Trump: Suudi petrol tesisleri daha büyük bir saldırı ile karşı karşıya kalabilir

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump: Suudi petrol tesisleri daha büyük bir saldırı ile karşı karşıya kalabilir

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’daki iki petrol tesisine ‘benzeri görülmemiş’ saldırıya yanıt vermeye hazır olduklarını açıklarken, Riyad'ın kullanılan silahların İran’a ait olduğunu açıklamasının ardından Washington ile Tahran arasındaki askeri çatışma endişesi daha da şiddetlendi. Trump, gazetecilere verdiği demeçte, “Bu çok büyük bir saldırıydı. Daha büyük bir saldırı ile karşı karşıya kalınabilir” dedi.
Suudi Arabistan petrol şirketi Saudi Aramco'ya ait dünyanın en büyük petrol işleme noktaları Abkayk (Abqaiq) ve Hurays'ta (Khurais) bulunan tesislerini hedef alan saldırılar, değişken küresel pazarlarda ham petrol fiyatlarında rekor bir artış yaşanmasına neden oldu.
ABD Başkanı Trump, saldırıya yanıt verme hazırlığında olduklarını belirtirken, dün durumu ele almak için ekibiyle bir toplantı gerçekleştirdi. Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu çok büyük bir saldırıydı. Daha büyük bir saldırı ile karşı karşıya kalınabilir. Büyük bir şekilde karşılık verilebilir. Bu ülkemiz için oldukça kolay olacaktır” dedi.
Esper: İşaretlerin çoğu İran’ı gösteriyor
ABD Başkanı’nın açıklamasından önce Savunma Bakanı Mark Esper, ABD ordusunun Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırılara “yanıt hazırlığında” olduğunu bildirmişti. Esper, ABD’nin İran’ın baltalamaya çalıştığı ‘uluslararası düzeni’ savunacağını söyledi.
ABD Savunma Bakanı, dün yaptığı açıklamada, “Şu an iyi biliyoruz ki işaretlerden çoğu aktörün İran olduğunu gösteriyor” dedi. Bahreyn Veliaht Prensi Selman bin Hamad bin İsa Al Halife ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Esper, “Kesin olarak kimin yaptığını bilmek istiyoruz” dedi.
ABD Başkanı, Suudi Arabistan’a yardımcı olma konusunda kararlı olduğunu vurgularken, Pazar günü yaptığı açıklamada, Riyad'ın saldırıdan kimin sorumlu olduğunu tespit etmesini beklediğini söylemdi.
Arap Koalisyonu: İran menşeli silahlar
Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, Riyad’da gerçekleştirdiği haftalık basın toplantısında, Abkayk ve Hurays tesislerine yapılan terör saldırıları ile ilgili ilk araştırma sonuçlarına göre kullanılan silahların, İran’a ait olduğunu ifade etti. Maliki, “Bu terör saldırısı Husi milislerinin iddia ettiği gibi Yemen’den gerçekleştirilmedi. Husi milisleri İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) elindeki araçlardan yalnızca biri” dedi.
Yemen’de İran destekli darbeci Husiler, 10 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef aldıklarını açıklamıştı. Ancak New York Times gazetesi, ABD’li yetkililerin saldırıyı gösteren uydu görüntülerine sahip olduğunu aktarmıştı. Saldırının uçak ve seyir füzeleri kullanılarak yapıldığına dikkat çekildi. Yemen’in, Suudi Arabistan’ın güneyinde yer aldığına vurgu yapılırken, saldırıların başlangıç noktasının İran veya Irak olduğu tahmin ediliyor.   
Irak iddiaları reddetti
Hafta sonu Bağdat tarafından yapılan açıklamada, petrol tesislerini hedef alan saldırıların Irak topraklarından yapıldığı iddiaları reddedildi. Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile dün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Irak hükümetinden dün yapılan açıklamaya göre Mike Pompeo, Irak Başbakanı Abdulmehdi’ye, ABD’nin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerini hedef almak için Irak topraklarının kullanılmadığını bildiğini iletti.
Suudi Arabistan’daki petrol tesisleri son yıllarda birçok saldırının hedefi oldu. Ancak Abkayk (Abqaiq) ve Hurays tesislerine gerçekleştirilen saldırıların büyüklüğü ve etkisi hepsinden farklı oldu.



Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.


Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.


Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
TT

Epstein dosyalarındaki yeni belgeler adaleti sarsıyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein dosyalarıyla ilgili belgeler (AP)

Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin bugüne kadarki en kapsamlı belge açıklaması, “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında kamuoyuyla paylaşıldı. Ancak bu adım, dosyayı kapatmaktan ziyade, meseleyi siyasi ve ahlaki boyutlarıyla yeniden tartışmaya açtı. Hükümet, sansür ve yasal istisnalar çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunurken; aralarında hayatta kalan mağdurlar ile Demokrat ve Cumhuriyetçi milletvekillerinin de bulunduğu eleştirmenler, belge sayısının artmasının gerçek anlamda şeffaflık sağlamadığı görüşünde. Eleştirilerde, gecikmeler, seçici açıklamalar ve bilgi karartmalarının, en etkili isimleri koruma altında tutabileceği, buna karşılık mağdurların kamusal teşhire maruz kalma riskini daha da artırabileceği vurgulanıyor.

E-postalar, o dönemde Ticaret Bakanı olarak görev yapan Howard Lutnick'in, Epstein'in adasında Aralık 2012'de yapılacak bir toplantı/öğle yemeğinin ayrıntılarını, varış düzenlemelerini, zamanlamayı ve Epstein'in asistanıyla yapılan yazışmaları koordine ettiğini ortaya koyuyor.

En çok konuşulan başlıklardan biri olan Prens Andrew'un yeni belgelerde yer alması, "ilgi çeken isimlerden" biri olarak öne çıktı.