'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Suudi Arabistan, geçtiğimiz Cumartesi günü Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırılar ile ilgili ‘ön inceleme sonuçlarına göre’ İran menşeli silahların kullanıldığını açıkladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların kaynağının doğrulanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bakanlık, açıklamasında, Riyad’ın gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla araştırmalara katılmaları için uluslararası ve Birlemiş Milletler (BM) uzmanlarının davet edileceğini ve ülkenin güvenlik ve istikrarının korunması için bu tür soruşturmaların sonuçları ışığında tüm önlemlerin alınacağını vurguladı. Açıklamada, ayrıca Suudi Arabistan’ın topraklarını ve halkını bu tür saldırılara karşı savunma ve söz konusu saldırılara en sert şekilde cevap verme yeteneğine sahip olduğunun altı çizildi.
Bununla birlikte açıklamaya göre Suudi Arabistan’daki küresel pazarlara yönelik petrol tedarik tesislerinin daha önce eşi benzeri görülmemiş bir saldırıya uğraması, Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da teyit edildiği üzere Saudi Aramco’nun üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin kesintiye uğramasına neden oldu.
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden saldırı en ağır şekilde kınandı. Saldırının asıl amacının küresel enerji arzına yönelik olduğuna işaret edilen açıklamada, saldırının, daha önce Saudi Aramco’ya ait pompa istasyonlarına İran menşeli silahlar kullanılarak yapılan saldırıların bir uzantısı olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan’ın saldırıyı kınayan bölgesel ve uluslararası taraflara teşekkürleri bildirilirken, uluslararası topluma, olayın faillerini kınamadaki sorumluluklarını yerine getirme ve küresel ekonominin bel kemiğini etkileyen bu barbarca davranışları açıkça masaya yatırma çağrısı yapıldı.
Saldırıya yönelik uluslararası kınama
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife, dün, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’i telefonla arayarak, Saudi Aramco petrol tesislerini hedef alan terör eylemini kınadı. Bahreyn Kralı, ülkesinin, her zaman Suudi Arabistan'ın yanında olacağını vurguladı.
Kral Selman ise Bahreyn Kralı'na olan minnettarlığını dile getirirken, Suudi Arabistan’ın bu tür terör eylemleriyle başa çıkabileceğinin altını çizdi.
Fas
Öte yandan Fas Kralı 6. Muhammed, Kral Selman’a gönderdiği telgrafta, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının, Fas'ın güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Fas Kralı, ülkesinin Suudi Arabistan ile mutlak bir dayanışma içerisinde olduğunun altını çizerken, Fas’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine yönelik herhangi bir tehdit veya güvenliği ve istikrarına zarar vermeye çalışan herhangi bir girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu vurguladı.
Veliaht Prens ABD Savunma Bakanı ile görüştü
Öte yandan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. ABD Savunma Bakanı, ülkesinin petrol tesislerine yapılan son saldırılara karşı tutumunda Suudi Arabistan’a tam destek verdiğinin altını çizerken, ülkesinin Suudi Arabistan’daki bu saldırılara cevap vermek üzere tüm seçenekleri masaya yatırdığını belirtti. Esper, ayrıca Riyad'ın deniz seyrüsefer güvenliğine yönelik İran tehdidine karşı uluslararası çabaları destekleyen rolüne övgüde bulundu.
Veliaht Prens ise İran tehditlerinin sadece Suudi Arabistan'a yönelik olmadığını, aynı zamanda Ortadoğu ve tüm dünyayı da etkilediğini vurguladı.
İmran Han ile görüşme
Veliaht Prens, ayrıca Pakistan Başbakanı İmran Han ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Başbakan Han görüşmede, ülkesinin, bu sabotaj eylemleri karşısında Suudi Arabistan’a verdiği desteği dile getirdi.
Diğer yandan Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün gerçekleştirdiği basın toplantısında, yapılan ön incelemelerin, petrol tesislerini hedef alan saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğuna işaret ettiğini açıkladı.
Maliki: Saldırı Yemen topraklarından yapılmadı
Maliki, ön incelemelere göre saldırının İran silahlarıyla gerçekleştirildiğini ve Yemen'den yapılmadığını söyledi. Arap Koalisyonu’nun hayati öneme sahip tesisleri savunma yeteneği olduğuna dikkati çeken Maliki, “Bu saldırılara karşı cevap verme yeteneğine sahibiz” dedi.
Albay Maliki, saldırının ‘İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran rejiminin elindeki terör aracı’ olarak nitelendirdiği Husilerin dediği gibi Yemen topraklarından gelmediğini belirtti.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Maliki, Riyad’da düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi;
“Yetkili makamlar soruşturmalarını sürdürüyor. İlk veriler saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğunu gösteriyor. Soruşturmaların tamamlanması için uğraşıyoruz. Şu anda bu terörist saldırıların nereden yapıldığını bulmaya çalışıyoruz.”
Gazetecilere Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin 232’den fazla balistik füzeyi imha ettiğini söyleyen Maliki, “Suudi Arabistan ve Arap Koalisyonu’ndaki Körfez ülkelerinin güvenliklerini hedef alan tüm tehditleri engelleme yeteneğine sahibiz” şeklinde konuştu. Maliki aynı zamanda çok sayıda insansız hava aracının da (İHA) tespit edilip yok edildiğini sözlerine ekledi.
Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuka uygun olarak resmi kanallar aracılığıyla gerekli tüm önlemleri alacağına işaret eden Albay Maliki, “Terör eyleminde kullanılan silahları göstereceğiz ve bu silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) nereden havalandığına dair bir açıklamada bulunacağız. Şu anda bu terör saldırısının nereden yapıldığını belirlemeye çalışıyoruz” dedi.
Bu araçların bazılarının izlenememesinin sebebiyle ilgili bir soruya verdiği cevapta Maliki şun ifadeleri kullandı;
“Düzenli bir orduyla veya geleneksel silahlarla değil, terörist gruplarla uğraşıyoruz. Söz konusu araçlar farklı. Bununla birlikte İHA/SİHA kullanımı DMO’nun taktiklerinden biri. DMO bu taktiği, Kızıldeniz’in güneyindeki gemilere saldırmak için kullanıyor. Tüm bu taktikler, balistik füze fırlatmaları ve İHA/SİHA kullanmaları için Yemen'deki Husilere verildi. Yemen Ulusal Ordusu, terörle mücadelede kullanılan ‘Revell’ model dronelar dışında bu tür bir araca sahip değil.”
Bununla birlikte Maliki, Husi milislerin bu niteliksel yetenekleri kazanmasına izin verilemeyeceğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan Yemen ile ilgili olarak ise Maliki, Yemen’deki tüm kara, hava ve deniz limanlarının tam kapasiteyle çalıştığına dikkati çekti. Bununla birlikte Maliki, Husi milislerinin insani yardım gemilerinin Hudeyde Limanı’na girişini engellemeye ve 7 bin 316 ihlalden sonra Stockholm Anlaşması’nı da ihlal etmeye devam ettiğini belirtti.
Yemen’deki operasyonlara da değinen Maliki, çeşitli bölgelerde askeri operasyonların sürdüğünü ve koalisyon uçaklarının da desteğiyle Yemen Ulusal Ordusu’nun ilerlemeler kaydettiğini, Husi milislerin son iki hafta içinde bin 411 unsurunu kaybettiğini aktardı.
BMGK’nın gündemi Aramco saldırısı
Öte yandan Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırılar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) dünkü oturumlarının gündeminin büyük bölümünü kapladı. Esasen Yemen’deki son durumun ele alınacağı başlangıç toplantısına katılan uluslararası yetkililer, ‘bölgesel bir gerginlik’ ve bu olayın ‘bölgenin ötesine geçebilecek sonuçlarına’ karşı uyardılar. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, Tahran destekli Husi milislerinin saldırıyı gerçekleştirdiklerini duyurmalarına rağmen olayın arkasında İran’ın olduğuna dair işaretler olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Craft, “BMGK’nın bazı üyeleri, küresel petrol arzına yönelik tehditlerin önüne geçmek için hangi adımların atılması gerektiğini düşünmeye başladılar” şeklinde konuştu. Craft, ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırıyı ‘en güçlü şekilde’ kınadığını yineledi. Ülkesinin, Suudi dostlarının yanında olduğunun altını çizen Craft, saldırıyı, ‘küresel enerji kaynaklarına doğrudan yapılmış bir saldırı’ olarak niteledi. Craft, ayrıca Husi milislerinin saldırının sorumluluğunu üstlenmesine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ‘saldırıların Yemen'den geldiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını’ belirttiğine dikkati çekti.
İngiltere’den saldırıya tepki
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırıyı ‘uluslararası hukuka yönelik ağır bir ihlal’ olarak nitelendirirken, İngiltere'nin bu saldırılara karşı Suudi Arabistan'ı desteklediğinin altını çizdi.
İngiltere Başbakanlık Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Johnson’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, ‘uluslararası hukukun ağır ihlali’ olarak nitelediği aktarıldı. Sözcü, kendisine yöneltilen, ‘saldırının petrol rezervlerini azaltıp azaltmayacağına’ dair bir soruyu, “İngiltere durumu takip ediyor ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile temas halinde” şeklinde yanıtladı.
Bununla birlikte İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, dün yaptığı açıklamada, Cumartesi günü Saudi Aramco tesislerine yapılan saldırılara yönelik ‘en geniş ve en etkili müdahaleyi’ belirlemek için İngiltere’nin uluslararası ortaklarıyla birlikte çalışacağını söyledi.
Raab, dün, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve ABD'li mevkidaşlarıyla görüştüğü belirtti. İngiltere’nin Saudi Aramco tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadığını aktaran Raab, “En geniş ve en etkili cevabı belirlemek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği’nden (AB) gelen tepkiler
Öte yandan Washington’ın İran'ı Yemen'deki Husi milislerinin sorumluluğunu üstlendiği Suudi Arabistan'daki petrol tesislerini hedef alan saldırıların faili olmakla suçlamasının ardından AB, dün, tüm taraflara sükûnet çağrısında bulundu.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin ofisinden yapılan açıklamada, “Bu talihsiz saldırıdaki gerçeklerin ortaya çıkarılması için sorumluluk üstlenmek önemlidir” ifadeleri yer aldı.
Diğer yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tarafından dün yapılan açıklamada, Almanya'nın Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıyı şiddetle kınadığı belirtildi. Açıklamada, ayrıca, “Suudi Arabistan'ın hayati öneme sahip sivil altyapısına yapılan bu saldırı kabul edilemez. Bu gibi saldırılar, bölgede ihtiyaç duyulan sakinliğin aksine gerginliği daha da körüklüyor” ifadeleri kullanıldı.
Suudi Arabistan Şura Konseyi’nden çağrı
Suudi Arabistan Şura Konseyi, dün, ülkenin doğusundaki Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine yapılan saldırıların arkasındakilere hesap verdirilmesi çağrısında bulundu.
Dr. Abdullah eş-Şeyh başkanlığında dün yapılan düzenli oturumda, saldırıların sadece Suudi Arabistan ekonomisini değil, aynı zamanda enerji ve petrol üretimiyle yakından ilişkili küresel ekonomiyi de hedef aldığı vurgulandı. Bununla birlikte toplantıda Konsey’in toprak bütünlüğü ve vatandaşlarının güvenliğini, bu gibi saldırılardan korumak için alınan tüm önlemlere tam destek verdiği belirtildi.
Ayrıca kardeş ve dost ülkelerden bu saldırının arkasındaki, örgüt, ülke veya destekçilerin ortaya çıkarılıp, hesap verdirilmesi için yapılan çalışmalara destek vermeleri istendi. 
Konsey, tüm şura konseyleri, parlamentolar, bölgesel ve uluslararası parlamento birliklerini bu sabotaj eylemlerini sivillere ve küresel ekonomiye yönelik tehditlerinin yanı sıra tüm ülkelerdeki sürdürülebilir kalkınma çabaları üzerindeki etkileri göz önüne alınarak kınamaları çağrısında bulundu.
Körfez ülkelerinin saldırıya verdiği tepkiler
Öte yandan Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim, dün, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarına yönelik tehditlere karşı her zaman göğüs gereceğini vurgulayarak, “Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı önlemleri destekliyoruz” şeklinde konuştu.
Diğer yandan Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerini hedef alan terör saldırısını kınadı. Taravine, yaptığı basın açıklamasında, özellikle hayati ve stratejik öneme sahip olan sivil ve ekonomik kurulumları hedef alan her türlü şiddet, aşırılıkçılık, terör ve suçları sert bir biçimde reddettiklerinin altını çizdi.
Ürdün’ün Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğunu ifade eden Taravine, ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden tüm tehditlere karşı alacağı önlemlerin yanı sıra enerji arzı ve küresel ekonominin sürdürülebilirliğindeki temel rolünü desteklediğini belirtti. Taravine, ayrıca ülkesinin Suudi Arabistan’ın istikrarını, refahını ve güvenliğini sürdürme yeteneğine olan güveninin asla sarsılmayacağını da dile getirdi.
Moskova
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yapılan saldırıları kınarken, İran’a yapılan suçlamalar konusunda uyardı.
Sputnik tarafından dün aktarılan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Sivil hedeflere yapılan, sosyal ve ekonomik altyapıyı tahrip eden, enerji alanında arz-talep arasında bir dengesizlik yaratabilecek ve küresel enerji piyasalarında yeni bir istikrarsızlık dalgasına yol açabilecek her türlü eylemi şiddetle kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bununla birlikte Bakanlık, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan son saldırının arkasında İran'ın olduğu şeklindeki suçlamalar konusunda uyarıda bulundu.
Bakanlık açıklamasında, olayın failine ilişkin suçlamalarda aceleci davranılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Gerçekleşen olayın ABD’nin iyi bilinen İran yaklaşımını daha da güçlendirecek şekilde kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Washington’ın saldırıların sorumlusu olarak İran’ı göstererek, misilleme amacıyla güç kullanmayı planlaması kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
Bu arada Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek ay Suudi Arabistan'ı ziyaret edeceği yönünde basında yer alan haberleri doğruladı.
Irak
Irak hükümetinden dün yapılan açıklamaya göre ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’ye ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef almak için Irak topraklarının kullanılmadığını bildiğini iletti.
Başbakan Abdulmehdi’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre Abdulmehdi ile Pompeo arasında yapılan telefon görüşmesinde, ABD Dışişleri Bakanı, ellerinde Irak hükümetinin söz konusu saldırının Irak topraklarından gerçekleşmediği yönündeki açıklamalarını teyit eden bilgiler olduğunu belirtti.
Bu arada Irak güçleri, Suudi Arabistan sınırındaki çölde temizlik operasyonu başlattı.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı Genel Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Abdulemir Raşid Yarullah, dün yaptığı açıklamada, “Zafer Operasyonu’nun beşinci aşaması, Pazartesi günü şafak vakti, Suudi Arabistan-Irak sınırına giden Kerbela ve Necef'in bitişiğindeki uluslararası yolun güneyinde bulunan Anbar çölünde başladı” dedi. Yarullah havadan da desteklenen operasyonun, terör kaynaklarını hedef aldığını belirtti.
Arika ülkelerinden saldırıya ilişkin tepkiler
Komorlar Biriliği hükümetinden yapılan açıklamada, dünyadaki istikrarı bozan böylesi tehlikeli ve provokatif saldırıların devam etmesi kınanırken, uluslararası topluma terörün, şiddetin ve radikalizmin tüm biçimleriyle ele alınması ve terör finansörlüğünün engellenmesi çağırısı yapıldı.
Gambiya Cumhuriyeti ise terör saldırısını şiddetle kınadı. Gambiya Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, sivillerin güvenliğini hedef alan saldırı ‘barbarca’ olarak nitelendirilirken, uluslararası toplumdan bu suçları kınamaları ve böylesi saldırıların tekrarlamaması için ortak hareket edilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, ayrıca Gambiya’nın Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Senegal de bu terör saldırısını şiddetle kınadı. Senegal Dışişleri Bakanlığı, uluslararası istikrarı, barışı ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit eden terörist saldırıyı şiddetle kınadıklarını bildirdi.
Aynı şekilde Moritanya İslam Cumhuriyeti, Saudi Aramco’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine düzenlenen terör saldırısını kınayan bir açıklamada bulundu. Moritanya İslam Cumhuriyeti Dışişleri ve İşbirliği Bakanlığı, söz konusu saldırının, ‘küresel enerji arzının güvenliği kadar, Suudi Arabistan’ın güvenliği ve istikrarını da’ hedef aldığını vurguladı.
Moritanya İslam Cumhuriyeti’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğu vurgulanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü garanti altına alacak meşru önlemlerin desteklendiği kaydedildi.
Eritre hükümeti de saldırıyı en güçlü şekilde kınadı. Eritre Enformasyon Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu tehlikeli eylemin bölgedeki durumu daha da kötüleştireceği vurgulanırken, ülkesinin Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Katar
Öte yandan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim El Sani, Cumartesi günü Suudi Arabistan'daki Saudi Aramco petrol tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadı.
HAYIR KUYUSU'NDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ŞİRKETİNE GİDEN YOL: SAUDİ ARAMCO
KÖRFEZ SAVAŞI'NDAN BU YANA PETROL FİYATLARINDA EN SERT YÜKSELİŞ YAŞANDI
TRUMP, ARAMCO'YA YAPILAN SALDIRIYA KARŞILIK VERECEĞİZ
ABD, ARAMCO TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI



Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
TT

Suudi hava savunma sistemleri, Riyad’a yönelik saldırı girişimini engelledi

Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)
Pazar akşamı yayımlanan bir videodan alınan görüntü, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının gerçekleştiği anı gösteriyor. (Reuters)

Yemen’deki Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, dün yaptığı açıklamada, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlendiğini ve imha edildiğini duyurdu.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise tesislerin güvenliğini ve operasyonel hazırlık durumunu doğrulamaya yönelik gerekli işlemlerin tamamlanması amacıyla Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonel faaliyetlerin askıya alınması kararını uzattı. Kararın, Husilerin daha önce düzenlediği; can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasara yol açan saldırının ardından alındığı belirtildi. Saldırının sonuçlarının giderilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

Suudi Arabistan Başmüftüsü ve Âlimler Heyeti Başkanı Şeyh Abdülaziz Âl eş-Şeyh, Husilerin sivil tesisleri ve İslam’ın kutsal mekânlarını, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenler de dâhil olmak üzere, hedef almasının en ağır suçlardan biri olduğunu vurguladı. Âl eş-Şeyh, “Tarih boyunca kutsal mekânları ve bu mekânları ziyaret edenleri hedef alma konusunda bu suçlu çetenin izlediği yolu izleyen hiç kimse olmadı ki sonu helak ve ağır bir akıbet olmasın” ifadelerini kullandı.

Riyad Bölgesi Valisi Prens Faysal bin Bender, Husilerin saldırısı sonucu yaralananları başkentteki hastanelerde ziyaret etti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bin Bender ziyaret sırasında Suudi Arabistan yönetiminin selamlarını ve acil şifa dileklerini yaralılara ileten Prens Bender, yönetimin bütün imkânlarıyla yaralıların yanında olduğunu belirtti.

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri ise düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin hava saldırıları, füze tehditleri ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı koyabilecek gelişmiş kapasitelere sahip olduğunu vurguladı. Ed-Duseri, Suudi Arabistan’ın ülkenin, vatandaşların ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğine öncelik verdiğini yineledi. Tehditlere karşı hazırlık seviyesinin yükseltilmesinin endişe duyulduğu anlamına gelmediğini belirten Bakan, bunun devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan, dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, Husilerin saldırılarını şiddetle kınadı. Yapılan açıklamada, masum insanların hayatlarını kasten tehlikeye atmanın ve siviller arasında korku yaratmanın, söz konusu milislerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını ortaya koyduğu belirtildi. Bu tür eylemlerin uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu vurgulandı.


Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı: Haremeyn’i hedef almak terör eylemidir… Hayat normale döndü

Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)
Suudi Enformasyon Bakanı konferansta konuşurken (SPA)

Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, Husilerin son saldırılarına rağmen ülkede hayatın normal şekilde sürdüğünü belirterek, alarm seviyesinin yükseltilmesinin endişeyi değil, devletin farklı senaryolara karşı hazırlıklı olduğunu gösterdiğini söyledi. Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan ise Suudi Arabistan’a yönelik “saldırgan ve terörist saldırıları” kınayarak hayatını kaybedenler için rahmet diledi ve “Farklı sınırlarımızda görev yapan yiğit evlatlarımızın ve askerlerimizin yanındayız” mesajını verdi.

Ed-Duseri: Haremeyn’i ve umrecileri hedef almak terör eylemidir

Enformasyon Bakanı Selman ed-Duseri, dün Riyad’daki Kral Selman Parkı’nda düzenlenen hükümet basın toplantısında, Husilerin Suudi Arabistan’da sivilleri ve sivil tesisleri hedef alan saldırılarını kınadı. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen ed-Duseri, Husilerin “uluslararası hukuka ve ahlaki ilkelere hiçbir değer vermediğini” ifade etti.

Mekke ve Medine’nin yanı sıra Suudi Arabistan’daki havalimanlarında umrecilerin hedef alınmasının, “Husi milislerinin terörist davranışını” ortaya koyduğunu belirten ed-Duseri, ülke yönetiminin arkasında birlik içinde durduklarını, silahlı kuvvetlerle gurur duyduklarını ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini koruma, kaynaklarını muhafaza etme ve kalkınma sürecini sürdürme kapasitesine güvendiklerini vurguladı.

Bakan ayrıca kamuoyuna bilgileri resmî kaynaklardan takip etme çağrısında bulundu. Güvenlik ve askerî operasyonlarla ilgili fotoğraf, video ve bilgilerin kaynağı belirsiz veya güvenilir olmayan mecralardan paylaşılmaması gerektiğini belirtti.

Kral Selman’ın talimatları ve yeni ekonomik düzenlemeler

İç gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan ed-Duseri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Şûra Meclisi’nde Kral adına yaptığı konuşmada, ülkenin gelişmesi ve vatandaşların yaşam kalitesinin yükseltilmesinin hükümet çalışmalarının temel hedefi olarak vurgulandığını söyledi.

Bakan, eğitim ve sağlık hizmetlerine öncelik verilmesi, vatandaşların yetkinliklerinin geliştirilmesi, istihdam ve rekabet fırsatlarının artırılması ile konut sahibi olmayı kolaylaştıracak gayrimenkul reformlarının sürdürülmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Ed-Duseri, Kral Selman bin Abdülaziz’in Suudi Arabistan’da yasal statüye sahip olmadan bulunan bütün Yemen vatandaşlarının durumlarının düzeltilmesi yönünde talimat verdiğini de belirtti. Veliaht Prens’in ise kan bağışında bulunarak “Örnek Olmak ve Bağışlamak” sloganıyla 2026 Ulusal Kan Bağışı Kampanyası’nı başlattığını belirtti.

Bakan ayrıca Bakanlar Kurulu’nun küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik Ulusal Girişimcilik Stratejisi’ni ve rekabette adaleti, fırsat eşitliğini ve harcama verimliliğini artırmayı amaçlayan yeni düzenlemeleri onayladığını bildirdi.

Konut, istihdam ve dijital hizmetlerde ilerleme

Ed-Duseri’nin paylaştığı verilere göre, 2026’nın ilk altı ayında ilk konutunu satın alan Suudi ailelerin sayısı 63 bini aştı.

İnsan Kaynakları Geliştirme Fonu (Hedef) ise altı ayda 329 bin Suudi kadın ve erkeğin istihdam edilmesine katkı sağladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23 artış anlamına geliyor.

İnsan kaynakları ve yönetim alanlarındaki 69 mesleği kapsayan yüzde 100 yerlileştirme kararı da yürürlüğe girdi.

Suudi Arabistan’ın, dijital kamu hizmetlerinin olgunluk endeksinde yüzde 99’luk puanla üst üste dördüncü kez bölgesel birinciliğini koruduğu belirtildi.

Enerji depolama ve madencilik yatırımları

Enformasyon Bakanı, Suudi Elektrik Enerjisi Satın Alma Şirketi’nin batarya tabanlı enerji depolama projeleri için toplam yatırım tutarı yaklaşık 4,5 milyar riyale ulaşan dört anlaşma imzaladığını açıkladı. Projelerin toplam kapasitesinin 2 bin megavat olması planlanıyor.

Su sektöründeki sanayilerin yerlileştirilmesine yönelik 2,8 milyar riyallik yatırımların da sanayi uygulama aşamasına geçtiği bildirildi. Yerli katkı oranının 2020’de yüzde 45 seviyesindeyken, 2026’da yüzde 68’in üzerine çıktığı kaydedildi.

Öte yandan, Cebel Sayid madencilik projesindeki arama çalışmalarında yaklaşık 114 milyon ton kaynak tespit edildiği açıklandı. Bu kaynakların yüksek oranda nadir toprak elementleri içerdiği ve uranyum açısından da umut verici bulgular ortaya koyduğu belirtildi.

Riyad’ın ulaşım ağı genişletiliyor

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)
Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, Riyad Metrosu kapsamında 94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını açıkladı. (SPA)

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Mühendis İbrahim es-Sultan, başkentin ekonomisi, nüfusu ve kentsel gelişimi bakımından olağanüstü bir büyüme döneminden geçtiğini söyledi. Sultan, ulaşım ağının geliştirilmesi çalışmalarının karayolları, toplu taşıma ve trafik yönetimi olmak üzere üç ana başlıkta yürütüldüğünü belirtti.

Riyad’daki toplu taşıma ağının hizmete girmesinden bu yana toplam 500 milyon yolculuk gerçekleştirildiğini açıklayan Sultan, bunların 300 milyonunun Riyad Metrosu üzerinden yapıldığını, yolcular arasında okul ve üniversite öğrencilerinin gerçekleştirdiği 20 milyon yolculuğun da bulunduğunu kaydetti.

94 trenin satın alınmasına yönelik sözleşmelerin imzalandığını bildiren Sultan, bu alımla Riyad Metrosu’ndaki toplam tren sayısının 277’ye yükseleceğini belirtti. Kırmızı hattın beş yeni istasyon eklenerek Diriyye’ye kadar uzatılacağını açıklayan Sultan, hattın günlük yolcu kapasitesinin iki kattan fazla artırılarak 370 bine çıkarılacağını ifade etti. Sarı hattın günlük yolcu kapasitesinin ise 130 binden 188 bine yükseltilmesi planlanıyor.

Karayolu altyapısına ilişkin çalışmalar hakkında da bilgi veren Sultan, 700 kilometrelik ana ulaşım aksının ve 300 kilometrelik kavşak ağının geliştirilmekte olduğunu söyledi. Ayrıca 26 noktada mühendislik düzenlemelerinin yapıldığını, trafik akışını iyileştirmek ve ulaşım verimliliğini artırmak amacıyla 720 kavşaktaki trafik sinyalizasyon sistemlerinin geliştirildiğini belirtti.

Asma köprüye paralel inşa edilen iki köprü projesinde tamamlanma oranının yüzde 42’ye ulaştığını aktaran Sultan, Takhassusi Yolu üzerinde yeni köprülerin inşası için hazırlıkların sürdüğünü kaydetti. Sultan, kuzey mahallelerinin Kral Selman Yolu ile bağlantısını güçlendirecek yeni bir köprünün yapımına da başlanacağını bildirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın trafik sıkışıklığının giderilmesine yönelik talimatlar verdiğini belirten Sultan, tüm projelerin trafik akışını rahatlatmayı hedeflediğini vurguladı. Sultan, önümüzdeki üç ila dört yıl içinde köprülerin, ana ulaşım akslarının ve yolların hizmete açılmasıyla Riyad’daki trafik yoğunluğunun önemli ölçüde azalmasının beklendiğini söyledi.

Riyad Kraliyet Komisyonu İcra Kurulu Başkanı Sultan, başkentin sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında 68’den fazla girişimin hayata geçirildiğini de açıkladı. Kentte yeşil alanları artırmak ve yaşam kalitesini iyileştirmek amacıyla 4,5 milyondan fazla ağaç dikildiğini belirtti.


70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
TT

70 ülkeden Âlim ve Müftüler, Husilerin terör eylemlerini kınayarak uluslararası topluma kararlı adım atma çağrısında bulundu

Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)
Riyad Bölge Valisi, Husilerin terör saldırılarında yaralanan sivilleri ziyaret etti. (SPA)

Dünyanın 70’ten fazla ülkesinden 176 bakan, âlim, müftü, dernek, üniversite ve İslami kuruluş başkanı, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı. Açıklamalarda, saldırıların Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliğini ve bu kutsal mekânları ziyaret edenlerin emniyetini tehdit ettiği, havalimanlarını ve sivil altyapıyı hedef aldığı belirtildi. Yetkililer, Riyad yönetiminin topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak ve Müslümanların kutsal mekânlarını savunmak amacıyla alacağı bütün önlemleri desteklediklerini vurguladı.

Suudi Arabistan İslam İşleri, Davet ve İrşat Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Âl eş-Şeyh’e gönderdikleri mesaj ve telgraflarda, saldırıların İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığını açıkça ihlal ettiği, insani ve ahlaki değerlerle bağdaşmadığı ve İslam dininin korunmasını emrettiği insan hayatını hiçe saydığı ifade edildi.

Açıklamalarda, Husilerin bu eylemlerinin insani ve ahlaki değerlerden uzaklaştıklarını ortaya koyduğu ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit eden uygulamalarının tehlikesini gözler önüne serdiği belirtildi. Saldırıların sona erdirilmesi ve sorumluların uluslararası hukuk ve mevzuat çerçevesinde hesap vermesini sağlamak için uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi gerektiği kaydedildi.

Masum sivillerin hayatını kasten tehlikeye atmanın, güvenli insanların korku içinde yaşamasına neden olmanın ve hacı ile umrecilerin varış noktalarına ulaşmasını engellemenin, Husilerin insan hayatının dokunulmazlığını hiçe saydığını gösterdiği vurgulandı. Bu eylemlerin İslami ilkelerle insani ve ahlaki değerlerden uzaklaşmanın yanı sıra, uluslararası hukuk ve teamüllerin ağır bir ihlali olduğu ifade edildi. Sivil tesislerin korunması ve yolcuların güvenliğinin sağlanması için uluslararası toplumun ciddi adımlar atması çağrısında bulunuldu.

Açıklamalarda, Suudi Arabistan’ın saldırılar karşısında desteklenmesinin dinî, ahlaki ve insani bir sorumluluk olduğu belirtildi. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin güvenliği ile bu mekânları ziyaret edenlerin emniyetinin yalnızca Suudi Arabistan’ı ilgilendiren bir mesele olmadığı, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları yakından ilgilendirdiği vurgulandı. Mekke ve Medine’nin Müslümanların gönlündeki müstesna konumuna dikkat çekilerek, Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehlikeye atmanın veya İslam’ın kutsal mekânlarını tehdit etmenin bütün İslam dünyasının duygularına yönelik bir saldırı anlamına geldiği kaydedildi.

Katılımcılar, Suudi Arabistan’ın topraklarını korumak, güvenlik ve istikrarını sağlamak, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî ile ziyaretçilerinin emniyetini güvence altına almak amacıyla aldığı önlemlerin dünya genelindeki Müslümanlar ve sağduyulu kişiler tarafından takdir edildiğini ve desteklendiğini belirtti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamada Riyad yönetiminin egemenliğini, vatandaşlarının ve ülkede yaşayanların güvenliğini korumak, ülkenin güvenliğini hedef alan tehditlere karşı koymak ve İslami kutsal mekânlarla sivil tesisleri savunmak için gerekli tüm tedbirleri alma hakkına sahip olduğu ifade edildi.

Suudi Arabistan’ın, Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens, Başbakan Muhammed bin Selman liderliğinde İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme, kutsal mekânların bakımını üstlenme ve hacı ile umrecilerin ibadetlerini güven ve huzur içinde yerine getirmelerini sağlama konusundaki tarihî rolüne de dikkat çekildi. Ülkenin bu yöndeki çabalarının dünya genelindeki Müslümanlar için gurur ve takdir kaynağı olduğu belirtilerek, Suudi Arabistan’ın hedef alınmasının, İslam dünyasındaki konumu ve kutsal mekânları koruma sorumluluğundan bağımsız değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Yetkililer, uluslararası toplumu, ilgili kuruluşları ve kurumları saldırılara karşı hukuki, insani ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Saldırıları gerçekleştirenlerin caydırılması, hesap vermelerinin sağlanması ve benzer olayların tekrarlanmasının önlenmesi için kararlı önlemler alınması istendi. Açıklamalarda, Suudi Arabistan, yönetimi ve halkıyla dayanışmanın sürdürüleceği ve ülkenin güvenliğini, istikrarını ve Müslümanların kutsal mekânlarını hedef alan bütün girişimlere karşı yanında durulacağı ifade edildi.

Geniş çaplı kınama

Dünya İslam Birliği de çok sayıda üst düzey İslam temsilcisinden, müftüden ve önde gelen âlimden Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terör saldırılarını kınayan mesajlar, mektuplar ve telefonlar aldı.

Müftüler ve âlimler, Mekke ve Medine’deki kutsal mekânların ve Suudi Arabistan’ın diğer bölgelerinin güvenliğini korumaya yönelik tüm tedbirlerinde Riyad yönetimiyle tam dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Husilerin artık uluslararası güvenlik ve barış için bir tehdit oluşturduğuna, enerji arzını ve küresel ekonomiyi tehlikeye attığına dikkat çeken temsilciler, Suudi Arabistan’ın bu tehdide karşı koyma kapasitesine duydukları güveni dile getirdi. Saldırıların sonuçları ve doğurabileceği riskler karşısında sorumluluğun uluslararası topluma da düştüğünü vurguladılar.

Öte yandan, El-Ezher Kurumu da Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı en sert ifadelerle kınadı. Kurum, saldırıda masum siviller ve umre ziyaretçileri arasında can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldiğini belirtti.

El-Ezher açıklamasında, sivil tesislerin ve Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin hedef alınmasının Müslümanların duygularını provoke ettiğini, insani değerler ve uluslararası teamüller açısından kabul edilemez olduğunu ve Suudi Arabistan’ın güvenliği ile toprak bütünlüğüne doğrudan zarar verdiğini vurguladı.

Kurum, yayımladığı açıklamada tekrarlanan saldırıları kesin bir dille reddetti ve bu eylemlerin sürdürülmesinin doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulundu. Bölgesel güvenliğin korunması için saldırıların derhâl durdurulması, devletlerin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına tam saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.