Koalisyon: Suriye'de güvenli bölge için olumlu ilelemeler var

AFP
AFP
TT

Koalisyon: Suriye'de güvenli bölge için olumlu ilelemeler var

AFP
AFP

Washington liderliğindeki uluslararası koalisyon dün, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırına güvenli bölgenin kurulması konusunda "olumlu ilerleme" kaydedildiğini söyledi.
Türkiye ve ABD, geçtiğimiz ay, Türkiye sınırı ile YPG'nin kontrol ettiği Suriye bölgesi arasında güvenli bölge oluşturmak için “güvenlik mekanizması” olarak bilinen bir anlaşma yapmıştı.
YPG, Washington’ın desteğiyle Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye’de DEAŞ’la mücadelesini yönetiyor, ancak Ankara, terörle savaşan Kürtleri "terörist" olarak tanımlıyor.
ABD ve Türkiye 8 Eylül’de sınır bölgelerinde ilk ortak devriyelerini gerçekleştirdiler. Ancak Ankara Washington’u bölgenin ciddiyeti konusunda eleştirmeye devam etti.
Pazar günü bir koalisyon heyeti, Kürt kuvvetlerinin geçen ay çekilmeye başladığı Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad kentinin askeri konseyini ziyaret etti. AFP'nin haberine göre Koalisyon yaptığı basın açıklamasında: “Güvenlik mekanizmasının faaliyetlerinin ilk aşamasında önemli ilerleme kaydettik” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Koalisyon kuvvetleri ve SDG, Türkiye’nin endişelerini gidermek amacıyla tahkimat bölgelerini açığa çıkaran birkaç devriye düzenledi” ifadeleriyle devam etti. Ek olarak “ABD ve Türk Silahlı Kuvvetleri de dört uçuş gerçekleştirdi” dendi.
Ankara, ortak gözlem mevkileri ve devriyeleri olacağını söylese de, güvenli bölgenin büyüklüğü veya çalışma şekli hakkında hiçbir ayrıntı yayınlanmadı.
Koalisyon, bildirisinde "Güvenlik mekanizmasının faaliyetleri hakkında ek ayrıntıları değerlendirmek için tartışmalarımıza devam edeceğiz ve Türkiye ile yakın işbirliğimiz olacak." ifadelerine yer verdi. “Türkiye'yi endişelendiren tahkimatların bir kısmını kaldırmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise güvenli bölge Eylül ayı sonuna kadar kurulmazsa "adım atma" tehdidinde bulundu.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Salı günü yaptığı açıklamada güvenli bir bölge oluşturma çabalarını "kozmetik" olarak nitelendirmişti
Suriye'deki Kürtler, sekiz yıldır süren savaş boyunca Suriye'nin kuzeydoğusunda özerk bir bölge kurdu. Erdoğan, defalarca bu Kürt bölgesini askeri operasyonla tehdit etti ve DEAŞ'ın Mart ayındaki yenilgisinden sonra ABD’nin muhtemel geri çekilmesi bir Türk saldırısının korkularını canlandırdı.
Esed rejimi ise geçen hafta ilk ABD-Türkiye ortak devriyesini anlaşmazlığın uzatılmasını amaçlayan açık bir "saldırganlık" olarak nitelendirdi.
Türkiye, Suriye topraklarına iki operasyon düzenledi; ikinci operasyon sonunda Afrin’in geçen yıl kuzeybatı Suriye’de Türk kuvvetleri tarafından ele geçirilmişti.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.