'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Suudi Arabistan, geçtiğimiz Cumartesi günü Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırılar ile ilgili ‘ön inceleme sonuçlarına göre’ İran menşeli silahların kullanıldığını açıkladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların kaynağının doğrulanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bakanlık, açıklamasında, Riyad’ın gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla araştırmalara katılmaları için uluslararası ve Birlemiş Milletler (BM) uzmanlarının davet edileceğini ve ülkenin güvenlik ve istikrarının korunması için bu tür soruşturmaların sonuçları ışığında tüm önlemlerin alınacağını vurguladı. Açıklamada, ayrıca Suudi Arabistan’ın topraklarını ve halkını bu tür saldırılara karşı savunma ve söz konusu saldırılara en sert şekilde cevap verme yeteneğine sahip olduğunun altı çizildi.
Bununla birlikte açıklamaya göre Suudi Arabistan’daki küresel pazarlara yönelik petrol tedarik tesislerinin daha önce eşi benzeri görülmemiş bir saldırıya uğraması, Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da teyit edildiği üzere Saudi Aramco’nun üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin kesintiye uğramasına neden oldu.
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden saldırı en ağır şekilde kınandı. Saldırının asıl amacının küresel enerji arzına yönelik olduğuna işaret edilen açıklamada, saldırının, daha önce Saudi Aramco’ya ait pompa istasyonlarına İran menşeli silahlar kullanılarak yapılan saldırıların bir uzantısı olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan’ın saldırıyı kınayan bölgesel ve uluslararası taraflara teşekkürleri bildirilirken, uluslararası topluma, olayın faillerini kınamadaki sorumluluklarını yerine getirme ve küresel ekonominin bel kemiğini etkileyen bu barbarca davranışları açıkça masaya yatırma çağrısı yapıldı.
Saldırıya yönelik uluslararası kınama
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife, dün, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’i telefonla arayarak, Saudi Aramco petrol tesislerini hedef alan terör eylemini kınadı. Bahreyn Kralı, ülkesinin, her zaman Suudi Arabistan'ın yanında olacağını vurguladı.
Kral Selman ise Bahreyn Kralı'na olan minnettarlığını dile getirirken, Suudi Arabistan’ın bu tür terör eylemleriyle başa çıkabileceğinin altını çizdi.
Fas
Öte yandan Fas Kralı 6. Muhammed, Kral Selman’a gönderdiği telgrafta, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının, Fas'ın güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Fas Kralı, ülkesinin Suudi Arabistan ile mutlak bir dayanışma içerisinde olduğunun altını çizerken, Fas’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine yönelik herhangi bir tehdit veya güvenliği ve istikrarına zarar vermeye çalışan herhangi bir girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu vurguladı.
Veliaht Prens ABD Savunma Bakanı ile görüştü
Öte yandan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. ABD Savunma Bakanı, ülkesinin petrol tesislerine yapılan son saldırılara karşı tutumunda Suudi Arabistan’a tam destek verdiğinin altını çizerken, ülkesinin Suudi Arabistan’daki bu saldırılara cevap vermek üzere tüm seçenekleri masaya yatırdığını belirtti. Esper, ayrıca Riyad'ın deniz seyrüsefer güvenliğine yönelik İran tehdidine karşı uluslararası çabaları destekleyen rolüne övgüde bulundu.
Veliaht Prens ise İran tehditlerinin sadece Suudi Arabistan'a yönelik olmadığını, aynı zamanda Ortadoğu ve tüm dünyayı da etkilediğini vurguladı.
İmran Han ile görüşme
Veliaht Prens, ayrıca Pakistan Başbakanı İmran Han ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Başbakan Han görüşmede, ülkesinin, bu sabotaj eylemleri karşısında Suudi Arabistan’a verdiği desteği dile getirdi.
Diğer yandan Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün gerçekleştirdiği basın toplantısında, yapılan ön incelemelerin, petrol tesislerini hedef alan saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğuna işaret ettiğini açıkladı.
Maliki: Saldırı Yemen topraklarından yapılmadı
Maliki, ön incelemelere göre saldırının İran silahlarıyla gerçekleştirildiğini ve Yemen'den yapılmadığını söyledi. Arap Koalisyonu’nun hayati öneme sahip tesisleri savunma yeteneği olduğuna dikkati çeken Maliki, “Bu saldırılara karşı cevap verme yeteneğine sahibiz” dedi.
Albay Maliki, saldırının ‘İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran rejiminin elindeki terör aracı’ olarak nitelendirdiği Husilerin dediği gibi Yemen topraklarından gelmediğini belirtti.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Maliki, Riyad’da düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi;
“Yetkili makamlar soruşturmalarını sürdürüyor. İlk veriler saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğunu gösteriyor. Soruşturmaların tamamlanması için uğraşıyoruz. Şu anda bu terörist saldırıların nereden yapıldığını bulmaya çalışıyoruz.”
Gazetecilere Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin 232’den fazla balistik füzeyi imha ettiğini söyleyen Maliki, “Suudi Arabistan ve Arap Koalisyonu’ndaki Körfez ülkelerinin güvenliklerini hedef alan tüm tehditleri engelleme yeteneğine sahibiz” şeklinde konuştu. Maliki aynı zamanda çok sayıda insansız hava aracının da (İHA) tespit edilip yok edildiğini sözlerine ekledi.
Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuka uygun olarak resmi kanallar aracılığıyla gerekli tüm önlemleri alacağına işaret eden Albay Maliki, “Terör eyleminde kullanılan silahları göstereceğiz ve bu silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) nereden havalandığına dair bir açıklamada bulunacağız. Şu anda bu terör saldırısının nereden yapıldığını belirlemeye çalışıyoruz” dedi.
Bu araçların bazılarının izlenememesinin sebebiyle ilgili bir soruya verdiği cevapta Maliki şun ifadeleri kullandı;
“Düzenli bir orduyla veya geleneksel silahlarla değil, terörist gruplarla uğraşıyoruz. Söz konusu araçlar farklı. Bununla birlikte İHA/SİHA kullanımı DMO’nun taktiklerinden biri. DMO bu taktiği, Kızıldeniz’in güneyindeki gemilere saldırmak için kullanıyor. Tüm bu taktikler, balistik füze fırlatmaları ve İHA/SİHA kullanmaları için Yemen'deki Husilere verildi. Yemen Ulusal Ordusu, terörle mücadelede kullanılan ‘Revell’ model dronelar dışında bu tür bir araca sahip değil.”
Bununla birlikte Maliki, Husi milislerin bu niteliksel yetenekleri kazanmasına izin verilemeyeceğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan Yemen ile ilgili olarak ise Maliki, Yemen’deki tüm kara, hava ve deniz limanlarının tam kapasiteyle çalıştığına dikkati çekti. Bununla birlikte Maliki, Husi milislerinin insani yardım gemilerinin Hudeyde Limanı’na girişini engellemeye ve 7 bin 316 ihlalden sonra Stockholm Anlaşması’nı da ihlal etmeye devam ettiğini belirtti.
Yemen’deki operasyonlara da değinen Maliki, çeşitli bölgelerde askeri operasyonların sürdüğünü ve koalisyon uçaklarının da desteğiyle Yemen Ulusal Ordusu’nun ilerlemeler kaydettiğini, Husi milislerin son iki hafta içinde bin 411 unsurunu kaybettiğini aktardı.
BMGK’nın gündemi Aramco saldırısı
Öte yandan Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırılar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) dünkü oturumlarının gündeminin büyük bölümünü kapladı. Esasen Yemen’deki son durumun ele alınacağı başlangıç toplantısına katılan uluslararası yetkililer, ‘bölgesel bir gerginlik’ ve bu olayın ‘bölgenin ötesine geçebilecek sonuçlarına’ karşı uyardılar. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, Tahran destekli Husi milislerinin saldırıyı gerçekleştirdiklerini duyurmalarına rağmen olayın arkasında İran’ın olduğuna dair işaretler olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Craft, “BMGK’nın bazı üyeleri, küresel petrol arzına yönelik tehditlerin önüne geçmek için hangi adımların atılması gerektiğini düşünmeye başladılar” şeklinde konuştu. Craft, ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırıyı ‘en güçlü şekilde’ kınadığını yineledi. Ülkesinin, Suudi dostlarının yanında olduğunun altını çizen Craft, saldırıyı, ‘küresel enerji kaynaklarına doğrudan yapılmış bir saldırı’ olarak niteledi. Craft, ayrıca Husi milislerinin saldırının sorumluluğunu üstlenmesine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ‘saldırıların Yemen'den geldiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını’ belirttiğine dikkati çekti.
İngiltere’den saldırıya tepki
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırıyı ‘uluslararası hukuka yönelik ağır bir ihlal’ olarak nitelendirirken, İngiltere'nin bu saldırılara karşı Suudi Arabistan'ı desteklediğinin altını çizdi.
İngiltere Başbakanlık Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Johnson’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, ‘uluslararası hukukun ağır ihlali’ olarak nitelediği aktarıldı. Sözcü, kendisine yöneltilen, ‘saldırının petrol rezervlerini azaltıp azaltmayacağına’ dair bir soruyu, “İngiltere durumu takip ediyor ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile temas halinde” şeklinde yanıtladı.
Bununla birlikte İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, dün yaptığı açıklamada, Cumartesi günü Saudi Aramco tesislerine yapılan saldırılara yönelik ‘en geniş ve en etkili müdahaleyi’ belirlemek için İngiltere’nin uluslararası ortaklarıyla birlikte çalışacağını söyledi.
Raab, dün, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve ABD'li mevkidaşlarıyla görüştüğü belirtti. İngiltere’nin Saudi Aramco tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadığını aktaran Raab, “En geniş ve en etkili cevabı belirlemek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği’nden (AB) gelen tepkiler
Öte yandan Washington’ın İran'ı Yemen'deki Husi milislerinin sorumluluğunu üstlendiği Suudi Arabistan'daki petrol tesislerini hedef alan saldırıların faili olmakla suçlamasının ardından AB, dün, tüm taraflara sükûnet çağrısında bulundu.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin ofisinden yapılan açıklamada, “Bu talihsiz saldırıdaki gerçeklerin ortaya çıkarılması için sorumluluk üstlenmek önemlidir” ifadeleri yer aldı.
Diğer yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tarafından dün yapılan açıklamada, Almanya'nın Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıyı şiddetle kınadığı belirtildi. Açıklamada, ayrıca, “Suudi Arabistan'ın hayati öneme sahip sivil altyapısına yapılan bu saldırı kabul edilemez. Bu gibi saldırılar, bölgede ihtiyaç duyulan sakinliğin aksine gerginliği daha da körüklüyor” ifadeleri kullanıldı.
Suudi Arabistan Şura Konseyi’nden çağrı
Suudi Arabistan Şura Konseyi, dün, ülkenin doğusundaki Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine yapılan saldırıların arkasındakilere hesap verdirilmesi çağrısında bulundu.
Dr. Abdullah eş-Şeyh başkanlığında dün yapılan düzenli oturumda, saldırıların sadece Suudi Arabistan ekonomisini değil, aynı zamanda enerji ve petrol üretimiyle yakından ilişkili küresel ekonomiyi de hedef aldığı vurgulandı. Bununla birlikte toplantıda Konsey’in toprak bütünlüğü ve vatandaşlarının güvenliğini, bu gibi saldırılardan korumak için alınan tüm önlemlere tam destek verdiği belirtildi.
Ayrıca kardeş ve dost ülkelerden bu saldırının arkasındaki, örgüt, ülke veya destekçilerin ortaya çıkarılıp, hesap verdirilmesi için yapılan çalışmalara destek vermeleri istendi. 
Konsey, tüm şura konseyleri, parlamentolar, bölgesel ve uluslararası parlamento birliklerini bu sabotaj eylemlerini sivillere ve küresel ekonomiye yönelik tehditlerinin yanı sıra tüm ülkelerdeki sürdürülebilir kalkınma çabaları üzerindeki etkileri göz önüne alınarak kınamaları çağrısında bulundu.
Körfez ülkelerinin saldırıya verdiği tepkiler
Öte yandan Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim, dün, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarına yönelik tehditlere karşı her zaman göğüs gereceğini vurgulayarak, “Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı önlemleri destekliyoruz” şeklinde konuştu.
Diğer yandan Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerini hedef alan terör saldırısını kınadı. Taravine, yaptığı basın açıklamasında, özellikle hayati ve stratejik öneme sahip olan sivil ve ekonomik kurulumları hedef alan her türlü şiddet, aşırılıkçılık, terör ve suçları sert bir biçimde reddettiklerinin altını çizdi.
Ürdün’ün Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğunu ifade eden Taravine, ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden tüm tehditlere karşı alacağı önlemlerin yanı sıra enerji arzı ve küresel ekonominin sürdürülebilirliğindeki temel rolünü desteklediğini belirtti. Taravine, ayrıca ülkesinin Suudi Arabistan’ın istikrarını, refahını ve güvenliğini sürdürme yeteneğine olan güveninin asla sarsılmayacağını da dile getirdi.
Moskova
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yapılan saldırıları kınarken, İran’a yapılan suçlamalar konusunda uyardı.
Sputnik tarafından dün aktarılan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Sivil hedeflere yapılan, sosyal ve ekonomik altyapıyı tahrip eden, enerji alanında arz-talep arasında bir dengesizlik yaratabilecek ve küresel enerji piyasalarında yeni bir istikrarsızlık dalgasına yol açabilecek her türlü eylemi şiddetle kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bununla birlikte Bakanlık, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan son saldırının arkasında İran'ın olduğu şeklindeki suçlamalar konusunda uyarıda bulundu.
Bakanlık açıklamasında, olayın failine ilişkin suçlamalarda aceleci davranılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Gerçekleşen olayın ABD’nin iyi bilinen İran yaklaşımını daha da güçlendirecek şekilde kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Washington’ın saldırıların sorumlusu olarak İran’ı göstererek, misilleme amacıyla güç kullanmayı planlaması kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
Bu arada Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek ay Suudi Arabistan'ı ziyaret edeceği yönünde basında yer alan haberleri doğruladı.
Irak
Irak hükümetinden dün yapılan açıklamaya göre ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’ye ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef almak için Irak topraklarının kullanılmadığını bildiğini iletti.
Başbakan Abdulmehdi’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre Abdulmehdi ile Pompeo arasında yapılan telefon görüşmesinde, ABD Dışişleri Bakanı, ellerinde Irak hükümetinin söz konusu saldırının Irak topraklarından gerçekleşmediği yönündeki açıklamalarını teyit eden bilgiler olduğunu belirtti.
Bu arada Irak güçleri, Suudi Arabistan sınırındaki çölde temizlik operasyonu başlattı.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı Genel Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Abdulemir Raşid Yarullah, dün yaptığı açıklamada, “Zafer Operasyonu’nun beşinci aşaması, Pazartesi günü şafak vakti, Suudi Arabistan-Irak sınırına giden Kerbela ve Necef'in bitişiğindeki uluslararası yolun güneyinde bulunan Anbar çölünde başladı” dedi. Yarullah havadan da desteklenen operasyonun, terör kaynaklarını hedef aldığını belirtti.
Arika ülkelerinden saldırıya ilişkin tepkiler
Komorlar Biriliği hükümetinden yapılan açıklamada, dünyadaki istikrarı bozan böylesi tehlikeli ve provokatif saldırıların devam etmesi kınanırken, uluslararası topluma terörün, şiddetin ve radikalizmin tüm biçimleriyle ele alınması ve terör finansörlüğünün engellenmesi çağırısı yapıldı.
Gambiya Cumhuriyeti ise terör saldırısını şiddetle kınadı. Gambiya Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, sivillerin güvenliğini hedef alan saldırı ‘barbarca’ olarak nitelendirilirken, uluslararası toplumdan bu suçları kınamaları ve böylesi saldırıların tekrarlamaması için ortak hareket edilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, ayrıca Gambiya’nın Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Senegal de bu terör saldırısını şiddetle kınadı. Senegal Dışişleri Bakanlığı, uluslararası istikrarı, barışı ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit eden terörist saldırıyı şiddetle kınadıklarını bildirdi.
Aynı şekilde Moritanya İslam Cumhuriyeti, Saudi Aramco’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine düzenlenen terör saldırısını kınayan bir açıklamada bulundu. Moritanya İslam Cumhuriyeti Dışişleri ve İşbirliği Bakanlığı, söz konusu saldırının, ‘küresel enerji arzının güvenliği kadar, Suudi Arabistan’ın güvenliği ve istikrarını da’ hedef aldığını vurguladı.
Moritanya İslam Cumhuriyeti’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğu vurgulanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü garanti altına alacak meşru önlemlerin desteklendiği kaydedildi.
Eritre hükümeti de saldırıyı en güçlü şekilde kınadı. Eritre Enformasyon Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu tehlikeli eylemin bölgedeki durumu daha da kötüleştireceği vurgulanırken, ülkesinin Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Katar
Öte yandan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim El Sani, Cumartesi günü Suudi Arabistan'daki Saudi Aramco petrol tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadı.
HAYIR KUYUSU'NDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ŞİRKETİNE GİDEN YOL: SAUDİ ARAMCO
KÖRFEZ SAVAŞI'NDAN BU YANA PETROL FİYATLARINDA EN SERT YÜKSELİŞ YAŞANDI
TRUMP, ARAMCO'YA YAPILAN SALDIRIYA KARŞILIK VERECEĞİZ
ABD, ARAMCO TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI



Suudi Arabistan, İran saldırılarını kınayarak diplomatik sürece dönüş çağrısı yaptı

İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, İran saldırılarını kınayarak diplomatik sürece dönüş çağrısı yaptı

İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)
İran saldırısının ardından Bahreyn'de meydana gelen hasar (Bahreyn İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan, İran'ın Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını duyurdu. Riyad, söz konusu saldırıların bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal ettiğini ve Ortadoğu'daki güvenlik ile istikrarı tehdit eden tehlikeli bir tırmanışa yol açtığını belirtti.

Riyad yönetimi, söz konusu kardeş ülkelerle tam dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, güvenliklerini, egemenliklerini, toprak bütünlüklerini ve halklarını korumak amacıyla alacakları tüm tedbirlere destek verdiğini yineledi.

Suudi Arabistan ayrıca taraflara itidal çağrısında bulunarak, gerilimin tırmandırılmasından kaçınılması, sağduyu ve diyalog dilinin öne çıkarılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, Pakistan'ın himayesinde yürütülen yapıcı müzakerelere ve Katar'ın eş zamanlı diplomatik girişimlerine geri dönülmesi çağrısı yapılarak, bölgenin yeniden savaşa sürüklenmesinin önlenmesinin ve bölgesel ile uluslararası güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.


Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek
TT

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Suudi Arabistan küresel su sektörünün merkezinde: IDWS2026 su sürdürülebilirliği ve inovasyonunun geleceğini şekillendirecek

Doğal kaynakların azalmasına karşın artan talebe ilişkin zorlukların büyümesiyle birlikte su, ekonomik kalkınma ve ulusal güvenliğin en belirleyici unsurlarından biri haline geldi. Bu durum, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerini hızlandırabilecek ve geleceğe yönelik su çözümleri geliştirebilecek küresel bir liderliğe ihtiyaç duyulduğunu gösterdi.

Veri merkezleri, yapay zekâ (AI) teknolojileri, ileri sanayi, madencilik ve temiz enerji projelerindeki hızlı genişleme sürecinde su, ekonomik rekabetçiliği güçlendirme ve sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılmada önemli stratejik bir etken haline geldi. Bu durum su kaynakları yönetimini dünya genelinde ulusal kalkınma gündemlerinin merkezine taşıdı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan Su İdaresi (SWA), Su Sürdürülebilirliğinde İnovasyon Konferansı'nın (IDWS2026) Suudi Arabistan'da düzenleneceğini duyurdu. Konferans, 7-9 Aralık 2026 tarihlerinde Cidde'deki Ritz-Carlton Otel’de düzenlenecek. Konferans, Suudi Arabistan’ın su sektöründe bölgesel ve küresel bir merkez ile sektörün geleceğini şekillendirecek uluslararası bir platform konumunda olduğunu bir kez daha teyit etti.

Suudi Arabistan, dünyanın en gelişmiş ve entegre su sistemlerinden birine sahip. Günlük olarak 16,2 milyon metreküpü aşan üretim kapasitesiyle 500'den fazla su tesisi çalışmalarını sürdürüyor. Arıtılmış tuzlu su üretiminde dünya sıralamasının başında yer alan Suudi Arabistan, yüksek verimli tuzdan arındırma (desalinasyon) teknolojileri geliştirmede başı çekmeye devam ediyor. Tüm bu özellikler Suudi Arabistan'ı türünün en önemli uluslararası etkinliği olan IDWS2026’ya ev sahipliği yapma açısından en ideal destinasyon kılıyor.

Bu ilerleme, su sektörünü dönüşüm, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanında küresel bir model haline getiren Suudi Arabistan’ın ‘2030 Vizyonu’ planının bir uzantısı niteliğinde. Niteliksel yatırımlar ve kurumsal reformlar aracılığıyla dünyanın en gelişmiş su sistemlerinden birinin inşasına önemli katkılar sağlandı.

Konferansın bu yılki versiyonunun öncekilere kıyasla katılımcı sayısında yüzde 50'nin üzerinde bir artışa sahne olması bekleniyor. Toplam 140 ülkeden 10 binden fazla kişi, 250 konuşmacı ve 150 sergi katılımcısıyla gerçekleşecek etkinlik, karar alıcıları, işletmecileri, yatırımcıları, araştırmacıları, teknoloji şirketlerini, girişimcileri ve sektör liderlerini bir araya getiren su sektörünün türünün en büyük küresel buluşması olma özelliği taşıyor.

Bu yılki konferans, aynı zamanda suyun yönetimi konusuna özel önem veriyor. Konferans, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini güvence altına almak ve sektörün ekonomik fizibilitesini güçlendirmek amacıyla esnek ve şeffaf çerçeveler ile politikalar oluşturmak için düzenleyici kurumları ve ilgili kuruluşları bir araya getiriyor.

SWA’nın ev sahipliğini yapacağı konferans, Suudi Arabistan’ın başta sürdürülebilir finansman, kamu-özel sektör ortaklıkları ve büyük çaplı altyapı yatırımları olmak üzere su sektöründeki küresel dönüşümü yönetmedeki büyüyen rolünü de yansıtıyor.

Gelecek baskı, ihtisas etkinliklerinin geleneksel çerçevelerini aşan stratejik bir vizyonu benimsiyor. Suudi Arabistan’dan dünyaya uzanan, su sektöründe inovasyon ve yatırım için entegre bir küresel ekosistem inşa etmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman ortaklıklarını teşvik etmek ve iş büyümesini hızlandırmanın yanı sıra yenilikçiler, girişimciler, girişim sermayesi fonları ve yatırımcılar arasında doğrudan köprüler kurulması yoluyla gerçekleştirilecek konferansın öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor.

Konferansın bir diğer önemli hedefi de inovasyonların ar-ge aşamasından ticari uygulamaya geçişini hızlandırmak ve bu amaçla umut vadeden fikirleri büyüme ve gelişim için gereken finansman, uzmanlık ve ortaklıklarla buluşturan entegre bir ortam oluşturmak.

Konferans ayrıca, altyapı, dijitalleşme, ileri teknolojiler ve sürdürülebilir çözümlere yönelik yatırımların artmasıyla birlikte dünyanın en hızlı büyüyen sektörleri arasına giren su sektöründeki büyüyen ekonomik fırsatları da ele alacak.

Konferans, suyun yönetilmesine ilişkin sorunlarla başa çıkma, ticari varlıkları yönetme ve hızla değişen işletme ortamlarında karar alma alanlarındaki yetkinlikleri güçlendirmek suretiyle su sektöründe insan kaynaklarının ve liderlik kadrosunun geliştirilmesine de özel önem veriyor.

IDWS2026, ekonomik etki yaratmaya ve somut sonuçlar elde etmeye odaklanan bir yürütme platformu olarak tasarlandı. Konferans programında canlı demolar, startup tanıtım platformları, yatırımcıları umut vadeden projelerle buluşturmaya yönelik özel alanlar ve finansmanı hızlandırmaya, projeleri hayata geçirmeye, böylece fikirleri yatırım fırsatlarına ve büyümeye uygun projelere dönüştürmeye odaklanacak kapalı stratejik oturumlar yer alacak.

Konferansa eşlik edecek olan fuarda, düşük maliyetli tuzdan arındırma teknolojilerinden AI destekli varlık yönetimine, iklim değişikliğine uyum sağlayabilen finansal altyapıdan döngüsel ekonomi modelleri ve büyük ölçekli projelerin yatırım portföy yönetimine uzanan geniş bir yelpazede su inovasyonu ekosistemi ekonomik ve teknik boyutlarıyla sergilenecek. Enerji, madencilik, sanayi, tarım, turizm ve kentsel gelişim sektörlerinde suyun kilit rolü de tartışılacak; bu sayede etkin su yönetişimi ile sürdürülebilir ekonomik büyüme arasındaki güçlenen ilişki gündeme taşınacak.

Konferans, hükümet liderlerini, üst düzey yöneticileri, işletmecileri, teknoloji sağlayıcılarını, yatırımcıları ve araştırmacıları tek bir platformda bir araya getirerek sermaye ile operasyonel fırsatlar arasındaki uçurumu kapatmayı; ortaklık inşasını, yatırımların teşvikini ve projelerin hayata geçirilmesinin hızlandırılmasını destekleyen elverişli bir ortam oluşturmayı hedefliyor.

Sürdürülebilir ve finanse edilebilir su çözümlerine yönelik küresel talebin artmasıyla birlikte IDWS2026'nın Krallık'ın su yönetişimi, yeşil finansman ve uluslararası iş birliği alanındaki küresel merkez konumunu pekiştirmesine katkı sağlaması bekleniyor. Konferans, akıllı işletim sistemleri, tahmine dayalı analitik, dijital ikizler ile varlık ve altyapının gerçek zamanlı yönetimi aracılığıyla yapay zekanın su sektörünün geleceğini nasıl yeniden biçimlendirdiğini incelemeye yönelik ileri düzey bir eksen oluşturacak; bu sayede operasyonel verimliliğin artırılmasına ve kaynakların sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacak.

SWA, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, yatırımcıları, yenilikçileri, araştırmacıları ve sektör liderlerini IDWS2026'ya katılmaya ve düşünce, yatırım, inovasyon ile uygulamayı tek çatı altında buluşturan bu platform aracılığıyla dünyanın su geleceğini birlikte şekillendirmeye davet ediyor. IDWS2026, sıradan bir uluslararası konferansın ötesine geçerek vizyonları yatırımlara, inovasyonları projelere ve ortaklıkları gelecek nesiller için daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir su geleceğinin inşasına katkı sağlayan somut bir etkiye dönüştüren küresel bir platform olmayı hedefliyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ve Kanadalı mevkidaşı bölgesel gelişmeleri görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, dün Manama'da Bakan Anita Anand ile yaptığı görüşmede (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile dün bölgedeki son gelişmeleri ve bu kapsamda yürütülen diplomatik çabaları ele aldı.

Görüşme, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen Körfez İşbirliği Konseyi–Kanada ortak bakanlar toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. İki bakan ayrıca Riyad ile Ottawa arasındaki ikili ilişkileri de değerlendirdi.

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından, Politika Planlama Genel Müdürü Prens Dr. Abdullah bin Halid bin Suud el-Kebir ve Suudi Arabistan’ın Bahreyn Büyükelçisi Nayif es-Sediri de katıldı.