iki ayda 50'den fazla DEAŞ üyesinin öldürülmesi veya yakalanmasıyla sonuçlandığı vurgulandı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة