Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçları açıklandı: Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12,7 oldu

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçları açıklandı: Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12,7 oldu
TT

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçları açıklandı: Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12,7 oldu

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçları açıklandı: Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12,7 oldu

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 47,6 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarını açıkladı. Buna göre; araştırma sonuçlarına göre; en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 47,6'ya yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,2 puan azalarak yüzde 6,1'e düştü. Toplumun en zengin yüzde 20'sinin gelirinin en yoksul yüzde 20'sinin gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı ise 7,5'den 7,8'e yükseldi.
Gelir ve yaşam koşulları araştırması 2018 yılı sonuçlarına ilişkin gelir bilgileri, bir önceki takvim yılı olan 2017 yılını referans alıyor. Gelir hesaplamalarında, haneleri karşılaştırılabilir hale getirmek için hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri kullanılıyor.
Gini katsayısı 0,408 olarak tahmin edildi
Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade ediyor. Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,003 puan artış ile 0,408 olarak tahmin edildi.
Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 24 bin 199 TL oldu
Türkiye'de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 12,2 artarak 21 bin 577 TL'den 24 bin 199 TL'ye yükseldi.
Toplam gelirden en yüksek payı yüzde 48,5 ile maaş ve ücret gelirleri aldı
Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirleri içerisinde en yüksek payı, yüzde 48,5 ile bir önceki yıla göre 0,4 puan azalan maaş ve ücret gelirleri aldı. İkinci sırayı yüzde 20,1 ile önceki yıla göre 0,4 puanlık artış gösteren sosyal transfer gelirleri alırken üçüncü sırayı yüzde 18,8 ile 2017 yılına göre 0,8 puan azalan müteşebbis gelirleri aldı.
Tarım gelirlerinin müteşebbis geliri içindeki payı 2017 yılına göre 1,4 puan artarak yüzde 22,9 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı önceki yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 91 olarak gerçekleşti.
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13,9 oldu
Toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 13,9 oldu. Medyan gelirin yüzde 60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,1 puan artarak yüzde 21,2 olarak gerçekleşti.
Hanehalkı tiplerine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; tek kişilik hanehalklarının yoksulluk oranının bir önceki yıla göre 1,4 puan artarak yüzde 9,6, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranının 0,4 puan artarak yüzde 12,9, en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranının ise 0,9 puan artarak yüzde 18,8 olduğu görüldü.
Okur-yazar olmayanların yüzde 27,5'i, yükseköğretim mezunlarının yüzde 2,2'si yoksul
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayanların yüzde 27,5'i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,6'sı yoksul iken, bu oran lise altı eğitimlilerde yüzde 12,1, lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 5,8 oldu. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,2 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu.
Sürekli yoksulluk oranı yüzde 12,7 oldu
Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2017 yılında sürekli yoksulluk oranı yüzde 14 iken 2018 yılında bu oran yüzde 12,7 oldu.
Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı yüzde 59 oldu
Nüfusun yüzde 59'u kendilerine ait bir konutta otururken, yüzde 39,6'sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 36,2'si sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi ve yüzde 24,8'i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlar yaşadı.
Taksit ödemeleri veya borçları olanların oranı yüzde 70,4 oldu
Nüfusun, yüzde 70,4'ü konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu, yüzde 58,3'ü evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını karşılayamadığını ve yüzde 11,5'i konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etti.
Maddi yoksunluk oranı yüzde 26,5 oldu
Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek ve evin ısınma ihtiyacının ekonomik olarak karşılanamama durumu ile ilgili hanehalklarının algılarını yansıtıyor. Belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2017 yılında yüzde 28,7 iken 2018 yılında 2,2 puan düşerek yüzde 26,5 olarak gerçekleşti.



Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Veliaht Prens'in talimatları Riyad'daki emlak fiyatlarını yüzde 3 oranında düşürdü

 Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gayrimenkul fiyatları, yılın son çeyreğinde yüzde 3 oranında geriledi. Bu düşüş, aynı yılın üçüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 1’lik artışın ardından geldi. Söz konusu gelişme, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Krallık genelinde ve özellikle Riyad’da artan gayrimenkul fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla aldığı kararların sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT) tarafından bugün yayımlanan endekse göre, ülkedeki gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 0,7 oranında düştü. Bu gerilemenin temel nedeni, endeks içindeki ağırlığı en yüksek olan konut sektöründeki performans zayıflığı oldu. Konut sektöründe yıllık değişim oranı yüzde 2,2 oranında azaldı.

Ticari gayrimenkul sektörü ise büyüme hızında sınırlı bir yavaşlama yaşamasına rağmen, yıllık bazda yüzde 3,6’lık pozitif büyümesini korudu.

Gerçek denge

Uzmanlar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları değerlendirmelerde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatlarının sahada somut biçimde hissedilmeye başlandığını belirtti. Özellikle Riyad’da gayrimenkul fiyatlarının eşi benzeri görülmemiş şekilde yükselmesinin ardından hükümetin müdahaleye gittiğini kaydeden uzmanlar, bu adımların vatandaşların ilk konutlarına yüksek mali yükler altına girmeden sahip olmalarını amaçladığını ifade etti.

Gayrimenkul uzmanı Halid el-Mubeyyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde gayrimenkul fiyat endeksinde kaydedilen yüzde 0,7’lik düşüşün, yıllar süren hızlı artışların ardından piyasanın gerçek bir denge aşamasına girdiğini gösterdiğini söyledi. El-Mubeyyid, bunun piyasayı zayıflatan değil, aksine sürdürülebilirliği güçlendiren sağlıklı bir gösterge olduğunu vurguladı.

El-Mubeyyid, “Bugün yaşanan durum bir değer kaybı değil. Aksine konut sektöründe artan arz, daha iyi düzenlemeler ve alıcılar ile yatırımcılar arasında yükselen farkındalık sayesinde ortaya çıkan makul bir fiyat düzeltmesi” değerlendirmesinde bulundu.

El-Mubeyyid, bu dengenin nihai faydalanıcı için daha iyi fırsatlar sunduğunu ve kısa vadeli spekülasyonu sınırladığını, bunun da orta ve uzun vadede gayrimenkul ekonomisine hizmet ettiğini açıkladı.

Konut istikrarı

Gayrimenkul uzmanı Ahmed Ömer Basudan da Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, sektörün Krallık genelinde birçok bölgede gerileme kaydettiğini belirtti. Basudan, alıcıların Veliaht Prens’in talimatları doğrultusunda hükümet tarafından alınan kararların etkilerini beklemeyi tercih ettiğini, ayrıca son dönemde atılan bir dizi adımın da bu durumu pekiştirdiğini söyledi. Bu adımlar arasında, Kuzey Riyad’da indirimli fiyatlarla ve bölgenin en iyi mahallelerinde tahsis edilen arsaların hak sahiplerinin açıklanması da yer alıyor.

Basudan, Riyad’da konut kira fiyatlarının beş yıl süreyle sabitlenmesinin de başkentteki gayrimenkul piyasasında gerilemeye yol açtığını ifade etti. Kiracıların görece bir konut istikrarı dönemine girmesi nedeniyle, mevcut aşamada satın alma talebinin sınırlı kaldığını kaydetti.

Basudan, “Arazi ve boş gayrimenkullere ilişkin ücretlerde yapılan son düzenlemeleri de unutmamak gerekir. Bu düzenlemeler hayata geçirildi ve devlet söz konusu ücretleri tahsil etmeye başladı. Bu durum, arsa sahiplerini bazı arazilerini elden çıkarmaya ve söz konusu maliyetlere katlanmamak için rekabetçi fiyatlarla satışa yöneltti” dedi.

GASTAT verilerine göre, konut sektöründeki gayrimenkul fiyatları geçen yılın dördüncü çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 2,2 oranında düştü. Bu gerileme, konut arsalarında yüzde 2,4, daire fiyatlarında yüzde 2,5, villa fiyatlarında yüzde 1,3 ve müstakil evlerde yüzde 0,2 oranındaki düşüşlerden kaynaklandı.

Üç aylık karşılaştırma

Buna karşılık, gayrimenkul fiyat endeksi geçen yılın dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında geriledi. Ancak bu düşüş, üçüncü çeyrekte kaydedilen gerilemeye kıyasla daha sınırlı oldu.

Gayrimenkul fiyat endeksi, konut sektöründe yaşanan yüzde 0,4’lük düşüşten etkilendi. Bu gerilemede, konut arsası fiyatlarının yüzde 0,7, daire fiyatlarının yüzde 0,4 ve müstakil ev fiyatlarının yüzde 0,2 oranında düşmesi etkili oldu. Buna karşılık, villa fiyatları yüzde 0,8 oranında artış kaydetti.

İdari bölgeler

Geçen yılın dördüncü çeyreğinde ülke genelinde gayrimenkul fiyat endeksindeki yıllık değişim yüzde 0,7 oranında düşüş gösterirken, idari bölgelerin bu değişim üzerindeki etkileri de dikkat çekti. Bu çerçevede Riyad’da fiyatlar yüzde 3 oranında geriledi. Başkentte, aynı yılın üçüncü çeyreğinde ise yüzde 1’lik artış kaydedilmişti.

Doğu Bölgesi, yüzde 4 ile gayrimenkul fiyatlarında en yüksek artışın görüldüğü bölge olurken, Mekke bölgesi yüzde 2,5 ile onu izledi. Tebük ve Cizan bölgelerinde fiyatlar yüzde 1,1’er oranında artarken, Cevf bölgesinde artış yüzde 0,4 seviyesinde kaldı.

Buna karşılık, Hail, Kuzey Sınır ve Medine bölgeleri en yüksek düşüşlerin kaydedildiği yerler oldu. Bu bölgelerde gayrimenkul fiyatları sırasıyla yüzde 8,9, yüzde 6,8 ve yüzde 6,1 oranında geriledi.


IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
TT

IMF yapay zeka balonunu değerlendirdi: “Hem riskli hem dengeleyici”

IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)
IMF'nin raporunda, küresel ticaretin öngörülenden daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor (Reuters)

Uluslararası Para Fonu (IMF) yapay zeka balonunun ciddi risk yarattığını belirtirken, sektöre yapılan yatırımların, ticaretle ilgili sorunların küresel ekonomide yarattığı olumsuz etkiyi dengelediğini bildirdi.

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nun ocak sayısını "Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrarlı" başlığıyla dün yayımladı.

Raporda, ABD ve Çin arasındaki gümrük tarifesi çekişmesinin küresel ekonomide "şok etkisi" yarattığı ancak yapay zeka başta olmak üzere teknoloji sektörüne yatırımların artmasıyla bunun bir nebze dengelendiği belirtiliyor.

Geçen yıl yüzde 3,3 büyüyen küresel ekonominin bu yıl da aynı oranı koruyarak direncini sürdürmesinin beklendiği aktarılıyor. Büyümenin 2027'de 3,2 oranında olması öngörülüyor.

ABD'nin ekonomik üretiminde yapay zeka başta olmak üzere bilişim teknolojisi sektörüne yatırımların 2001'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığına dikkat çekiliyor.

Raporda bu durum, 1995-2000'deki dot-com balonuyla da karşılaştırılıyor. ABD'nin o yıllardaki bilişim teknolojisi yatırımlarının şimdiki seviyelerde olduğuna dikkat çekilirken, son dönemdeki artışın daha kademeli ve ılımlı olduğu vurgulanıyor.

IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, BBC'yle şu değerlendirmeleri paylaştı:

Küresel ekonominin büyüme hızı çok yüksek olmasa da oldukça dirençli ve sağlam bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir bakıma küresel ekonomi, 2025'teki ticaret kesintilerinin etkilerini üzerinden atıyor ve beklentilerimizin ötesinde bir performans sergiliyor.

Diğer yandan raporda, yapay zeka sektörünün büyümesine ilişkin beklentilerin fazla iyimser çıkması halinde ani bir piyasa düzeltmesinin görülebileceği uyarısında bulunuluyor.

Gourinchas, yapay zeka balonunun patlama ihtimalinin yanı sıra "siyasi ve jeopolitik gerginliklerin yeni belirsizlikler yaratarak küresel ekonomiye ağır yük bindirebileceğine" işaret ediyor.

Merkez Bankası uyarısı

Kuruluşun çalışmasında merkez bankalarının bağımsızlığının "makroekonomik istikrar ve ekonomik büyüme için çok önemli" olduğu da vurgulanıyor.

Rapor, ABD Başkanı Donald Trump'la ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell arasındaki çekişmenin arttığı bir dönemde yayımlandı.

Powell, ABD Adalet Bakanlığı'nın kendine büyük jüri celbi tebliğ ettiğini 11 Ocak'ta duyurmuştu. Celbin geçen yıl haziranda Senato'nun Bankacılık Komitesi'nde, Fed binalarının yenilenmesine ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı bir "cezai iddianame tehdidi" içerdiğini aktarmıştı.

"Eşi benzeri görülmemiş" bu hamlenin asıl nedeninin, Trump'ın sıkça eleştirdiği Fed'in para politikası kararları olduğunu söylemişti.

Faizleri indirmediği gerekçesiyle Powell'ı sıkça eleştiren ABD Başkanı ise soruşturmadan önceden haberi olmadığını öne sürmüştü. Diğer yandan 29 Aralık'taki açıklamasında Powell hakkında hukuki işlem başlatılmasını değerlendirdiğini bildirmişti.

Independent Türkçe, Reuters, BBC, IMF Blog


Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
TT

Nasser Davos'ta konuştu: Yapay zekâ Aramco'ya 6 milyar dolar kazandırdı

 Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)
Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser (Dünya Ekonomik Forumu)

Saudi Aramco Başkanı ve CEO'su Amin Nasser, şirketin mali ve operasyonel performansında yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesi sayesinde kayda değer dönüşümler yaşandığını açıkladı. Nasser, 2023 ve 2024 yıllarında yapay zekânın sağladığı değerin 6 milyar dolara ulaştığını; önceki yıllarda ise bu rakamın 300 milyon doları geçmediğini belirtti.

Nasser, 2026 Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısında, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen panelde, yapay zekânın tek başına bu değerin yüzde 50’sinden sorumlu olduğunu söyledi. Şirketin 2025 yılı rakamlarını önümüzdeki ay açıklayacağını ve 3-5 milyar dolar arasında ek değer ve tasarruf sağlaması beklendiğini ifade etti.

Operasyonel etkiler hakkında bilgi veren Nasser, yapay zekânın keşif ve üretim sektöründe dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu aktardı. ‘Akıllı Yer Modeli’ sayesinde bazı kuyuların verimliliğinin yüzde 40 oranında arttığını ve yer altındaki üretim alanlarının tespit doğruluğunun yüzde 90’ı aştığını belirtti. Nasser, bu teknolojilerin maliyetleri ve emisyonları azalttığını, operasyonel güvenilirliği artırdığını vurguladı.

Nasser, küresel enerji sektörüne yönelik mesajında, “İş yalnızca çip veya grafik işlem birimlerini satın almakla ilgili değil; veri kalitesi ve yetenek geliştirmekle de ilgili” dedi. Nasser ayrıca, Aramco’nun şu anda yapay zekâ alanında eğitim almış 6 bin yeteneğe sahip olduğunu kaydetti.

Şirketin mevcut ölçekli projelerine de dikkat çeken Nasser, “Bugün 100 milyar dolarlık projelerimiz inşaat aşamasında” bilgisini verdi. Nasser, yapay zekânın bu büyük projelerde entegrasyonunun ek değer yaratacağını ifade etti.

Geleceğe dönük planlarını da paylaşan Nasser, hedefin ‘otonom operasyonlar’ olduğunu; büyük bulut sağlayıcılarıyla iş birliği yapılacağını ve güvenlik ile kontrol standartlarının titizlikle korunacağını belirtti. Nasser, yapay zekânın gerçek değerinin, çeviri veya hukuki destek gibi yardımcı işlevlerde değil, doğrudan operasyonlarda ortaya çıktığını vurguladı.