ABD, saldırılardan İran'ın sorumlu olduğunu kanıtlayan fotoğrafları yayınlamaya hazırlanıyor

Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

ABD, saldırılardan İran'ın sorumlu olduğunu kanıtlayan fotoğrafları yayınlamaya hazırlanıyor

Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)
Saudi Aramco şirketine ait petrol tesisine gerçekleştirilen saldırının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Saudi Aramco şirketinin saldırın neden olduğu şoku gidermek için petrol rezervlerini kullanmak amacıyla acil durum planlarını devreye soktu. Bunun neticesinde Suudi Arabistan, dün dünya ve Krallık için petrol endüstrisinin kalbi konumundaki iki tesisi hedef alan saldırıların etkilerini ciddi oranda gidermeyi başardı. Öte yandan Suudi yetkililer söz konusu terör eylemlerinin planlanması ve yürütülmesinden sorumlu olanların tespiti için soruşturmalara devam ediyor.
Wall Street Journal gazetesinin dünkü haberine göre ABD yönetimi, iki tesisi hedef alan saldırıların arkasında İran’ın olduğunun kanıtlayan uydu görüntülerinin yayınlanması üzerinde çalışıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, İran’ı Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen saldırıların arkasında olmakla suçlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi ise dün sabah yaptığı açıklamada söz konusu suçlamayı reddederek ABD’nin suçlamalarını ‘boş’ olarak niteledi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Washington’ı Yemen’deki savaştan bölge ülkelerini sorumlu tutmakla suçlamıştı.
AFP’nin haberine göre Ruhani, Rusya ve Türkiye ile Suriye konulu toplantıya katılmak üzere Ankara’ya gitmeden önce yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugün bizler, Yemen’de her gün masum insanların öldüğünü görüyoruz. ABD’liler ise kendilerini suçlamak ve bölgedeki varlıklarının sorun yarattığını kabul etmek yerine bölgedeki ülkeleri veya Yemen halkını suçluyorlar.”
Ruhani, bölgedeki gerçek güvenliğinin çözümünün ABD’nin saldırganlığını durdurmasında olduğuna dikkat çekerek, “Bölgedeki krizlerin çözümünün yalnızca Yemen'deki görüşmeler ve Yemenliler arasında kendi kaderlerine karar vermesi gereken müzakereler yoluyla sağlanacağına inanıyoruz” dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO) üst düzey bir komutan, İran’ın kapsamlı bir savaşa hazır olduğu konusunda uyarılarda bulundu. ABD üretimi askeri bölgelerinden birinin İran füzelerinin menzili içerisinde yer aldığına dikkat çekti.
Tesnim haber ajansına göre DMO Hava Kuvvetleri Komutanı Emir Ali Hacızade, “Herkes bilmelidir ki tüm ABD üsleri ve uçak gemileri İran’dan yalnızca 2 bin kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu mesafe de füzelerimizin menzili içerisinde bulunuyor” diye konuştu.
Suudi petrol tesislerine gerçekleştirilen saldırı ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani arasında yakın zamanda yapılması planlanan görüşmeye de gölge düşürdü. Beyaz Saray’dan dün yapılan açıklamada Washington’ın Tahran’ı Suudi petrol tesislerini hedef alan saldırının arkasında olmakla suçlamasına rağmen ABD Başkanı’nın ve İranlı mevkidaşı ile görüşebileceğine işarette bulunulmuştu. ABD Başkanı’nın danışmanlarından Kellyanne Conway, iki liderin bir televizyon programında bir araya gelmelerinin uzak bir ihtimal olmadığını söyledi. Conway, geçen cumartesi günü gerçekleşen saldırının iki lider arasında bu ay düzenlenmesi beklenen BM Genel Kurul toplantılarında bir görüşme gerçekleştirilmesi fırsatına ‘yardımcı olmadığını’ belirtmesine rağmen görüşmenin olabileceğini ima etmişti. Conway Fox News kanalına verdiği demeçte, “Siz İranlılar, Suudi Arabistan'a, şehir alanlarına ve küresel enerji piyasalarını etkileyen hayati altyapıya saldırarak davanıza gerçekten yardımcı olmuyorsunuz” dedi.
Pompeo, saldırıların Yemen’den gerçekleştirildiğine dair bir kanıt bulunmadığını söylemişti. Ancak bazı Irak medya kuruluşları saldırının Irak’tan gerçekleştirildiğini aktardı. Zira İran destekli gruplar giderek Irak’ta daha etkili hale geldi. Ancak Bağdat dün bu iddiaları reddederek bölgeye saldırılar başlatmak için Irak topraklarını kullanmaya çalışan herkesi cezalandırma sözü verdi.
Buna karşılık İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif dün Twitter hesabından yaptığı açıklamada Washington ve müttefiklerinin Yemen’de sıkışıp kaldıklarını söyleyerek İran’ı suçlamanın felakete son vermeyeceğini belirtti. Zarif açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dışişleri Bakanı Pompeo’nun mümkün olan en fazla baskıyı uygulama konusunda başarısızlığa uğramasının ardından ABD ve ajanları, silahlanmadaki üstünlüğün askeri bir zafere yol açacağı yanılsaması nedeniyle Yemen’de sıkışıp kaldı. İran’ı suçlamak felaketi sonlandırmayacak.”
Bağdat’tan yalanlama
Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin ofisine göre Irak, Saudi Aramco şirketine ait iki petrol tesisine saldırı düzenleyen silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) Irak topraklarından gönderildiğine ilişkin iddiaları yalanladı.
Söz konusu açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Irak, bazı medya organları ve sosyal medya hesaplarında öne sürülen, Suudi Arabistan’daki iki petrol tesisine saldırı düzenleyen SİHA’ların Irak topraklarından gönderildiğine ilişkin iddiaları reddediyor. Irak, komşularına ve dostlarına saldırganlık için topraklarının kullanılmasını önleme konusundaki anayasal taahhüdünü ve Irak hükümetinin anayasaya aykırı davranmaya çalışan herkese sert bir şekilde karşı çıkacağını vurguluyor.”
Açıklamada ayrıca iddiaları araştırmak ve Riyad’a yardımcı olmak için bir komite kurulduğu ifade edildi.
Irak hükümetinden yapılan açıklamada gelişmelerin yakından takip edildiği de vurgulanırken bölgesel ve uluslararası güvenliği tehdit eden konularda dost ve müttefik ülkelerle dayanışma içinde olunduğu kaydedildi.
Iraklı Milletvekili Muhammed Kerbuli, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada son yıllarda Irak ve Suudi Arabistan arasında sağlam ve barışçıl temeller üzerine bir ilişki bina edildiğine dikkat çekerek her iki tarafın da bu ilişkileri güçlendirme ve geliştirme konusunda kararlı olduğuna işaret etti. Bu nedenle iki ülke arasındaki bu ilişkinin bazı tarafları rahatsız ettiğini söyledi.
Güvenlik uzmanı Fadıl Ebu Rağif, Şarku'l Avsat’a verdiği demeçte Irak tarafından yapılan yalanlamanın Suudi Arabistan’a güvence vermek amacı taşıdığını söyledi. Ancak Irak tarafının Suudi Arabistan ile olan ilişkisine vermiş olduğu önem dikkate alınarak ülkesinin saldırılar için bir sıçrama tahtası olmayacağını vurguladı.
Suudi Arabistan-Kuveyt güvenlik koordinasyonu
Kuveyt de ülkedeki hayati bölgeleri korumak için güvenlik önlemleri aldı. Kuveyt Başbakanı ayrıca askeri komutanlara Emir Şeyh Sabah Ahmed Cabir es-Sabah’ın sarayı üzerinde uçan bir İHA’yı gözlemleyerek duruma dair soruşturma gerçekleştirilmesi talimatı verdi.
Kuveyt İçişleri ve Kabine İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Vekili Enes Halid es- Salih, güvenlik birimlerinin Kuveyt’in kıyı bölgelerindeki bir İHA ile ilgili gerekli soruşturmaları yapmaya başladığını vurguladı. Gerekli önlemlerin alındığının altını çizdi.
Suudi Arabistan’ın dünya piyasalarını sakinleştirmedeki başarısı
 Dünyanın en büyük petrol tesisindeki ağır hasara rağmen Suudi Arabistan yaklaşık 5,7 milyon varil petrolü piyasaya sürerek terör olayının ilk şokunu ortadan kaldırmayı başardı. Bu, Suudi petrol üretiminin yaklaşık yarısına tekabül ediyor. Bunun yanı sıra günde yaklaşık 2 milyar küp gaz üretimi de durduruldu. Enerji kaynaklarını telafi etmek için ülkenin içinde ve dışında bulunan büyük petrol rezervlerinin kullanımına dayanan acil durum planları devreye girdi.
Saldırılar ayrıca küresel petrol arzını yüzde 6 oranında azalttı. Bu, piyasalar bugün açıldığında fiyatların çarpıcı şekilde artması ihtimalini de artırdı. Ancak Saudi Aramco, piyasalara güven vermek için büyük çaba sarf etti. Üretim eksikliklerini telafi etmek için rezervlerini kullanacağını açıkladı.
Saudi Aramco İcra Kurulu Başkanı Emin Nasır, bir üretimi tam kapasite ile sürdürmek için çalışmalar devam ederken diğer yandan da ABD petrol piyasalarındaki rahatsızlıkları gidermek için ülkenin petrol rezervlerinin kullanımına ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü duyurdu.
HAYIR KUYUSU'NDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ŞİRKETİNE GİDEN YOL: SAUDİ ARAMCO
KÖRFEZ SAVAŞI'NDAN BU YANA PETROL FİYATLARINDA EN SERT YÜKSELİŞ YAŞANDI
TRUMP, ARAMCO'YA YAPILAN SALDIRIYA KARŞILIK VERECEĞİZ
ABD, ARAMCO TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI



Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
TT

Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, bölgedeki gelişmeler ele alınırken, gerilimin azaltılması ve bölgenin güvenlik ile istikrarına yeniden katkı sağlayacak adımların değerlendirilmesi konuları masaya yatırıldı.


Müslüman, Arap ve Afrika ülkelerinden Kudüs'te İsrail'in saldırılarının tırmanmasına karşı uyarı

İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
TT

Müslüman, Arap ve Afrika ülkelerinden Kudüs'te İsrail'in saldırılarının tırmanmasına karşı uyarı

İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)
İsrail işgal güçleri, Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine kapalı tutuyor (AFP)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Arap Birliği (AL) ve Afrika Birliği (AfB) çarşamba günü, işgal altındaki Kudüs'te İsrail saldırılarının artmasının tehlikesine dikkati çekerek, uluslararası toplumu İsrail işgal güçlerinin Mescid-i Aksa’yı kırk gündür Müslümanların girişine derhal yeniden açmaya zorlamaya çağırdı.

İİT, AL ve AfB ortak bir açıklamada, İsrailli bir bakanın işgalci İsrail güçlerinin sıkı koruması altında Mescid-i Aksa’nın avlusuna girmesini şiddetle kınadılar ve bu eylemi buranın kutsallığına yönelik açık bir saldırı ve ilgili uluslararası karar ve sözleşmelerin bariz bir ihlali olarak nitelendirdiler.

Açıklamada, işgalci İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’yı Müslümanların girişine kırk gündür kapalı tutmaya devam etmesinin tehlikesine dikkat çekildi. Bu durum, işgal altındaki Kudüs’teki Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekanlarına yönelik ihlallerin artması ve buradaki tarihi ve hukuki statüyü zedeleme girişimleri kapsamında değerlendiriliyor ve bölgesel ve uluslararası barış ve istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

İİT, AL ve AfB, İsrail’in 1967’den beri işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde, Filistin Devleti’nin başkenti Doğu Kudüs ve buradaki Müslümanların ve Hristiyanların kutsal mekanları da dahil olmak üzere, hiçbir egemenlik hakkına sahip olmadığını vurguladı.

Ortak bildiride, İsrail’in bu kutsal şehrin coğrafi ve demografik yapısının yanı sıra Arap, Müslüman ve Hıristiyan karakterini değiştirmeye, Filistin egemenliğini ve Filistinlilerin varlığını zayıflatmaya ve şehri Filistin çevresinden izole etmeye yönelik tüm yasadışı kararlarının ve önlemlerinin kategorik olarak reddedildiği yinelendi.

İİT, AL ve AfB, uluslararası toplumu, işgalci İsrail makamlarını ibadet özgürlüğü ve kutsal mekanların dokunulmazlığına saygı göstermeye mecbur kılma, Mescid-i Aksa’nın kapılarını ibadet edenlere derhal yeniden açma ve Filistinli vatandaşların camiye erişimine getirilen tüm kısıtlamaları kaldırma konusunda sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.


Suudi Arabistan ve İngiltere, bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya yönelik çabalara desteklerini teyit ettiler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde'de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde'de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve İngiltere, bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya yönelik çabalara desteklerini teyit ettiler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde'de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşmede (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, dün Cidde'de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, dün akşam Cidde'de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile bir araya geldi.

Görüşmede iki taraf, ülkeleri arasındaki tarihi ilişkileri, stratejik ortaklıklarının yönlerini ve çeşitli alanlarda ilişkileri güçlendirme yollarını, ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren konuları ele aldı.

Ayrıca, özellikle bölgedeki gelişmeler ve bunların güvenlik ve ekonomik yansımaları başta olmak üzere, son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri gözden geçirdiler. İki taraf da Ortadoğu'nun güvenliğini ve istikrarını artırmaya yönelik tüm çabalara desteklerini teyit ettiler.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Cidde'deki görüşmesinden (SPA)Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Cidde'deki görüşmesinden (SPA)

İngiltere Başbakanı David Starmer, dün erken saatlerde Cidde'ye geldi ve Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı'nda Mekke Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Mişel bin Abdulaziz, Suudi Arabistan'ın Birleşik Krallık Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdulaziz ve üst düzey yetkililer tarafından karşılandı.

Prens Suud bin Mişel, Keir Starmer'ı Cidde'dekiKral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'nda karşıladı (Mekke Valiliği)

Keir Starmer'ı Cidde'dekiKral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'nda Prens Suud bin Mişel,tarafından karşıladı (Mekke Valiliği)

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İngiliz Başbakanlık ofisi dün yaptığı açıklamada, Starmer'ın salı günü geç saatlerde varılan ABD-İran anlaşmasının ardından ateşkesi güçlendirmek amacıyla bölgesel liderlerle görüşmek üzere Körfez'e gideceğini duyurdu.

Ofisinden yapılan açıklamada Starmer, anlaşmayı memnuniyetle karşılayarak, bunun bölgedeki ve dünyadaki gerilimlerin azalmasına katkıda bulunacağını söyledi. Anlaşmayı desteklemek ve sürdürmek, kalıcı bir barış anlaşmasına dönüştürmek ve "küresel çapta etkisi olan" Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için ortaklarla çalışmanın önemini vurguladı.