Irak'ta Haşdi Şabi karargâhına meçhul saldırı

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, New York’ta bir araya geldi (AP)
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, New York’ta bir araya geldi (AP)
TT

Irak'ta Haşdi Şabi karargâhına meçhul saldırı

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, New York’ta bir araya geldi (AP)
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, New York’ta bir araya geldi (AP)

Irak’ta Anbar vilayetinin batısındaki Ratba bölgesinde Haşdi Şabi’ye ait bir karargâha kaynağı belirsiz silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu can kaybı yaşanmazken, karargâhta maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Haşdi Şabi'nin mühimmat deposunun bulunduğu Şuheda, Eşref, Kaim, Sakr ve Beled üslerine yönelik saldırılarla ilgili yürütülen hükümet soruşturmaları henüz açıklanmadı.
Haşdi Şabi’ye bağlı bazı gruplar, saldırıların faili olarak İsrail’i işaret ederken, Irak Dışişleri Bakanı Muhammed el-Hakim, 4 Eylül’de Arap Birliği Genel Sekreteri Ebu Gayt ile Bağdat’ta yaptığı toplantı sonrası yaptığı açıklamada, soruşturma sonuçlarında İsrail çıkması halinde konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) taşıyacaklarını belirtmişti.
Irak Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komisyonu üyesi Nayif eş-Şummari, Haşdi Şabi üslerine yönelik saldırıların komşu ülkelerden havalanan uçaklarla gerçekleştirildiği iddiasının incelenmesi gerektiğini söyledi. Şummari, ülkesinin komşularına zarar verecek hiçbir eylemin merkezi olmayı kabul etmeyeceğini söyledi.
Ulusal güvenlik uzmanı ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hüseyin Allavi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Haşdi Şabi yönetiminin en azından dün veya daha önceki süreçte olan bitenle ilgili bir açıklama yapması gerekirdi. Aksi takdirde saldırı, güvenlik ve siyaset alanında kafa karışıklığı yaratan imaları haricinde hiçbir tarafın açıkça üstlenmemesi nedeniyle belirsiz kalacaktır. Resmi bir açıklama gelmediği müddetçe bu saldırılar kaynağı belirsiz kalmaya devam edecek ” ifadelerini kullandı.
Allavi, Haşdi Şabi karargâhlarına daha önce düzenlenen saldırılarla ilgili devam eden hükümet soruşturmalarının neden halen ilan edilmediği sorusuna, “Bu amaçla kurulan hükümet komisyonlarının saldırıları analiz edebilmesi için daha fazla süreye ihtiyaçları var. Bu nedenle soruşturmalar o ana kadar sürecek” diye yanıt verdi.
Öte yandan Irak Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Komisyonu, bugün, parlamento oturumunda terör eylemlerine ilişkin detaylı raporunu açıklamaya hazırlanıyor.
Komisyon Başkanı Muhammed Rıza Ali Haydar, önceki gün, komisyon üyelerinin de katılımıyla düzenlediği basın toplantısında, “Kerbela'da patlamaya neden olan güvenlik ihlalleri tespit ettik. Komisyon olarak faillerin yakalanmasında hızlı bir şekilde hareket eden güvenlik güçlerini takdir ediyoruz. Komisyonumuz, Orta Fırat Operasyonu Komutanı ve Kerbela Emniyet Müdürü’nü konuk etti. Güvenlik sorunları görüşüldü. Biz bir güvenlik savaşındayız. İstihbarat çabalarında bir zayıflık var. Kerbela’da termal kameralar yok. Bunun için finans kaynağı da yok. Olası bir saldırıyı önlemek için bu ortak faktörlere fon tahsis edilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Haydar, bu ihtiyaçları karşılamak için bir sonraki bütçede özel fon tahsis edilmesi çağrısında bulundu.



İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
TT

İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)

İsrail, 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkes anlaşması uyarınca, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının "kısıtlı bir şekilde yeniden açıldığını" bugün erken saatlerde duyurdu.

İsrail, Refah sınır kapısının yayalara özel ve kapsamlı İsrail denetim prosedürlerine tabi olmak üzere sınırlı bir şekilde yeniden açılmasını kabul etti.

Refah sınır kapısı, Gazze Şeridi'ne insani yardımın girişinde kilit bir noktadır ve Birleşmiş Milletler ile insani yardım kuruluşları uzun süredir bu sınır kapısının yeniden açılmasını talep etmektedir.

Ancak Gazze'de ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail yetkilileri, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde hâlâ rehin tutulan son İsrailli polis memuru Ran Gvili'nin cesedini iade etmemesini ve Mısır ile koordinasyon ihtiyacını gerekçe göstererek sınırın yeniden açılmasına izin vermedi.

İsrail medyası dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın elçileri Jared Kushner ve Steve Wigkoff'un Netanyahu'ya Ran Gvili'nin cesedinin iadesi beklenmeden Gazze ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının yeniden açılması için baskı yaptığını bildirdi.

Ran Gvili'nin ailesi ise cesedi iade edilmeden ABD'nin Gazze planının ikinci aşamasına geçilmemesi için İsrail makamlarına çağrıda bulundu.

Kushner ve Wotkoff, Gazze Şeridi'nin geleceği hakkında görüşmeler yapmak üzere dün İsrail'e geldi.

Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın planının ikinci aşamasına geçileceğini açıkladıktan sonra, ABD başkanı geçen hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda, yıkılmış Filistin bölgesini gökdelenlerle dolu lüks bir sahil beldesi haline getirmeyi amaçlayan “Yeni Gazze” vizyonunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ikinci aşama, Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze Şeridi'nin yaklaşık yarısını hala kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesi ve uluslararası bir gücün konuşlandırılmasını öngörüyor.

Anlaşma, ciddi bir insani kriz yaşayan Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail'in yoğun bombardımanına son verdi, ancak İsrail ve Hamas birbirlerini anlaşmanın şartlarını ihlal etmekle suçluyor.


Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
TT

Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)

İsrail Yayın Kurumu (Kan 11), Şam'ın Süvayda'nın kontrolünü ele geçirmek için Amerikan desteğiyle çalıştığını ve Washington'un Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın eylemlerini desteklediğini belirtti.

Kaynağa göre Şam, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yaptığı gibi, Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Cebel el-Arab'ı kontrol altına almak için Amerikan desteğiyle çalışıyor.

Destek “İsrail'in ulusal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla” veriliyor olsa da Tel Aviv bu durumdan rahatsız.

Haberde, Suriye'nin askeri işlerden sorumlu yetkilisinin, Şam'ın son zamanlarda Washington ile koordinasyon içinde olduğunu gösteren kendinden emin bir tavır sergilediği belirtildi. Suriye hükümetinin Süveyda konusunda henüz bir karar vermediğini belirten yetkili, “bu er ya da geç gerçekleşecek ve bunun diyalog ve anlayış yoluyla olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.


Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)

Yetkililer dün, bir göçmenin kurtarıldığını ancak Akdeniz'de bir teknenin batması sonucu 50 kişinin öldüğünden korkulduğunu açıkladı.

Göçmenlerin acil durumları için bir yardım hattı işleten Alarm Phone grubu, adamın yaklaşık 24 saattir denizde olduğunu ve diğerlerinin öldüğünü düşündüklerini söyledi. Grup, teknenin Avrupa'ya ulaşmak için riskli yolculuğa çıkan göçmenlerin sıkça kullandığı bir çıkış noktası olan Tunus'tan yola çıktığını belirtti.

Malta Silahlı Kuvvetleri, bir ticaret gemisinin Tunus kıyılarında bir adamı kurtardığını ve tıbbi tedavi için Malta'ya getirdiğini açıkladı. Hem Silahlı Kuvvetler hem de Alarm Phone grubu, adamın ne zaman kurtarıldığına dair bilgi vermedi.