'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
TT

'Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıda İran menşeli silahlar kullanıldı'

Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)
Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırıya ilişkin basın toplantısı düzenledi (Reuters)

Suudi Arabistan, geçtiğimiz Cumartesi günü Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan saldırılar ile ilgili ‘ön inceleme sonuçlarına göre’ İran menşeli silahların kullanıldığını açıkladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların kaynağının doğrulanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Bakanlık, açıklamasında, Riyad’ın gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla araştırmalara katılmaları için uluslararası ve Birlemiş Milletler (BM) uzmanlarının davet edileceğini ve ülkenin güvenlik ve istikrarının korunması için bu tür soruşturmaların sonuçları ışığında tüm önlemlerin alınacağını vurguladı. Açıklamada, ayrıca Suudi Arabistan’ın topraklarını ve halkını bu tür saldırılara karşı savunma ve söz konusu saldırılara en sert şekilde cevap verme yeteneğine sahip olduğunun altı çizildi.
Bununla birlikte açıklamaya göre Suudi Arabistan’daki küresel pazarlara yönelik petrol tedarik tesislerinin daha önce eşi benzeri görülmemiş bir saldırıya uğraması, Enerji Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da teyit edildiği üzere Saudi Aramco’nun üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin kesintiye uğramasına neden oldu.
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, uluslararası barışı ve güvenliği tehdit eden saldırı en ağır şekilde kınandı. Saldırının asıl amacının küresel enerji arzına yönelik olduğuna işaret edilen açıklamada, saldırının, daha önce Saudi Aramco’ya ait pompa istasyonlarına İran menşeli silahlar kullanılarak yapılan saldırıların bir uzantısı olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan’ın saldırıyı kınayan bölgesel ve uluslararası taraflara teşekkürleri bildirilirken, uluslararası topluma, olayın faillerini kınamadaki sorumluluklarını yerine getirme ve küresel ekonominin bel kemiğini etkileyen bu barbarca davranışları açıkça masaya yatırma çağrısı yapıldı.
Saldırıya yönelik uluslararası kınama
Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife, dün, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’i telefonla arayarak, Saudi Aramco petrol tesislerini hedef alan terör eylemini kınadı. Bahreyn Kralı, ülkesinin, her zaman Suudi Arabistan'ın yanında olacağını vurguladı.
Kral Selman ise Bahreyn Kralı'na olan minnettarlığını dile getirirken, Suudi Arabistan’ın bu tür terör eylemleriyle başa çıkabileceğinin altını çizdi.
Fas
Öte yandan Fas Kralı 6. Muhammed, Kral Selman’a gönderdiği telgrafta, Suudi Arabistan'ın güvenlik ve istikrarının, Fas'ın güvenlik ve istikrarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Fas Kralı, ülkesinin Suudi Arabistan ile mutlak bir dayanışma içerisinde olduğunun altını çizerken, Fas’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine yönelik herhangi bir tehdit veya güvenliği ve istikrarına zarar vermeye çalışan herhangi bir girişim karşısında Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu vurguladı.
Veliaht Prens ABD Savunma Bakanı ile görüştü
Öte yandan Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Veliaht Prens Muhammed bin Selman, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. ABD Savunma Bakanı, ülkesinin petrol tesislerine yapılan son saldırılara karşı tutumunda Suudi Arabistan’a tam destek verdiğinin altını çizerken, ülkesinin Suudi Arabistan’daki bu saldırılara cevap vermek üzere tüm seçenekleri masaya yatırdığını belirtti. Esper, ayrıca Riyad'ın deniz seyrüsefer güvenliğine yönelik İran tehdidine karşı uluslararası çabaları destekleyen rolüne övgüde bulundu.
Veliaht Prens ise İran tehditlerinin sadece Suudi Arabistan'a yönelik olmadığını, aynı zamanda Ortadoğu ve tüm dünyayı da etkilediğini vurguladı.
İmran Han ile görüşme
Veliaht Prens, ayrıca Pakistan Başbakanı İmran Han ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Başbakan Han görüşmede, ülkesinin, bu sabotaj eylemleri karşısında Suudi Arabistan’a verdiği desteği dile getirdi.
Diğer yandan Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu'nun Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, dün gerçekleştirdiği basın toplantısında, yapılan ön incelemelerin, petrol tesislerini hedef alan saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğuna işaret ettiğini açıkladı.
Maliki: Saldırı Yemen topraklarından yapılmadı
Maliki, ön incelemelere göre saldırının İran silahlarıyla gerçekleştirildiğini ve Yemen'den yapılmadığını söyledi. Arap Koalisyonu’nun hayati öneme sahip tesisleri savunma yeteneği olduğuna dikkati çeken Maliki, “Bu saldırılara karşı cevap verme yeteneğine sahibiz” dedi.
Albay Maliki, saldırının ‘İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve İran rejiminin elindeki terör aracı’ olarak nitelendirdiği Husilerin dediği gibi Yemen topraklarından gelmediğini belirtti.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Maliki, Riyad’da düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi;
“Yetkili makamlar soruşturmalarını sürdürüyor. İlk veriler saldırıda kullanılan silahların İran menşeli olduğunu gösteriyor. Soruşturmaların tamamlanması için uğraşıyoruz. Şu anda bu terörist saldırıların nereden yapıldığını bulmaya çalışıyoruz.”
Gazetecilere Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin 232’den fazla balistik füzeyi imha ettiğini söyleyen Maliki, “Suudi Arabistan ve Arap Koalisyonu’ndaki Körfez ülkelerinin güvenliklerini hedef alan tüm tehditleri engelleme yeteneğine sahibiz” şeklinde konuştu. Maliki aynı zamanda çok sayıda insansız hava aracının da (İHA) tespit edilip yok edildiğini sözlerine ekledi.
Suudi Arabistan'ın uluslararası hukuka uygun olarak resmi kanallar aracılığıyla gerekli tüm önlemleri alacağına işaret eden Albay Maliki, “Terör eyleminde kullanılan silahları göstereceğiz ve bu silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) nereden havalandığına dair bir açıklamada bulunacağız. Şu anda bu terör saldırısının nereden yapıldığını belirlemeye çalışıyoruz” dedi.
Bu araçların bazılarının izlenememesinin sebebiyle ilgili bir soruya verdiği cevapta Maliki şun ifadeleri kullandı;
“Düzenli bir orduyla veya geleneksel silahlarla değil, terörist gruplarla uğraşıyoruz. Söz konusu araçlar farklı. Bununla birlikte İHA/SİHA kullanımı DMO’nun taktiklerinden biri. DMO bu taktiği, Kızıldeniz’in güneyindeki gemilere saldırmak için kullanıyor. Tüm bu taktikler, balistik füze fırlatmaları ve İHA/SİHA kullanmaları için Yemen'deki Husilere verildi. Yemen Ulusal Ordusu, terörle mücadelede kullanılan ‘Revell’ model dronelar dışında bu tür bir araca sahip değil.”
Bununla birlikte Maliki, Husi milislerin bu niteliksel yetenekleri kazanmasına izin verilemeyeceğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan Yemen ile ilgili olarak ise Maliki, Yemen’deki tüm kara, hava ve deniz limanlarının tam kapasiteyle çalıştığına dikkati çekti. Bununla birlikte Maliki, Husi milislerinin insani yardım gemilerinin Hudeyde Limanı’na girişini engellemeye ve 7 bin 316 ihlalden sonra Stockholm Anlaşması’nı da ihlal etmeye devam ettiğini belirtti.
Yemen’deki operasyonlara da değinen Maliki, çeşitli bölgelerde askeri operasyonların sürdüğünü ve koalisyon uçaklarının da desteğiyle Yemen Ulusal Ordusu’nun ilerlemeler kaydettiğini, Husi milislerin son iki hafta içinde bin 411 unsurunu kaybettiğini aktardı.
BMGK’nın gündemi Aramco saldırısı
Öte yandan Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırılar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) dünkü oturumlarının gündeminin büyük bölümünü kapladı. Esasen Yemen’deki son durumun ele alınacağı başlangıç toplantısına katılan uluslararası yetkililer, ‘bölgesel bir gerginlik’ ve bu olayın ‘bölgenin ötesine geçebilecek sonuçlarına’ karşı uyardılar. ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft, Tahran destekli Husi milislerinin saldırıyı gerçekleştirdiklerini duyurmalarına rağmen olayın arkasında İran’ın olduğuna dair işaretler olduğunu söyledi.
Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan Craft, “BMGK’nın bazı üyeleri, küresel petrol arzına yönelik tehditlerin önüne geçmek için hangi adımların atılması gerektiğini düşünmeye başladılar” şeklinde konuştu. Craft, ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef alan saldırıyı ‘en güçlü şekilde’ kınadığını yineledi. Ülkesinin, Suudi dostlarının yanında olduğunun altını çizen Craft, saldırıyı, ‘küresel enerji kaynaklarına doğrudan yapılmış bir saldırı’ olarak niteledi. Craft, ayrıca Husi milislerinin saldırının sorumluluğunu üstlenmesine ilişkin olarak ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun ‘saldırıların Yemen'den geldiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını’ belirttiğine dikkati çekti.
İngiltere’den saldırıya tepki
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırıyı ‘uluslararası hukuka yönelik ağır bir ihlal’ olarak nitelendirirken, İngiltere'nin bu saldırılara karşı Suudi Arabistan'ı desteklediğinin altını çizdi.
İngiltere Başbakanlık Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, Johnson’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, ‘uluslararası hukukun ağır ihlali’ olarak nitelediği aktarıldı. Sözcü, kendisine yöneltilen, ‘saldırının petrol rezervlerini azaltıp azaltmayacağına’ dair bir soruyu, “İngiltere durumu takip ediyor ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile temas halinde” şeklinde yanıtladı.
Bununla birlikte İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, dün yaptığı açıklamada, Cumartesi günü Saudi Aramco tesislerine yapılan saldırılara yönelik ‘en geniş ve en etkili müdahaleyi’ belirlemek için İngiltere’nin uluslararası ortaklarıyla birlikte çalışacağını söyledi.
Raab, dün, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve ABD'li mevkidaşlarıyla görüştüğü belirtti. İngiltere’nin Saudi Aramco tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadığını aktaran Raab, “En geniş ve en etkili cevabı belirlemek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği’nden (AB) gelen tepkiler
Öte yandan Washington’ın İran'ı Yemen'deki Husi milislerinin sorumluluğunu üstlendiği Suudi Arabistan'daki petrol tesislerini hedef alan saldırıların faili olmakla suçlamasının ardından AB, dün, tüm taraflara sükûnet çağrısında bulundu.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin ofisinden yapılan açıklamada, “Bu talihsiz saldırıdaki gerçeklerin ortaya çıkarılması için sorumluluk üstlenmek önemlidir” ifadeleri yer aldı.
Diğer yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü tarafından dün yapılan açıklamada, Almanya'nın Saudi Aramco tesislerine yönelik saldırıyı şiddetle kınadığı belirtildi. Açıklamada, ayrıca, “Suudi Arabistan'ın hayati öneme sahip sivil altyapısına yapılan bu saldırı kabul edilemez. Bu gibi saldırılar, bölgede ihtiyaç duyulan sakinliğin aksine gerginliği daha da körüklüyor” ifadeleri kullanıldı.
Suudi Arabistan Şura Konseyi’nden çağrı
Suudi Arabistan Şura Konseyi, dün, ülkenin doğusundaki Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine yapılan saldırıların arkasındakilere hesap verdirilmesi çağrısında bulundu.
Dr. Abdullah eş-Şeyh başkanlığında dün yapılan düzenli oturumda, saldırıların sadece Suudi Arabistan ekonomisini değil, aynı zamanda enerji ve petrol üretimiyle yakından ilişkili küresel ekonomiyi de hedef aldığı vurgulandı. Bununla birlikte toplantıda Konsey’in toprak bütünlüğü ve vatandaşlarının güvenliğini, bu gibi saldırılardan korumak için alınan tüm önlemlere tam destek verdiği belirtildi.
Ayrıca kardeş ve dost ülkelerden bu saldırının arkasındaki, örgüt, ülke veya destekçilerin ortaya çıkarılıp, hesap verdirilmesi için yapılan çalışmalara destek vermeleri istendi. 
Konsey, tüm şura konseyleri, parlamentolar, bölgesel ve uluslararası parlamento birliklerini bu sabotaj eylemlerini sivillere ve küresel ekonomiye yönelik tehditlerinin yanı sıra tüm ülkelerdeki sürdürülebilir kalkınma çabaları üzerindeki etkileri göz önüne alınarak kınamaları çağrısında bulundu.
Körfez ülkelerinin saldırıya verdiği tepkiler
Öte yandan Kuveyt Ulusal Meclis Başkanı Merzuk el-Ganim, dün, Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarına yönelik tehditlere karşı her zaman göğüs gereceğini vurgulayarak, “Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı önlemleri destekliyoruz” şeklinde konuştu.
Diğer yandan Ürdün Meclis Başkanı Atıf et-Taravine Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerini hedef alan terör saldırısını kınadı. Taravine, yaptığı basın açıklamasında, özellikle hayati ve stratejik öneme sahip olan sivil ve ekonomik kurulumları hedef alan her türlü şiddet, aşırılıkçılık, terör ve suçları sert bir biçimde reddettiklerinin altını çizdi.
Ürdün’ün Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğunu ifade eden Taravine, ülkesinin Suudi Arabistan’ın güvenlik ve istikrarını tehdit eden tüm tehditlere karşı alacağı önlemlerin yanı sıra enerji arzı ve küresel ekonominin sürdürülebilirliğindeki temel rolünü desteklediğini belirtti. Taravine, ayrıca ülkesinin Suudi Arabistan’ın istikrarını, refahını ve güvenliğini sürdürme yeteneğine olan güveninin asla sarsılmayacağını da dile getirdi.
Moskova
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yapılan saldırıları kınarken, İran’a yapılan suçlamalar konusunda uyardı.
Sputnik tarafından dün aktarılan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Sivil hedeflere yapılan, sosyal ve ekonomik altyapıyı tahrip eden, enerji alanında arz-talep arasında bir dengesizlik yaratabilecek ve küresel enerji piyasalarında yeni bir istikrarsızlık dalgasına yol açabilecek her türlü eylemi şiddetle kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bununla birlikte Bakanlık, Saudi Aramco’ya ait petrol tesislerine yapılan son saldırının arkasında İran'ın olduğu şeklindeki suçlamalar konusunda uyarıda bulundu.
Bakanlık açıklamasında, olayın failine ilişkin suçlamalarda aceleci davranılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Gerçekleşen olayın ABD’nin iyi bilinen İran yaklaşımını daha da güçlendirecek şekilde kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Washington’ın saldırıların sorumlusu olarak İran’ı göstererek, misilleme amacıyla güç kullanmayı planlaması kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.
Bu arada Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gelecek ay Suudi Arabistan'ı ziyaret edeceği yönünde basında yer alan haberleri doğruladı.
Irak
Irak hükümetinden dün yapılan açıklamaya göre ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi’ye ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef almak için Irak topraklarının kullanılmadığını bildiğini iletti.
Başbakan Abdulmehdi’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre Abdulmehdi ile Pompeo arasında yapılan telefon görüşmesinde, ABD Dışişleri Bakanı, ellerinde Irak hükümetinin söz konusu saldırının Irak topraklarından gerçekleşmediği yönündeki açıklamalarını teyit eden bilgiler olduğunu belirtti.
Bu arada Irak güçleri, Suudi Arabistan sınırındaki çölde temizlik operasyonu başlattı.
Ortak Operasyonlar Komutanlığı Genel Komutan Yardımcısı Tuğgeneral Abdulemir Raşid Yarullah, dün yaptığı açıklamada, “Zafer Operasyonu’nun beşinci aşaması, Pazartesi günü şafak vakti, Suudi Arabistan-Irak sınırına giden Kerbela ve Necef'in bitişiğindeki uluslararası yolun güneyinde bulunan Anbar çölünde başladı” dedi. Yarullah havadan da desteklenen operasyonun, terör kaynaklarını hedef aldığını belirtti.
Arika ülkelerinden saldırıya ilişkin tepkiler
Komorlar Biriliği hükümetinden yapılan açıklamada, dünyadaki istikrarı bozan böylesi tehlikeli ve provokatif saldırıların devam etmesi kınanırken, uluslararası topluma terörün, şiddetin ve radikalizmin tüm biçimleriyle ele alınması ve terör finansörlüğünün engellenmesi çağırısı yapıldı.
Gambiya Cumhuriyeti ise terör saldırısını şiddetle kınadı. Gambiya Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, sivillerin güvenliğini hedef alan saldırı ‘barbarca’ olarak nitelendirilirken, uluslararası toplumdan bu suçları kınamaları ve böylesi saldırıların tekrarlamaması için ortak hareket edilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, ayrıca Gambiya’nın Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Senegal de bu terör saldırısını şiddetle kınadı. Senegal Dışişleri Bakanlığı, uluslararası istikrarı, barışı ve Suudi Arabistan’ın güvenliğini tehdit eden terörist saldırıyı şiddetle kınadıklarını bildirdi.
Aynı şekilde Moritanya İslam Cumhuriyeti, Saudi Aramco’nun Abkayk (Abqaiq) ve Hurays (Khurais) petrol tesislerine düzenlenen terör saldırısını kınayan bir açıklamada bulundu. Moritanya İslam Cumhuriyeti Dışişleri ve İşbirliği Bakanlığı, söz konusu saldırının, ‘küresel enerji arzının güvenliği kadar, Suudi Arabistan’ın güvenliği ve istikrarını da’ hedef aldığını vurguladı.
Moritanya İslam Cumhuriyeti’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içerisinde olduğu vurgulanan açıklamada, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğünü garanti altına alacak meşru önlemlerin desteklendiği kaydedildi.
Eritre hükümeti de saldırıyı en güçlü şekilde kınadı. Eritre Enformasyon Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, bu tehlikeli eylemin bölgedeki durumu daha da kötüleştireceği vurgulanırken, ülkesinin Suudi Arabistan hükümeti ve halkının yanında olduğu ifade edildi.
Katar
Öte yandan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim El Sani, Cumartesi günü Suudi Arabistan'daki Saudi Aramco petrol tesislerine düzenlenen saldırıyı kınadı.
HAYIR KUYUSU'NDAN DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ŞİRKETİNE GİDEN YOL: SAUDİ ARAMCO
KÖRFEZ SAVAŞI'NDAN BU YANA PETROL FİYATLARINDA EN SERT YÜKSELİŞ YAŞANDI
TRUMP, ARAMCO'YA YAPILAN SALDIRIYA KARŞILIK VERECEĞİZ
ABD, ARAMCO TESİSLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI



Körfez ülkelerinden medya kuruluşlarına dezenformasyonla mücadele çağrısı

Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen 29. toplantıları öncesinde (SPA)
Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen 29. toplantıları öncesinde (SPA)
TT

Körfez ülkelerinden medya kuruluşlarına dezenformasyonla mücadele çağrısı

Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen 29. toplantıları öncesinde (SPA)
Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen 29. toplantıları öncesinde (SPA)

Körfez ülkelerinin enformasyon bakanları, Körfez ülkelerinin birliğini hedef alan veya Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine, sembollerine ve halklarına yönelik hakaret içeren her türlü girişimi kesin bir dille reddettiklerini açıkladı. Bakanlar, medya kuruluşları ve dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen ihlallerin izlenmesi ve belgelenmesi çalışmalarının yoğunlaştırılması, sorumluların ise her ülkenin yürürlükteki mevzuatı çerçevesinde hesap vermesini sağlayacak yasal adımların atılması gerektiğini vurguladı.

Bakanların çarşamba günü Manama’da düzenlenen 29. toplantının ardından yayımladığı bildiride, KİK ülkeleri arasındaki dayanışma ve birlikteliğin güvenlik ve istikrarın korunması, Körfez bölgesinin kazanımlarının muhafaza edilmesi açısından temel bir dayanak olduğu belirtildi. Açıklamada, bölgenin karşı karşıya bulunduğu zorluklar nedeniyle ortak hareket etme sorumluluğunun daha da önem kazandığı ifade edildi.

Bakanlar, medya kuruluşlarına, medya sektöründe çalışanlara ve sosyal medya kullanıcılarına doğru bilgiyi teyit etmeleri, bilgileri resmî kaynaklardan almaları, hakaret içeren veya yanıltıcı içerikleri yayımlamaktan ve paylaşmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, Körfez ülkelerinin birliğinin korunması ve halklar arasındaki bağların güçlendirilmesi için ortak çabaların önemine dikkat çekildi.

Bildiri, bölgede tırmanan askerî gerilimin yol açtığı gelişmelerin yanı sıra dijital platformlarda yürütülen medya kampanyalarının ve yayılan yanlış bilgilerin gündemde olduğu bir dönemde yayımlandı.

Körfez ülkeleri ortak medya söylemini güçlendirmeli

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi de toplantıda yaptığı konuşmada, ortak çıkarlara hizmet eden, üye ülkelerin tutumlarını ve meselelerini yansıtan, kalkınma alanındaki başarılarını ve bölgesel ve uluslararası alandaki konumlarını öne çıkaran ortak bir Körfez medya söyleminin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

El-Budeyvi, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını ve Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını, kutsal mekânların hedef alınması da dâhil olmak üzere, yeniden kınadı. KİK’in Suudi Arabistan’ın güvenliğini ve egemenliğini korumak amacıyla aldığı önlemlerle dayanışma içinde olduğunu belirten el-Budeyvi, ülkelerin güvenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdidi reddettiklerini vurguladı.

dcfg
Çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen Körfez ülkeleri enformasyon bakanları toplantısından bir görüntü (SPA)

Genel Sekreter, İran’ın saldırılarının başlamasından bu yana Körfez medyasının sergilediği performansı da övdü. Medya kuruluşlarının söylentilerle mücadele etme, yanıltıcı anlatıları çürütme ve kriz dönemlerinde kamuoyuna bilgi sağlama konusundaki rolüne dikkat çekti.

Körfez ülkelerindeki medya kuruluşlarının hızlı tepki verme ile bilgilerin doğruluğunu koruma arasında denge kurabildiğini belirten el-Budeyvi, bu kuruluşların kamuoyunun güvenini güçlendirmeye ve iç cephede dayanışmayı desteklemeye katkı sağladığını söyledi. El-Budeyvi, medyanın rolünün artık yalnızca olayları aktarmakla sınırlı olmadığını, ülkelerin güvenlik ve istikrarının korunmasında da bir ortak hâline geldiğini ifade etti.

El-Budeyvi, Körfez ülkelerinin ortak medyaya yönelik hedeflerinin mükemmellik ve öncülükle sınırlı olmadığını belirterek, medyanın toplumsal bilinci şekillendiren, etki oluşturan ve KİK ülkelerinin bölgesel ve uluslararası alandaki konumunu güçlendiren etkin bir güç hâline gelmesinin amaçlandığını kaydetti.

Dijital medya ve yapay zekâ vurgusu

Ortak medya çalışmalarının geliştirilmesi kapsamında Körfez ülkelerindeki kurumların içerik üretimi ve dijital medya alanlarında kaydettiği ilerlemeye değinen Genel Sekreter, çeviri, haber merkezlerine destek ve süreçlerin otomatikleştirilmesi gibi alanlarda yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılmasına da dikkat çekti.

sdefrgth
KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, çarşamba günü Bahreyn’de düzenlenen Körfez ülkeleri enformasyon bakanları toplantısında konuşurken (SPA)

El-Budeyvi ayrıca, “Körfez Medya İçeriği Rehberi”nin hazırlanmasına yönelik çalışmaları önemli bir adım olarak nitelendirdi. Rehberin, içerik kalitesini artırmayı, Körfez kimliğini ve değerlerini korumayı ve teknolojik dönüşüm sürecinde ortak medya çalışmaları için bir zemin oluşturmayı amaçladığını belirtti.

Bahreyn Enformasyon Bakanı Ramzan en-Numeymi başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, KİK üyesi ülkelerin enformasyon bakanları katıldı. Toplantıda, bölgesel gelişmeler ve bölgenin karşı karşıya bulunduğu zorluklar ışığında Körfez ülkeleri arasında medya alanındaki iş birliği ve koordinasyonun geliştirilmesi yolları ele alındı.


Koalisyon, Husilerin Suudi Arabistan’a fırlattığı 5 balistik füzeyi imha etti

Riyad’da iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlenmesinin ardından düşen şarapnel parçaları bir araca zarar verdi (Suudi Arabistan Haber Ajansı – SPA)
Riyad’da iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlenmesinin ardından düşen şarapnel parçaları bir araca zarar verdi (Suudi Arabistan Haber Ajansı – SPA)
TT

Koalisyon, Husilerin Suudi Arabistan’a fırlattığı 5 balistik füzeyi imha etti

Riyad’da iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlenmesinin ardından düşen şarapnel parçaları bir araca zarar verdi (Suudi Arabistan Haber Ajansı – SPA)
Riyad’da iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlenmesinin ardından düşen şarapnel parçaları bir araca zarar verdi (Suudi Arabistan Haber Ajansı – SPA)

Yemen’de Meşru Hükümete Destek Koalisyonu, dün İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’ın Riyad ve Doğu bölgelerine fırlattığı 5 balistik füze ile ülkenin güneyine yöneltilen 4 İHA’nın önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Riyad’da hava savunma sistemleri tarafından önlenip imha edilen iki balistik füzenin parçalarının düşmesi üzerine müdahalede bulundu. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre olayda bir binada, inşaatı devam eden bir projede ve bir araçta maddi hasar meydana geldiği bildirildi.

Yemen’de ise askeri çatışmaların kapsamı genişledi. Husilere ait kalan mevziler üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla Babülmendeb cephesinde çatışmalar yeniden başladı. Taiz kentinin farklı cephelerinde de çatışmalar sürerken, milislerin mevzileri, takviye birlikleri ve ikmal hatlarına yoğun hava saldırıları gerçekleştirildi.

Yemen Silahlı Kuvvetleri, “Yemen Şafağı” operasyonu kapsamında son 24 saatte bin 276 hedefe yönelik saldırı düzenlendiğini duyurdu.

Öte yandan Yemen Başbakanı Şayi ez-Zindani, Avrupa Birliği’nin Yemen Delegasyonu Başkanı Patrick Simonnet ile yaptığı görüşmede, askeri gerilimin son durumunu ve bunun insani sonuçlarını ele aldı. Görüşmede Taiz üzerindeki kuşatmanın sürmesi ve sivil tesislerin hedef alınması da gündeme geldi.

Ez-Zindani, uluslararası topluma Husilerin uyguladığı kuşatmanın sona erdirilmesi ve sivillerin hareketi ile insani yardım sevkiyatının önündeki engellerin kaldırılması için baskı yapılması çağrısında bulundu.


Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin önemini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesinin önemini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine önem verdiğini teyit etti. Ayrıca, “Mekke Anlaşması”na taraf ülkelerin bölgenin güvenlik ve istikrarının korunmasındaki merkezi rolüne dikkat çekerek, gerilimin düşürülmesi amacıyla Katar ve Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk çabalarına ve barışın sağlanmasına yönelik bütün girişimlere destek verdiğini belirtti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Riyad’da gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na taraf ülkeler ile üst düzey İranlı yetkililer arasında gerçekleştirilen görüşmelerin içeriği ele alındı.

Toplantının başında Veliaht Prens, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz’in Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’den aldığı iki mesajın içeriği hakkında Bakanlar Kuruluna bilgi verdi. Ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u kabul etmesi ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile gerçekleştirdiği resmî görüşmelerin sonuçlarını aktardı. Bu görüşmelerde iki ülke arasındaki tarihî ilişkilerin sağlamlığı ve çeşitli alanlarda ortak iş birliğinin geliştirilmesine yönelik kararlılık vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, hava savunma sistemlerinin yüksek kapasitesini ve Yemen’deki Husilerin Mekke, Medine ve Suudi Arabistan’ın çeşitli şehirleri ile tesislerini hedef almaya yönelik tekrarlanan girişimlerinin engellenmesindeki başarısını takdir etti.

Kurul, söz konusu saldırıları Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığına yönelik ciddi bir saldırı ve dünya genelindeki Müslümanların duygularının açıkça ihlali olarak nitelendirerek kınadı. Ayrıca Suudi Arabistan’ın, İki Kutsal Cami’nin, bu camileri ziyaret edenlerin, vatandaşlarının ve ülkede ikamet edenlerin güvenliğini kararlılıkla savunma konusundaki meşru hakkını vurguladı.

Bakanlar Kurulu, hava savunma sistemlerinin yüksek kapasitesini ve Husilerin tekrarlanan saldırı girişimlerini engelleme başarısını takdir etti. (SPA)

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’da askerî harcamaların yerlileştirilme oranının 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 27,3’e yükseldiğini ve böylece yüzde 24 olan yıllık hedefin aşıldığını belirtti. Yerli katkı oranının da yüzde 40,9’a ulaştığı kaydedildi. Bu gelişmenin, ulusal kapasitenin yeterliliğini yansıttığı, kamu ve özel sektör arasındaki bütünleşik çalışmayı desteklediği ve 2030 yılına kadar toplam askerî harcamaların yüzde 50’den fazlasının yerlileştirilmesi hedefine yönelik ilerlemeyi gösterdiği ifade edildi.

Kurul, kamu yönetimi sisteminin performans göstergelerini ve yönetim, yönetişim ve kurumsal mükemmeliyet alanlarında kaydedilen ilerlemeyi de değerlendirdi. Bu kapsamda, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığının, 28 ülkeden 53 kurumu geride bırakarak, Uluslararası Proje Yönetimi Enstitüsü tarafından verilen uluslararası bir ödüle layık görülmesini takdir etti. Ödülün, girişimlerin uygulanmasının etkinliğini artırmaya, hedeflere ulaşmaya ve bunları ulusal önceliklerle uyumlu hâle getirmeye yönelik katkılar nedeniyle verildiği belirtildi.

Bakanlar Kurulu, gündemindeki konuları ele aldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bunlar arasında Şûra Konseyi ile ortaklaşa incelenen dosyalar ile Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomik İşler ve Kalkınma Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Kurulunun değerlendirdiği konular da yer aldı.

Toplantıda alınan kararlar kapsamında, Suudi Arabistan ile diğer ülkelerin hükûmetleri arasında diplomatik, hususi veya benzeri pasaport sahiplerine giriş vizesi muafiyeti tanınmasına ilişkin örnek anlaşma metni onaylandı. Dışişleri Bakanı veya görevlendireceği kişi, söz konusu örnek metin doğrultusunda çeşitli ülkelerin hükûmetleriyle müzakere yürütmek ve anlaşma taslağını imzalamak üzere yetkilendirildi.

Ayrıca Türkiye ile belediyecilik ve konut alanlarında bir mutabakat zaptı ile Hindistan’la gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardımlaşmaya ilişkin bir anlaşma onaylandı.

Suudi Arabistan Belediyeler ve Konut Bakanlığı ile Suriye Bayındırlık ve Konut Bakanlığı arasında belediyecilik ve konut alanlarında bir mutabakat zaptı; Suudi Arabistan Nükleer ve Radyolojik Düzenleme Kurumu ile Ürdün Enerji ve Maden Düzenleme Kurumu arasında ise nükleer emniyet, güvenlik ve radyasyondan korunma alanlarında iş birliğine ilişkin bir mutabakat zaptı kabul edildi.

Kurul, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanına ve Dijital Yönetim Kurumu Yönetim Kurulu Başkanına veya görevlendireceği kişiye, dijital devlet alanında iş birliğini geliştirmek üzere Güney Kore İçişleri ve Güvenlik Bakanlığı ile bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde müzakere yürütme yetkisi verdi.

Suudi Arabistan Devlet Güvenliği Başkanlığı ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik İstihbarat Teşkilatı arasında terör suçları ve terörün finansmanıyla mücadele alanında bir iş birliği anlaşması da onaylandı. Bunun yanı sıra Ticari İşlemler Kanunu, Kraliyet Antropoloji ve Kültürel Çalışmalar Enstitüsünün teşkilat düzenlemeleri ve elektrikli eğlence araçlarının denetimi, kontrolü ve teftişinden sorumlu kurumların görev ve yetkileri kabul edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca Mühendis Abdurrahman bin Abdülmuhsin el-Fadli başkanlığında Ulusal Su Şirketinin yönetim kurulunun yeniden oluşturulmasını, gıda zehirlenmesi vakalarını soruşturan komiteye Çevre, Su ve Tarım Bakanlığının eklenmesini ve Atçılık Kurumu, Suudi İhracat-İthalat Bankası ile Sosyal Kalkınma Bankasının önceki iki mali yıla ait kesin hesaplarının onaylanmasını kararlaştırdı.

Son olarak Kurul, Hail Bölgesi Kalkınma Otoritesi, Atçılık Kurumu, Genel Limanlar Otoritesi, Genel Fuarlar ve Konferanslar Otoritesi, Suudi Arabistan Havayolları Genel Kurumu, Kızıldeniz’deki Mercan Resifleri ve Deniz Kaplumbağalarının Korunması Genel Kurumu, Kral Abdülaziz Safkan Arap Atları Merkezi, Ulusal Meteoroloji Merkezi, Petrol Dışı Gelirler Merkezi ve Ulusal Kâr Amacı Gütmeyen Sektör Geliştirme Merkezinin yıllık raporları da dâhil olmak üzere gündemdeki çeşitli konular hakkında gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi.