Cezayir'de cumhurbaşkanı adayları yarışa başladı

Cezayir'de cumhurbaşkanı adayları yarışa başladı
TT

Cezayir'de cumhurbaşkanı adayları yarışa başladı

Cezayir'de cumhurbaşkanı adayları yarışa başladı

Geçici Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulkadir bin Salih, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 12 Aralık’ta yapılacağını duyurması kamuoyunda herhangi bir yankı uyandırmadı. Siyasi partiler ve toplumdaki aktörler bu konuda herhangi bir açıklamada bulunmadılar.
Seçimlerin yapılmasına destek verenler ve karşı çıkanlar olarak toplumdaki iki ayrı eğilimin olduğu önceden bilinse de seçim tarihi ile ilgili açıklamaya herhangi bir tepki verilmedi.
Yüksek Seçim Komisyonu (YSK), Anayasa Konseyi tarafından (aynı gün) anayasal bir organ olarak onaylandıktan sonra dün ülkenin 48 vilayetinde görevine başladı. Yönetim, Yüksek Seçim Komisyonu’na seçilen üyeler sebebiyle eleştiri aldı. Eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika döneminde iki kez adalet bakanı olarak görev yapan YSK Başkanı Muhammed Şerafi dışında üyelerin çoğu tanınmıyor.
Muhammed Şerafi ve diğer üyeler muhtelif şehirlerde seçim kurulu açma noktasında birtakım zorluklarla karşılaşabilir. Çünkü seçimlerin yapılmasını istemeyen halk kesimi; Yüksek Seçim Komisyonunu, halk hareketinin köklü değişim taleplerini aşmak için yönetim tarafından kullanılan bir araç olarak görüyorlar. Bununla birlikte, Cezayirlilerin bir bölümü yönetime ve seçimlere verdiği desteği genel olarak gizlemiyor. Söz konusu kesim seçimleri krizden çıkmanın bir yolu olarak görüyor. Onlara göre seçilecek yeni cumhurbaşkanı, ekonominin boğucu sorunlarını, özellikle de hükümetteki meşruiyet sorununu çözebilir.
Ülkenin batısındaki en büyük şehir olan Oran'da eylemciler ve profesörler, cumhurbaşkanı seçimlerini protesto etmek için şehir merkezinde bir gösteri düzenledi.
Analistlere göre, haftada bir düzenlenen öğrenci gösterilerinde atılan sloganların hedefi, Abdulkadir bin Salih’in seçim açıklaması olacak. Analistler Abdulkadir bin Salih’in en kısa zamanda görevinden ayrılmak istediğini aktarıyorlar. İstifa kararı almasının altında yatan sebep, kendisine karşı düzenlenen protestolar ve etkileri açıkça görülen hastalığının daha da artması. Abdulkadir bin Salih, geçen gün, Seçim Komisyonunu toplanmaya çağırmıştı. Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) lideri Ali Benflis, iki gün önce yaptığı açıklamalarda, yıl sonunda yapılacak seçimlerde aday olmak istediğinin sinyallerini verdi. Eski Başbakan Benflis, daha önce, 2004 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki kez katıldı. Her iki seçimde de ikinci sırada yer aldı.
Adaylar belli oldu
Siyasi kaynaklar, hafta sonu Gelecek Cephesi Partisi başkanı Abdel Aziz Belaid’in cumhurbaşkanı seçimleri için adaylığını açıklayacağını ifade ediyor. Belaid 2014’te gerçekleşen cumhurbaşkanı seçimleri için de adaylığını açıklamıştı. Hükümete yakın Ulusal Oluşum Hareketi Genel Başkanı ve aynı zamanda eski bakan olan Abdulkadir bin Karine de seçim yarışına girecek. Sosyal medyada seçimlerin yapılmasını destekler nitelikte paylaşımlar yapan “Yeni Cezayir Cephesi” Genel Başkanı Cemal bin Abdusselam seçimlere katılacağının işaretlerini verdi. Cemal bin Abdusselam ordunun, en kısa zamanda seçim yapılması kararını destekleyenlerin başında geliyor.
Birçok siyasi güçten farklı olarak, söz konusu adayların mensup oldukları üç partinin güncel meselelerle ilgili pozisyon almamış olması ilginç. Bunlardan en önemlisi, kurulma aşamasındaki Toplumsal Demokrat Birlik Partisi  Genel Başkanı Kerim Tabu, Cezayir İşçi Partisi Genel Başkanı Louisa Hanoune ve devrimci Lakhdar Bourka gibi önde gelen politikacıların hapsedilmesidir. Her üçü de “orduya hakaret” etmekle suçlanıyor. Muhalefet partileri hapis cezası kararını kınadılar. İki emekli General Hüseyin bin Hadid (76) ve 18 Nisan'da cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıklayan General Ali Ghadiri de benzer suçlamalar sebebiyle hapse mahkum edildi. Cezayir halk hareketi Buteflika‘nın beşinci dönem adaylığına karşı protestolar düzenledi ve bunun sonucunda Buteflika adaylıktan çekildi.
Hanoune destekçileri, 23 Eylül'de askeri mahkemede yapılması planlanan duruşmayı protesto etmek için yarın, başkentteki, parti genel merkezinde bir miting düzenleyeceklerini açıkladılar. Hanoun, eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’nın kardeşi Said Buteflika, eski istihbarat şefi Muhammed Medin ve General Beşir Tartak benzer suçlarla itham ediliyorlar. Söz konusu isimlerin yargılamaları aynı gün yapılacak.



SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.


Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
TT

Volker Türk: Sudan halkı cehennemde yaşıyor

Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)
Volker Türk, 18 Ocak 2026'da Port Sudan Havalimanı'nda düzenlenen basın toplantısının ardından bir muhabirle konuşuyor (AP)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk dün, Sudan'daki çatışmada her iki tarafın da toplumu giderek daha fazla militarize ettiğine dair uyarıda bulunarak, Kordofan şehirlerinde el Faşir senaryosunun tekrarlanmasından endişe duyduğunu ve Sudan halkının "dehşet ve cehennem" içinde yaşadığını belirtti.

Türk, savaşın başlamasından bu yana ilk kez Sudan'ın çeşitli şehirlerini ziyaret ettikten sonra hükümetin geçici karargahı olan Port Sudan'da düzenlediği basın toplantısında, "Özellikle insansız hava araçları (İHA) olmak üzere gelişmiş askeri teçhizatın yaygınlaşması, hem Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) hem de ordunun askeri yeteneklerini artırdı; bu da çatışmaları uzatarak siviller için krizi derinleştirdi" ifadelerini kullandı.

BM yetkilisi, savaş suçlarının faillerinin hangi örgüte bağlı olduklarına bakılmaksızın adalete teslim edilmesinin sağlanması çağrısında bulundu. Türk, Sudan'daki ofisinin hesap verebilirliğin yolunu açmak için bu ihlalleri ve suistimalleri belgelemek ve raporlamak üzere çalıştığını ifade etti.


Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı el-Habbaş, Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze’deki konseyler ve yapılar geçici durum, sürmesini kabul etmiyoruz

Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı Mahmud el-Habbaş (WAFA)
Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı Mahmud el-Habbaş (WAFA)
TT

Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı el-Habbaş, Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze’deki konseyler ve yapılar geçici durum, sürmesini kabul etmiyoruz

Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı Mahmud el-Habbaş (WAFA)
Filistin Cumhurbaşkanı Danışmanı Mahmud el-Habbaş (WAFA)

Filistin Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas’ın Danışmanı Dr. Mahmud el-Habbaş, Gazze Şeridi’nde bu aşamada şekillenen yapıların (Barış Konseyi ve ona bağlı organlar) Filistin’in tercih ettiği bir seçenek olmadığını belirterek, bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkisi kapsamında geçici bir durum olduğunu ve Filistin liderliğinin hiçbir koşulda kalıcı hâle gelmesini kabul etmeyeceğini söyledi. El-Habbaş, bunun kötünün iyisi olarak benimsendiğini ifade etti.

El-Habbaş, pazar günü Ramallah’tan Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Filistin liderliğinin Gazze’de “en iyisi acı olan” seçeneklerle karşı karşıya kaldığını ve bu düzenlemeyi “katliamı durdurabilecek, Filistin devletine giden bir süreci açabilecek geçici bir çözüm” olarak tercih ettiğini kaydetti.

Açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’deki durumu denetleyecek ve kendisine bağlı bir icra konseyi ile Filistinli teknokratlardan oluşan bir komiteyi kapsayan “Barış Konseyi”nin kurulduğunu duyurmasının ardından geldi.

“Bu durumun nedeni biz değiliz”

El-Habbaş, “Net ve sabit tutumumuz şudur: Bu gerçeklik bizim eserimiz değil. Bunun iki nedeni var: İsrail’in saldırganlığı ve barış sürecinden doğan yükümlülükleri inkârı; ikincisi ise Hamas’ın yaptığı pervasız macera. Bu adım, İsrail’in Filistin davasını tasfiye etme iştahını kabarttı; hareketin silahı gibi gerekçeler de buna eklendi” dedi.

Filistin liderliğinin tüm seçeneklerin kötü olduğu bir ortamda “daha az zararlı olanı” seçtiğini vurgulayan el-Habbaş, geçiş düzenlemesinin Filistinlilerin Gazze’de kalmasını, zorunlu göçün engellenmesini ve saldırıların hızının düşürülmesini sağladığını; bunun tam anlamıyla gerçekleşmemiş olsa bile “kötüler arasında en az zararlı” tercih olduğunu ifade etti.

vf
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’ndaki yıkıntılardan bir kare (AFP)

Trump, geçen hafta sonu Barış Konseyi’ni açıkladı. Konseyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Konseyin icra kurulunda ise Kushner ve Witkoff’un yanı sıra Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, BAE Devlet Bakanı Rîm el-Haşimi, Katar Başbakanı’nın Stratejik İşler Danışmanı Ali ez-Zevadi, Kıbrıs vatandaşı İsrailli emlak iş insanı Yakir Gabay ve Gazze için “yüksek temsilci” rolüyle Nikolay Mladenov bulunuyor. Mladenov’un, Barış Konseyi ile “Gazze’yi Yönetme Ulusal Komitesi” arasında saha bağlantısını yürüteceği belirtildi.

15 kişiden oluşan Ulusal Komite’nin başkanlığına ise Ramallah’ta yaşayan, Gazzeli inşaat mühendisi Ali Şa‘at getirildi.

“Gazze Komitesi siyasi bir alternatif değil”

El-Habbaş, Barış Konseyi ve icra kurulunun oluşumunun Filistin Yönetimi’ni tamamen dışladığı eleştirilerine, “Savaşın durdurulmasını ve insanların kurtarılmasını, siyasi temsile tercih ettik” yanıtını verdi. “Ne kadar geri plana itilsek de sahneden tamamen çıkmış değiliz; Filistin Kurtuluş Örgütü’nü kimse aşamaz” dedi.

dfrgty
Filistin Kurtuluş Örgütü Merkez Konseyi’nin Ramallah’ta başlayan 32. olağan dönemi – 23 Nisan 2025 (EPA)

Filistin Yönetimi ve hükümetinin Gazze Yönetim Komitesi’ni memnuniyetle karşıladığını belirten el-Habbaş, bunun “teknik ve yürütmeye dönük” bir yapı olduğunu, siyasi bir alternatif teşkil etmediğini vurguladı. Bu geçici idari çerçevenin kabul edilme gerekçesinin, “en azından nispeten katliamı durdurması, insanların yerinde kalmasını ve temel ihtiyaçların karşılanmasını sağlaması” olduğunu söyledi.

“BM süresine bağlılık”

Mladenov’un “yüksek temsilci” olarak adlandırılmasına önem atfetmediklerini belirten el-Habbaş, önemli olanın “BM Güvenlik Konseyi şemsiyesi altındaki geçiş sürecine tanınan zaman sınırına uyum” olduğunu kaydetti. Ayrıca, Gazze’deki yaşamın devlet kurumlarına bağlı olduğunu, bu nedenle komite ile Filistin hükümeti arasında kaçınılmaz biçimde koordinasyon ve iş birliği olacağını ifade etti.

“Bir işgali başka bir işgalle değiştirmeyeceğiz”

El-Habbaş, bu düzenlemenin kalıcı olmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak, “Bir işgali başka bir işgalle değiştirmeyi kabul etmeyiz. Bu sadece geçiş aşamasıdır. Batı Şeria ile Gazze arasında siyasi bir ayrımı ya da FKÖ’nün tecrit edilmesini reddediyoruz” dedi.

df
BM Güvenlik Konseyi üyeleri, Gazze’de istikrarın sağlanması için uluslararası bir güce yetki verilmesini öngören ve ABD tarafından sunulan karar tasarısını oyluyor (DPA)

BM yetkisinin iki yıllık geçiş dönemiyle sınırlı olduğunu belirten el-Habbaş, sonrasında sürecin “bağımsız Filistin devleti” hedefi doğrultusunda doğal seyrine döneceğini söyledi ve “Bu konuda bir kaygımız yok” diye konuştu.